Hac ve umre konuşma metni
Grup Sayfamız için

Balıkesir Karesi İlçe Müftüsü Fahri SAĞLIK'ın hac ve umre görevi için hazırladığı 2 adet konuşma metinleri.

“Hac ve Umreyi Allah için tamamlayın” (Bakara 196.)

“Umre, küçük hacdır.”  (Hz.Muhammed  S.A.V.)

“Umre, daha sonraki Umreye kadar, ikisi arasında işlenen günahlar için kefarettir.”

                                                                                                          (Hz.Muhammed  S.A.V.)

 

İBADET AŞKIYLA KUTLU BELDEYE

Yüce Allah’a hamd, sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya sonsuz salat ve selam olsun.

Allah’ın Misafirleri,
Sevgili Kardeşlerim !

Umre, Allah (c.c.) ve Resulü’nün sevdasını yüreklerinde taşıyanlar için bir vuslattır.

Şimdi dua zamanı, tövbe zamanı, manevi dünyamıza yeni bir pencere açmak, hayatımızdaki olumlu gelişmelere itici bir güç katabilmek, çıktığımız bu kutsal yolculukta amacımıza ulaşabilmek için zihnen, fikren, kalbentevhid inancımıza yoğunlaşma zamanı, bu sayede yanlış yöneliş, duygu, düşünce ve davranışlardan arınma zamanı. Temel iman, ibadet ve ahlaki değerlerimizi dilimizden gönlümüze, gönlümüzden beynimize, oradan da bütün iş ve davranışlarımıza aksettirebilme zamanı.

Değerli Kardeşlerim!

Allah’ın misafiri olma şerefine nail olduk. Bundan daha şerefli bir misafirlik olur mu? Bizler bu misafirliğe kabul edilmekle büyük bir nimete kavuşmuş bulunuyoruz. Bu büyük  nimetin kadrini, kıymetini iyi bilelim.

Çoğumuz bir ömür boyu bu kutsal yolculuğu bekledik. Daha önce belki defalarca gönlümüzü, kalbimizi o mukaddes mekanlara gönderdik. Hayalen de olsa tavaflar, sa’yler yaptık. Ama şimdi Allah nasip etti kutlu beldenin yolunun yolcusuyuz. Günde beş vakit yöneldiğimiz Allah’ın evi, Kâbe’yi dünya gözüyle görmeye, onun etrafında pervaneler gibi dönmeye, kusurlarımızı yakıp kül etmeye, yeni doğmuşçasına tertemiz olmaya talibiz.

Bunun için evimizden, işimizden, yurdumuzdan, dost ve yakınlarımızdan ayrıldık. Hz. İbrahim ve Hz. Muhammed’in çağrısına karşılık vermek için yola çıktık. Yıllardır bunun için hazırlık yaptık. Halis niyetimizi bir karara, kararımızı eyleme dönüştürdük. Şimdiye kadar kıymet ölçüsü olarak bildiğimiz her şeyi üzerimizden sıyırıp attık. Kar beyazı ihram elbiselerinin altında daha iyi bir kul olabilme azmimizi yeniledik. Daha önce mubah olan birçok şeyi terk ettik.              

Değerli Kardeşlerim;

''Lebbeyk! Allahümme Lebbeyk…” “Geldim buyurun Allah’ım” diyerek yola çıktınız.

Dudaklarınızda Allah’a teslimiyetin yankısı, gözlerinizde O’na hasretin pırıltılarını görüyorum. İnsanlık tarihi kadar eski bir merkeze, tevhid merkezine gidiyorsunuz. Bu gidiş size uzaklaşma değil yakınlaşma hissi uyandırmalı. Kâbe size, siz Kâbe’ye yabancı değilsiniz. Kâbe’nin yüzü öylesine tanıdık, kokusu öylesine bildik, sıcaklığı öylesine kuşatıcı ki, eminim şimdiden o kokuyu alıyor, o sıcaklığı hissediyorsunuzdur.  

Tam da “anlatılmaz, yaşanır” denilen türden bir duygu bu. Bu duyguyu herkes farklı düzeyde yaşar,bazıları yaşayamaz bile. Tıpkı bakıp ta görememek, gidip de varamamak gibi. Yüce Rabbim o kokuyu doyasıya teneffüs etmeyi, o sıcaklığı içimize sindirebilmeyi hepimize nasip etsin. 

Allah’ın eviKâbe’yi solunuza alarak, kalbinizi ona vererek tavaf edeceksiniz. Safa ile Merve arasında Sa’y ederek kurutuluş suyunu içip basamak basamak yükseleceksiniz.

Unutmayınız ki Şeytanın en çok uğraştığı hususlardan biri sizin bu mübarek yolculuğunuzu sıradan bir yolculuk haline dönüştürmek ve umre yolculuğunun içini boşaltmaktır. Umrenizin içi boşaltılmış bir yolculuğa dönüşmesine fırsat vermeyiniz.

Şairin ifadesiyle :

Mevlam bizi affede bayram o bayram olur,

Cürm’ü hatalar gide bayram o bayram olur.

 

                                                                                                               

Arınmış, temizlenmiş, şuurlanmış olarak yeni bir hayata başlayacaksınız. Ruhunuzu iman, ihsan, takva ve sabırla doldurulmuş, kalbinizi her türlü nifak ve günahların giremeyeceği bir harem bölgesi kılmış, örnek ve önder bir mü’min olarak salimen başta aile efradınız olmak üzere bütün sevdiklerinize kavuşmanızı diler, Yüce Allah’ın selam, rahmet ve bereketinin daima üzerinizde olmasını niyaz ederim.

 

Bu vesile ile sizlere kısa bazı hatırlatmalarda bulunmak istiyorum; 

 

1-      Umre yolcusu, Hak yolcusudur. Rahmanın misafirleri olduğunuzu hiç unutmayınız.

2-      Tavaf esnasında gözünüzüKâbe’den, gönlünüzü Kâbe’nin Rabbinden ayırmayınız.

3-      İhram, makamdan, mevkiden ve tüm imtiyazlardan soyunmanın simgesidir. Takva elbisesine bürünmektir. “Takva elbisesi daha hayırlıdır.” (A’raf suresi, 26)   

Takva; Kulluk idrakini en üst noktaya çıkarmaktır. Sakınmaktır, korunmaktır, sevmektir, kalb-i selim’e sahip olmaktır.

4-      Umreyi, sadece bir yasaklar manzumesi olarak algılamayınız ama, sakınılması gereken söz, fiil ve davranışlardan kendinizi koruyunuz.

5-      Umre vesilesi ile, İman, İslam mertebelerini aşarak ihsan mertebesine ulaşmak idealleriniz arasında olsun. İhsan; “Sen O’nu görmesen de, O seni görür.” Şuuruna ermektir.

6-      Kimsenin gönlünü kırmayın ki, gönlünüz kırılmasın.

7-      Namazlarınız zaruret olmadıkça otel de kılmak yerine Mescid-i Haram da kılmaya gayret ediniz.

8-      Umrenin aynı zaman da bir sabır eğitimi olduğunun idraki ile, bazı konularda haklı da olsanız sabrediniz. Kur’an’ın ifadesiyle “Mü’min öfkesini yutmalıdır.”

9-      Umreci, Müslüman kardeşlerine karşı anlayışlı ve hoşgörülü olmalı, başkalarını hor, hakir görme gibi bir tavırdan şiddetle sakınmalıdır. Çünkü “Mü’minin kardeşini hakir görmesi, günah olarak kişiye yeter.”

10-  Kul haklarına riayete ayrı bir özen gösterilmelidir. Herkesin eşit olduğu bir ortamda, kendisi için bir takım ayrıcalıklar aramak Umrenin ruhuyla bağdaşmaz.

11-  Bayan umreciler Kâbe’de mümkün mertebe hanımların namaz kıldığı yerleri kullanmalıdır.

12-  Umre’de yüce milletimizi temsil açısından olumsuz imaj bırakılmamaya özen gösterilmelidir.

Şimdi Yüce Rabbimize hep birlikte dua edelim;

Ya Rabbi; bize nasip ettiğin gibi, arzu eden bütün kardeşlerimize de umre yapmayı nasip eyle,Umremizi kolay kıl. Gayretlerimizi karşılıksız bırakma. Günahlarımızı bağışla. Umremizi makbul eyle. Bize dünya ve ahrette iyilik ver. Bizi Cehennem azabından koru. İyilerle birlikte cennetine koyuver. Hidayete erdikten sonra kalplerimizi saptırma. Bizi, annemizi-babamızı ve bütün müslümanları bağışla.

Yüce Milletimizi, Cennet vatanımızı her türlü kötülükten, doğal afetlerden koru.

Bizi birbirimize düşürerek bölüp parçalamak isteyenlerin hain tuzakları karşısında bizlere basiret ihsan eyle. Birlik ve dirliğimizi daim eyle ya Rabbi.

Amin! Velhamdülillahirabbi’l-alemin.

 

                                                                                       17.02.2016

Fahri SAĞLIK

Karesi Müftüsü
DİB Umre Organizasyonu
Otel-2, 7. Tur Kafile Başkanı

 

 

Not: Bu metin Mekke’ye giderken umre yolcularına okunmak üzere hazırlanmıştır.

“ Andolsun, Allah’ın Resulünde sizin için; Allah’a ve ahret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.” (Ahzap,21)

 

PEYGAMBER HASRETİ()

Yüce Allah’a hamd, sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya sonsuz salat ve selam olsun.Rahmanın misafiri olma şerefine nail olan değerli kardeşlerim.

Diyanet İşleri Başkanlığı Umre Organizasyonu ile program akışı gereği Hz. Peygamberin hicret yurduna, Allah Resulü’nün nuru ile aydınlanmış şehir anlamına  gelen “el-Medinetü’lMünevvere”ye doğru yola çıkmış bulunuyoruz.

Bildiğiniz gibi, sevgili peygamberimiz 622 yılında Allah’ın izni ve emriyle, İslam nurunu dünyanın her tarafına yayabilmek için Medine’ye hicret etti. Aslında Medine’ye hicret, bir anlamda medeniyete hicretti. Medineye yola çıkan umre yolcusu, kendisinin de hicret etmekte olduğunu düşünmelidir. Elbette ki bu Hz. Peygamberin bir hadis-i şeriflerinde buyurduğu gibi “Allah’ın yasaklarını terk etme” (Buhari, İman,4) anlamında mecazi bir hicrettir.

“Kim kabrimi ziyaret ederse ona şefaatim vacip olur” hadis-i şerifin muhatabı olmak için, yüce milletimizin hemen her ferdi Peygamber hasretiyle yanıp tutuşmuştur. Şüphesiz ki, bu hasretin özünde bir sevgi, onun da temelinde sarsılmaz bir iman vardır.

Peygamberini “Adı güzel kendi güzel Muhammed” yahut,“Ya Muhammed canım arzular seni” diye seven ve özleyen bir milletin ahfadı olan bizler, nasıl onu sevip özlemeyiz, nasıl onun hasretiyle yanıp kavrulmayız.Peygamber hasreti, yaşanmış, yaşamakta olan ve yarınlarda da daima yaşanacak olan bir duygu, düşünce ve davranış biçimidir. Daha Resulullah hayatta iken sohbet arkadaşlarının onun yüzüne bakarken içlerini kavuran bir duygu ile, “Ya cennette ayrı kalırsak…..” endişesi kim bilir kaç sahabenin gönlünü yakıp kavurmuş, Resulullah’ta“Kişi sevdiği ile beraberdir” buyurarak kim bilir kaç kişinin yüreğini serinletmiştir.

Bu hasret, Resulullah ebedi aleme intikal ettiğinde Bilal-i Habeşi’yi, başını alıp o çok sevdiği Medine-i Münevvere’den uzaklaştıran aşktı. Bu hasret, Abdullah bin Ömer’i “Resulullah buralarda gezerdi, bu ağacın dibinde istirahat ederdi…” diyerek köşe bucak dolaştıran duyguydu. Bu hasret, Hz. Ömer’i “Seni Resulullah öptüğü için öpüyorum” diyerek Hacer-i Esved’le buluşturan histi.

Değerli Kardeşlerim. Biz mü’minlerin Hz. Peygambere salat ve selam getirmediğimiz gün yoktur. Ancak bu bağlanışı bir sevda haline getiremediğimiz, dilimizden gönlümüze, gönlümüzden davranışlarımıza yansıtamadığımız sürece, gerçek sevgiye, hasrete kavuştuğumuzu söyleyemeyiz.

Peygamber Hasretini, yüce milletimizin huzur toplumuna, adalet toplumuna, birlik-beraberlik-kardeşlik toplumuna, bilgi ve teknoloji toplumuna özlemi olarak da yorumlayabiliriz. Peygamber hasreti, İslam Alemi’nin bugünkü dağınıklığı, kopukluğu, zayıflığı, geri kalmışlıktan kurtuluşunun da reçetesidir. Mekke karanlığını taş taş sökenler gönülleri Peygamber özlemi ile yanan, Kur’an çağlayanında yıkanıp Hz. Peygamber ahlakı ile ahlaklananlardı.

Bugün insanlık Hz. Peygamber hasretine asr-ı saadet kadar, belki de ondan daha fazla muhtaçtır. Soralım bakalım gönüllerimize: Hz. Peygamberi örnek almak, iz iz ona ulaşmak ideallerimiz arasında mı? Hz. Peygamberin gerçekleştirdiği İslam kardeşliği ruhunu diriltip hayata geçirmek ideallerimiz arasında mı? Soralım bakalım kendimize; günahlar deryasında tövbe ve secde şuurunu geliştirmek ideallerimiz arasında mı? Nebevi hoşgörüye ulaşabilmek, sabır imtihanını verebilmek ideallerimiz arasında mı? Bütün bu idealleri gerçekleştirebilmek için Peygamber hasretini hasret etmek ideallerimiz arasında mı? “Evet” diyebilenlere ne mutlu.

Değerli Kardeşlerim;

Ensar tarafından tarifi imkansız bir sevinç ve coşku ile karşılanmıştı hicret yolcusu. Sonunda beklenen misafir Yesrib’i teşrif etmiş, böylece, Medine’nin bir Peygamberi, Hz. Peygamberin de bir Medine’si olmuştu.

Medine-i Münevvere de kaldığımız süre içerisinde Allah Resulü’nün komşusu olduğumuzun idrakinde olunmalı, O’nun civarında takınılması gereken edebi, olgunluğu göstermeli, O’nun üstün ahlakı ile ahlaklanmaya çalışılmalıdır.

Medine-i Münevere’ye ayak basar basmaz “Hiçbir şeyi Allah ve Resulü’nün önüne geçirmeyeceğimize” (Hucurat suresi,1), “Allah ve Resulüne itaat edeceğimize”( Nisa suresi, 59 ),bundan böyle hayatımızın her safhasında “Resul ile birlikte yol tutacağımıza” (Furkan Suresi,27), O’nu kendimize “Güzel bir örnek edineceğimize” (Ahzap Suresi,21) dair söz vermeliyiz.

Medine de kalınan süre içinde, namazlarımızı Mescid-i Nebi’de kılmaya, fırsat buldukça Ravza’yı ziyaret etmeye, hane-i saadet ile minber arasında iki rekat da olsa nafile namaz kılmaya çalışmalıyız. Hz. Osman, Hz. Abbas, Hz. Aişe, Hz. Fatıma, Hz Hasan, gibi ileri gelen sahabilerinkabirlerinin  bulunduğuBaki Mezarlığı’nı, orada metfun bulunan yaklaşık on bin sahabeyi ziyaret edip, dua etmeliyiz.

Mescid-i Nebi’nin huzurlu ortamında, alemlere rahmet olarak gönderilen Kutlu Nebi’nin kuşatıcı rahmetinin manevi atmosferi yürekleri ve zihinleri bir çırpıda arıtabilecek güçtedir. Ancak bu atmosferi soluyabilmek için frekansların buna ayarlanması gerekir. Bu ayarı şimdiden yapmaya başlayalım. Aceleye getirmeyelim.

Yüce Rabbim, Resulü’nün haremine yapacağımız ziyaretimizi kabul buyursun. Sevgili Peygamberimizin büyük şefaatına nail olmayı hepimize nasip etsin. Yapacağımız bütün dua ve niyazlarımızyüce Allah’ın katında makbul olsun. UMRE’mizmebrur, günahlarımız mağfur, amellerimiz makbul olsun.Amin.

Sana hamdolsun ya Rabbi, hamdolsun, şükürler olsun.

Kur’an-ı Kerim gibi bir kitap, Hz. Muhammed (sav ) gibi bir peygamber gönderdin bize sana hamdolsun. Üstünde yaşamak için Cennet gibi bir vatan verdin bize sana hamdolsun. Gökleri süsleyen ay yıldızlı bir bayrak, tarihe şan veren altın bir yaprak verdin bize hamdolsun. Dünya gözü ile Kâbe’ni görüp ona yüz sürmeyi nasip ettin bize sana hamdolsun, şükürler olsun. Gözümüzün nuru, gönlümüzün süruru, iki cihan serveri,  sevgili Peygamberimizin manevi huzurunda durabilmeyi nasip ettin bize sana hamdolsun. Ya Rabbi bize verdiğin bunca nimetlere layık olabilmeyi, bunların şükrünü eda edebilmeyi nasip eyle.

Tevhidi kurtaran kanlar hürmetine, Allah için feda edilen canlar hürmetine devletimize, milletimize zeval verme. Şehitler yurdu cennet vatanımızda birlik ve dirliğimizi bozmaya, milli ve dini varlığımızı yıkmaya,ahlaki ve manevi değerlerimizi dejenere etmeye yeltenenlere fırsat verme. Ya Rabbi Kur’an-ı Kerim ile gönüllerimizi birleştir. İçimizdeki ayrılık , fitne ve fesat tohumlarını gider.Sen-ben diye bizi birbirimize düşürme. Bizi ashab-ı kiram gibi birbirine dost, biri birleri için yaşayan bahtiyar kullarından eyle. Ey dertlilerin feryadını duyan, gönüllerin ahını işiten, Ümmet-i Muhammed’in dertlilerine deva, hastalarına şifalar ihsan eyle. Mazlum ve mağdur kullarına en yakın zamandanusretini ihsan eyle.

Sana karşı iyi bir kul, Hz. Muhammed (sav )’in ümmeti içerisinde iyi bir insan olmayı bizlere nasip eyle. Hepimizi Hakkı Hak bilip Hakka uyan, batılı batıl bilip ondan kaçınan kullarından eyle.Amin.

 

“Muhabbetten Muhammed oldu hasıl

Muhammed’siz Muhabbetten ne hasıl”

 

                                                                                       17.02.2016

Fahri SAĞLIK Karesi Müftüsü DİB Umre Organizasyonu Otel-2, 7. Tur Kafile Başkanı

 

 

 

(*) Bu metin Medine’ye giderken  umre yolcularına okunmak üzere hazırlanmıştır.

 

 

 

 

 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.