Hafız ama yeterli meslekî seviyede değil!

Sayın yazar, hafızlara öncelik verilmesi gerektiğini dile getiren yazıda aslında sorunun da cevabını yazmış. Münhal kadro sınavlarına giren personel hafız da olsa yeterli meslekî seviyede de iyi olmalıdır. Hafızların Kur'anın yanında onu süsleyecek ilmihal bilgilerininde mutlak sürette çok iyi olması gerekmektedir.


İşte yazarın "Diyanet’in nakil çıkmazı!" dediği ve abartılı bir şekilde kaleme aldığı o yazı: 


Geçtiğimiz günlerde imam olarak görev yapan hafız bir okurumuzdan aldığım bir mail dolayısıyla bu yazıyı yazma ihtiyacı hasıl oldu.
 
Hem sevgili okurumuzun beklentisine karşı duyarlılığımızın bir göstergesi sayılması hem de ülkemizin din görevlisi ihtiyacını karşılama yetkisini elinde bulunduran Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu konudaki görev kriterlerinin hatırlatılması adına bu yazıyı kaleme alıyorum.
 
Öteden beri DİB’in özellikle müezzin atamalarında muhataplarının önüne koyduğu hafız olma şartı, son zamanlarda yüksek öğrenim oranının yükselmesi dolayısıyla mecburi olarak geriye itilmiş. Bunu kırk yıl bu kuruma hizmet etmiş olan değerli pederimden biliyorum. Küçük yaşta ezberlemiş olduğu Kur’ân’ın onu her noktada öne çıkardığını rahatça ifade edebilirim. Ama bugün?
 
Fakat zamanla eğitim oranı bu meselede farklı boyutları da beraberinde getirdi. Meselâ, ilahiyat fakültesi mezunu olan biri, hafız olup olmamasına bakılmaksızın, “önlisans-hafız”, “ihl-hafız” ve “lise-hafız” gibi kategorilerde yarışanların önüne çok kolay geçebilir hale geldi; eğitim açısından düşünüldüğünde bu durumu normal karşılamak mümkün.
 
Ancak, okurumuzun, mailinde ele aldığı mesele farklı: “İstanbul’un Ümraniye semtinde bulunan bir caminin müezzin ihtiyacını nakil olarak karşılamak için müftülüğün açtığı sınava Türkiye’nin farklı şehirlerinden 12-13 kişi katıldık. Bu katılımcıların hali hazırda görev yaptığını ve münhal kadro olarak adlandırılan tayin istemiyle bu başvuruda bulunduğunu ifade edelim. Çünkü ilk atama değil bu. Şunun da bilinmesi gerekir ki, bu alım için başvuran kişilerin 6 veya 7’si hafızdı. Haliyle, müezzin atama kariterlerini düşündüğümüzde hafızlık şartı bile devreye girmeli. Ama yazık ki, resmî görev verilmiş bizlerin hiçbirinin bu cami için yeterli meslekî seviyede olmadığı ifade edilerek topyekûn geri çevrildik. Değişik illerden masraflar yapılarak (300-400 TL) gidildi gelindi. Her şey bir yana kısa bir süre sonra açılan yeni imtihanla sözde bir görevli ilân edildi.” (Adem K.)
 
Bu noktada şu soruyu sormak gerekir: “DİB’in bu tip seçmelerdeki kriteri nedir?” İşin manevî boyutu bir yana Türkiye’nin en önemli kurumlarından DİB’in görev alımlarında önem verdiği hak ve adalet mekanizmasının pasifliği asla kabul edilebilecek bir durum değildir. Hele hele resmî görev tevdi edilmiş onca kişiden bir tane bile lâyık aday çıkaramamak bir handikaptır. Bu durumda durup düşünmek gerekir. Aday mı yetersiz, yoksa seçimler mi usûlsüz?
 
Geçmişte bir takım camilerdeki görevlilerin yetersizliğinden şikâyetçi olan devlet adamlarımızın tavrı, kesinlikle bu görevlerin ehillerince ifa edilmesi gerektiği yönündeydi. Devlet ricalimizin memnun kalmadığı, sadece kritik ve merkezi noktalarda buna dikkat etmek yeter mi? Elbette yetmez. Burası bir İslâm ülkesi. Görevlisi kadar arkasında namaz kılan nice hafız ve bu işe lâyık kimselerin mevcudiyeti unutulmamalı. Bu münasebetle birçok kere bu hal ve ahvalden şikâyetler alınmaktadır.
 
Bu köşede, Kur’ân’ın güzel okunmasına yönelik defaatle birçok tahlil ve tesbitler aktarmaya çalıştım. Zira Türkiye’de Kur’ân’a dair terennüm edilen ilginç bir üslûp söz konusu. Kur’ân’ın gerçek musıkîsinin maalesef bu olmadığını sürekli vurgulayan biri olarak yine de bir takım sebeplerden dolayı bunun makul ve mazur karşılanabileceğini ve bunun da farklı sebeplerinin olduğunu ifade ettim. Buna benzer birçok problem göze çarpsa da...
 
Ama şu var ki, okuyucularımızın bu meyandeki dertlerine kulak vermebilmek, sıkıntılarını ilgili yerlere iletebilmek için çok haklı gönderiler alıyorum. Hasılı, en azından insanların gönlünde bu kurumlara yönelik beslenilen duygular yıkılmamalı. Dinî misyonu olan bir kurumun bu tür durumlarda kılı kırk yararcasına alımlarını gerçekleştirmesi ve her kesime örnek teşkil etmesi elzemdir. Bu gibi olumsuzluklarla bu denli önemli bir kuruma halel getirilmesi kabul edilebilir bir durum değildir. Vesselâm.
 
En Emin’e emanet...
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Firdevs 2 yıl önce

Hafizlarin bi kiymeti kalmadi diyanetin nazarinda.hadisi serifte diyor ki Allah rasulu cemaate kurani en iyi okumayi bilen imam olur..

Hafizlar magdur kontenjan cok az açılıyor

Avatar
hüseyin imam 2 yıl önce

Diyanetin neyi doğru ki Ne hafızlara değer var nede yıllarca görev yapmış vekil fahriye değer var hepsi kullanılan atılan çöp gibi zaten ilahiyatçılarda ilk fırsatta başka kurumlara geçiyorlar haklılar Toz Konduramadığınız sayın GÖRMEZ Soyadı Gibi ben 15 yıllık kadrolu imamım ama müezzin hocam 4.5 yıldır vekil imam ilçemde en iyi kuran ve ezan okuyan hafız ama kpss si düşük 2 çocuk sahibi bu yaz diyanet tekmeyi basacak çocuk 28 yaşında başladı bu işe şimdi 33 yaşında kim iş verir buna nerede GÖRMEZ nerde hak hukuk diyanet daha kaç yıl daha çalışması lazım bu kurumda kadroyu hak etmesi için

Avatar
hafız 2 yıl önce

Niceee lisans mezunları oncelik olarak gorevde. Ama bir cok lisans mezunu hoca hnm tanıyorum. Kur-an'ı Kerim'i okurken mahrec sıfır denilecek kadar az. Hafızlar en az 2 sene egitim goruyorlar ve tam anlamıyla egitim. Gunumuz sartlarında hafız olup surekli tekrar edebilen kardeslerimizin cok az oldugunu dusunuyorum. Kader insanları farklı farklı imtihanlarla sınıyor. O yuzden ben sahsen icim yana yana tekrar edebildigim gune sukrediyorum. Ama oncelik verilip Kur-an'a hizmet edilmeleri saglanabilse... Ne guzel bir hadisdirki. Sizin en hayırlınız Kur-an'ı ogrenen ve ogretendir... Bırakın sadece ogrenmeyi Elhamdulillah ezberlemis biri olarak ylne soyluyorum HERKESTEN ONCE HAFIZLARIN GOREVLENDİRİLMESİ TEK DİLEGİM...

Avatar
halit 2 yıl önce

Maalesef en cok torpil olmamasi gereken kurumunda torpilin krali oluyormus.. nakil yapacak kadar sure calistim sinavlara girecegim ve herkesin soyledigi sey ya 15 milyar para yada bir bakan bul diyorlar.. yaziklar olsun bu kurumu siyasilerin oyuncagi yapanlara.. ben bunu yaparsam hangi yuzle ezan okuyup milleti namaza cagiracagim? Yaziklar olsun bizim muslumanligimiza ne hale gelmisiz

Avatar
karpuz 2 yıl önce

Hafiz ama yeterli değilse . hafiz yeterli olani verin. Yok yeterli değil ama imam hatip lisesi mezunu yeterli .o hafizin unuttuğu on dan daha fazla bilgisi vardır. hafiza kuranin tamamından sor . olmayana müfredat sor ve bildi diye yerleştir. Bence olmadi. Allahim bu münhal kadro sinavini yapanlara kolaylık ' ve hak hukuk göz etmelerini Allah katinda nasip ve muesser eylesin.

Avatar
Kemal Hoca 2 yıl önce

Nakil Sınavı açılıyor. Camiler listeleniyor. Bizde sınava müracaat ediyoruz. Uzak yollardan masraflar yaparak ümitlerimizle gidiyoruz. Giriyoruz odaya sorulan ilk soru Hafızmısın. Değilim. Hangi camiyi düşünüyorsun. Şu şu şu cami. O camilere gelmek için hafızlık arıyoruz. O zaman yaz kardeşim listeye. Bu camilere girecek adamın hafız olması lazım diye. Ne diye keyfi şifai uygulama yapıyorsunuz. Ondan sonra puan vermemek için sahabenin devesinin rengini soruyorsunuz adama. Küfür yiyorsunuz.

Avatar
imam adayi 2 yıl önce

Hafiz; imam hatip lisesi; işletme lisans mezunu; ilahiyat ön lisans mezunu; dhbt lisans düzeyi 53 ama yinede vekillik bile aliyoruz. Bu mu yeterli yoksa imam hatip lisesi dhbt 70 mi yeterli . vekillik de yorum sizin.

Avatar
ihsan özgedik. 2 yıl önce

Siz ne diye imamların dertlerini haber yapıyorsunuz ki, ey dinihaberler yönetimi. Siz gidin akp neden bizi seçmedi diye haber yapın. Akit gazetesi haber yapsın, siz görmeyin onu, siz gidin takvim gazetesinden paralel haberleri aktarın, çünkü imamların derdinden paralel daha önemli. Böyle böyle kaybettiniz, daha da kaybedeceksiniz.