İmamlığın Tarihçesi
Mustafa POLAT / EMEKLİ MÜFTÜ / DİNİHABERLER.COM


Toplumda imamın ve imamlık müessesesinin önemini kavrayabilmek için öncelikle imamlığın tarihçesini analiz etmek gerek. İmam, arapça bir kelimedir ve emm kökünden gelir. "Öne geçmek sevk ve idare" anlamında kullanılmaktadır. Terim anlamı ise: lider, müçtehit, devlet başkanı, bir işte önderlik yapan, camide veya herhangi bir yerde cemaata namaz kıldıran kişi demektir.

Resulullah (s.a.v)'a imamlık yapmayı Cebrail (a.s) öğretmiştir. Efendimiz, önce Kabe'nin yanında daha sonra müşriklerin baskısı sebebiyle Mekke-i Mükerreme'nin ıssız yerlerindeki evlerinde namaz kıldırmıştır. Görüldüğü üzere bu ilahi görev her şartta ifa edilmiştir.

Birinci Akabe Biatlerini müteakip Medine-i Münevvere'ye gönderilen İslamın ilk muaalimi Mus' ab bin Umeyr ve Esad bin Zürare oradaki Müslümanlara namaz kıldırmaya başlamıştır. Sağlığında sürdürdüğü bu görevi daha sonra Hz. Ebubekir'e tevdi etmiştir. Ardından gelen diğer halifeler de hilafetleri süresince camide cemaatle namaz kıldırmışlardır. Hatta Hz. Ömer (r.a) ile Hz.Ali (r.a)'ın imamlıkları esnasında şehit edilmeleri üzerine Muaviye bin Ebi Süfyan(r.a) imamlığı esnasında tedbir için başına silahlı nöbetçiler görevlendirmiştir.

Abbasiler döneminde ise; başlarda bütün namazlar cemaatle kılınırken zamanla yalnız cuma namazları cemaatle kılınmıştır. Vakit namazları için resmi görevliler tayin edilmiştir.

Endülüs Emevilerinde önceleri cuma namazları halifelece kıldırılırken bu görev sınırların genişlemesiyle beraber kadılara verilmiştir.

Devlet Başkanları, namaz kıldırma görevini vilayetlere tayin ettikleri valilere vermekle beraber onlara imam tayin etme yetkisi de vermiştir.

Selçuklular, fethettikleri yerlere iskan politikası olarak camiler yapmış ve imamını da hemen tayin etmişlerdir.

Osmanlı zamanındaysa Tanzimat (1839)' a kadar imamlararın yetki ve sorumlulukları arttırılarak görev alanları genişletilmiştir. Bulundukları mahalleyi temsil etmekle kalmayıp mahalleden sorumlu ve kadı yardımcıları olmuşlardır.

Görevleri arasında: doğum kayıtları, ikametgah ve kimlik bilgileri işlemleri, nikah akdi, boşanma, ölüm kayıtları gibi işleri tanzim ederlerdi. Bununla birlikte toplumda ticari ve kültürel hayatın içinde yer alır; fırından ekmek kontrolü yapar, alış-veriş için uygun emin ve güvenilir ortamı sağlar, mahallede oturanlar hakkında bilgi sahibi olur mahalleye yeni gierenleri yabancıları tespit edip kayıt altına alırlardı. Kısaca, toplumun nabzını ölçer mihenk taşı olurlardı.

Osmanlı zamanında, orduda yüz askere bir imam tayin edilirken daha sonra her tabura bir imam tayin edilmiştir. 1871 yılında alay imamları arasından imtihanla MÜFTÜLER seçilmiştir.

1838 tarihinde kurulan komisyonca hazırlanan "Tevcihat-ı Nizamname" de imamların tayin edilebilmesi için aranan şartlar ve özellikler şu şekilde sıralanmıştı: İmamlar, eğitimli, iffetli ve istikamet sahibi olmaları gerekmektedir. Yani; bilgili geniş kültürlü, namuslu, dürüst, temiz, güzel ahlaklı, imamlığa yakışmayan davranışlardan uzak olmalıdı.

İmamlığa yakışmayan davranışlar sergileyenlerinse bu görevden uzaklaştırılacakları da belirtilmiştir. Nizamnamade ayrıca, İmam-hatiplik ve Müezzinlik görevinin İstanbul'da Mahkeme-i Teftiş heyeti huzurunda müftü, evkaf muhasebecisi ve mahalli ulemadan oluşcak bir heyet tarafından Kur'an-ı Kerim, fıkıh ve çeşitli konularda sınava tabi tutulup başarılı olanlara bu görevin verilmesi ibaresi de yer almıştır.

Yazının telif ® hakkı ve vardır sadece Dinihaberler.com da yayımlanabilir. 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
EMİN YAVUZYİĞİT 2 yıl önce

ÇOK ÖNEMLİ BİR ÇALIŞMA YAZANDAN VE YAYINLAYANLARDAN ALLAH RAZI OLSUN BİLDİĞİM KADARI İLE BÖYLE BİR ÇALIŞMA YOK BU ÇALIŞMA İMAMLARA IŞIK OLACAK VE RUH KAZANDIRACAK OLDUĞU KANISINDAYIM RABBİM KİTAPLAŞAN BİR ÇALIŞMA OLMASINI NASİP KILSIN

Avatar
serdar 2 yıl önce

ilk olarak devlet hazinesinden maaş ödenerek bu vazifeyi yapanların kimler olduğunu yazmamışsınız.

Avatar
Tevhid Adalet 2 yıl önce

Birşeyler yazılmıştır zannettim boşuna zamanımı aldı