Kırşehir'de Adem-i Merkeziyetçi Ezan Uygulaması
DiNiHABERLER.COM / öZEL


Bir din görevlisi haber sitemizi arayarak bizleri Kırşehir iline davet etti. Çok heyecanlıydı, anlatmak istediği o kadar çok şey vardı ki saymakla bitiremeyiz. Hiç durmadık din görevlisinin bize verdiği heyecanla koyulduk yola. Anlaştığımız yerde Güzide din görevlisiyle buluştuk. Heyecanı yüzünden okunabiliyordu. Başladık koyu sohbete... Anlatacak çok şeyi olan, Hoca Efendinin bu görev heyecanı bizleri de etkiledi doğrusu. Bu itibarla, Hoca Efendinin azğından dökülen cümlere daldık gittik...
 
Bildiğimiz gibi, merkezi ezan sistemi nedeniyle imamlarımız ve müezzinlerimiz yeteneklerini kaybetmeye, görev kusurları ortaya çıkmaya başlamıştı. Dolayısıyla yeniden kademeli olarak çok merkezli, yani bir mahallede birkaç camide ezanın okunduğu bir sisteme, adem-i merkeziyet diyebileceğimiz bir sisteme geçildi.
 
Fakat, Kırşehir'de merkezi ezan sistemine hala devam ediliyordu. Taki 5 ay öncesine kadar... Kırşehir'e yeni atanan il müftüsü Mehmet Şahin, hem personeli yakından tanımak hem de ezan okuma kabiliyetini görebilmek adına bütün personelle 5 er dakikalık görüşmeler düzenlemiş. Müftü Bey, 5 er dakika ayırdığı personelini tek tek dinleyerek bilgi, beceri ve yeteneklerini yakından görme fırsatını bulmuş ve onların ezan okuma becerilerine bizzat vakıf olmuş bu sayede... Sanıyoruz konuştuğumuz din görevlisi, Müftü Bey'in kendisine ve meslektaşlarına verdiği bu sinerjiyle bizlere bunları heyecanla anlatabiliyor.
 
İşin özüne daha iyi vakıf olmak için konuyla ilgi Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Sayın Mehmet Emin Özafşar'ın açıklamasını kısa bir anektod olarak bilgi düşmek isteriz.
 
''Merkezi ezan, son 12-15 yılda ortaya çıkan bir durumdur. Ezanın okunması konusunda bir disiplin getirmiştir. 20 yıl öncesinde ezan, minareye çıkılarak okunuyordu. Müezzinler minareye çıkıyordu, daha sonra minarenin iç kısmından ezan okunmaya devam edildi.
 
Ama bir şehirde, mahallede onlarca cami var. Hepsi birden ezana başladığında, erken ya da geç başlama söz konusu oluyordu. Burada zaman zaman mikrofonların iyi kullanılamaması nedeniyle şikayetler de oluyordu. Bunun gibi başka saiklerle bir merkezi ezan sistemi denenmek istendi.
 
Ancak bu da bizde şöyle bir olumsuz sonuç doğurdu, müezzinlerimiz bu yeteneklerini kaybetmeye, görev kusurları ortaya çıkmaya başladı. Dolayısıyla yeniden çok merkezli ezan sistemine geçelim diye bir karar alındı. Kademeli olarak çok merkezli, yani bir mahallede birkaç camide ezanın okunduğu bir sisteme, 'adem-i merkeziyet' diyebileceğimiz bir sisteme devam edeceğiz, geçeceğiz.''
 
Dinihaberler.com olarak gördük ki, Kırşehir'de Sayın Özafşar'ın bahsettiği uygulamanın tohumları atılmış. Ama bu uygulama, Müftü Bey'in nazik dokunuşlarıyla kademeli ve yumuşak bir geçiş olmuş. Zira, ezan okuma konusunda, gerçek anlamda sesi müsait olmayanlar, bu konuda rahatsızlıkları olanlar tespit edilerek herhangi bir dayatmaya muhatap edilmemiş. Hatta bu uygulama sayesinde gerçek bir din görevlisi olmanın mutluluğunu yaşadıklarını görüştüğümüz diğer meslektaşları da dile getirdiler. Hakeza sesi güzel olanlar da kendilerini daha da geliştirip farklı makamlarla şehirde serencam etmişler. Edindiğimiz bilgilere göre Kırşehir halkı da bu uygulamadan büyük memnuniyet duymuş. Kırşehir'li din görevlileri kabuk değiştirip hizmetlerine Müftüsünden aldığı destekle hareket katmakta. Camilerden artık, her biri kendine has sedasıyla zengin bir ezan çeşitliliği yankılanmakta.
 
Kutsal mekanlarımızda dalgalanan adem-i merkeziyetçi ezan sistemiyle, Kırşehir bu anlamda, Diyanet İşleri Başkanı Sayın Mehmet Görmez'in duygularına tam da tercüman olmuş Başkanlığı'n istediği örnek uygulamayı teşkil etmiş adeta.
 
Diyanet İşleri'nde yapılan bu senkronize hareketlerin, din görevlilerinin Müftülerince benimsetilip heyecanla hayata geçirmeleri, amacı; Diyanet'in ve bu nadide kurumun din gönüllülerinin hizmetlerini yansıtmak olan Dinihaberler.com olarak bizleri de mutlu etti. Diliyoruz, halkın da beğenisi toplayan bu uygulama, kısa zamanda yurt genelinde de rağbet görür. Camisine sadık, hizmetinde samimi, görev ahlakına bağlı olan ve Başkanlığı'n yeniliklerine açık bu hizmet erlerine şükranlarımızı sunarak; misafirperliklerinden duyduğumuz keyifle yanlarından ayrılıyoruz. Bu arada din görevlileri, Müftülerine, personeline olan yaklaşımı ve hakiki manada bir din görevlisi olma algısını  kazandırdıgından dolayı Dinihaberler.com aracılığıyla teşekkürlerini ilettiler.
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
sirin kırşehir 2 yıl önce

muftu beyden Allah razi olsun din gorevlisinin dilinden halinden anliyor.

Avatar
gerçek imam 2 yıl önce

Bu uygulama gerçekten çok yerinde olmuş umarım yurt geneline de yayılır. yalnız, bu konuda diğer müftülerin de Kırşehir Müftüsü gibi dengeli hareket etmesi gerekir.

Avatar
Yakışıklı İmam 2 yıl önce

Tebrikler, merkezi ezanın kaldırılmasıyla birlikte bir samimiyetin geldiğini görüyoruz. Müftü Beylerde güzel bir uygulama yaparak örnek teşkil etmiş. Böylece müftü imam arasındaki gerginlikte sona ermiş. örnek bir çalışma.

Avatar
osman 2 yıl önce

şu boş işleri bırakın merkezi ezan imama değil cemaate lazım hastası olan var sıkıntısı olan var bu sebeplerden zamanın çoğunu hastanede geçiren var senelik izni var haftalık izni var bu zamanlarda gelip camide ezan okuyacaksan tamam kaldırılsın okumayı düşünmüyorsan boş konuşmaya gerek yok...

_________ADMİNİN YORUMU____Adem-i Merkeziyetli sistemin ne olduğunu bir öğren ondan sonra yorum yaz...

Avatar
kamil 2 yıl önce

konyada merkezi sistem tamamen kaldırıldı.netice tek görevli camilerde hocaefendi izinli olduğunda ezanlar sustu.acizane sınavım dolayısıyla 9 gün izin kullandım ve bütün cemaati kaybettim.şimdi soruyorum bütün suç benim mi?

Avatar
vaiz 2 yıl önce

Hala merkezi ezan uygulaması olan yerler mi var ki?

Avatar
master 2 yıl önce

Ezan konusu açılmışken şunu belirtmek isterim ki diyanetin ezan konusunu ve Müezzin yetiştirme konusunda bugüne kadar yeterli bir hassasiyetin göstermediğini söylemekte sakınca görmüyorum. Ezan söz konusu olduğunda öncelikle peygamberimizin bu konuda uyguladığı yönteme dikkat etmeliyiz, neden peygamberimiz namaz vaktinin girdiğini sıradan birisine değil de zamanın güzel şiir okuyanlarından olan Bilal'e okunmuştur, neden bilal olmadığı zamanlarda kimin okuyacağını tesbit etmiştir? Çünkü peygamber felaket sahibi idi ve güzel sesin insan üzerinde bıraktığı etkiyi çok iyi biliyordu. Bugünkü uygulamalara baktığımızda ise müezzinlerin sesinin güzel olduğundan dolayı ezan okuması gerektiğinden ziyade sırf görevlerinin gereği yapılması gereken sıradan bir uygulama gibi bakılmalıdır. Bugün malesef görev yapan her müezzinin sesi güzel değil çünkü bu görevi yapacak olan hocalarımız bu göreve ya merkeze gelmek için imamlıktan gelen arkadaşlar yada imamlık yapmayı istemeyen diğer arkadaşlar. Peki sesi güzel olan yokmu elbette var ama bu oran çok düşük. Diyanetin Müezzin atama sisteminde radikal kararlar alması gerekmektedir. Müezzinlik görevi bir ses sanatıdır ve bu göreve atanmak iyi bir ses eğitiminin sonunda olmalıdır, Müezzin yetiştiren güzel sanatlar akademisi misali okullar olmalı ve bu okullara ses becerileri ile öğrenciler alınmalı. İyi bir ses eğitimi alan bu hocalarımız yurdun dört bir yanına yayılmalı. Böyle yapıldığı taktirde göreceksiniz ki bu güzel sese kulak veren insanlar o sesin geldiği yöne yöneleceklerdir.

Avatar
oflu 2 yıl önce

bu dini haber birilerine şirinmi görünmeeye çalışıyor.aday adyımı yoksa