Prof. Dr. Yavuz ÜNAL: Söz için gerekirse kelle verilir…

PROF. DR. YAVUZ ÜNAL, SÖZ NAMUSTUR.

Yapımcılığını ve sunuculuğunu Sezgin YAŞAR’ın üstlendiği ve Tv52 de her Perşembe canlı olarak yayınlanan “Tefekkür Saati” programına konuk olarak katılan Prof. Dr. Yavuz ÜNAL “Söz, Söz verme, Vefa ve Dostluk” gibi kavramların ele alındığı programda çok çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Söz namustur, bütün akitler sözle başlar, sözle biter, söz mühürdür, söz için gerekirse kelle verilir

Programda İlk olarak söz’ü tarif eden Prof. ÜNAL “söz kişinin düşüncesini kararını kararlığını teyit eden ve karşıya ileten bir nesnedir. Bütün akitler sözle başlar, sözle biter. Alışveriş bir akittir aldım dersiniz, sattım dersiniz, aldım dediğinizde artık o iş bitmiştir o söz onun mührüdür. Eğer söz sizin zihninizde bir karşılığı olan bir anlamı ve bir bedeli, bir değeri olan  bir şey değilse verdiğiniz sözün bir anlamı olmaz. Söz bir güvencedir, öyle olmalıdır. Aslında toplumun kendi içerisinde bireyler arasında ki mutabakat söz üzerinde gider. Sözün etkisiz kaldığı yerde senet devreye girer. Söz senetti ancak insanlar sözü buharlaştırdı, anlamsızlaştırdı. Bunun yerine sözün arkasına anlam ifade etmek üzere kâğıdı devreye soktu yerine senet devreye girdi. Sözü akit olarak görmek gerekir. Anadolu’da söz nedir diye sorduğunuzda söz namustur. Hatta yemin etmekten daha önemlidir söz vermek. Yemin etmek sizin kendinizi karşıdakine kabul ettirmek ve ikna etmek üzere başvurduğunuz bir araçtır. Ama söz vermek böyle değildir. Söz iradidir, söz bir duruşu ifade eder. Böyle düşündüğünüzde bütün sözler bir akittir, söz verdikten sonra yapılması gereken şey o sözün gereğinin yerine getirilmesidir.




Müslüman olarak Rabbimize karşı bir söz verdik O’na kulluk sözü verdik. Bu sözümüzün karşılığında da Rabbimizde bize “sen kul olursan ben seni nimetlendireceğim, sonsuz nimetlerin var olduğu hiçbir sıkıntı görmeyeceğin ve ebedi kalacağın cennete koyacağım” diye bize söz verdi. Ancak bu karşılıklı bir sözleşmedir ve tamamen bizim sözümüzde durmamıza bağlı olan bir akittir aslında. Bu anlamda kelime-i şahadet Rabbimiz ile bizim aramızda bir akittir. Söz veriyorsunuz ancak yalan söylüyorsunuz, söz söylüyorsunuz ama gıybet ediyorsunuz, iftira ediyorsunuz işte burada akit bozuluyor. Toplumda insanlar sizi gördüklerinde tebessüm edebilmeleri için sizin güvenilir olmanız gerekmektedir. Aksi takdirde insan kendini yalnızlığa iter. Peygamberimiz Muhammed-ül emin vasfını müşriklerden almıştır. Bir Müslüman açısından söz havada uçan bir şey değildir. Müslüman kendisinden emin olunan, güvenilen ve başkalarına da güvenen kimse olmalıdır. Söz namustur, bedeli için başınızı bile verebilirsiniz. Sözünüzün arkasında durmanız sizi düşürmez tam aksine sizi saygın kılar, yüceltir. Söz elinizle attığınız imzanın ağzınızla verdiğiniz dilinizle ifade ettiğiniz karşılığıdır. Peygamberimiz buyurur ki “her duyduğunu söylemesi kişiye günah olarak yeter. “Kim Allaha ve ahiret gününe iman ediyorsa ya hayır söylesin veyahut sussun’’ diyen Prof. Dr. ÜNAL,  iki saat boyunca canlı yayında dikkat çeken açıklamalarını sürdürdü.   


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.