“REİS AMCA NE OLUR BİZİ UNUTMA” DİYANET BU AÇIĞI KAPATMALI

2011 yılı Diyanet İşleri Başkanlığı’nın adeta parladığı bir yıl oldu. 2010 Kasımında göreve başlayan Sayın Mehmet GÖRMEZ ciddi açılımlarla geçen bir yılın ardından kurum personelinin ve halkın gönüllerinde “reis” namı ile taht kurdu.


Kürt açılımından eğitime, kadınlara yönelik şiddetin önlenmesinden aile yapısının korunmasına kadar pek çok toplumsal konuda ön planda yerini alan bir kurum ortaya çıktı. D.İ.B, cumhuriyet tarihinde hiç olmadığı kadar etkin bir hale ulaştı.

Yakın zamana kadar hedef kitlesi genel olarak kırk yaş üstü erkekler ve kadınlar olan kurum artık toplumun daha geniş bir yelpazesine ulaşmayı hedefliyor. Hizmet çeşitliliği projesi ile Kur’an Kursları’nda öğleden sonraları ve hafta sonları da dersler yapılabilecek. Grup oluşturan imamlar da özellikle çalıştığı için fırsat bulamayan erkeklere yönelik kurslar açabilecekler. 

Peki, sadece kadınlara ve erkeklere yönelik bu çalışmalar yeterli mi? Elbette hayır.

Toplumsal bir ıslahtan söz ediyor ve bunun hayalini kuruyorsak yıllardır ihmal edilen gençlere ve çocuklara yönelik projelere yer vermeden bu ideali gerçekleştiremeyiz. Bundandır ki başkanlık yaptığı bir anketle kırk yaş üstü cemaatin %70’inin camilerde istemediği çocukları da gündemine aldı ve camileri çocuklara sevdirmek, cemaati çocuklarla hemhal olmaya alıştırmak için harekete geçti. Bütün çocukluğu televizyon karşısında, gençliği popüler kültürün eteğinde yetişen bir nesil nasıl namaz kılsındı ki? Hayatında bir kez bile cemaatle olmanın huzurunu çocuk benliğinde hissetmeyen bir yetişkini ayakları nasıl götürürdü camiye? 

Camilere çocuk parklarının yapılması ve hanımlara özel bölümlerinin yeniden düzenlemesi ile başlandı işe. Öyle ya anne gelebilmeli ki çocuk camiye alışsın. İlk örnekAnkara Kocatepe Cami’inde gerçekleştirildi. Elbette bir anda olacak şeyler değil bunlar her şehirde yüzlerce camimiz var ve başkanlığın bütçesi ile bütün camilerin bu şekilde elden geçirilmesi çok da mümkün görünmüyor. Cami derneklerine, vakıflara, hayır sahiplere büyük iş düşüyor burada. 

Başkanlığın çocuk projesi parklarla sınırlı değil elbette. Çocuklar için hazırlanan takvim, çocuk dergisi sitesi, tarihi ve mimari özelliği bulunan camilere geziler düzenlenmesi, Din Hizmetleri Gelişim Projesi, tatil dönemleri için umre programları hep bu projenin birer parçası. Meseleye sadece namaz alışkanlığının kazandırılması gözüyle bakmıyoruz tabi ki. Artık tüm toplumlar 5-6 yaşında başlarken her türlü eğitime bizim dini eğitim için yılların geçmesini beklememiz insafsızlık değil mi bu çocuklara?

Geçmişte ecdadımızın sünnetten ilham alarak gerçekleştirdiği gibi bu mukaddes mekânların sadece namaz vakitlerinde birkaç ihtiyarın uğradığı bir yer olmaktan çıkarılıp kütüphanesi, çocuk parkı, spor salonu, hanımlar için özel sohbet haneleri ile yeniden hayatın kalbindeki yerini alması, mahalle hayatının merkezinde olması gerekmektedir. Tüm bu çabalar özellikle çocuklarımızın rableri ile daha sağlıklı ilişkiler kurması için elzemdir aynı zamanda. 

Camiler için uygulanabilir bu projelerin yanında Kur’an Kursları da unutulmamalıdır. Malumunuz ülkemizde zorunlu eğitim artık 6 yaşında başlıyor ve Kur’an Kursları için yaş sınırlaması da kaldırıldı. Çocuklarımızı camilere, kurslara gönderip dini eğitim almaları için 12 yaşını doldurmalarını beklemek zorunda değiliz. İlköğretim ve liselerde bu ihtiyacın karşılandığı söylemek ütopyada yaşamaktır.

İlköğretim okullarındaki anasınıflarının yanında ( ki bu sınıflarda dini eğitim yoktur.) bugün pek çok özel anaokulu bu işi resmi ya da gayri resmi kanallarda yapmakta ve halkın büyük teveccühü kazanmaktadır. Şurası muhakkak ki din birilerinin dediği gibi bir afyon değil rabbimizin fıtratımıza yerleştirdiği bir ihtiyaçtır.  Cemaatler, vakıflar açtıkları anaokulları ile din eğitimi vermektedirler ve sayıları her geçen gün hızla artmaktadır. Fakat ne bu kurumların denetimini gerçekleştiren sosyal hizmetler ne de müftülükler muallâkta olan bu eğitimi denetleyememektedir. 

Oysaki ülkemizde İslam Dininin inanç, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işlerini yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak D.İ.B.’in başlıca görevleri arasındadır. Kadınlar, erkekler, gençler ve çocuklar için yeni projeler hayata geçirilirken başkanlık bu açığı da gündemine almalı, çocuklarımızı gönül rahatlığı ile gönderebileceğimiz,çocuk psikolojisinden ve dini eğitimden anlayan kişilerin görev aldığı anaokulları açarak bu konuda topluma bir alternatif sunmayı kendine görev bilmelidir.


Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol