Diyanet camiası dışından birinin gözüyle  cami ve imamlarımız!
 Milat yazarlarından Ramazan Ercan BİTİKÇİOĞLU ile “Camiler ve imamlarımız” hakkında telefon röportajı yaptık. Diyanet camiası dışından birinin gözüyle de meseleye bakalım istedik. Röportajımızı okuyunca hak vereceksiniz; çok da iyi etmişiz... “Camilerimizin sayısı yeterli mi, fazla mı? İmamlarımızın durumu hakkındaki görüşleriniz?” gibi birçok sualimiz oldu. Suallerimizi telefonla ilettik ve cevapları kaydedip bilahare yazdık.

NEDEN RAMAZAN ERCAN BEY?

Ramazan Ercan BİTİKÇİOĞLU, emekli bir subay. Yani ilâhiyat tahsili falan yok. Ancak bilgili ve samimi bir dindar. Sade bir yaşantısı var. Türk Hava Kuvvetlerinde 12 yıl F4−E uçaklarında ikinci pilot olarak uçmuş. 1987 yılında uçuştan sonra geçirdiği bir rahatsızlık üzerine askerî hastane kararıyla uçuştan ayrılmış ve mecburi hizmetini doldurduğu için de malulen emekli olmuş...

“Rahatsızlığıma tam teşhis koyamayıp beni uçuştan ayırdılar. Aslında sağlık yönünden hiçbir sorunum yokmuş. O gün fazla uçuş yapmaktan dolayı eve geldiğimde bir sıkıntı hasıl olmuş ve ertesi gün hastaneye gitmiştim. Hastanede işi abarttılar ve nihayetinde, uçuş tabi önemli bir görev, onlar da haklı, heyet kararı ile uçuştan men aldık. Yardımcı sınıfta devam edebilirdim ama o da olmadı, hem uçuştan sonra çok sıkıcı geldi, hem de bazı problemler oldu (anlatmak istemedi) ve uzun lafın kısası malulen emekliliğimi istedim ayrıldım” diye anlattı askerîyedeki hayat hikâyesini.

Ramazan Ercan Bey, 13 yıl kadar da özel bir havayolu şirketinde uçmuş. 2009’dan bu yana ise subayken bile vazgeçmediği gazeteciğini bilfiil yapmaya başlamış. Özel bir haber sitesi açmış (haberkalem.com) ve tek başına biri müstear isimle hergün iki köşe yazısı, siteye haber ve haber fotolarını hazırlamak dahil hepsini tek başına yaparak bu işi 3 yıl devam ettirmiş. Milât’ta yazarlığa başlayınca sitesini kapatmış. Resmî olduğu yıllarda müstear isimlerle çeşitli gazete ve dergilerde yazarlık yapan Ercan Bey, 8 aydır Milat gazetesindeki HARBİDEN köşesinde Salı, Cuma ve Pazar günleri yazıyor.

Özel sohbetlerimizde mescidlerimiz ve imamlarımız hakkında konuştukları ve kimi yazılarında bu konularda bazı tenkidlerde bulunması, Ehl-i Sünnet vurgusunu çokca yapan bir yazar olması gibi nedenlerle zát-ı âlilerini tercih ettik. Bizce ilginç bir röportaj oldu; “Diyanet camiası dışından birinin gözüyle Camilerimiz ve İmamlarımız...” İşte söyleşimiz:
* * *
− Ercan Bey, mescidlerimiz hayli çoğaldı. Sizce bu kadar mescid fazla mı, yoksa daha başkaları da yapılmalı mıdır?

− Evet, her köşe başında bir mescidimiz var artık. Güzel tabi. Ama iş bununla bitiyor mu?

− Bitmiyor mu?

− Efendim birçoğu ucube gibi camilerimizin. Meselâ minare uzunluğu ile kubbe çap ve yüksekliği arasında “altın oran” yok. Upuzun ve üç şerefeli bir minare, yanında küçücük bir kubbe. Tam bir ucube. Müslümanlar estetik konusunda da maalesef yetersizler. İmamlar çok kaliteli yetişmiş olsaydı bu yanlışlara mani olunabilirdi belki..
− Efendim hemen imamların kalitesine geçtiniz, bunu da sormuş olalım o zaman, sizce imamlarımızın durumu nasıl?

− Malesef kötü. Meselâ birçok yerde imamlar yetersiz olduğu için sürekli cami dernekleri ile cami imamları arasında tartışmalar oluyor. Hattâ iş kavgaya kadar gidebiliyor. Böyle bir cami derneği – imam kavgasına Üsküdar’da bizzat şahid oldum..

− Belki dernektekiler hatalıdır, kötüdür?

− Ben hâkim de savcı da değilim, gördüğüm şey resmen kavgalıydılar. İmam dernektekilerin aleyhine konuşuyor, dernektekiler imamı gidip müftüye şikayet ediyor, çok tatsız şeyler. Sonunda iki defa peşpeşe dernek toplantı yaptı ve başkan iki kez değişti yanılmıyorsam.. Bunlara ne gerek var? İmamlar ağır başlı, hizmete odaklı olmalı. Cemaatle, dernekle bir işi olmamalı. Adam bir tarafın yanında yer alıyor. Sen ne karışıyorsun onların kavgalarına. Sen caminde güzel güzel vaaz et, insanları dine imana daha fazla sarılmaları için ikna etmeye bak...

− Hocam hayli dertlisiniz. Cami ve imamlar hakkında başka şeyler de konuşsak?

− Mabed güzel ama içindeki güzel değil... Ne imam ideal bir imam, ne cemaat güzel. Adamlar tesbihat bitmeden kalkıp gidiyorlar. Cami edebleri öğretilmeli bu insanlara. Ve imamlar da herşeyi çok uzatıp cemaatlerini sıkmamalı, bunaltmamalı. Çok uzun vaaz tesirli olmaz. Kısa ama kaliteli konuş ki insanların aklında kalsın ve kulaktan kulağa yayılsın...

− İmamlarda gördüğünüz başka yanlışlar da var mı?

− Aklıma gelen birkaç şeyi aktarayım. Meselâ cemaatle namaza dâvet konusundaki vahim hata.. Efendim cemaatle namaz kılmak 27 kat daha sevapmış falan. Hepsi bu kadar. Yahu Allah’ın Resûlü “cemaate gelmeyenlerin gidip evlerini yakasım geliyor” diyor. Kafadan fetva yumurtlamaya meraklı olsam diyeceğim ki erkeklere cemaatle namaz kılmak farz. Yani Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) cemaati böyle söylüyor, öyle sevapta kalmıyor iş ama bunları söyleyecek samimi ve bilge imamlar yok. Bu dediğimi söylemeye kalksa biri onu da eline yüzüne bulaştırır ve “hoca bizim evleri yaktıracak” dedirtir insanlara.

− Biraz da camilerden bahsedelim mi?

− Hay hay. “Müslüman ayakkabını şöyle tut”, “ayakkabılarını poşete koy, camiye öyle gir”, “Cep telefonunu kapat” yazılarını okudukça cinnet geçiriyorum neredeyse. Yahu bu nasıl bir zihniyettir? O zaman vaaz da etme, herşeyi A4 kâğıtlarına yaz caminin bütün duvarlarına bantla. Tam bir komedya. Ben camilerin içinde bir tek, evet bir tek latin harfli yazı görmek istemiyorum. Bütün levhalar ve yazılar İslâm harfleriyle olmalı ve böyle mü’minleri rencide edici hafif sözler asla yazılmamalı.

− Vaazların ve hutbelerin kaliteli olmaması cemaatleri azaltıyor mu sizce?

– Konya’da iken, çocukluk yıllarımda vaazlarını dinlemek için evden 3 kilometre yürümeyi göze alıp Kapı Camiine giderdim. Merhum Tahir Büyükkörükçü hocadan bahsedeyim size. Öyle vasıflı bir hocaefendi idiydi ki, onu dinleyen imansızlar imana gelir, gelmeyenler de dindarlara bir laf etmekten korkar hale gelirlerdi.

− İmansızları tehdit mi ediyordu Tahir hoca merhum?

− Ha ha ha, tabiî ki tehdit etmiyordu. Bilakis o tehditler alıyordu... Meselâ bir gün o zamanki komünistler hocaya bir tehdit mektubu yazmışlar, “komünizm gâvurluktur diye bir daha vaazlarda böyle şeyler konuşursan seni yaşatmayız” demişler.

Tahir hoca bilge ve gerçekten İslâm fıkhına hâkim bir imam ve vaizdi. Kahraman bir adamdı. Hiç unutmam bir Cuma günü o tehdit mektubunu cemaate okudu ve “bunlar varya bu beyinsizler” dedi. “Behey nádânlar..  yahu bu canı O (c.c) istemeden sen nasıl alırsın? Sen vermedin ki alasın. Birgün öyle bir hainlik yapıp da bize sıkarsanız bile Allah dilemedikçe ölmeyiz. Korkunun ecele faydası mı var? Sen git de kendi takımını korkut beyinsiz. Bunlar var ya bunlar eşşektirler. Bakın eşek demiyorum şeddeli söylüyorum eşşek! O halde bir daha tekrar edeyim, komünizm gâvurluktur, bütün komünistler imansızdır...” diye mektuba camide okkalı bir cevap verdiydi.

− Son olarak imamlar ve camiler hakkında başka söyleyecekleriniz?

− Bakın milleti dinleyin. En çok ne hakkında konuşuyor millet? Top hakkında. Yani futbol. Neden böyle? Medya diyeceksiniz, gazeteler falan. Hayır yanlış. Yüzbine yakın camisi olan bir ülkede bunların esamesi bile okunmaz toplumun gidişatını etkilemede... Bunun sebebi imamların vasıfsız olmalarıdır. Beş vakit namazlarda ve Cuma günleri vaazlarda kaliteli şeyler, kaliteli insanlarca anlatılsa bu yüzbin cami bütün milleti sadece din hakkında konuşturur, belki çok az da siyaset konuşulurdu.

− Hocam bu çok büyük bir iddia olmadı mı?

− Daha çok az bile söyledim. Bakın hocalar ve cami dernekleri ne işlerle meşgul oluyor, ben bunları bizzat gözlemlediğim şeyler. Işıldak, fırıldak, alttan ısıtmalı kalorifer işleri, cami helâları, imamın evi ve saire... Abuk selatîn camilerindeki büyüklükte mahalle camiinde devasa ve çok lüks kristal avizeler... Camiye gelen binlerce liralık elektrik ve doğalgaz faturaları yazıktır yahu... Sonra da kiliselerdeki gibi her Cuma Müslümanlardan para iste. Ne verirsen elinle o gider seninle de, Allah hayırlarınızı kabul etsin de insanları dinle kandır, garibanın cebindeki son beş lirasını da sen al. Ya kardeşim israfı kessen her şey bitecek... Hristiyan kiliselerinde Pazar ayinlerinde olduğu gibi her Cuma cemaatten para istemek ne kadar utanç verici. Allah bunların müstehakını versin diyorum, kusura bakmasın kimse. Diyanet de bu para toplama ve israf işine artık bir el atsın zahmet olmazsa...

− Ercan hocam vallaha ben daha sorsam, iyice uzayacak bu iş. Maşa’allahınız var. Burada bitirelim isterseniz...

− Evet, evet kâfidir. Ama bazı şeyler tekrar olsa da söylenmeliydi, belki bunları biliyordunuz ama el tekrar ü ahsen, velev kâne yüzseksen demişler. Bir de diyanet camiası dışından birinden dinlemiş oldunuz. Okurlarınıza ba husus selâm eder, hürmetlerimi arz ederim efendim.
− Allah razı olsun ağabey, biz teşekkür ederiz.

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hayati 8 ay önce

Bos is hersey istedigin gibi oluyrsa cik etrafindakileri adam et sana binler milyonlar demyom onlar diyrum hadi

Avatar
Biri 8 ay önce

Olaya kendi penceremizden değil. Eleştiri yaptığımız kişilerin de yorumunu alarak bakmalı herkez.

Avatar
Birisi 8 ay önce

Önüne gelen imama vuruyor bu yorumu yapan kişi kimse unutma her müslüman dininin görevlisidir...

Avatar
Birisi 8 ay önce

Bu röportaja cevap veren kişi acaba kaç yıl imamlık yapmış veya hiç imamlık yapmışım unutma her müslüman dininin görevlisidir kardeş

Avatar
imam 8 ay önce

camilerimizde yapılan yenilikler çağın getirdiği teknik imkanlardır.yıllarca evinde kaliteli ısınmayla yaşayan kapısının önünde bahçesi çiçeği olan ve ya sıcak suyla ısınan klimayla serinleyen cemaatin aynı imkanları camide de görmek istemesidir.kaliteli görevliye gelince rotasyon dediğimiz adil sistemin uygulanmasını imamlar olarak büyük çoğunluğumuz mutlu azınlık hariç hepimiz istiyoruz ama ne hikmetse feryatlar ihtirazlar yükseliyor.bilgi ve uygulama bakımından liyakatlı kişiler gelmeleri gereken yere gelselerdi o zaman kalite üst seviyede olurdu.ne zaman mbsts çıktı o zaman kitap okuma oranı artti.

Misafir Avatar
ibrahim 8 ay önce @imam

ayşe hanıma büyük ölçüde katılıyorum. başka işe giremeyip kısa yoldan kadro alan çoğu imamlar..zaten vasıfları olanlar da imamlıkta kalmıyor..bazı imamlarımızı tenzih ederim..

Beğenmedim! (1)
Misafir Avatar
ayşe hoca 8 ay önce @imam

imamlar hakkaten vasıfsız.hocam ellerinizden öpüyorum.fahrilerle kuran eğitimimi olur.okul öncesi çocuklara azarlayarak din eğitimimi olur.çocuk ekmeğin arasına çikoluta sürme günah olur diyo.çocuk şimdiden dinden soğudu.imama altından cami yap vasıfsız olunca hep aynı.

Beğenmedim! (7)
Avatar
Birisi 8 ay önce

Ayşe hanım ayıptır imamlar deyipte hepsini bir kefeye koyma suizan yapma imamlar dediğin Zaman dünyadaki bütün imamlardan helallik Alman gerek ismine layık ol hasette olma birde Ayşe hoca yazmışsın yorumun cehaletini ön plana çıkarmış vesselam

Avatar
Hasan 8 ay önce

Sayin dini haber niye boyle adamlarla yani hic imamlik yapmamis olan birisi ile roportaj yapiyorsunuz.yanlis adami secmissiniz.dayi sanami kaldi bunlar.sen iyi ucak kullanirsin.
Ayse senide kiniyorum.yine adamin elini opeceksen niye birilerine iftira atiyorsun karaliyorsun. Ayip ayip

Avatar
Master 8 ay önce

Balık baştan kokar diye bir ata sözümüz var unutanlara hatırlatayım.

Misafir Avatar
vatandaş 8 ay önce @Master

toplumun okumuş ve vasflı kesimi malesef camiden uzak.mihrapların içi boşaldı.cemaatin bilgi ve ufku imamları geçti.problemi başka yerlerde aramayın.camilerde imam yok.sendikalarda din hizmetinin genlerini bozdu.Allah rızası için mihrapları kurtaralım.

Beğenmedim! (2)