Diyanet İşleri Başkanlığının taşra personelinden bir kısmı mülkiyeti Türkiye Diyanet Vakfına (TDV) ait olan lojmanlarda, bir kısmı da çeşitli dernek ve vakıflar tarafından inşa edilmiş olan lojmanlarda ikamet ederler. Lojmanların, burada oturanlarla oturmak isteyip de oturamayanlar arasında bir takım sorunlara, çekişmelere ve sürtüşmelere sebep olduğu vakidir. Lojman hakkından yararlanma konusunda konulan mevzuata uyulduğu sürece sıkıntı yaşanmaması gerekir ve  herkesten hakkına razı olması beklenir ama vakıa maalesef böyle değil.
 
1980’li yıllar,  il ve ilçe müftülüklerinin ardı ardına müftülük sitesi yaptığı bir dönem oldu. Müftülük siteleri, TDV’nin taşra şubelerinin sağladığı yasal kolaylıkla, proje desteği ile ve müftülerin kişisel özverileriyle inşa edildi. İnşa edilen sitede, müftülük hizmet binası yanında Kur’an kursu ve lojmanların eklenmesi teamül haline geldi. Dürüstçe ifade etmek gerekirse sadece müftülük binası denilerek hayırseverlerden para istenseydi, vatandaş müftülük bir kamu kuruluşudur, devlet binasını yapsın, diyebilirdi.  İşin içine Kur’an Kursu da dahil olunca sağ olsun vatandaşlar elinden gelen fedakarlığı gösteriyorlar.

Mülkiyeti TDV’ye ait olan müftülük sitesinde bir lojman varsa bu görev tahsisli olarak müftüye aittir. Birden fazla lojman varsa biri müftüye tahsislidir, diğerleri ise sıra tahsislidir. Lojmanlarda oturması şube yönetim kurulunca uygun görülenler yedi yıllığına lojmana taşınırlar. TDV genel merkezi tarafından belirlenen meblağı kira bedeli olarak vakıf hesabına yatırırlar. Yakıt, aydınlatma ve dairenin bakımı kiracıya aittir.  Bazılarının sandığı gibi lojmanlar, her türlü masrafının şube hesabından karşılandığı, ikamet edenlerin ise bila bedel ikamet ettiği yerler değildir.
TDV şube yönetim kurulu, lojman isteyen personeli değerlendirirken mevzuat gereği, eşinin çalışıp çalışmadığına, o şehirde başka evi  olup olmadığına, daha önce lojman hakkından yararlanıp yararlanmadığına bakar. Eşi çalışan, evi olan, daha önce lojmanda 7 yıl oturmuş olanlara -5 puan verilir. Lojmanda yedi yıl oturmuş olanlar, o lojmanı başka isteyenin olması halinde hiçbir ikaza mahal vermeden derhal boşaltmaları gerekir.

Unutmamak gerekir ki lojmanlar vakıf malıdır, yani ümmetin malıdır. Vakıf lojmanında ikamet edenlerin kamu yararına daha çok hizmet etmesi beklenir. Lojman tahsisinde amaç, verimliliği artırmaktır. Peki vakıa böyle midir? Yazımızın başında sorun dediğimize göre demek ki bir takım arızalar söz konudur.

Bir il yada ilçede Müftülük memuru, şefi yada Kuran Kursu öğreticisi 10-15 yıl lojmanda oturmuş ve oturmaya da devam ediyor. Diğer personel bu durumu kabullenmiş, bu lojmanlarda hakkı olduğunu aklından bile geçirmiyor. İlçeye mevzuatı bilen bir vaiz, şube müdürü yada başka Kuran Kursu öğreticisi atanıp da burada benim de hakkım var, deyince gerginlik başlıyor. Kuran Kursu Öğreticisi, burası Kuran Kursu denilerek yapıldı, bu lojmanda herkesten çok benim hakkım var, diyor. Şefimiz, şef müftülüğün omurgasıdır, vaizler, müftüler gelir geçer, şefi çıkarmak kimin haddine, diyor. Memur ise çıkmamak için ya müftüye sığınıyor yada iktidar partisinin ilçe başkanına. Bu durumda yine en az dirençli memur oluyor. Bu arada ortamın karışmasını istemeyen, denge politikası güden müftünün ne gibi sıkıntılar çektiğini kendisine sormak lazım. Müftü, ya günü kurtarmak için zayıf gördüğünü öteleyecek yada hedef tahtası olma pahasına hakkaniyeti gözetecek ve mevzuatın gereğini yerine getirecek. Müftü hakkaniyetli olmaya çalışırken   vakıf genel merkezinin de dağ dibi arkasında durması ve koyduğu mevzuatın takipçisi olması beklenir doğal olarak.

Mahalli vakıf ve cami dernekleri tarafından yapılmış olan dairelerin çoğu görev tahsisli lojmanlardır. Eğer vakıf yada dernek tüzüğünde, bu dairede şu camide görevli olan imam, müezzin yada şu Kuran Kursunda hizmet eden Kuran Kursu Öğreticisi, aşçısı hizmetlisi oturacak şeklinde karar alınmışsa, o şahıs belirtilen yerde görev yaptığı sürece lojman hakkından yararlanır. Lojman da kamu malı sayıldığından lojmanın sahibi olan dernek yada vakıfa bir miktar kira ödenmelidir ancak ödenen meblağ çalışanı motive etmesi bakımından rayiç bedelin altında olabilir. Cami ve Kuran Kursu görevlilerine tahsisli lojmanlarda başkaları hangi sıfatı taşırsa taşısın oturamaz, oturmamalıdır.

İstanbul’da bir imam efendi, emekli olunca cami dernek başkanı oluyor ve daha önce ikamet ettiği lojmanda ikamete devam ediyor. Kendi mülkiyetindeki evini de kiraya veriyor. Yerine gelen imam efendi de kirada oturmak zorunda kalıyor. Bu Allah’tan reva mıdır?  Bir Kuran Kursuna,  bir hayır sever Kursta görev yapan hocaların ikameti için daire bağışlıyor ama daireye dernek başkanı yerleşiyor. Hoca Efendi de kirada ikamete devam ediyor. Dernek başkanını daireden çıkarmaya kimsenin gücü yetmiyor. Bu dernek başkanı pek muhterem hacı efendi büyük ihtimalle her yıl Ramazan ayını Kabe’de idrak ediyor. Kasıla kasıla şu kadar talebe okutuyorum, diye böbürlenerek hayırseverliğin de zirvesine oturmak istiyor.
İşte maalesef bizim böyle sadece kendine özel bir Müslümanlık anlayışımız var.  Geçen sene bir bayan telefonla beni arayarak fetva soruyor, aslında cevabını bildiği konuyu ve sorunun bilinmesini ve konuşulmasını istiyor. Kayın pederi, mehir olarak gelinine verdiği  on burma bileziği 15 yıl önce almış, bir daha vermemiş. Her yıl Ramazan umresi yapıyor, kursumuza da zaman zaman yardım ediyor. Gelin, hakkı olan mihrini isteyince, aramızda malın lafı mı olur diye kızıyormuş. Ben ölünce malım zaten sizin olacak ya diyormuş. Diğer gelinlerine de aynı şeyi yapmış.

Ne diyor bizim Yunus?

Müslümnalık olsaydı tac ile hırka
Biz dahi alırdık otuza kırka.

Özünde hakkaniyetin, kul hakkına ve kamu hukukuna riayetin, beşeri münasebetlerde dürüstlüğün olmadığı bir dindarlık olmaz olsun. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hayri aşk 2 ay önce

Güzel bİr yazı olmuş