Ahmet Şimşirgil'den Mehmet Görmez'e iftira

Kutlu Doğum Haftası'na yönelik başlatılan kampanyadan arzu ettikleri desteği bulamayan hurafeci takım hızını alamayıp Mehmet Görmez'e iftira ile yol alma derdine düştü

Ahmet Şimşirgil'den Mehmet Görmez'e iftira

Kutlu Doğum Haftası'na yönelik başlatılan kampanyadan arzu ettikleri desteği bulamayan hurafeci takım hızını alamayıp Mehmet Görmez'e iftira ile yol alma derdine düştü

Hacı Ali Ekber
Hacı Ali Ekber
16 Mayıs 2017 Salı 23:21
banner221

Cübbeli Ahmet'ten sonra Ahmet Şimşirgil'den Mehmet Görmez'e iftira

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez'in İslamiyat adlı dergiye gönderdiği 'İlahi dinlere göre başörtüsü' konulu makalesine itibar suikastçısı Cübbeli Ahmet'den sonra bu defa da Ahmet Şimşirgil takıldı.

Kutlu Doğum Haftası'nın gününe takılan daha sonra da kendine ait internet sitesinde yayımladığı yazıyla haftanın toptan kaldırılmasını isteyen Şimşirgil, gelen tepkiler üzerine kendini anlatmak için bulduğu her programı değerlendiriyor.

Mehmet Görmez'in Adıyaman'da yaptığı yerinde ve sert çıkış karşısında oldukça alınmış gözüken Şimşirgil, "Bana bid'at ve hurafeye battığım tek bir yer göster" deyip Görmez'in temsil ettiği makamı dikkate almaksızın kendine yakışmayan bir tavırla salvolarda bulundu.

Oysa Görmez konuşmasında, "Üzülerek belirtiyorum, çok daha kötü bir şey oldu. Başka bir iddia çıktı: Buna 'Bidattır, hurafedir.' dediler. Gırtlağa kadar bidat ve hurafeye batmış düşünce tarafından, düşünceler tarafından bunun ifade edilmiş olması da çok daha üzücüdür. Bu milletin çocuklarına, Peygamber Efendimizin hayatını, güzelliklerini, 'El Emin' vasfını anlatmak, hangi düşünceye göre bidat ve hurafe olarak değerlendirilir?..." sözleriyle isim vererek polemiğe girmek yerine gayet nezih bir üslupla "Gırtlağına kadar bidat ve hurafeye batmış düşünce..." sözleriyle belli bazı odakları işaret etmişti.

BİD'AT VE HURAFECİLERLE AYNI KAREDE BİR PROF.DR.

Şimşirgil bid'at ve hurafeci olmadığını söylüyor. Oysa TGRT'de katıldığı programda hurafelerle dolu "Mektubat ile Şevahidü’n-Nübüvve" adlı eserlerden örnekle kendine destek bulmaya çalışmıştı.

Şimşirgil kendine inanılması sadedinde "Ben bir Prof. Dr. bir tarihçiyim..." derken ilmi derinliği olanların karşısında ilmi karşılığı bulunmayan bir kimseye, "Cübbeli Ahmet Hocam bu konuyu açıkladı" deyip istirhamda bulunma yanlışına düştü. 

Prof. Dr. ünvanına sahip bir kimsenin herkesin hurafelerine şahit olduğu bir kimseye hitaben "Hocam" demesi ilmi kariyeriyle bağdaşır bir tutum değildi.

Yetmezmiş gibi Şimşirgil, FETÖ'cü Mümtazer Türköne'ye inanıyor, Ramazan Ayvallı ve Osman Ünlü ile aynı safta yer alabiliyor, hurafeci Cübbeli'nin televizyonuna çıkabiliyordu. 

Bir Prof.Dr olduğu iddiasında bulunan bir kimsenin öncelikle ilim ehliyle hareket etmesi kendisinden beklenir. 

Maalesef gırtlağına kadar hurafeye batmış kimselerle aynı karede olmaktan ve onlara inanmaktan onur duyan Şimşirgil, bu güne kadar yanlışına şahit olunmamış Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez; Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Emin Özafşar; konunun doğrudan şahidi olan eski başkanlardan Prof. Dr. Mehmet Bardakoğlu, Prof. Dr. Mustafa Said Yazıcıoğlu; Kutlu Doğum Haftası'nın mimarlarından olan Prof. Dr. Süleyman Hayri Bolay'a ise inanma yanlışına düşebiliyor.

Bir Prof. Dr. için bu durumdan daha acıklı bir hal olabilir mi?

Şimşirgil'e göre bu kadar insan yalancı ama hain olan Türköne, Diyanet düşmanı hurafeci Cübbeli, hurafelerle kitapları dolu veli isimli kimseleri topluma alim olarak sunan Ayvallı ile Ünlü doğru ve müspet olabiliyor.

ŞİMŞİRGİL O GÜN ABANT TOPLANTILARINI NEDEN ELEŞTİRMEDİ?

Şimşirgil bununla da yetinmiyor. Kendini haklı çıkarma adına Abant Toplantıları üzerinden Mehmet Görmez'e vuruş yapmaya kalkıyor. Oysa Abant Toplantıları, Görmez dahil FETÖ'cü olmadıkları halde bu toplantıya katılanlar açısından 28 Şubat'tan kaçanların can havliyle sığındığı bir liman olma özelliği dışında hiçbir anlam ifade etmemektedir.

Abant Toplantılarına Şimşirgil'in çağrılmadığını biliyoruz. Yoksa Lalegül gibi bir kanala tenezzül buyuran Şimşirgil'in çağrıldığı takdirde Abant'a koşa koşa gideceği kesin bir gerçek olarak ortada duruyor.

Hal bu iken "Abant Toplantılarında projeler geliştirildi" deyip o toplantılara katılanları adeta işbirlikçi konumuna sokan Şimşirgil'in iddia ettiği şekilde toplantılarda planlar yapıldığını biliyor ve buna rağmen o günlerde susuyorsa katılımcılardan ziyade kendisi ihanete daha ziyade ortak demektir.

Ahmet Şimşirgil hurafesi

OKUDUĞUNU DAHİ ANLAMAKTAN ACİZ BİR TARİHÇİ

Şimşirgil, Cübbeli Ahmet gibi Mehmet Görmez'e karşı epey bir itibar suikasti yaptıktan sonra Kutlu Doğum Haftası ile alakasız bir şekilde Görmez'in İslamiyat adlı dergideki yazısını eleştirmenin ötesinde iftira boyutunda iddialarla yazıyı çarpıttı.

Makale, yazıldığı tarih ve başörtüsüne karşı savaş açan 28 Şubatçıların hüküm sürdüğü bir dönem olması yönüyle ele alındığında Görmez'i cesaretinden dolayı takdir etmemek insafsızlık olur.

'İlahi dinlere göre başörtüsü' konusunu en güzel şekilde açıklayan Görmez, sonuç metninde aşağıda görüldüğü gibi örtünün İslam dininde emredilme hikmetini kendince açıklıyor. Dinen emir ve yasakların tabbudiliğinin yanısıra hikmetlerinin varlığı inkar edilemez. Dini bir emr veya yasağın hikmeti Kur'an'ın sistematiğine aykırı olmadıkça kişilerin ilmi yapısına göre farklı hikmetler celbedebilir.

Mehmet Görmez'de dinler açısından başörtüsüne yüklenen anlamı izah ettikten sonra İslam dininde başörtüsünün ahlaki boyutuna/hikmetine dikkat çekerek güçlü ve güzel bir emir olduğunu belirtiyor. Şimşirgil ve Cübbeli Ahmet'in iddia ettiği gibi başörtüsünün  geleneksel bir emir olduğu yönüyle teferruat olduğunu söylemiyor.

"İslamiyetin başörtüsüne yüklediği anlam..." şeklinde başlayan bir cümlenin devamı başörtüsünü inkar değil Allah'ın emrettiği başörtüsünün hikmetine dair açıklanacak cümlenin bir başlangıcıdır.

Şimşirgil'in Prof. Dr. kimliğiyle yazıyı bütünlüğü içerisinde ele alarak hüküm tesis etmesi, yanlış anladığı ve haksız yere itibar suikastı yaptığı için kendisine yakışır bir şekilde Mehmet Görmez'in hakkını iade etme babından bu konuyu tashih etmesi kendisinden beklenen en doğru tavırdır.

İşte Şimşirgil ile birlikte Cübbeli Ahmet'in bile bile çarpıttığı Görmez'in makalesindeki o bölüm:

Mehmet Görmez'in "Başörtüsünün İslam'da var olan en güzel emirlerden biri" olduğunu açıklayan o yazısı için TIKLAYINIZ.

Kaynak: Dinihaberler.com / Özel Haber

Son Güncelleme: 30.05.2017 00:14
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mehmet 2017-05-17 01:02:05

hocanın dediği dikkate alınmalı

Avatar
Ayse 2017-05-17 10:50:48

Sayin diyanet iskeri baskanim olarin biat hurafe dedikleri miladi takvime göre kutlu dogumun kutlanmasıdir hicri takvime göre kutlansa cift baslilik ortadan kalkacak.. artik diyanet olarak bua çözüm getirilmesii bekliyoruz hayirli olanı Allah bilir

Avatar
yorum 2017-05-19 17:51:03

bir taktik vardır savunmuş gibi yapıp darbeyi vurmak..." bu site de bu taktiği kullanıyor..."

Avatar
nurettin 2017-05-21 13:32:09

kardeşini saltanat için boğdurmayı" fedakarlık" olarak anlatan sözde tarihçi: din gününde hesap vereceksin. boğdurmak fedakarlıksa sen kendini boğdur. ozaman doğru söylediğin düşünülebilir.

banner274

banner273