Allah esirgesin! İyi ki Diyanet İşleri Başkanı değilsin...

Diyanet İşleri Başkanı'nın kim ve ne tür özelliklere sahip olması gerektiği hususu en çok cemaatlerin ilgi alanı içinde yer alıyor. Sorulduğunda her birinin başkan tarifi körün fil tarifi gibi kendi cemaatlerinin tarifinden öteye geçmiyor. Yeni Asya'dan Ahmet Battal da aynı şekilde yeni Diyanet İşleri Başkanı'na tavsiyelerde bulundu

Allah esirgesin! İyi ki Diyanet İşleri Başkanı değilsin...

Diyanet İşleri Başkanı'nın kim ve ne tür özelliklere sahip olması gerektiği hususu en çok cemaatlerin ilgi alanı içinde yer alıyor. Sorulduğunda her birinin başkan tarifi körün fil tarifi gibi kendi cemaatlerinin tarifinden öteye geçmiyor. Yeni Asya'dan Ahmet Battal da aynı şekilde yeni Diyanet İşleri Başkanı'na tavsiyelerde bulundu

Hacı Ali Ekber
Hacı Ali Ekber
02 Eylül 2017 Cumartesi 19:05
Allah esirgesin! İyi ki Diyanet İşleri Başkanı değilsin...
banner221

Cemaatler ne yaparlarsa yapsınlar cemaat sınırları dışında bir dünyayı ne gördüler ne de kabullendiler.

Nereye bakarlarsa baksınlar cemaat şablonu ile gündemi değerlendirmekten kendilerini kurtaramadılar. 

Çünkü İslam demek kendi cemaatleri demekti. 

Kendi cemaatleri de İslam...

Yeni Asya'dan Ahmet Battal kendince Diyanet İşleri Başkanı'nı değerlendirdi. Ama yaptığı tarif İslam'dan öte Yeni Asya Nurcularının bakış açısını yansıtır gibiydi.

Verdiği nasihatler de kendi eksiklikleri...

Ahmet Battal Diyanet İşleri Başkanı'na nasihatlar ederken Yeni Asya ve birçok cemaatin ihtiyacı olan eksikleri dile getirdi. 

 Ahmet Battal'a göre Diyanet İşleri Başkanı dediğin Risale-i Nur külliyatına vakıf olmalı idi. Battal başkanın risalelere vakıf olması temennisini dile getirirken her cemaatin kendi külliyatına hakim bir başkan istediğini ise maalesef fikredemedi. 

Kur'an ve sünnet merkezli bir başkandan ziyade Risale-i Nur merkezli eleştiri ve isteklerini sıraladığı yazısını okuyunca insanın, "İyi ki Diyanet İşleri Başkanı Nurcu değil ve iyi ki Ahmet Battal Diyanet İşleri Başkanı değil" dememesi içten bile değil...

Ahmet Battal'ın Kur'an ve sünnet dışında Risale-i Nur merkezli Başkan'da olmasını istediği "Ben Diyanet İşleri Başkanı Olsam" başlıklı yazısından tavsiye ettiği ilgili bölüm şöyle...

“İlahiyat Fakültelerindeki kaç profesörün fakültedeki kütüphanesinde Risale-i Nur Külliyatı vardır bilemiyoruz. Sayıca çok olmaları, her yönden, ama bilhassa İttihad-ı İslâm namına önemli bir kazançtır şüphesiz. Ama bunlardan birinin Diyanet İşleri Başkanı olmasını hep dilemiştik. Şimdi gerçekleşti. Yeni Diyanet İşleri Başkanı’nı tebrik ediyoruz. Ona ve ekibine yeni projeler teklif etmeyi de vazifemiz biliyoruz.”

Biz şimdi yeni bir Başkana hayırlı olsun diyeceğiz.

Ama o daha göreve başlamadan onun için bir varsayım kurduk.

Biz Diyanete başkan olsaydık Kurban Bayramı tebrik mesajımızda ne derdik?

Ey Mü’minler,

Allah’ın ipine ihlâsla sımsıkı sarılın. Bunun bugün manası, bilhassa birbirinize uhuvvetle sıkı sıkıya sarılmanızdır.

Aranıza girmeye çalışan fitnecilere meydan vermeyin. Dili, üslûbu, kalbi ve niyeti bozuk insanları kendi müsbet hal ve tavırlarınızla irşad ve ıslâh edin. Edemezseniz uzak durun.

Birbirinizle ittihad etmenin şartı birbirinizle meşveret edebilmenizdir. Bunun şartı da birbirinizi tanımanızdır. Damgalamayın. Kategorize etmeyin. Anlamaya çalışın.

Tercih edin ve tercihlere saygılı olun. Kendi doğrunuzu, ortak doğruyu bulmak için yardımcı olarak kullanın. Kendi doğrunuza değil ortak doğruya tabi olun.

Allah’ın rızasına ulaşmak için dar sokaklardan ve labirentlerden değil, cadde-i kübradan gitmeye çalışın. O cadde, sokakları görmezden gelmez. Sokakları kendisine açar. İhlâslı her farkınız zenginliğinizdir.

Beni de yüksek ilmî heyet tarafından meşveretle seçilmiş bir Diyanet İşleri Başkanınız olarak değil siyasetin görevlendirdiği bir başkan vekili olarak görün. Daha iyisini “özerk başkan”dan isteyin. Özerk başkanı da benden değil siyasetçilerden isteyin.

Bir de ey muhterem kardeşler, siz devlet değilsiniz kendinizi de bizi de devlet yerine koymayın.

Devlet suçluya ceza verir. Sizin vazifeniz ise devletin suçlu dediklerine ceza vermek değil başta nefsiniz olmak üzere herkesin ıslâhını istemek ve bunun için gayret etmektir.

Kaynak: Dinihaberler.com / Özel Haber

Son Güncelleme: 11.09.2017 12:19
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sibeveyh 2017-09-02 21:06:22

Rabbim bu milleti şu cemaatlerden kurtarsın inş.

Avatar
Ramazan 2017-09-03 21:19:36

Allah bu Millete CEMÂATÇI bir başkan değil MÜSLÜMAN bir başkan nasip etsin

Avatar
naci 2017-09-06 14:31:24

bence bu yazıda fetöye çatıp durmayın, kendinize bakın demiş

Avatar
Mustafa 2017-09-06 20:12:12

Rabbim yaşadıktan bu milleti korusun.niye kuran ve hadis kitapları dururken risalei nuru tavsiye etmiş bu zat.Bu bir taassuptur.Yani fetöden bir farkıyok

Avatar
Faruk 2017-09-06 23:27:55

Hakiki manada bidatleri dinimizden ayıklayıp temizleyebilecek bir alim şart arkadaşlar