Bir yerde kadınlar dövülüyor, öldürülüyorsa orada Diyanet yoktur!

Karar Gazete yazarı ve bir dönem İstanbul İl Müftülüğü görevini yürütmüş Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı: "cami görevlilerinin, cemaatin gözünde saygınlık kazanabilmeleri için sürekli kendilerini yenilemeleri gerekmektedir" dedi.

Bir yerde kadınlar dövülüyor, öldürülüyorsa orada Diyanet yoktur!

Karar Gazete yazarı ve bir dönem İstanbul İl Müftülüğü görevini yürütmüş Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı: "cami görevlilerinin, cemaatin gözünde saygınlık kazanabilmeleri için sürekli kendilerini yenilemeleri gerekmektedir" dedi.

Raşit Tavus
Raşit Tavus
01 Kasım 2017 Çarşamba 17:12
Bir yerde kadınlar dövülüyor, öldürülüyorsa orada Diyanet yoktur!
banner221

Bir önceki yazımda ‘hoca efendi’ modelimizden bahsetmiş; bu husustaki eksikliğimizin, temelde din adamlarımızın eğitimindeki kusurlarımızdan kaynaklandığını belirtmiştim. Bu eğitimin sadece bir din meselesi değil, ülkemizin geleceği için bir varlık meselesi olduğunu düşünüyorum. Buna rağmen İmam-Hatip Liseleri ve İlâhiyat Fakültelerinin hocaları derslerinde öğrencilerinin din adamı olacaklarını genellikle dikkate almazlar; müfredat da bu anlayışla düzenlenmemiştir. Bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ihmalinin de olduğunu düşünüyorum.

Din adamı adayımızın, cemaatin ortasına düşmeden önce hangi sorunlarla karşılaşacağını ve bunları nasıl çözebileceğini, hangi fedakârlıklara göğüs germesi gerekeceğini önceden bilmesi; buna hazır hale getirilmesi gerekmektedir. Mesleki başarıda, okulların verdiği bilgiler yanında, mesleğin icra edilmesi sürecindeki bilgi ve tecrübe birikimi de önemlidir. Bu noktada ciddi bir sorun da baştan sona gözden geçirilip bir sisteme bağlanması gereken Başkanlığın hizmet içi eğitim çalışmalarıdır.

Günümüzde cemaatin eğitim seviyesi yükselmiştir. Bu sebeple cami görevlilerinin, cemaatin gözünde saygınlık kazanabilmeleri için sürekli kendilerini yenilemeleri gerekmektedir. Müftülüğüm sırasında ahlâkî tutumları ve sosyal faaliyetlerinin yanında, bilgi donanımı bakımından da yetkin olan din adamlarının hem cami cemaatinden hem de yöre sakinlerinden saygı gördüklerini, model şahsiyet haline geldiklerini gördüm. Bunun için camilerin imam odaları; fiziki yapısı, kütüphane, dijital tesis vb. imkânlarıyla çalışma, görüşme ve danışma odası olacak şekilde tasarlanmalıdır.

***

Diyanet, ülkemizin yaygın eğitim imkânına sahip en büyük teşkilatı olmasına rağmen –ülkenin genel durumundan da anlaşılıyor ki- bu işlevini gerektiği ölçüde yerine getirememektedir. Görevlilere yaptığım konuşmalarda bir örnek olsun diye sık sık şunu söylerim: “Bir yerde her Allah’ın günü kadınlar dövülüyor, öldürülüyorsa orada Diyanet yoktur.” Bu tür olaylar olduğunda, başta çevrenin din görevlileri olmak üzere Diyanet yetkililerinin gözüne uyku girmemelidir. Resûl-i Zişan efendimiz “Müslümanların sorunlarıyla ilgilenmeyenler Müslümanlardan değildir” buyurur. Kendi ruh dünyasında böyle bir ahlâkî dindarlığa ulaşamamış bir din adamının toplumsal vicdanlarda yapıcı ve yaşatıcı bir dindarlığı geliştirmesi mümkün müdür?

Bir yerde sorunlar varsa orada mutlaka eğitimsizlik var demektir; bundan daha kötüsü, orada sakat bir eğitimin olmasıdır. İlgili devlet kurumlarımızın ertelenemez görevlerinden biri, sorun üreten değil sorun çözen bir din eğitimi ve öğretimini kurumsal hale getirecek projeler oluşturması ve uygulamasıdır. Çünkü –mesela- bozulan ekonomiyi birkaç yılda düzeltmek mümkündür; ama -tecrübeler gösteriyor ki- bozulan insan varlığımızı düzeltmek asırları almaktadır.

***

Takdir ve teşekkür

Geçtiğimiz hafta sonu KURAMER mensupları Ali Bardakoğlu, Ahmet Ertürk, Mustafa Öztürk ve bendeniz, İnönü Üniversitesi’nin davetlisi olarak Malatya’daydık. Dolu dolu programlara katıldık. Malatya’nın gönül ve fikir rehberleri Üç Saidler’in açtıkları ışıklı yolda ilerleyen inanç, erdem, bilgi ve tefekkür sevdalılarının çalışmalarını görmekten derin bir sevinç duyduk.

Gösterdikleri tarifsiz misafirperverlikten dolayı kendim ve arkadaşlarım adına Malatya Valisi Sayın Ali Kaban’a, programlar boyunca hep bizimle birlikte olan İnönü Üniversitesi Rektörü değerli bilim insanı Prof. Dr. Ahmet Kızılay ve ekibine, İlâhiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fikret Karaman’a, İl Müftüsü Ümit Çimen’e, muhteşem hizmetler yürüten BİLSAM’ın başkanı Prof. Dr. İbrahim Gezer ve arkadaşlarına, Arapgir ve Battalgazi Beyediye Başkanlarına, programlarımızı ilgiyle izleyen akademisyen ve öğrenciler ile diğer Malatyalılara takdir, şükran ve minnetlerimizi arz etmekten derin bir mutluluk duyuyorum.

Son Güncelleme: 01.11.2017 17:21
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İsmail Demir 2017-11-01 19:36:17

Diyanet görevlilerinin toplum önünde saygınlığı birazda amirlerine bağlı.eğer amiri memuruna toplum önünde sahip çıkar ve halk toplantılarında vatandaşlara görev yapmayan imam ve müezzinleri bize bildirin biz onların kulağını çekeriz demezse toplumda görevli kardeşlerimize saygı gösterir.

Avatar
hasan topal 2017-11-01 23:15:40

seviye belli çoğu imam hatip ve lise mezunu ilitam iki yıllık derken zar zor toprlandı bu malzemeden bu kadar çıkar sayın hocamız prof zannediyor herkes onun kadar eğitim aldı onun kadar maaş lıyor ve onun kadar makamı var....dağ köyünde hocam hasta olup limon bile bulamadığı anlar hiç olmuşmudur.bu imamlar köyde mahallede ve kentte devletin eli kolu köyde 12 ay boyunca imamdan başka iknci bir devlet memuru yok...memur imam dernek başkanı imam para imam cami yap imam bekçi imam ev reisi imam komşu imam öğretmen imam imam daha ne yapsın imamlığı bırakıp hizmetliliğe geçip rahatınamı baksın...özeleştri yapayım derken lütfen taktiride nimetide görelim..nimeti küfran haramdır

Avatar
abdullah 2017-11-01 21:11:47

bu konuda en büyük hata siz ilahiyat hocalarınındır. bahsettiğiniz saygın hocalardan bir tanesini dahi siz yetiştirmediniz. sırf sizden aldığı eğitimle saygınlık kazanmış bir tane dahi hoca efendi tanımıyorum.

Avatar
Mele 2017-11-01 18:32:30

Kimaede demiyor bir yerse kadın dövülüyorsa öldürülüyorsa devletin guvenlik gucleri var diye.

Avatar
Seyfullah 2017-11-02 06:32:31

Belliki bu mustafa çağrıcı denen vatandaşın imamlardan bi karın ağrısı var

Avatar
hüsyin 2017-11-02 08:03:43

ilahiyatta a aziz bayınsırdan ders alan memed okuyandan ders alan mustafa islam oğlundan ders alan ve bunlara gıkı çıkmayan diyanet camiasından halk tan itibar beklemek çok komik ha bide medrese görmemiş hiç bi ilahiyatçı halktan itibar görmez m görmez hariç çünkü o medreseehli m emin er hocanın talebesiydi ilahiyatın değil vesselam

Avatar
KERİM BİLEN 2017-11-02 08:45:25

Her şey sevgiyle olur…mesleği sevmekle olur…Din görevlileri ilk önce yüceltilmeli..sonra hizmet verrim beklenmeli..Bu yurt içinde de yurt dışında böyle olmalı..Sürekli aşağılan insanlardan verim beklenemez…Acilen idareciler gözden geçirilmeli makama geldikten sonra personeline tepeden bakan,çalışmayan personelini kollayan,çalışan personelini ezen,Hemşehricilik yapan,cemiyet başkanlarının sorunlarını dinleyip ,haberin doğruluğunu bile araştırmadan,personelinin sorunlarını hiç dinlemeyip,karşı tarafa dilekçe yazın ,imza kampanyası başlatın,görevden alın,yer değiştirelim,diye taktik geliştiren müftüler ve ataşeler gözden acilen geçirilmeli..

Avatar
Bilal 2017-11-02 16:06:10

Ismail bilen kerim demir agziniza saglik daha soze gerek yok ayneen katiliyorum..

banner274

banner273