Böyle bir cami olamaz! Alman devleti ile İslam’a format...

İslam dinini bozmak için elinden geleni gösteren Almanya, kendi zihniyetine göre bir cami inşaa etti. Ehl-i Sünnet müslümanlarına kapalı olan cami diğer gruplara kapalı... İşte o skandal haber...

Böyle bir cami olamaz! Alman devleti ile İslam’a format...

İslam dinini bozmak için elinden geleni gösteren Almanya, kendi zihniyetine göre bir cami inşaa etti. Ehl-i Sünnet müslümanlarına kapalı olan cami diğer gruplara kapalı... İşte o skandal haber...

17 Haziran 2017 Cumartesi 00:00
Böyle bir cami olamaz! Alman devleti ile İslam’a format...
banner221

BU CAMİ İSLAM DÜNYASINI ALTÜST EDECEK

Kadın hakları aktivisti, hukukçu ve yazar Seyran Ateş, kadın ve erkeklerin birlikte ibadet edeceği dünyanın ilk liberal camilerinden birini  açıyor.

Benzerleri daha farklı formatta New York, Londra, Malezya, Köln ve diğer başka yerlerde olan liberal camiye önce tek bir oda ile başlansa da yakın zamanda dev bir liberal inanç ve ibadet merkezine dönüşmesi planlanıyor. 

Almanya’nın başkenti Berlin’de 16 Haziran’da kapılarını “laik, aydın, ilerici ve çağdaş Müslümanlara” açmaya hazırlanan caminin adı ise “İbn Rushd-Goethe”.


Annesi Türk, babası Kürt olan ve Almanya’da yetişen hukukçu Seyran Ateş yıllardır hayalini kurduğu liberal cami ile sadece ezber bozmakla kalmayacak, aynı zamanda İslam dünyasının değer yargılarını ve geleneklerini de alt üst edeceğe benziyor.

“BAR AÇMIYORUZ, CAMİ AÇIYORUZ”

Seyran Ateş Berlin’deki, Johannis Kilisesi’nin bünyesinde liberal cami rüyasını gerçekleştireceğini ancak ardından caminin yanı sıra içinde Cem Evi, akademik araştırma merkezi, LGBT bireylerin kendilerini ifade edebileceği birimler ve  konferans salonlarının yer alacağı dev bir binaya geçmeyi plandıklarını söylüyor.

“Aydın Müslümanların liberal bir camiye ihtiyacı var. Sayısız ilerici Müslüman’dan tebrik mesajı alsam da ne yazık ki nefret mesajları da geliyor” diyen Ateş “Bar açmıyoruz, cami açıyoruz” sözleriyle hakaret ve nefret mesajlarına tepki gösteriyor.

HEDEFİ İMAM OLMAK

İlahiyat öğrenimi görüp, imam olmak isteyen Ateş’in hedefleri İslam otoritelerinin şimşeklerini üzerine çekecek cinsten: “Cuma namazlarını erkek ve kadınlı cemaate ben kıldırmak istiyorum. Bunu şu an yapan birçok arkadaşlarımız var bile. Başta New York’ta Emine Vedud”

İbn Rushd-Goethe Camisinin açıldığı gün, imam olma arzusu ve liberal cami kurma yolunda başından geçenleri anlattığı yeni kitabı “Selam, Frau Imamin – wie ich in Berlin eine liberale Moschee gründete” (Selam, Bayan İmam – Berlin’de Liberal Bir Camiyi Nasıl Kurdum) okurla buluşacak.

Uzun yıllar Almanya’daki İslam Konferansı’nın üyeliğini de yapmış olan Seyran Ateş, liberal caminin açılmasıyla yeni bir İslam Konferansı kadrosu kuracağını heyecanla duyuruyor.

“BU CAMİ, İSLAM’IN AYDIN YÜZÜNÜ GÖSTERECEK”

Batı’yı İslam’ın gerici yüzünü göstermeye hevesli olmakla da eleştiren Ateş, adının bir kısmını 12’nci yüzyılda yaşamış olan Arap filozof ve İslam âlimi İbn Rüşd’den diğerini ise ünlü Alman şair Johann Wolfgang von Goethe’den alan cami ile İslam’ın aydın yüzünü göstermeyi amaçladığını vurguluyor.

Köktendinci terörün zirve yaptığı son dönemde, değil bir kadının, erkeklerin bile “kadın erkek karışık ibadethane” telaffuzundan çekindiği günlerde Avrupa’nın göbeğinde  İslam dünyasında devrim yaratacak cinsten bir çıkış yapan Seyran Ateş, kurulduğu günden itibaren gündemi değiştirebilecek fikrini, hedeflerini ve başından geçenleri ABC okurları için anlattı:

“-SİZ ZATEN MÜSLÜMAN DEĞİLSİNİZ- İMALARI KIZDIRDI”

“Kadın hakları savunucusu olarak da geçmişte ezber bozan çok çalışma yaptım. Yaşamın getirdİkleri mi bilemiyorum ancak hep sıradışı bir çizgi vardı zaten. 2006-2009 yılları arasında Alman İslam Konferansı’nın üyeliğini yaptım.

Üyeler arasında, Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (Ditib) başta olmak üzere çok sayıda örgüt vardı. Uyum konusunda neler yapılabileceğini tartıştık. Müslüman bir kadının, kadın hakkı savunuyor olmasını algılayamıyorlar. Ateist algısına kapılıyorlar. Oysa inançlı bir Müslüman’ım. Ailemde Müslümanlığı öğrenmiş birisiyim. Geleneksel ama İslam konusunda liberal bir ailede yetiştiğim için İslam’ı şiddet dolu ve çirkin bir din olarak tanımadım. Uzaklaşmam için bir sebep de olmadı. İranlı veya Suudi Arabistanlı bir ailede büyümedim ki. İslam aleminde ‘Seyran Ateş gibi insanlar da var’ mesajını vermek için belki de beni İslam Konferansı üyeliğine davet ettiler o dönemde. Laik bir ülkeden geliyordum üstelik. Biraz da bu etkili oldu çağrılmamda. Müslüman demek sakallı, başörtülü demek değil. İslam çok yönlü bir din. Fas’tan Endonezya’ya kadar çok farklılıklar gösteriyor. İslam Konferansı’ndaki örgütler özellikle Ditib başta olmak üzere ‘İslam’ı biz temsil ediyoruz’ iddiasındaydılar ve bunun savaşını veriyorlardı. ‘Siz zaten Müslüman değilsiniz’ havasını yayıyorlardı. O dönemde bu beni çok kızdırdı.

“BU FİKRE BENİ SCHÄUBLE İTTİ”

O dönemde Federal İçişleri Bakanı olan, Alman İslam Konferansı fikrinin de mimarı Wolfgang Schäuble ‘Aydın insanlar nerede? Muhafazakâr yaşamayan, dinini çağdaş yaşayan Müslümanlar nerede?’ diye sürekli soruyordu. Ben de  ‘İslam anlayışımıza örgütlenmek ters geliyor. Kulla Allah arasına kimse giremez’ yanıtını veriyordum.

Bu böyle yıllarca sürdü. Mantra halinde bana sürekli  ‘Aydınları temsil etmek istiyorsanız organize olarak gelmeniz gerekiyor. Liberaller, çağdaşlar neden örgütlenmiyor’ demekten vazgeçmedi.

2009 yılında bu fikir bende iyice gelişmeye başladı. Hatta o dönemde bir belgesel yapıldı ve İslam Konferansı’nın sonunda şu sonuca vardım: ‘Bizim, aydın Müslümanlar olarak kendi camimizi kurmamız gerekiyor.’ 

8 YIL BOYUNCA PLANLAMIŞ

Evimde insanları toplamaya başladım. 8 yıl boyunca insan kazanmaya çalıştım. Bu arada başka kitaplar da yazdım. Aydın Müslümanların arkamda olduğunu biliyordum. İslam ülkelerinden de, batı ülkelerinden de büyük bir destek var. 

Hatırlarsanız, ABD’nin New York kentinde 2005 yılında İslam dininde bir ilke imza atıldı. Dünyada ilk kez bir kadın imam, kadınlı, erkekli cemaata Cuma Namazı kıldırdı. Virginia Üniversitesi profesörü Emine Vedud’dan söz ediyorum. New York camilerinin, teklifine tepki göstererek kapılarını kapaması üzerine, bu tarihi namazı Manhattan’daki St. John Katedrali’nin Sinod Binası’nda kıldırmıştı o dönem. Çok etkilenmiştim. Emine Vedud ile 2009 yılında Malezya’da bir konferansta tanıştım. Ramazan dolayısıyla açılışa katılamayacak ama daha sonra liberal camimizi ziyarete gelerek, Cuma namazını kıldırmak için geleceğini söyledi.

“DÜNYADA BİR İLK”

Kadın ve erkekler İbn Rushd-Goethe Camisi’nde birlikte namaz kılacak.

Berlin’de merkezdeki Johannis Kilisesi’nde önce bir oda ile başlıyoruz işe. 

İleride ise büyük bir binaya geçmeyi hedefliyoruz. Bu bir ilk olacak. Bu binanın içinde hem akademi yer alacak hem araştırmalar merkezi, LGBT’ler de kendisini burada ifade edebileceği birimlere kavuşacak. Cem evi olacak, semahlar dönülecek, dervişleri çağıracağız. Mevlana’nın yolundayız.

“AYDINLAR DİNİ MUHAFAZAKÂRLARA BIRAKTI”

Berlin’de başlayıp, Almanya çapında yayılmayı hedefliyoruz. Gerçekçiyim ancak imkânsızı zorlarım. ‘Arkasından siyasi parti gelecek mi?’ diye soruyorlar. Hayır, ben imam olmak istiyorum. Aydınlar, dini, meydanı muhafazakârlara bıraktı. Sonuçlarını görüyorsunuz.

Türkiye’de aydın insanlar var, onların da katılmasını isteyeceğim.

ASILSIZ İDDİALAR DA VAR

Ayrıca arkamızda Alman bir siyasi grup ya da yapılanma da yok. Alman devleti ile İslam’a format attığımızı düşünenler var muhakkak ama son derece asılsız ve saçma bir iddia. 

Kurucular arasında bir tane bile Alman kökenli yok. Alman vatandaşı tabii var.

Arkasında ille de bir şey arayan varsa hemen belirteyim, Almanların geniş şekilde yer aldığı radikal grup Selefiler. Bence projektörleri oraya çevirsinler.

“TÜRK TOPLUMUNUN BU CAMİYE İHTİYACI VAR”

Almanya’da liberal Müslümanların kurduğu LİB var. Ancak biz onlarla aynı yerde görmüyoruz kendimizi. LİB, sürekli Almanya’nın siyasetine muhalif olan bir grup. Oysa biz dışlayıcı değil köprü kurmayı hedefliyoruz.  Almanya’da köprü kurmaya çalışıyoruz.

Bizim hedefimiz İslam çatısı altındaki çok renkliliği göstermek. Artık biraraya gelmek zamanı.

İslamın terörle biraraya getirilmeye çalışıldığı bu dönemde biz  Goethe’nin algıladığı İslam’ı göstermek istiyoruz. İçimizde çok değerli ilahiyatçılar var.

Kısacası, Almanya’daki Türk toplumunun da bu camiye ihtiyacı var. Bar kurmuyoruz. Disko kurmuyoruz. 

Dünyayı hiçbir zaman çoğunluklar değiştirmemiştir. Hep tek tek insanlar değiştirmiştir. 

Kant ‘Korkmak için cesaretliyim’ diyor, işte benimkisi de o türden.

“CAMİYE ADIMINI ATAMAYANLAR, ŞİMDİ RAHATLIKLA GELEBİLECEK”

İslam’ın cinsel devrime ihtiyacı var. Almanya’da çocuklar aralarında oynarken, kız ve erkek çocuklarının el ele tutuşmasını yasaklayanlar var.

Kadın erkek arasındaki ilişkinin sürekli cinselleştirilmesi, şeytanın devreye sokulmasından bıktık usandık. İbadete geldiğinde cinselliği unutacaksın kardeşim.  ‘Sizin kıldığınız namazı saymıyoruz’ diyenler var. 

Camiye adım atamayanlar nihayet liberal camiye ayak basabilecek. Işid’i işaret parmağıyla göstermekle her şey hallolmuyor. Susmakla izlemekle olmuyor. İslam’la terör sürekli bir arada anılır hale geldi. İnsanlar Tanrı’nın yerine koyuyor kendini. İslam içinde bir barış hareketine acilen ihtiyaç var ve biz bu adımı atıyoruz”

Bağışlarla yaşayacak olan ve “topluma faydalı şirket” statüsündeki liberal caminin beyin takımı ise 2’si İsviçre’den 5 ‘i Almanya’dan olmak üzere siyasetbilimciler, tıp adamlArı, filozof, sosyolog, ilahiyatçı ve hukukçulardan oluşuyor. Alevi, Şii, Sünni, Sufi gibi farklı mezheplerden, Türkçe, Kürtçe ve Arapça ve tabii Almanca, Fransızca, İngilizce, İspanyolca ve İtalyanca konuşan bilimadamları ve bilimkadınlarının bulunduğu 7 kişilik A takımında şu isimler yer alıyor:

Prof. Dr. Abdel-Hakim Ourghi (Freiburg, İlahiyat Profesörü), Dr. Mimoun Azizi (Nörolog) 

Akram Naasan (Tıp doktoru), Dr. Elham Manea  (Siyaset Bilimci), Saida Keller-Messahli (Yayıncı), Gönül Doğan (Sosyolog) Seyran Ateş (Avukat - Yazar)

Almanya’nın başkenti Berlin’de 16 Haziran 2017’de dev bir törenle kapılarını açacak ve anlaşılan uzun bir zaman tartışmalara da neden olacak İbn Rushd-Goethe Camisi’nin açılışına siyaset, bilim, din, kültür ve sanat dünyasından önemli isimler katılacak. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
memur 2017-06-17 00:37:52

bir din böyle yok edilmeye çalışılır. lakin Allah nurunu tamamlayacaktır kafirler istemese de. aslında bizdeki modernistlerin bir kısmı da kanaatimce buna üzülmüyor hatta seviniyorlardır. siz kur'ana hakaret eden ilahiyatçıya bir şey diyemez veya demezseniz buna itiraz hakkınızda olmaz. ilayatçının birisi kur'ana hakaret ederken neredeydik. sendikalar neredeydi.

Avatar
Imam 2017-06-17 04:45:20

Mescidi DIRAR

Avatar
Elaziz 2017-06-17 11:54:37

İslam kendisi zaten moderndir birde eş cinseller içinde bi yer yapacaklarmış Allah o camiyi başlarına yıkar inşaAllah hadsizler Allah'ın diniyle dalga geçen rezil rusva olmuştur bunlarda öyle olacak inşaAllah birde başları açık oturuyorlar baş açık namazda kılarlar herşeyde yaparlar kötüler ve sapıklar için yaşasın cehennem.....

Avatar
merak 2017-06-17 13:04:17

İslam dininde Allah deriz Tanrı demeyiz..Daha bunu bile bilmiyor neyin imamlığını yapacak

Avatar
Kaan Kara 2017-06-18 19:17:37

Daha temelinde bozukluk olan bir girişimin sonu nasıl HAYR olurki?
Yeni mescidi dırar ve onun cehennemlik imamı(ölmeden tevbe ederse kurtulur)...İNŞAALLAH

Avatar
Muhacir 2017-06-22 20:14:55

Senin kitabın varmı.ne anlatacaksın kaynagın ney.