Bu iş Diyanet'i aşar!
Mahmut Deniz
DiNiHABERLER.COM / öZEL


Biri, hangi cemaatlerin FETÖ gibi devlete paralel yapılanma içinde bürokrasiye hakim olma gayreti içinde olduğu;

Diğeri ise hangi cemaat ya da tarikatların sahih, doğru, hakikat yolunun temsilcisi olduğu yada olmadığı…

Kılıçarslan’ın bu soruları sormasının gerekçesi ise FETÖ ile birlikte cemaatlere olan güvensizlik ile cemaatlerin ‘Ehli Sünnetin kalesi’ ve ‘Kur’an Müslümanları’ şeklinde başlayan tartışmayla birbirlerini tekfir edecek derecede ayrışmaları.

Hoş!...

Gerçi FETÖ olmadan önce de cemaatlerin en iyi yaptıkları iş ayrışmaktı ama Kılıçarslan yine de ayrı olan cemaatlerin daha fazla ayrılmalarını sormuş işte… Sorular ve gerekçeler çok güzel.

Kılıçarslan’ın bu konuda hassas ve iyi niyetli olduğuna da şüphe yok lakin bu soruları biz Diyanetten cevap beklemekten ziyade ümmete sorulmuş bir mektup olarak algılıyoruz.

Kılıçarslan Diyanet'e sormak babından zülfiyare dokunmuş.

Bir defa bu konu Diyanet'i aşar.

Diyelim Diyanet şu şu cemaatler iyi; şu şu cemaatlerde İslam formatına uygun değil, dedi.

İyi dedikleri cemaatler, hakikatin uzağına düşmüş cemaatlere el uzatıp onların eksikliğini giderme konusunda yardımcı olacaklar mı?

İyi denilen cemaatler nefislerine hakim olup önlerine mi bakacaklar yoksa gururlanıp iyice zıvanadan mı çıkıp piyasadan müntesip ve himmet toplama derdine mi düşecekler? Yine iyi denilen cemaatler aykırı cemaatlerin adını veren Diyanet’in ardında dik durabilecek, Diyanet’i savunacaklar mı?

Bunları da geçelim. Mesela Diyanet’in ortaya koyduğu kıstasa tüm cemaatler razı olacaklar mı?

Ortaya konulan kıstasa göre tüm cemaatler hakikatin dışında çıkarsa tamamı kapıya kilit vurabilecekler mi?

Kapıya kilit vurmak yerine erdemli davranıp bu konuda Diyanet’e gelip eksikliklerinin giderilmesi noktasında danışmanlık hizmeti alabilecekler mi yoksa oturup Diyanet’in eksiğini gediğini ortaya döküp bulamazlarsa çamur mu atacaklar?

Sorular yüzlerce hatta binlerce ihtimali göz önüne alarak çoğaltılabilir.

Gerçek şu ki, İslami eğitim ve tebliğ işi ümmetin üzerinde ittifak etmediği, istişareye dayalı olmadığı, tüm renkleri içinde barındırmadığı sürece hakikatin çizgisini yakalamaları pek de mümkün görünmüyor.

Kur’an ve sünnete uygun olan cemaatler hak diğerleri batıl demek işin ucuzculuğudur.

Kur’an Müslümanlığı veya Ehli Sünnet üzere olan cemaatler demekte topu tacı atmaktan başka bir anlam ifade etmiyor. Kimse kendini ne Kur’an’ın ne de Sünnetin dışında görmediği ve göremeyeceği de ortada iken iş, hakikati bildiğini iddia edenlerin hakikatin dışında olanlardan daha çok çalışması ile millete hakikatin ölçüsünü öğretmelerinden geçiyor.

İlla bir şey demek gerekiyorsa mevcut ortamda himmet derdi olmayan, maaş beklentisi içinde olmayan, işini yapmaktan başka bir derdi de bulunmayan İmam Hatipler, İlahiyatlar ve Diyanet bu konuda ümmetin güvenebileceği en sağlam kuruluşlar.

Gerisi kim ne derse desin şahsa dayalı olduğu sürece hakikati yakalamak bir tarafa hakikatin gölgesini görebiliyorlarsa yatıp kalkıp Allah’a şükretsinler.

Kaynak: Dinihaberler.com



İşte İsmail Kılıçarslan Yeni Şafak’taki O Yazısı

Kılıçarslan “Endişe etmeyin hocam. Kamuoyu sizin 'hangi cemaat ve tarikatların FETÖ olma ihtimali var, hangilerinin yok?' başlığında yapacağınız açıklamaları dikkatle takip edecek, her zamanki gibi kabullenecektir” diye de ekledi.

İsmail Kılıçarslan’ın yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Kıymetli hocam,

Malumunuz, sizin de büyük bir sorumluluk aldığınız 15 Temmuz gecesinin, yani millet olarak başımızdan def ettiğimiz 'darbe girişimi' belasının ardından kamuoyunda 'cemaatler-tarikatlar' tartışması hatırı sayılır bir gündem maddesi haline geldi. Bileninin, hatta daha vahimi, bilmeyeninin söz aldığı bu tartışmada iş 'bu cemaatlerin ve tarikatların niyeti kötü' noktasına kadar geldi. Kuruyla yaşı birbirinden ayırt etmekte zorlanıyoruz artık. Kuruyla yaşı birbirinden ayırt edemezsek yaşlar kurulara kurban gidecek Allah göstermesin.

Dinî temsil' bakımından Türkiye'nin en yetkili ismi olarak sizin bu konuda son derece kilit bir rol oynamanız gerektiğini izaha bilmem lüzum var mı? Hocam lütfen her vesileyle, bulabileceğiniz her kanalla topluma 'cemaat ve tarikatlar' meselesindeki gerçekleri anlatınız. 'Hangi cemaat ya da tarikatlar sahih, doğru, hakikat yolunun temsilcisi; hangileri değil?' sorusunun en yetkili ağızdan cevaplarını duymak, emin olun toplumda biriken endişelerin ortadan kalkmasına büyük katkı sağlayacaktır. Endişe etmeyin hocam. Kamuoyu sizin 'hangi cemaat ve tarikatların FETÖ olma ihtimali var, hangilerinin yok?' başlığında yapacağınız açıklamaları dikkatle takip edecek, her zamanki gibi kabullenecektir.

Haddimi aşıyorsam beni mazur görün; lakin bu aşamada alacağınız aktif sorumluluk 'Türkiye'deki dini hayatın sıhhatli geleceği' bakımından büyük önemdedir.

Değerli hocam,

Sizin de endişe içerisinde takip ettiğinizi bildiğim bir kavgadan da bahis açmak isterim. 'Ehl-i Sünnetin kalesi' cephesi ile 'Kur'an Müslümanları cephesi' sonu gelmez bir kavgaya tutuşmuş görünüyorlar. Kalp kırmalar, lanetleşmeler, hatta tekfir etmeler havada uçuşuyor. Esasen, İslam tarihi boyunca süregelen bir mücadelenin 'modern aygıtlarla yürütülen yeni bir safhası'ndan başka bir şey değil yaşanılan süreç.

Bu hususta sizin 'Türkiye'nin sakin gücü' olarak tarafları sürekli itidale, kardeşliğe, sükûnete davet ettiğinizi biliyorum. Ancak bunu lütfen daha sık ve kamuoyunun da haberdar olacağı şekilde yapın. Bu satırları 'taraf ayırmadan konuştuğum' için dahi beni linç edecek bir dünya insan olduğunun bilinci ve çaresizliği ile yazıyorum. Bu kavganın 'daha çirkin sosyolojik sonuçlara yol açmadan' sonlanması elzem. Yine İslam tarihi, bu tür kavgaların acıklı sonuçları ile dolu. En azından şu hususun gençlerimiz tarafından bilinmesi şart: İki tarafın da 'Allah'ın rızasından başkasını gözetmiyoruz' diyerek giriştiği kavgaların sonunda en az tecelli eden hususiyet 'Allah'ın rızası' olagelmiştir.

Şahsınızın bu konuda atacağı her adım 'hayatiyet' arz ediyor bana kalırsa.

Aziz hocam,

Malumunuzdur. Adına ne yazık ki 'İslami' denilen bir takım radyo ve televizyonlarda okunmuş sudan her derdi hemencecik çözen bir takım sırlı dualara, neredeyse namazı da sizin yerinize kılan seccadelerden ipe sapa gelmez bir takım performans artırıcılara kadar bin çeşit 'rezillik' pazarlanıyor. Burada söz konusu olan, muazzez Türk halkının dini duygularını sömürerek semirme meselesidir. Üstelik bu radyo ve televizyonların içeriğinde açıkça 'Allah'ın indirdiği dine aykırı' yayınlar da yapılıyor.

Bu hususta Diyanet İşleri Başkanı olarak çok daha aktif bir rol oynayıp, affınıza sığınarak söylüyorum, bu gerzek ötesi gerzek yapıları hayatımızdan çıkarma hususunda bir adım atmanızı bekliyorum. Büyük, hem de çok büyük zararlar veriyorlar muazzez Türk halkına. SMS karşılığı dua edildiğini gördü hocam bu gözler. Bazı amatör mehdiciklerin imza attığı rezilliklerden bahis açmak dahi istemiyorum.

Ezcümle, bilesiniz ki kıymetli hocam, bu ve benzeri hususlarda atacağınız her adımda, alacağınız her sorumlulukta ben ve benimle aynı dertleri paylaştığına emin olduğum milyonlarca insan hemen yanı başınızda hizalanacak, size elinden gelen her desteği verecektir.

Ne diyordu İsmail Kılıçarslan: 'Hocam normalde buraya eğlenceli cümleler uyduruyorum, lakin size hitaben yazılmış bir mektubun sonuna böyle bir şey yapamadım. Hiç olmazsa şu kadarını söylememe müsaade edin: Cübbeniz çok tarz, yıkılıyo bildiğiniz; nereden aldınız? Ben de sipariş etmek istiyorum da…'”


 
Anahtar Kelimeler:
bu diyanet i aşar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Garip 3 hafta önce

İsmail bey biz sana iyi deyince siz sapıtıyor musunuz?sizin sorularınız uçağa binmeyin düşer gibi bişey iyi ve kötüyü devletimiz ve aziz milletiz ayıracak İnşAllah.

Avatar
Mekke 3 hafta önce

Diyanet bu gün iktidar sebebiyle iyi yarın iktidar değişince ne olacak yirmisekiz şubat diyanetini unutmayın kuyuyu kendi çıkacağınız kadar kazın aynı sözüm ilahiyatlara

Avatar
T.ysşar 3 hafta önce

İmam hatip okullarında ve ilahiysttaki öğretmenlerin bazıları o cemaatleri yönetenlerin toplatılarında çay bardağı yıkayıp servis yapanlar ne olacak. En güzeli cami cemaatinin dışındskilerini dsğıtacaksın. Elifi görse mertek zannetecek cemat liderleri var maslesef.

Avatar
Hidayet 2 hafta önce

Hak ve adalet zırhını giymek zor.Hele o zırhını üstüne her kurumdan daha fazla kambur olarak torpili giymiş bir diyanet varsa.....bu bizi her kurumdan yıkıntıya uğrattı.millieğitim ve diyanet bundan en fazla payı almıştır.Zira fetöcüler denilip geriye dönenleride düşününce şehitler için üzülmekteyiz.