Cami Dernekleri, 'Diyanet’i, müftüyü, imamı, müezzini yargılar..'

Karar Gazete yazarı Mustafa Çağrıcı, Cami Dernekleri isimli köşe yazısında "Diyanet ve ilgili kamu kurumları bu hususta ortak, resmî, net ve kesin bir tutum belirlemeli ve düzenlemeye gidilmelidir dedi. İşte o yazı;

Cami Dernekleri, 'Diyanet’i, müftüyü, imamı, müezzini yargılar..'

Karar Gazete yazarı Mustafa Çağrıcı, Cami Dernekleri isimli köşe yazısında "Diyanet ve ilgili kamu kurumları bu hususta ortak, resmî, net ve kesin bir tutum belirlemeli ve düzenlemeye gidilmelidir dedi. İşte o yazı;

Ömer Yaylalıgüller
Ömer Yaylalıgüller
18 Ekim 2017 Çarşamba 08:14
Cami Dernekleri, 'Diyanet’i, müftüyü, imamı, müezzini yargılar..'
banner221

İlgili kaynaklarda Cumhuriyet öncesine ait camilerin çoğunu yöre halkının yaptığı, bunu şahısların yaptırdığı camilerin izlediği, üçüncü sırada da ise sultan ve ailesiyle diğer devlet ricalinin şahsi mallarından yaptırdığı camilerin geldiği görülmektedir.

2009’da yapılan bilimsel bir araştırmaya göre Cumhuriyet döneminde camilerin yüzde 67’si yöre halkı, yüzde 13’ü dernekler, yüzde 11’i şahıslar, yüzde 1’i de vakıflar tarafından yaptırılmıştır. Cami giderlerinin yaklaşık yüzde 80’ini yöre halkı, yüzde 15’ini dernekler karşılamaktadır. İbadethanelerinin elektrik ve su giderlerini kısmen devlet karşılıyor.

Özellikle son yarım asırda daha çok şehirlerdeki cami ve Kur’an kurslarının yapımıyla bazı giderlerinin karşılanmasında derneklerin katkılarının giderek arttığını biliyoruz. Şimdiki halde bu katkılar olmasa hizmetlerde ciddi sıkıntıların yaşanması kaçınılmazdır. Bu sebeple cami derneklerinin din hizmetlerine yaptıkları katkıları takdir etmeliyiz. Bu kurumlara karşı peşinen olumsuz tavır takınmak haksızlık olur; bu menfi tavrı toplum da hoş karşılamaz.

***

Ama bir de madalyonun öbür yüzü var. Sekiz yıllık görev deneyimime de dayanarak dinî idarenin ve din adamlarımızın en büyük probleminin dernek ve vakıflar olduğunu söyleyebilirim. Bazı din görevlilerinin kısa zamanda yıpranmasında, hizmet şevkinin kırılmasında bu yapılardan, özellikle de gelir getirici gayrı menkulleri olan cemilerle ilgili dernek ve vakıflardan bazılarının büyük bir payının bulunduğunu gördüm.

Hepimizin bildiği gibi, camiler ve Kur’an Kursları etrafında oluşan vakıf ve dernekler, maddî kaynaklarını dinî kurumların isimlerini kullanarak elde ederler. Ancak –çok düzgün hizmet verenlerin yanında- kimi vakıf ve dernekler, sahip oldukları imkânlarla dinî kurumları ve görevlileri yönetmeye kalkarlar. Cami bünyesindeki dernek odalarında Diyanet’i, müftüyü, imamı, müezzini yargılar; bazen çıkar kavgalarının içine bunları da çekerek birbiriyle vuruştururlar. İzinli-izinsiz, yerli yersiz para toplar, keyfi harcamalar yapar, hesap soranları şiddetle sustururlar.

Bilindiği gibi camiler genellikle ev kiralarının pahalı olduğu merkezî yerlerde yapıldığı, cami görevlilerinin hizmetleri de sabahın köründen gecenin karanlığına kadar sürdüğü için Osmanlı döneminden beri bilhassa büyük şehirlerdeki camiler için lojman yapılması adet olmuştur. Ancak bazı lojmanların dernek veya vakıf mülkiyetinde olması, lojman yoksa görevlinin kirasını bu kurumların ödemesi, bazen zulüm derecesine varan bir sıkıntı kaynağı olmaktadır.

***

Görevim sırasında yetkili ve ilgili kişi ve kurumların bu sorunu kabul etmelerine rağmen, meselenin çözümünde fazla istekli olmadıklarına şaşırmışımdır. Yine de bu konuda yapılması gerekenlere ilişkin bir iki görüş arzedeyim.

a) Diyanet ve ilgili kamu kurumları bu hususta ortak, resmî, net ve kesin bir tutum belirlemeli; buna uygun yasal düzenlemeler yapılmalı; bu suretle hem dinimiz ve ibadetimiz istismar aracı yapılmaktan hem de dernek ve vakıflar töhmet konusu olmaktan kurtarılmalıdır.

b) Cami, Kur’an kursu ve müştemilatla ilgili olarak gerek inşaat safhasında gerekse kullanım sırasında derneklerin aldıkları kararlarda müftülük onayının alınmasını şart koşan düzenleme yapılmalıdır.

c) Cami ve Kur’an Kursu inşaatı veya tamiratı maksadıyla kurulmuş olan dernekler, projelerini mutlaka Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan almalı ya da kendi projelerini Başkanlığa onaylatmalıdır. Bunun için Başkanlık dinî kültüre, bölge şartlarına ve mahallin özelliklerine göre projeler geliştirmeli; böylece çirkin ve pahalı camilerin yapılmasını önlemelidir.

En büyük sorunun, -dine saygıdan dolayı mı, yoksa başka sebeplerden mi bilemem- cami dernekleriyle ilgili denetim ve yaptırımlar konusundaki gevşeklik olduğunu düşünüyorum.

Kaynak: Karar Gazete 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Diyanet camiası 2017-10-18 10:41:02

Cami dernekleri imamların başında çıbandır.derhal müdahale edilmelidir.hele hele Süleymancı ise dernek cami kangren olmuş demektir. Çok acil müdahale ister.

Avatar
Güven YILMAZ 2017-10-18 10:06:34

Hocamın yorumuna yüzde yüz katılıyorum.

Avatar
Cenap 2017-10-18 10:46:33

Mahallenin muhtarı kesinlikle dernek başkanı olmamalı adamlar cami cemaatini oy potansiyeli olarak görüyor

Avatar
Mustafa 2017-10-18 12:54:43

Ne zaman dernekler diyanete bağlanır veya fesh edilir o zaman camiler ibadethaneye döner.....

Avatar
Güven YILMAZ 2017-10-18 10:04:29

Süleymancı cemaati denen fetö nün ruh ikizleri ruhsuz heriflere cami Derneği teslim edilmemeli camiyi süleymancı camisi yaptırmamak için.cami camiliktwn çıkıyor dilenci yerine dönüyor.

Avatar
Zonguldak'tan dertli imam 2017-10-18 11:36:48

Camimde 80 yasina gelmis eski donem zihniyetiyle kafasinda cizdigi projeye gore biseyler yapmaya calisan isine kimseyi karistirmayan bir baskana sahibiz.VAllahi kıldigimiz sunnet namazin yavasligina hizliligina acip kapatacagimiz klima lambalara kadar her seye burnunu sokan sonra muftuluge gidip orada yaglanip ballanan bir baskanimiz var.Hergun Allaha dua ediyorum kurtar ya Rabbi diye.Psikolojim bozuldu.nakil sinavlarina giriyoruz adini soyadini soyleyemeden derdini dinletemeden sinav bitiyor.muftulukten cikmayanlar yediren icirenler bi yerlere geliyor.Allahin laneti butun zalimlere olsun diyorum.

Avatar
Yasin Gündoğdu 2017-10-18 14:20:53

Keske insanlar gorundugu gibi olsa...
Gorevde iken bu yazinin yuzde biri gibi davransaydin. şu an hayretler icinde okumazdim bu yazini. Emekli olunca musluman olmak moda oldu kaldi bizde vesselam

Avatar
g.fethi güzel 2017-10-18 19:24:15

derneklerin en büyük marifeti toplanan yardımlardan derneğe kesinti yapmak..bunu çok yanlış buluyorum..çoğu görevlide( müftüler dahil) bunu seyrediyor maalesef..

banner274

banner273