Diyanet, bağımsız ve tarafsız bir yapıya kavuşturulmalı!

Karar Gazetesi yazarı Elif Çakır "Diyanet İşleri bağımsız ve tarafsız bir yapıya kavuşturulmalı!" dedi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasının kamuoyunu tatmin etmediğini dile getirdi.

Diyanet, bağımsız ve tarafsız bir yapıya kavuşturulmalı!

Karar Gazetesi yazarı Elif Çakır "Diyanet İşleri bağımsız ve tarafsız bir yapıya kavuşturulmalı!" dedi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasının kamuoyunu tatmin etmediğini dile getirdi.

08 Ağustos 2017 Salı 08:14
Diyanet, bağımsız ve tarafsız bir yapıya kavuşturulmalı!
banner221

Durun bir dakika. Sakin olun ve hop oturup hop kalkmayın. Önce okuyun. Meramımı tane tane anlatacağım. Medenice getirdiğim bir önerinin, medenice tartışılmasını isterim. Daha güzel başka bir önerisi olan varsa, buyursun getirsin.

Bakınız... Ülkemiz bir daha FETÖ gibi sapkın bir dini yapı ile karşı karşıya gelmek istemiyorsa -ki hepimiz bu konuda hemfikiriz- sorunun temelinden çözülmesi gerekiyor.

Öyle görünüyor ki, Diyanet İşleri’ne bu sorunun çözümü noktasında büyük sorumluluk düşüyor.

***

Öncelikli olarak, görevinin bitmesine 3 yıl kala aniden “emekliliğini” isteyerek görevinden ayrılan Prof. Dr. Mehmet Görmez Hoca’nın veda konuşmasındaki şu sözlerini okuyalım:

“Diyanet teşkilatı, bir daha sapkın hiçbir dini yapı konusunda 40 yıl gecikmiş olmanın mahcubiyetini yaşamamalıdır.” (1 Ağustos 2017)

İkinci olarak Diyanet’in yaz etkinliği kapanış programında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şu sözlerine bakalım:

“FETÖ ülkemizde kök salmış ve milletimizin başına bela olmuştur. Diyanet’in bu konuda ciddi eksiklikleri olduğunu söylemek isterim. Diyanet İşleri bu konuda çok ama çok geç kaldı.” (5 Ağustos 2017)

Son olarak 15 Temmuz FETÖ/PDY Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu’na konuşan Diyanet İşleri eski başkanı Ali Bardakoğlu’nun özeleştiri niteliği taşıyan şu sözlerine bakalım:

“Diyanet İşleri Başkanlığı olarak merdiven altı bilgilere karşı iyi mücadele verilmediğini söyleyebilirim. O da bizim kusurumuzdur. Bünyemize almadık ama dini cemaatlerin yaptıkları yayınlarla ilgili diyanet, toplumu uyarıcı görevler yapmakta çekimser davrandı. İnsanların zihinlerini ipotek altına alan dini telkinler konusunda, diyanet çekimser değil net tavır alması gerektiğini görüyoruz.” (17 Kasım 2016)

Şu soruyu cevaplayın lütfen: Diyanet İşleri eski başkanlarının ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarını peş peşe okuyunca ne düşündünüz?

Ben şöyle düşündüm.

Demek ki Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ciddi eksiklikleri varmış, FETÖ konusunda geç kalmış, geç kalmayabilirmiş, merdiven altı bilgilerle iyi mücadele edebilseymiş, dahası dini telkinleri kullanarak insanların zihinlerini ipotek altına alan yapılara karşı çekimser değil de net tavırlar alabilseymiş bugün belki de FETÖ belasıyla karşı karşıya gelmeyecekmişiz!

Aslında buradaki sihirli sözü Ali Bardakoğlu Hoca söylüyor: Diyanetin çekimser değil net tavır alması gerekiyordu!

Şimdi gelelim asıl soruya: Diyanet neden net tavır alamadı, neden çekimser davrandı? Ve diğer türlüsü mümkün müydü?

Net tavır alması dün mümkün değildi bugün de mümkün değil.

Diyanet siyasetten arındırılmadığı müddetçe ve  siyasetin etkisinden çıkartılmadığı müddetçe yarın da mümkün olmayacak.

Konuyu daha net anlamak adına bir soru daha soralım: Diyanet İşleri Başkanlığı, bugün devlet ve toplum tarafından lanetlenen, devlet tarafından tasfiyesi yapılan, 15 Temmuz kanlı darbesiyle eli kanlı bir terör örgütü olduğu ortaya çıkan FETÖ dışında herhangi bir dini yapı, cemaat, tarikat hakkında eleştiri yapabilir mi?

Dahası herhangi bir cemaate yönelik haklı olarak ‘gözünün üstünde kaşın var’ diyebilir mi, mesela!

Diyemez. Neden; siyaset kurumuyla ve devletin politikalarıyla ters düşecek bir açıklama yapamaz da ondan...

Tam da bu yüzden Mehmet Görmez “Diyanet hakkında salt bürokratik bir yapı mı, ilmiyeyi temsil eden bir müessese mi artık kesin bir karar verilmeli” dedi.

Bu yüzden Diyanet’in konumunu esaslı bir şekilde tartışmamız gerekiyor.

Kuruma yüklenen anlam ve kıymet salt bürokratik bir yapı olarak devam ettiği müddetçe, Diyanet’in geç kalmaması, eksikliklerini tamamlaması mümkün olmayacak!

O yüzden diyorum ki, daha fazlası değil bu ülkede Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurumları olan Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve Yargıtay kurumu ne kadar özerk bir yapıya sahip ise, ne kadar bağımsız ve tarafsız ise Diyanet İşleri de o kadar özgüvenli bir kurum o kadar bağımsız ve tarafsız bir kurum olsun.

Korkmayın. Diyanet İşleri bağımsız, tarafsız ve  özerk bir yapıya kavuştuğunda laiklik elden falan gitmez. Bilakis laiklik kavramının ruhu şad olmuş olacaktır.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Saadet 2017-08-08 09:43:08

Bu kadar etik dışı bir site olabilir mi? Bizzat cb nını kendileri eleştirmiyor başkasının ağzı ile dolaylı eleştiriyorlar...

Avatar
çok abarttılar 2017-08-08 14:13:44

erdoğan daha ne yapsın. devletim tüm imkanları diyanetin emrine seferber edildi her isteği verildi diyanet ne istedi ; müftülere, şube müdürlerine ve merkez teşkilatta görev yapanlara astronomik maaş istedi ve aldı. diyanetin asıl emekçisi olan binlerce imam,kuran kursu öğreticisi ve sayıları daha az olan murakıplar vaizler ihmal edildi adam yerine konulmadı. keyfi rotasyon uygulamaları yapıldı kimi personel yolunu buldu rotasyondan kurtuldu kimisi de sürgün edilir gibi muamele gördü. kel ölür sırma saçlı olurmuş.... görmez hizmet etti ise karşılığını görür şimdi gazelleme yapmanın zamanı değil. memlekette vatan sevdalısı , peygamber sevdalısı yetişmiş insanımız vardır elbet.

Misafir Avatar
erdoğan daha dikkatli olmalı 2017-08-10 10:55:48 @çok abarttılar

diyanet en az tsk kadar etkili olması gereken bir kurumdur. doğu ve güneydoğu başta olmak üzere ülkemizde bölücülük yapan pkklı köpeklerin nefesini kesecek en etkin kurumlardan birisi diyanet olmalı iken maalesef gereken yapılmadı. başkan görmez mele alımı yapıp birilerini ihya ederken bu konuda da sınıfta kaldı.

Beğenmedim! (0)
Misafir Avatar
memur 2017-08-08 16:29:44 @çok abarttılar

yazık be kardeşim bu yazıya karşılık yazılacak şeyler bunlar mıdır.

Beğenmedim! (4)
Avatar
memur 2017-08-08 18:41:20

İçimizdekilere Diyanetin özerkliğini anlatamazken Diyanetin dışından birisinin bu tespitleri yapması tebrike şayandır. Ancak yazarımızın değinmediği asıl önemli bir tehlike var ki o da milletin inancıyla çelişen bazı ilahiyat hocalarının tavrıdır. Bu fikirlerin dinin lehinde serdedildiği söylense de, bizlerde bunlar işin uzmanıdır herhalde bunları söylüyorlarsa bir bildikleri vardır desek de ileri de Allah korusun büyük fitnelerin çıkmasına sebep olabilecek sıkıntılardır. Bunları da ciddi düşünmeliyiz.

Avatar
Nurullah 2017-08-08 22:23:47

Öncelikle bir daire başkanının sözü ile başlayayım 17 -25 aralık öncesi hepimiz fetöcü idi die başladı sözlerine şimdi bu krlimenin üstüne bir şey söylemek apsürt olur .ama hepimiz değildik yüksek kademedekiler öyle idi.14 yıllık görevliyim ve 8 yıldır il merkezinde görev yaptım.köyde görev yaptığım dönemde hiç bukadarını görmedim .il merekezine geldikten sonra bir sendikanın yönetim kurulu üyeliğinde bulundum keşke bulunmasa idim.ve başkanlığımızda liyakat ve adlet kelimesinin kalktığını Yok olduğunu gördüm .bize lazım olan liyakat ve adaletin bir an önce gelmesi .eğer adalet ve liyakati yeniden var edemezsek sınavlar olmadan kazanacak adayların 1 hafta önceden belli olduğu günlere Hale'n devam edersek amca dayı derken liyakati ve adaleti sağlayamazsak biz o40 yılı tekrar yaşamaya devam ederiz ve 15 temmuz bize bir daha yakın denektir .

Avatar
nurullah 2017-08-08 10:12:33

Keşke bu dile getirdiğiniz diyanetin bağımsızlık sözlerini sizin gibi bir kaç cesur insan ciksada diyaneti siyasetin tekelinden kurtarabilsek

Avatar
Zeki 2017-08-08 15:28:25

Siyasiler Türkçe olimpiyatların aşk ile şevk ile giderken siyasete bağlı diyanet nasıl fetöşle uğraşabilecekti? Onun için sadece diyaneti suçlamak doğru değil.Bu konuda siyasilerde bi okadar suçlu.Zamanında ılımlı islam safsatasına dinler arası diyalog sapkınlığına ses çıkarmayanlarda suçlu

Avatar
Diyanetci 2017-08-08 15:29:05

bu kadın bunları yazınca reis in doğru karar aldığını kabul ettim.

Avatar
Zeki Birbilen 2017-08-08 16:20:02

çok güzel ve yerinde tespitler. diyanet teşkilatı derhal bağımsız bir yapıya kavuşturulmalıdır.