Diyanet'in her verdiği fetva yasalara uymak zorunda değil

Diyanet'in açıkladığı her fetvayı yasalara aykırı görenlere Alev Alatlı 2014 Yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri töreninde yaptığı açıklamada kısaca değinmişti

Diyanet'in her verdiği fetva yasalara uymak zorunda değil

Diyanet'in açıkladığı her fetvayı yasalara aykırı görenlere Alev Alatlı 2014 Yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri töreninde yaptığı açıklamada kısaca değinmişti

16 Aralık 2017 Cumartesi 15:55
Diyanet'in her verdiği fetva yasalara uymak zorunda değil

Son günlerde Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu'nun "Piyango, Şans Oyunları, Boşanma, Nikah, Faiz, İçki Kumar..." konularında yaptığı her açıklama Laikçi/azınlık medyasınca Anayasa ve yasalara aykırılığı gerekçesiyle kıyasıya eleştiriliyor. Oysa bu konuyu ilk defa gündeme getiren Alev Alatlı "Her yasal olanın helal olmadığını" belirterek toplumu ve bürokratları uyararak yasal görülen herşeyi kendinize helal görmeyin, demişti.

Şimdi, "Ne demek istiyorsun?" diyeceksiniz. Şunu demek istiyorum: Aslolan, hakkın eda edilmesi olmalıdır; aslolan helalleşmek olmalıdır, helalleşmek olmalıydı.

Helalleşmek, mahkemede dava kazanmaktan daha üstün olmalıydı; çünkü her yasal hak, helâl değildir ve olamaz. Suruç ile Kobani’nin arasında çizgi çekmek, Birinci Dünya Savaşı galiplerinin yasal/kılıç hakkıdır belki; ama helâl değildir.

Keza, iflas eden kardeşinizin haraç-mezat satışa çıkarılan evini satın almanız yasal hakkınız olabilir; ama helâl değildir. İmar ruhsatı olan bir müteahhid, şehrin ufkuna tecavüz ederken yasal olarak suçsuzdur; ama yaptığı iş, helal değildir.

Yeni ve çok daha ucuz bir enerji türünün pazara/piyasaya girmesini önlemek üzere üretim haklarını satın alıp sümen altı eden bir petrol şirketi de, yasal olarak suçsuzdur; ama yaptığı iş, helal değildir. Keza raf ömrünü uzatmak için ekmeğin hamuruna kanserojen madde katan gıda üreticisi, formülü ambalajın üstünde yazdığı sürece suçsuzdur; ama helal değildir.

Bir kalem darbesiyle atar ergenleri sokağa döken yazar, alevler afakı sardığında suç mahallinde değilse, olayları evinden izliyorsa, suçsuz sayılacaktır; ama helal değildir.

Şimdi buradan, şöyle bir öngörüde bulunuyorum: 21.yüzyılın en yaman toplumsal projesi; "helâl olanı, yasal olanla örtüştürmek olsa gerektir."

Kadim değerlerle rabıtası zedelenen özgürlüklerin şerden yana bükülmelerini önlemenin yollarını bulmak zorundayız. Yasaların tanıdığı haklardan insanlık veya Allah adına feragat etmenin garipsenmeyeceği bir yeni düzen, dünya yaratmak zorundayız.

Tarihin bize öğrettiği bir şey var: İster en mükemmel yönetim sistemini, ister ekonomik kalkınmayı gerçekleştirmiş olsun; bir medeniyetin sevgi ve nefs terbiyesi dumura uğramış, manevi enerjisi tükenmişse; o medeniyeti ne Birleşmiş Milletlerin tüzüğü, ne Helsinki beyannamesi, ne AİHM mevzuatı, ne de en üstün silâhlar kurtarabilir. ..."

BU DA DİYANET'İN AÇIKLAMASI:

Diyanet İşleri Başkanı  Erbaş, ‘Avrasya İslam Şurası Fetva Meclisi 2. Toplantısı’nın açılışına katıldı. Halkalı’da bir otelde  Avrasya İslam Şurası’nın üyelerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda konuşan Ali Erbaş, Fetva Meclisi toplantılarının Avrasya ülkeleri ve İslam dünyası için büyük önem taşıdığını söyledi.  Fetva Meclisi’nin  İslam’ın temel bilgi kaynaklarını ve usulünü dikkate alarak, güncel talep ve ihtiyaçlara cevaplar üretmek üzere oluşturulduğunu kaydeden Erbaş, en önemli görevinin de fetva konusundaki kargaşayı ortadan kaldırmak ve mümkün mertebe mahalli özellikler taşıyan konuların dışında, herkesi ilgilendiren ortak meselelerde ortak cevaplar üretmek olduğunun altını çizdi.

KUDÜS KARARI NEDENİYLE TRUMP’I KINADI

İslam dünyasının acil çözüm bekleyen ciddi problemlerle karşı karşıya olduğuna vurgu yapan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, “Son bir iki asır boyunca esasen rahmet vesilesi olan etnik, mezhebi ve meşrebi farklılıklar üzerinden nefret ve kavga üretilerek müminler bölünüp parçalanmaya, ümmetin ortak zemini ve değerleri zayıflatılmaya çalışılmaktadır. Nitekim bugün de Hz. Peygamber´in müjdesi ve emaneti olan Kudüs, sorumsuz ve pervasız bir yaklaşımla İsrail´in başkenti yapılmaya çalışılmaktadır. Elbette bu anlayışı kabul etmek mümkün değildir. Buradan tekrar tekrar kınıyoruz. Bu barışı engelleyip kavgayı körüklemekten öteye geçmeyen beyhude bir çabadır.Bu çaba içerisne girmşiş olan Amerika Birleşik Devletleri’nin Başkanı’nı da bu tavrından dolayı kınıyoruz” diye konuştu.

“FETVA USULÜNDE GÜNCEL BİR DİL VE ÜSLUBUNA ŞİDDETLE İHTİYAÇ VAR”

Prof. Dr. Erbaş, toplantının odak noktasını oluşturan fetva ameliyesinin ‘kazai’ ve ‘diyani’ olmak üzere iki önemli boyutu bulunduğunu, diyani yönünün ön planda olduğu bugünkü şartlarda özgün bir fetva konseptine, üzerinde ittifak edilen bir fetva usulüne, güncel bir dil ve üsluba şiddetle ihtiyaç olduğuna dikkat çekti. Erbaş, “Fetvanın, barındırdıkları ortak vasıflar sebebiyle içtihatla bir arada düşünülmesi elzemdir. Fetvada, meseleyi akli ve nakli delillerle ve hikmet boyutuyla ortaya koyan bir yaklaşımın, zamanın ruhunu yakalayan, ihtilaftan uzak, anlaşılır sade bir dilin oldukça önemli bir husus olduğunu vurgulamak istiyorum.” dedi.

FETVA ÜZERİNE

Din İşleri Yüksek Kurulu’nun fetva usulünü bu ilkelere uygun bir şekilde gerçekleşmekte olduğunu kaydeden Ali Erbaş, verilen fetvanın zaman zaman medya tarafından tepkiyle karşılanmasının sebebinin din-devlet ilişkilerinde yaşanan ikilemden kaynaklanmakta olduğunu ifade etti.

“YASAL OLAN HARAM DA OLABİLİR”

Erbaş, “Örneğin, devletin yürürlükte olan sistemi içerisinde yasal olan bir uygulama dini açıdan caiz olmayabiliyor. Yani haram olabilir. Bir örnek vereyim; faiz meselesi. Yasaldır ama haramdır. Ya da içki, kumar, şans oyunları… Ayetler açık açıktır. Bu konuda sorulan bir soruya ‘caiz değildir’ ya da ‘haramdır’ fetvası verildiğinde kimi kesimler biraz da spekülasyon katarak bu fetvaya karşı çıkıyor. Burada yasal olan bir şeyin bazen caiz olmadığı haram olduğu ortaya çıkmakta, vatandaşlarımız kurulumuzun vermiş olduğu fetvaları gördüğünde buna dikkat etmelerini özellikle istirham ediyorum” dedi.

“DAYANAKLARI KUR’AN, SÜNNET, İCMA VE KIYASTIR”

Ali Erbaş, “Özelikle bazı kesimler, ‘devletin yasal olarak yaptığı bir faaliyete nasıl haram dersin’ diyerek bir takım eleştiriler getiriyor. Burada kurulumuz ya da fetva verme görevini ifa edenlerin dayanakları Kur’an, sünnet, icma ve kıyastır. Ayrıca mezheplerin görüşleridir” ifadelerini kullandı.

Ajanslar

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.