Diyanet'in olduğu yerde 'Cemaat ve tarikatlara ihtiyac yok'

Trakya Gazetesi Süleymanpaşa İlçe Müftüsü ile gerçekleştirdiği röportajda, Müftü Ayhan Okur: "Cemaat ve tarikatların bir çoğu çıkar ve rant peşinde koşmaktadırlar. Dini hizmet yapıyor görüntüsü vererek gerçek amaçlarını gizlemektedirler. Bir çok cemaatin ve tarikatın ahlaklı insan yetiştirmek gibi bir gayeleri de yoktur. Bize camii cemaati yeter, diğer cemaatlere ihtiyacımız yoktur." dedi.

Diyanet'in olduğu yerde 'Cemaat ve tarikatlara ihtiyac yok'

Trakya Gazetesi Süleymanpaşa İlçe Müftüsü ile gerçekleştirdiği röportajda, Müftü Ayhan Okur: "Cemaat ve tarikatların bir çoğu çıkar ve rant peşinde koşmaktadırlar. Dini hizmet yapıyor görüntüsü vererek gerçek amaçlarını gizlemektedirler. Bir çok cemaatin ve tarikatın ahlaklı insan yetiştirmek gibi bir gayeleri de yoktur. Bize camii cemaati yeter, diğer cemaatlere ihtiyacımız yoktur." dedi.

Ömer Yaylalıgüller
Ömer Yaylalıgüller
05 Aralık 2017 Salı 18:15
Diyanet'in olduğu yerde 'Cemaat ve tarikatlara ihtiyac yok'
banner221

Tekirdağ İli Süleymanpaşa İlçesi Müftüsü Sayın Ayhan Okur, Diyanet İşleri, Müftülüklerin görevleri hakında bilgi verir misiniz? Ayrıca  Diyanet'in dışında yer alan cemaat ve tarikatler hakkında halkımızın kafası çok karışık gibi, bu konuda halkımızı aydınlatır mısınız?

Müftü Ayhan okur:

Dini konular hakkında Türkiye'de en yetkili ve söz sahibi kurum biziz. Yani Diyanet İşleri Başkanlığı ve ona bağlı olarak görev yapan müftülerimiz, imamlarımız ve din görevlilerimiz Türkiye'nin en ücra köşesinde bile din hizmeti vermekteler.  Cemaatler ve tarikatlar bu konuda yetkili değildirler. Cemaat ve tarikatların bir çoğu çıkar ve rant peşinde koşmaktadırlar. Dini hizmet yapıyor görüntüsü vererek gerçek amaçlarını gizlemektedirler. Bir çok cemaatin ve tarikatın ahlaklı insan yetiştirmek gibi bir gayeleri yoktur. Millet bir fetva arıyorsa Diyanet'in Din İşleri Yüksek Kurulu'na soracak. Millet cemaat arıyorsa camii cemaati yeter.

Halkımıza buradan şunu söylemek isterim ki Kuran-ı Kerim'i öğretmek ve dini bilgileri öğretmek bizim işimiz. Bu bilgiler için başka yerlerde, başka başka amacı belli olmayan tarikat ve cemaat yapılanmalarına gitmesinler. Bizim her yerde Kuran kurslarımız var. Hemen her mahallede Kuran kurslarımız var. Kuran öğrenmek isteyen, İslami bilgileri öğrenmek isteyen herkese biz bu bilgileri anlatmakla yükümlüyüz zaten.

Bizim imamlarımız din görevlilerimiz Kuran öğretme işini parasız veriyorlar. Ama her nedense halkımız diğer cemaat yapılanmalarına gidiyorlar ve para ödeyerek bir şeyler öğrenmeye çalışıyorlar. Buradan halkımıza şu mesajı vermek istiyorum. Cemaat arıyorlarsa camii cemaati yeter. Kuran öğreneceklerse de bu iş için devletten maaş alan bir çok imamlarımız ve din görevlilerimiz var Camilerde ve bizim bünyemizdeki Kuran Kurslarında  kendileri ve çocukları Kuran  öğrenerek din eğitimi alabilirler. Bizim dışımızdaki yani Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı olmayan yerlerde başka arayışlara girmesinler.

Trakya Gazetesi:

Sayın Müftümüz Ayhan Okur hoca, son günlerde çok gündemde olan kadına şiddet konusuna İslâm dininin bakış açısı nasıldır, bize anlatır mısınız?

Müftü Ayhan okur:

Günümüzün en güncel konulardan birisi kadına şiddettir. Geçen hafta Mevlüt kandilini kutladık. Kutladık ama bu kandillerde, vaazlarda Müslümanlar olarak Pegamber Efendimiz (SAV)'ın aile yaşantısını da anlattık...   Peygamberimiz (SAV), hanımlarına nasıl davranmış bunları biraz konuşalım. Eğer peygamberimizin kadına olan davranışlarının çok az bir kısmını bile örnek almış olsak, her akşam eşimize gül götürmemiz gerekir.  Peygamber Efendimiz (SAV) eşlerine karşı çok nazik davranırmış, iltifat edermiş. Eşi Hz. Ayşe'ye adıyla hitap etmez O'nun hoşlanacağı biçimde "Ya Aiş" (Küçük Ayşecik) veya "Ya Hümeyra" (Yanakları al) diye seslenirmiş. Efendimiz Hz. Muhammed (SAV) bir gün misafirlerle eve geliyor ve Hz. Ayşe'ye soruyor: "Evde yiyecek ne var?" Hz. Ayşe yiyecek vardı ama bir fakir geldi ona verdim demiş. Peygamberimiz hiç bir şey demeden kalkmış bahçedeki keçinin yanına gitmiş, süt sağmış ve misafirlere ikram etmiş, kalanını da hanımlarına  vermiş. Dememiş ki çabuk kalkın misafirlere yemek hazırlayın. Nezakete ve kadınlara saygıya bakar mısınız?

Efendimiz geceleyin teheccüd namazı kılmak için kalkacağı zaman rahatsız etmemek için eşinden izin alırmış: "Ya Aişe namaz için kalkabilir miyim?" diye... Şimdilerde ise karısına kibar davranan çok az kaldı galiba. Adam akşam kahvehaneye çıkarken karısı: "Nereye gidiyorsun herif?!" dediğinde adam karısına: "Sana ne lan! Kahveye giderken sana mı soracam.." deyip karısını rencide eden kişilerin bir hayli çoğaldığını duyuyorum ben. Peygamberimize bak, O'nun ümmetine bak ne hale geldik! Bu şekilde rencide olan kadınlar haklarını öbür dünyada kesinlikle alacaklardır. Bu ve benzeri şekilde karısını rencide eden, şiddet uygulayan adamlar 24 saat alnı secdeden kalkmasa bile ahirette Allah'ın huzurunda, karısına davranışlarından dolayı hesap vereceklerdir. İslam'da kadına şiddet yoktur. Peygamber Efendimiz (SAV) eşlerini bırakın dövmeyi yüksek sesle bile asla konuşmamıştır, bağırmamıştır. Biz böyle bir Peygamberin ümmetiyiz. Kadına şiddetin yanı sıra hayvana, kediye, köpeğe vb. bunlara bile şiddet İslam'da haramdır.
 

Trakya Gazetesi:

Sayın Müftümüz Ayhan Okur hoca, İslâmda hoşgörü, anlayış ve güzel ahlâktan bahseder misiniz?

Müftü Ayhan okur:

Peygember Efendimiz (SAV) buyuruyor ki: "Hatasız dost ararsanız, dostsuz kalırsınız!" İslam'da geniş bir hoşgörü vardır. Hepimiz hata yapabiliyoruz. Birbirimize hoşgörülü davranıp affedici olacağız. Günümüze baktığımızda hoşgörüsüz bir topluma doğru gidiyoruz. Yeşil ışık yanar yanmaz arkadaki araç "dat dat" kornaya basmaya başlıyor. Tahammül kalmadı, hoşgörü ve sabır kalmadı. Bu böyle olmaz. Müslüman böyle davranmaz. Kuran-ı Kerim  bize sabretmeyi öğütlüyor. Birbirimize saygısız davranırsak günah işlemiş oluruz ve "Kul hakkı yemiş oluruz." Akşama kadar gerekli gereksiz insanların tartışmaları ve birbirine olan saygısız davranışları, kalp kırmaları,  tamamen kul hakkınının çiğnenmesi ile ilgili bir vakıadır. Yüce Allah benim karşıma kul hakkı ile gelmeyin diyor. Kişiler birbirlerine karşı saygısız davrandıklarında öbür dünyada birbirleri ile yüzleştirilecekler ve herkes birbirinden hakkını alacaktır. Kul hakkına dikkat edeceğiz, sabırlı olacağız, kırmayacağız, dökmeyeceğiz, hoşgörü dairemiz çok geniş olacak. Gıybet de yani dedikodu da saygısızlık ve kul hakkı yeme ile alakalı kötü bir davranıştır.  Yüce Allah Kuran-ı Kerim'de gıybet etmeyi: "Ölü kardeşinin etini yemeye benzetmiştir." Gıybetin dedikodunun ne kadar kötü olduğunu varın siz düşünün artık.

Trakya Gazetesi:

Sayın Müftümüz Ayhan Okur hoca, Millî birlik ve beraberliğe ihtiyacımızın olduğu şu günlerde bu konu ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Müftü Ayhan okur:

Bu ülkede, Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü, Pomak, Boşnak, Roman ve Türkler olarak hepimiz aynı milletin evlatlarıyız, aynı Peygamberimizin (SAV) ümmeti olarak bir arada yaşıyoruz. Ayrılık ve gayrılık yok. Ben Tekirdağ'a geldikten sonra Aydoğdu'daki Roman kardeşlerimizle özel olarak ilgileniyorum. Roman kardeşlerimiz de Müslümandırlar ve bizim milletimizin asli unsurlarındandırlar. Geçen haftaki Mevlüt Kandili'nde Aydoğdu'daki Özgürler Camii'nde Roman kardeşlerimizle kandili kutladık. Camiden sonra bir kahvehaneye geçtik. Sandalye getirttim hanım kardeşlerimiz de çağırdım geldiler. Dinimiz İslamiyet hakkında, Peygamberimiz (SAV) ve Kuran-ı Kerim hakkında konuştuk. Roman kardeşlerimiz çok memnun oldular.

Bana bazıları diyorlar ki içki içilen kumar oynanan kahvehanelere niye gidiyorsun? Ben  kahvehanelere, vaaz vermeye gittiğimde kimse kumar da oynamıyor içki de içmiyor. Huşû içinde beni dinliyorlar. Buralarda günah işliyorlar diye biz Müslümanlara dinimizi anlatmayalım mı? Yalnızca Roman mahallesinde değil, Türkiye'nin her yanında Müslüman olup da içki içen kumar oynayan insan çok fazla. Ne yapalım yani içki içiyorlar diye kumar oynuyorlar diye İslâmı anlatmayalım mı? Sık sık İmam arkadaşaları topluyorum  ve onlara halkımıza nasıl İslamiyeti anlatacaklarını konuşuyorum. Bu tür yerlere giden içki içen kumar oynayan insanları dışlamayın, sizi dinledikleri sürece onlarla konuşun diyorum.

Milli birlik ve bütünlüğümüzü Allah'ımızı, Kitabımızı ve Peygamberimizi doğru öğrenerek koruyabiliriz. Birbirimizi dışlayarak bir yere varamayız.

Ayhan Okur Kimdir?

Ayhan Okur 1955 yılında Ordu'nun Fatsa ilçesinde doğdu. İlkokulu köyde okuduktan sonra hafızlık eğitimini Küçükkoç Köyü Kuran Kursu'nda aldı. 1976 yılında Samsun  İmam - Hatip lisesini bitirdi. 1976 yılında Ordu Gülköy'e İmam-hatip olarak atandı. Daha sonra Suudi Arabistan Medine İslam Üniversitesi'nde İrşad ve Din Usulü Fakültesinde eğitimine devam eden Okur, 1986 yılında bu fakülteden mezun oldu. 1984 yılında Niğde Müftü yardımcılığına atanan Ayhan Okur, kadro problemi nedeniyle aynı yerde il vaizi oldu.

1993 yılında Ordu Kuran Kursları Müdürlüğü'ne atanan Ayhan Okur buradan sonra Giresun Kuran Kursları Müdürlüğü'ne atandı. Uzun yıllar Kuran Kurslarında yöneticilik ve eğitim görevi yürüten Okur yüzlerce hafız yetiştirdi. 2013 yılında Küçükçekmece Müftülüğü'nde Şube müdürü olan Ayhan Okur, daha sonra 2017 yılında Tekirdağ Müftü Yardımcılığına atandı. Bir müddet sonra Tekirdağ İli Süleymanpaşa İlçesi Müftülüğü'ne atanan Ayhan Okur, Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde çalıştığı süre içerisinde onlarca kez takdirname, teşekkür gibi ödüller aldı.

Son Güncelleme: 06.12.2017 08:45
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İsim yok 2017-12-05 23:19:20

Ya hicbirsey bilmiyor birde oraya çikip fetva veriyor nasıl biseyde..

Avatar
Emrah 2017-12-05 09:37:23

Müftü bey kimsenin cesaret edemiyecegi şeyler söylemiş Kutlarım ama şimdi hedef tahtasına koymasinlar bize ülkemize böyle cesur müftülür lazım.

Avatar
Mehmet 2017-12-05 08:47:36

müftü doğru söylemiş. bunlara selam bile verilmez. ahlaksızlığın en çok olduğu yer cemaatler ve tarikatlar.

Avatar
İmam 2017-12-05 11:05:16

Bravo sayın Müftüm. Bir çok imamın diline tercüman oldunuz. Teşekkürler

Avatar
İ zoroğlu 2017-12-05 19:31:51

Ayhan hocam Allah razı olsun.

Avatar
turko 2017-12-05 08:45:19

tari̇katçi ve camaatçiler farkında olmadan şirke giriyor. müslüman olup tevbe etmeleri lazım. yoksa ahireti perişan olurlar. doğrusu davar sürüleri bunu anlamaz

Avatar
Omer geverli 2017-12-05 13:16:24

Doğru ama Diyanet çok çalışmalı ki o boşluğu kapatın

Avatar
Ali 2017-12-05 21:47:26

Diyanet son zamanlarda malum bosluklarikapatti her mah.k kursu acti yeterki okumak ve ogrenmek istensin hazir bekliyoruz... Helal olsun muftu beye.