Diyanet'in önceliği teftiş değil rehberlik olmalı!
DiNiHABERLER.COM / öZEL İÇERiK

Kendisine “din ve mezhep ayrımı yaptığı” gerekçesiyle açılan soruşturma da ceza alması yönünde rapor hazırlayan müfettişe verdiği cevapla İmam Yasin Gündoğdugelenekselzihniyete sahip müfettişlerin adeta ufkunu açtı.


Yasin Gündoğdu’nun sözleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kaymakamlara hitaben yaptığı, “Mevzuat şöyledir, böyledir, yeri geldiği zaman koyun mevzuatı bir kenara, kendi zihinsel inkılabınızı devreye sokun” konuşmasını hatırlatır gibiydi.


MÜFETTİŞLER (DENETMENLER) TEFTİŞ DEĞİL REHBERLİK YAPMALI


Gündoğdu’nun sözleri; mevzuat ile sistem arasına sıkışıp kalmış, sistemin ve geleneksel düşüncenin etkisinde kalıp cezalandırmayı marifet bilen müfettişlere ders verir nitelikteydi.


Teftiş kurullarının, Rehberlik ve Denetim Başkanlığı’na dönüşmesi sonrası eski despot Türkiye manzarasını anımsatan müfettişlik yerine önce rehberlik; olmazsa denetmenlik yapması gereken müfettişler hala eski alışkanlıklarını bırakmış değiller.


Denetmenlerin soruşturmasına baktıkları personel ile ilgili olarak; İslam’ın tebliği faaliyeti içerisinde bulundukları gerçeğini göz ardı ederek şeflik dönemi CHP valileri gibiher yapılan şikayeti imam aleyhine bağlamaları yanlıştır.


Denetmenin ele aldığı şikayet konusunu ele alırken görev kusuru ile anlatılan konunun mahiyetini ayırt ederek rapor hazırlaması gerekir. Görev kusuru ile anlatılan konunun mahiyetini ayırt etme ve yorumlama yeteneğinden mahrum olan bir müfettiş, İmam Gündoğdu örneğinde olduğu gibi farkına varmadan personel ile birlikte İslam’ı da mahkum ettiğinin farkında olmalıdır.


Gündoğdu’nun “halkı kin ve nefret duygularına sevkettiği” ile ilgili olarak verdiği cevap yorumla yeteneğinden yoksun müfettişlere bir cevap gibiydi. İmam Gündoğdu bu konuyu, “Bir defa yasanın şekli, manası bana aykırı. Bir defa sen, bunu bana uygulayamazsın ki. Benim görevim zaten dinimin farklı olduğunu anlatmak. Ben İslam dininin farklı olduğunu anlatacağım. Bu benim görevim. Din farklılığı gözeterek halkı tahrik edip yani Hristiyanlığı mı tahkir ettim. Yahudiliğimi tahkir ettim. Ettiysem bunu Kur’an söylemiş. Kur’an demedi mi Yahudi ve Hristiyan’ı dost edinme, demiş mi? demiş. Bu elbise benim değil. Sen bu elbiseyi bana zorla giydirmeye kalkışma. Peki, benim ki tahrikse yurt dışında yapılan hakareti getirip o gazetenin dağıtması, satması bu insanlara hakaret değil mi? Kardeşim onu yargıladık zaten 2 yıl ceza aldılar. O zaman adama sorarlar: Benim suçum ne? Madem o hata yaptı. Ben de tahrik oldum. Onu eleştirdim. Tahrik de olmuşum madde deki gibi…” sözleriyle özetledi.


Halkın kin ve nefrete yol açtığı düşüncesiyle Gündoğdu’ya verilen ceza Gündoğdu’ya değil İslam’a kesilen bir cezadır. Nihayetinde burada Gündoğdu birilerinin hoşuna gitmese de İslam’ın emir ve yasaklarını söylemesi gereken yerde kürsü de dile getirmiştir.


DİYANET ÜZERİNE DÜŞENİ YAPIP KANUN DEĞİŞİKLİĞİ İSTEMELİ


İmam Gündoğdu’nun bu çağrısı sadece Müfettişe ve Diyanet İşleri Başkanlığı’na değil aynı zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bir çağrıdır.


Bu konuda Meclisin gerekli düzenlemeleri yapması zarurettir. Kendi dinini öğrenmek için kendi mabedine gelen insanların; kendi din adamından dinlediği dininin uyarıları; bir başka din mensubuna aykırı gelebilir. Lakin burada din adamının yaptığı uyarı, kendi mabediyle sınırlı ve kendi cemaatine iken bunun “din ve mezhep farklılığını tahrik” bağlamında ele alınması yanlıştır.


Bu tavır açıkça dinleri baskı altına almaktır.


İslam’ın emir ve nehiylerini hatırlatma sadedinde din görevlisinin kürsü dokunulmazlığı olmalıdır. Bir din görevlisine “şunları şunları söyle şunları şunları söyleme” demek kasaba et satma, marangoza ağaç doğrama, politikacıya siyaset yapma demek gibi absürt bir şeydir.


İmam Gündoğdu veya bir başka imam gidip bu konuşmayı Taksim’de eline megafon alarak yapmış değil. Veya plajda güneşlenen insanların yanına gidip yapmış da değilken hangi tahrikten söz edilebilir ki…


DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI ACİLEN REHBERLİĞE YÖNELMELİ


İmam Gündoğdu’ya verilen bu ceza en az 30 bin din görevlisinin vaaz isteğini kırmış, 50 bin kadar din görevlisinin de vaaz etmek yerine Kur’an okumak ve önüne fıkıh kitabı açıp günlük ibadetleri anlatmakla irşat faaliyetlerinin askıya alınmasına yol açmıştır.


Cumhuriyet Gazetesi ve okuyucularının niyeti ve camiye uğramadıkları bilinmesine rağmen sevindirilmeleri, imamlar üzerinden Müslümanların cezalandırılması hoş bir manzara olmasa gerektir.


YASİNLERİ KAYBETMEYELİM


Gündoğdu’ya verilen cezalar kan donduran türden cezalardır. Hiç kimse bu aşamadan sonra görev aşkı dışında Yasinlerden kendi kuruma saygı duymasını beklememelidir.


Artık İmam Yasin için Diyanet yara almıştır!


İlgili gazetenin sorumluları, mahkemeden 2 yıl hapis cezası almışken ilgili haberi kınayan bir imama 7 ayrı ceza yağdırmanın izahı olamaz. Gündoğdu yaptığı vaazda bu zulme,“Mesele Yasin Hoca meselesi değil. Denizli’nin Çivril ilçesine… Oranın da Gümüşsuyu nahiyesine… ve orada 6 cami var ve 2 si boşken imam olarak da değil müezzin olarak atamanın kamu yararı var mı? Bizim derdimiz huzuru ilahı falan değil diyorsanız o başka” sözleriyle haklı olarak isyan etti.

Kaynak: Dinihaberler.com

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
vaiz 7 ay önce

diyanete sadece merkezde çalışan ve siyasi yada akraba arkadaş vesilesi ile işini gördüren yani torpil yapılan kesim inanıyor ve güveniyor diğerlerinin gözünde beş kuruşluk değeri yok bundanda siyaset sorumlu bela gelmeden siyaset önlem almalı

Avatar
DEVAMI 2 7 ay önce

muftu bir yazı hazirlatiyor mesela fakat vhki o yaziyi gorevliye bilerek ve isteyerek ulastirmiyor geciktiriyor.kendine de isin ucu

dokunacak diye veya farkli seytani saiklerle savsakliyor.

aslinda rotasyon uygulamasi işi kagit kürekle olan müftülükü

memurlarina uygulanmalidir.kagit kürek işleri her yerde aynidir.evraklar heryerde aynıdır. ama insan ile ugrasmak ve insan yetistirmek uzun sure emek verilecek bir istir yani evrak işi gibi değildir. onun için rotasyon illa da uygulanacaksa imamlara değil muftuluklerdeki bu tip personellere uygulanmalidir.muftuluk memurlari nasilsa müftü gidici ben kaliciyim

Avatar
YERİ DEĞİL AMA 1 7 ay önce

özür di̇leri̇m.. konu dişi yorum

müftülük personellerine de rotasyon olmalidir
kimi muftuluk personelleri emekli olana kadar nasılsa buradayım diye gerek muftuleri gerekse

şube müdürlerini parmaklarinda oynatiyorlar.gorevliler de gribi görevliler de oluşturulan bu şeytani algı sebebiyle nasılsa muftu gidici gerçek müftü bu memur diye onlara bakiyor.

fakat bu suçun asıl sahibi kendilerinin ve muftuluklerinin yönetimini teoride oyle degilmis gibi gorunse de pratikte müftülük personellerine(memur, vhki sofor ve hizmetliye)bırakıp onları şımartan muftulere aittir.

müftünun talimatlarini kimi zaman yonlendiren, kimi zaman çarpıtan, kimi zaman bilerek geciktirenlerin suçu, aslında buna zemin hazirlayan ve bu algının (gercek muftu felanca memur)olusmasina sebep olan kimi muftulerdir.

Avatar
adem özoğul 7 ay önce

bu ülkede mahkemeler yok mu. Kişi neden mağduriyetini mahkemede aramaz? masumsa herkesten hesap sorsun değil mi. sayın editör, gaz vermeyin, adaleti isteyin. her Cuma nümazında adalet geçmiyor mu, işte o adaleti arayın.

Avatar
Ben 7 ay önce

Sadece müfettişler değil murakiplar da aynı şekilde müftü nasıl yönlendirme yaparsa öyle uygulama yapıyor ankarada bunlardan çok çakılı gibi de hiç yerleri değişmiyor

Avatar
üzücü 7 ay önce

gerçekten yasin hocaya yazık oldu ve haberde belirtildiği üzere kurumsal anlamda başkanlığımız yara aldı..

Avatar
Kafasına göre 7 ay önce

Müfettişlerimiz üç yıllık denetim yaptılar. Bu denetimde personele bir sürü geri ödeme çıkardılar. Geri ödemelerin çoğu üstünkörü yapılmış, ne vicdan ne hak var. Kalemi istedikleri gibi oynatmışlar. Böyle teftiş olmaz.

Avatar
Mehmet ali 7 ay önce

Arkadaşlar bu editör ya bir şey bilmiyor ya da bir kuyruk acısı var müfettişler den yana müfettişin kararının son karar olmadığnı bilmiyor galiba arkadaş

Misafir Avatar
Mehmet aliye 7 ay önce @Mehmet ali

demek ki sen de 28 şubat kafası taşıyan müfettişlerdensin. rütbe almak veya terfi etmek için (bazılarını tenzih ediyorum) din görevlilerinin canına okuyan sizler değil misiniz? bu site yıllardır takip ederim. bir fasolarını görmezdim. ama müfettişlerin çok fasossunu gördüm. örnek mi? trabzona giden bir müfettişin ucak biletlerini bir kuran kursu öğreticisinin aldığını çok iyi biliyorum. hatta misafir ettiğini bile biliyorum. tarih vermiyorum. aynı siz değil misiniz yaşlıları ayağa kaldıran bağırıp çağıran, yine siz değil misiniz, dünyayı biz yarattık havasında kasılıp gezen, siz değil misiniz mehmet görmezin selamını getirdik deyip sonra yerden yere vuran, siz değil misiniz Allahtan korkmadan olay dışı hadiseleri rapor tutan, siz değil misiniz yasin hocayı islamı anlattı diye sürgün eden. tabi bazı müfettişlerimiz hariç.

Beğenmedim! (0)
Misafir Avatar
mehmet aliye 7 ay önce @Mehmet ali

mehmet ali bir müfettiş olduğun belli. bu sitenin sahipleri her tür mevzuata sahip. senin bu dediğini her çocuk bilir. müfettiş rapor hazırlar sonra üst kurula gelir incelenir. bunu biz de biliyoruz da kaç müfettişin raporu üst kurulda reddolmuş. onaylayıp geçiyorlar işte

Beğenmedim! (1)