Diyanet, Kutlu Doğum Haftasını 14-20 Nisan tarihleri arasında kutlanmaya devam edecek

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr.Mehmet Görmez, "Kutlu Doğum Haftası", "Hicri Takvim Birliği", "İmsak ve Yatsı Vakitlerinin Tespiti" ile "Ramazanda Yayınlanan Dini İçerikli Programlar"ın ele alınacağı "Din İşleri Yüksek Kurulu Genişletilmiş İstişare Heyeti"nin kararlarını açıkladı..

Diyanet, Kutlu Doğum Haftasını 14-20 Nisan tarihleri arasında kutlanmaya devam edecek

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr.Mehmet Görmez, "Kutlu Doğum Haftası", "Hicri Takvim Birliği", "İmsak ve Yatsı Vakitlerinin Tespiti" ile "Ramazanda Yayınlanan Dini İçerikli Programlar"ın ele alınacağı "Din İşleri Yüksek Kurulu Genişletilmiş İstişare Heyeti"nin kararlarını açıkladı..

18 Mayıs 2017 Perşembe 14:00
Diyanet, Kutlu Doğum Haftasını 14-20 Nisan tarihleri arasında kutlanmaya devam edecek
banner221

Kutlu Doğum Haftası'nın ismi "Siret Haftası" oldu 

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Kutlu Doğum Haftası etkinliklerinin Fetullahçı Terör Örgütü ile (FETÖ) irtibatlandırılmasının diyanet ve ilahiyat camiası ile milleti derinden yaraladığını belirterek, "Kutlu Doğum Haftası, O'nun (Hz. Muhammed) sünneti, sireti, yüksek ahlakı ve evrensel mesajının ilmi etkinliklerle anlatıldığı bir Siret Haftası'na dönüştürülerek, şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da 14-20 Nisan tarihleri arasında icrasına devam edilmelidir." dedi.

"Din İşleri Yüksek Kurulu Genişletilmiş İstişare Heyeti II. Toplantısı"nın ardından gazetecilere açıklama yapan Görmez, Kutlu Doğum Haftası, hicri takvim birliği, imsak ve yatsı vakitlerinin tespiti ile ramazanda yayınlanan dini içerikli programlar konularına değindi.

Müzakerelerin ardından kararların oy birliğiyle alındığını ifade eden Görmez, Kutlu Doğum Haftası'nın 28 yıldır devletin desteği ve bütün toplum kesimlerinin katılımıyla bir bilgilenme ve bilinçlenme şöleni haline geldiğini anlattı.

Kutlu Doğum Haftası'nın asrın fitnesi FETÖ ile irtibatlandırılmasının başta diyanet ve ilahiyat camiası olmak üzere milleti derinden yaraladığını aktaran Görmez, "Akıl, vicdan ve izan dışı bu iddia aynı zamanda tarihi gerçeklere de aykırıdır. Bu hafta, asırlardır 12 Rebiulevvel’de idrak edilen Mevlit Kandili'nin bir alternatifi değil Hz. Peygamberin sireti, sünneti ve evrensel mesajını anlamak ve hayata geçirmek gayesiyle uygulamaya konulmuş ilmi ve kültürel faaliyetler bütünüdür." ifadelerini kullandı.

Görmez, şöyle devam etti:

"Esas amaç, Hz. Peygamberin hayat veren çağrısının daha geniş kitlelere ulaştırılması olunca, bu etkinlik için tüm eğitim kurumlarının ve halkımızın yoğun bir şekilde katılımının daha çok sağlandığı bir zaman dilimi belirlenmiştir. Her yıl yurtiçi ve yurtdışında 30 bini aşkın etkinliğin yapıldığı bu hafta içinde, haftanın amacıyla bağdaşmayan bazı yanlış uygulamaların tasvip edilmesi düşünülemez. Bu münferit yanlış uygulamalar bütün bir etkinliğe de gölge düşürmemelidir. Resul-i Ekrem’in hatırasına ters düşecek ve Müslümanları rencide edecek tutum ve davranışlardan kaçınılmalıdır. Etkinlikler, ilgili yönetmelik hükümlerine göre ve Diyanet İşleri Başkanlığının gözetim ve denetiminde yürütülmelidir. Bu itibarla bu topraklarda bin yıldır vecd ile kutlanan Mevlit Kandili programları zenginleştirilerek sürdürülmeli, Kutlu Doğum Haftası ise onun sünneti, sireti, yüksek ahlakı ve evrensel mesajının ilmi etkinliklerle anlatıldığı bir Siret Haftası'na dönüştürülerek şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da 14-20 Nisan tarihleri arasında icrasına devam edilmelidir."

Genişletilmiş istişare toplantısında Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez Kutlu Doğum Haftası'nın değiştirilmeden aynen devam edeceğini açıkladı.

İşte o kararlar:

1- Toplumsal huzuru ve barışı sağlayan en önemli unsurların başında sahih din anlayışı gelmektedir. Toplumun sahih din anlayışını zedeleyecek Diyanet İşleri Başkanlığı'nın toplum nezdindeki güvenirliliğine zarar verecek her tür tavırdan uzak durulmalıdır.

2- Kutlu doğum Haftasının akıl vicdan ve asrın fitnesi FETÖ ile irtibatlandırılması başta Diyanet ve İlahiyat camiası olmak üzere aziz milletimizi derinden yaralamıştır. Akıl, vicdan ve izan dışı bu iddia tarihi gerçeklere de aykırıdır. 

3- Bu hafta asırlardır 12 Rebiülevvelde idrak edilen Mevlid Kandilinin bir alternatifi değildir. Hz. Peygamberin sireti sünneti ve evrensel mesajını anlamak ve hayatta geçirmek gayesiyle uygulamaya konulmuş ilmi ve kültürel faaliyetler bütünüdür. Esas amaç Hz. Peygamberin hayat veren çağrısının daha geniş kitlelere ulaştırılması olunca bu etkinlik için tüm eğitim kurumlarının ve halkımızın yoğun bir şekilde katılımının daha çok sağlandığı bir zaman dilimi belirlenmiştir.

4- Resuli Ekremi ilmi ve kültürel etkinliklerle anma bidat olarak değerlendirilemez. Zira bir uygulamanın bidat  olarak değerlendirilebilemesi için o uygulamanın itikat ve ibadetler gibi dinin temel yapısına ilişkin bir değiştirmeyi ya da bir eklemeyi beraberinde getirmesi gerekir. Oysa peygamberimizin sünnetini ve siretini anlamaya yönelik bu haftadaki etkinlikler itikadi ve taabbudi bir konu değildir. bu nedenle böyle bir haftanın ve anma faaliyetinin bidat kapsamında değerlendirilmesi İslam ilim ve usul geleneği ile bağdaşmaz. 

5- Her yıl yurt içi ve yurt dışında 30 bini aşkın etkinliğin yapıldığı bu hafta içinde haftanın amacıyla bağdaşmayan bazı yanlış uygulamaların tasvip edilmesi düşünülemez. Bu münferid yanlış uygulamalar bütün bir etkinliğe de gölge düşürmemelidir. Resuli Ekremin hatırasına ters düşecek ve müslümanları rencide edecek tutum ve davranışlardan kaçınılmalıdır. Etkinlikler ilgili yönetmelik hükümlerine göre ve Diyanet İşleri Başkanlığımızın gözetim ve denetiminde yürütülmelidir. 

6- Yukarıdaki mülahazalar doğrultusunda sevgili peygamberimizin ve onun doğumunun bir tartışma ve polemik konusu yapılması kabul edilemez. Bu itibarla bu topraklarda bin yıldır vecd ile kutlanan Mevlid Kandili programları zenginleştirilerek sürdürülmeli Kutlu Doğum Haftası ise onun sünneti, sireti, yüksek ahlakı ve evrensel mesajının ilmi etkinliklerle anlatıldığı bir siret haftasına dönüştürülerek şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonrada 14-20 Nisan tarihleri arasında icraasına devam edilecektir. 

7- 2016 yılında İstanbul'da gerçekleştirilen ve tüm dünyadaki müslümanlara aynı günde oruca başlama ve bayram yapma imkanı sunan uluslararası hicri takvim birliği kongresi kararları teyit etilmiştir. 


8- Diyanet İşleri Başkanlığı ibadet vakitlerini geçmişten günümüze İslam alimlerinin ve astronomların ortak görüşünü İslam dünyasındaki müşterek uygulamaları ve bilimsel gözlem sonuçlarını göz önünde bulundurarak belirlemektedir.


Nitekim Diyanet İşleri Başkanlığı'nın sürdürdüğü beş yıllık gözlem sonuçları değerlendirilmiş ve Diyanet Takvimi'nde yer alan ibadet vakitlerinin doğruluğu bir kez daha teyit edilmiştir. Bu itibarla İmsak ve Yatsı Vaktinin belirlenmesi ile ilgili tarihte ve günümüzde İslam dünyasında muteber olmayan görüşlerin gündeme getirilmesi dini ve ilmi gerçeklerin gözardı edilerek zihinlerin bulandırılması halkımızın huşu içinde ifa etmeye çalıştığı ibadetlerin sıhhatinin tartışma konusu yapılması Ramazanın manevi iklimine gölge düşürmektedir. Bu sebeple ibadet vakitleri konusunda meydana getirilmeye çalışılan tereddütlere itibar edilmemelidir. 


9- Ramazanda yayınlanan dini içerikli programlar milletimizi inançtan ibadete ahlaktan sosyal hayata ilimden kültür ve medeniyete kadar hemen her alanda bilgilendirme ve bilinçlendirme için çok önemli bir fırsat sunmaktadır. Bu itibarla programlarda İslam'ın temel kaynaklarına dayalı sahih dini bilgi esas alınmalıdır. Hurafelerden arıştırıcı ve ötekileştirici söylemlerden ve her türlü istismardan uzak durulmalıdır. Zor bir süreçten geçtiğimiz birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olan şu günlerde medya kuruluşlarımız halkımızın kafasını karıştıracak onların dini duyarlılıklarını gölge düşürecek her tür gereksiz tartışmalara ve polemiklere meydan vermemelidir. 

Kaynak: Dinihaberler.com / Özel Haber

Son Güncelleme: 18.05.2017 14:22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner274

banner273