Diyanet teşkilatı içerisinde olmaması gerekenler halen orada!

2010 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı görevine atanan ve geçtiğimiz günlerde emekli olan eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in görev süresi içerisinde yaptığı çalışmaları değerlendiren Molla Zeki Dinç, Görmez’in görev süresi içerisinde büyük değişiklikler yapmaya çalıştığını  fakat tek başına bunu gerçekleştiremediğini söyledi.

Diyanet teşkilatı içerisinde olmaması gerekenler halen orada!

2010 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı görevine atanan ve geçtiğimiz günlerde emekli olan eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in görev süresi içerisinde yaptığı çalışmaları değerlendiren Molla Zeki Dinç, Görmez’in görev süresi içerisinde büyük değişiklikler yapmaya çalıştığını  fakat tek başına bunu gerçekleştiremediğini söyledi.

12 Ağustos 2017 Cumartesi 08:41
Diyanet teşkilatı içerisinde olmaması gerekenler halen orada!
banner221

Mehmet Görmez'in güzel çalışmalar yapmak istediğini ama Diyanet İşleri Başkanlığındaki bazı eksikliklerin giderilmediğini söyleyen Dinç, özellikle Diyanet teşkilatında liyakat ehli insanların belirli görevlere getirilmediği belirtti.

Bu durumun Mehmet Görmez'in tek başına bıraktığını ifade eden Dinç, "Mehmet Görmez Hoca yapmak istediklerini hep kendisi yapmaya çalıştı ama o ağır yükü kendi sorumluluğu altındaki, Diyanet teşkilatındaki insanlara da o sorumluluğu yükleyemediği için biz bunu hissediyorduk, bu bir eksiklikti. Kendi teşkilatının içindeki bazı yapıları değiştiremedi.” dedi.

“Diyanet teşkilatı harekete geçerse Türkiye’deki bütün ahlaksızlıklar son bulacaktır”

Dinç, Müftüler illerde halktan soyut yaşadılar. İslami cemaatlerle diyalogları olmadı ama Mehmet Görmez Hocamızda bu vardı. Bütün İslami cemaatler hakkında olumlu görüşleri vardı. Ama bunu il ve ilçe müftülerine yaptıramadı. Dolayısıyla İslami cemaatlerden kopuk oldular. O ilin veya ilçenin kanaat önderleriyle yüzlerce âlim yetiştirmiş seydalarımızla müftülerimiz nedense diyalog kuramadılar. Hükümetin bir açılışı olduğu zaman kravatını bağladılar, oraya gittiler. Kurdele kestiler ama İslami çalışmaların olduğu yerde olmadılar. Dolayısıyla müftülerimiz il ve ilçelerde imamların üzerinde de etkin olamadılar. Değerli birçok âlimlerimiz var. Kendi köylerinde medresesini açmış talebe yetiştiriyor. Oysaki o insanlar merkeze alınmalıydı. Onların çalışmaları diğer imamlara örnek olmalıydı. Türkiye’de Diyanet teşkilatı harekete geçerse Allah’ın izniyle Türkiye’de ki gençlik değişecek, halk da kurtulacak. Toplumun içindeki bütün ahlaksızlıklar bitecektir. Ama Mehmet Görmez Hoca bütün güzel yönlerine rağmen bu konuda bir gelişme kaydedemedi. Zaman zaman camilerde çocukların başını okşadı bu güzel bir mesajdı. Ama sadece bu bizim din görevlilerin harekete geçmesi için yetmiyordu.” diye konuştu.

“ Bir işçi sabah 8 akşam 5 arası çalışıyorsa bir imam da öyle çalışmalı”

İmamların sadece namaz vakitlerinde camide bulunduklarını diğer vakitlerini camilerde geçirmemelerinin bir eksiklik olduğunu belirten Dinç, “ Bir işçi sabah 8'de kalkıp akşam 5'e kadar çalışıyorsa bir imam da saat 8’de camide oturmalı akşama kadar camideki cemaatinin sorunlarıyla ilgilenmeliydi. Bütün imamlarımızın günde 5 saat camide hizmet verdiğini düşünün ne kadar güzel gelişmeler olduğunu… Türkiye genelinde düşününce çok güzel şeyler olacaktı. Din görevlilerimiz daha güzel çalışmalar yapabilirlerdi ama Görmez Hoca bu konuda biraz pasif kaldı. Teşkilatını sağlam kurmadığı için bu konuda yetersiz kaldı. Bundan sonra gelen Diyanet İşleri Başkanımız bunları görmelidir.” şeklinde konuştu.

“28 Şubat mağduru imamlar göreve alınmalıydı”

"28 Şubat mağduru olan imamların göreve alınmalıydı" diyen Dinç, “ Özellikle gerçekten çok değerli imamlarımız 28 Şubat döneminde sürgünler yaşadılar, görevden alındılar. Mehmet Görmez Hocamız, 'vicdan azabı çektiğim iki konu var' demişti. Birini açıklamadı. Diğeri göreve alamadıkları hocalardı. Birçok sivil toplum kuruluşu ve birçok kanaat önderi bu konuda ricada bulunduğu halde hep ağır davrandı. Kendisi mi yapmak istemedi? Hayır. Yine teşkilatı yenilemediği için teşkilatın içinde sözünü geçiremedi. 2012’de benim dosyamda gördüğüm bu imam arkadaşların hakkında atama kararı çıktığı halde dosyalar atama dairesine gelmiyor dosya sümenaltı ediliyor ve onu daha yeni fark ediyorlar. Diyanet teşkilatının içerisinde bu kadar değişik şeyler oldu ve Mehmet Görmez Hocamız bunları görmedi. Bir idareci kabiliyetiyle olaylara hâkim olamadı. Yüzlerce göreve alınması gereken imam vardı, bunlar alınmadı ” şeklinde konuştu.

Diyanet’in İslami cemaatlere ve kanaat önderlerine yakın olması gerektiğine vurgu yapan Dinç, “Diyanet’e bakış açımızın değişmesi lazım. Diyanet demek her ilde aslında bütün İslami çalışmalara, bütün cemaatlere ve bütün kanaat önderlerine aynı zamanda bir ağabeylik görevini görecek, onlara bütün konularda bir yardım eli olacak. Kinle veya sürekli eleştirel bir yaklaşımdan ziyade onlara eksik olan yönlerinde yardımcı olacak bir kurum olarak kendini görmeli.” diye konuştu.

Mehmet Görmez’in FETÖ ile ilgili yapması gerekenleri zamanında yapamadığını ifade eden Dinç, “Mehmet Görmez Hocamızın FETÖ ile ilgili yapması gereken şeyler vardı. Hem teşkilatta hem diğer birimlerde yapamadı, bunun önlemini alamadı. Sadece FETÖ değil, Diyanet teşkilatı içerisinde olmaması gerekenler halen orada. Belki Diyanet İşleri Başkanının en yakınında bildiği halde bunlara dokunamadı. Ama zamanla gördü ki onlar birçok insanın mazlumiyetinin devamına sebep oldular.” dedi. 

Kaynak: İlkha

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ali 2017-08-12 10:02:51

Ne Cematinden basediyorsun, bizim bildiğimiz cemaat Cami cemaatıdır. Cemaat diye diye memleketin anasını bellediniz. Cemaatlar ne kadargüçlenirse o kadar büyük tehlike demektir.

Avatar
Mehmet hoca 2017-08-12 14:26:50

Bakıyorum söz dönüyor dolaşıyor imamlara geliyor. İmam camisinde acaba 1 gün içinde kaç saat görev yapıyor.gelin bir hesabını yapalım.12/8 itibariyle sabah 4:30 da kalkar.5:00de camiyi açar.ezan okur Kur'an okur sabah namazını kıldırır ve eve 6:30 da döner. Bir vakit için 1:15 dakika camidedir. Günlük 6 saat mesai yapar.Haftalik çalışma günü 6 gündür.haftalık izni merkez dışındakiler hafta içi kullanir. O izinde ya muftuluk toplantisinda geçer.yada müftülükte imza ile geçer.ramazanda izin diye birşey zaten yok.2 bayramda memura 11 gün,imama 2 gün.birde lütufmuş gibi git müftüne izin için yalvar. Allahtan sendika varda izin günlerinin parasını almamızı sağladı.sabah görevi için 4:30 da kalkan. Mesaisi 22:30 da biten bir başka memur gurubu varmı acaba.Birde cemaatin her şikayetini ciddiye alan aman bana ellemesinlerde cami görevlisini gerekirse başka yere veririz.(süreriz) deyip soruşturma açtıran görevlisinin arkasında durmayan müftülerimiz var. Caminin temizliği , cemaatle cami çıkışında çay sohbet edilmesi, umuma açık tuvaletin bile imama temizlettirilmesi imamın ve müezzinin görevlerinden sayılmıyor mu. Hoca tuvaletler batmış temizle şurayı diyen cemaate imam ne hizmet verebilir. Yine de elhamdülillah bu vazifeyi seviyoruz. Görevdeki hükümete de duacıyız. Bu kadar ihl mezununu vazife aldığı için. Fakat Ankara'nın göbeğinde görev yapan bürokratlara da şunu diyoruz. Empati yapın. Kendinizi 10 haneli bir köyde görev yapıyor olarak hayal edin. Taşrada ki Kurum çalışanlarını gözetin. Hesap var vesselam...

Avatar
memur 2017-08-12 10:41:44

beyefendinin yazdıklarının ciddi bir kısmı doğru da beyefendi taşrada müftülerin nasıl çalıştığından haberi yok. müftülerin bu söylediklerini kolayca yapabileceklerini zannediyor. beyefendi bu söylediklerinizin olması için öncelikle diyanetin özerkliğini savunun. taşrada müftülerin vali ve kaymakamların emrinde neler çektiklerini öğrenin. ayrıca imamların sadece namaz vakitlerinde görev yaptıklarını zannetmeniz bu işe yabancılığınızı gösterir.

Avatar
Nurullah 2017-08-12 09:25:02

Öyle şeyler döndürüyorlarki bir müftü birde başkanlığın başındaki en kafa adamlardan bir akrabası ellerinde oynatıyor başkanlığımızın.soruşturma açıyorlar usulsüz karar veriyorlar usulsüz fetö ile mücadele eden din görevlileri hep sürgün durumda .nakil atamalarında 1 hafta öncesi kimin geleceği belli peki ozaman neden mbsts var peki ozaman neden mülakat var.veri hazırlama sınavı tam bir kaos cuma günü açıklanacak listede kazanan farklı ama liste pazartesiye kalınca kazanan farklı beki bir de puanlamayı doğru düzgün hesaplayamayan müftü tek adam olma hevesinde komisyondan kimseye puan verdirmiyor ortak puanmış daha neler duyacağız neler göreceğiz biz bunları yazınca şuçlu oluyoruz

Avatar
Adem 2017-08-12 13:13:15

Ne molası ya
Bu devirde molla sadece İran da
Kalkmış bir de akıl veriyor
Sen git önce dini yüksek öğrenim gör
Ondan sonra ufkun açılsın umuru dünya nedir ne değildir anla ondan sonra din işine gir. Ezberlediğim metinler o dönemin hayatının yansımaları. Bugün o gün değil.sayın molla.
Sonra Sayın Görmez sizden ya. Onun için onu kalırsın. Bunu da biliyoruz

Avatar
Kazım Eren 2017-08-12 12:33:44

i̇çeri̇si̇ kayniyor fetöyle, hdp li̇ bi̇le var

Avatar
Müezzin Efendi 2017-08-12 08:51:23

telefonlarını açmayan daire başkanları var..

Avatar
Ömer Demir 2017-08-12 23:02:59

İslamda Cemaat vardır cemaatler diye birşey yoktur. Herkes iğneyi kendine batırsin, diyanet düzelirse toplumdaki ahlaksizlıklar düzelecekmiş . Cemaatler her biri saadet zinciri kurmuş. Evvela kendilerini düzeltsinler, . İnsanları hurafeler, yalanlarla ruyalarla adeta feto gibi esir almışlar, düşündürtmüyorlar. Siz kendinize bakın.