Diyanet’in sorumluluk alanının çok genişledi!

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, çeşitli programlar için bulunduğu Rize ve Ordu’da, bölgede görev yapan din görevlileriyle bir araya geldi.

Diyanet’in sorumluluk alanının çok genişledi!

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, çeşitli programlar için bulunduğu Rize ve Ordu’da, bölgede görev yapan din görevlileriyle bir araya geldi.

Ömer Yaylalıgüller
Ömer Yaylalıgüller
21 Ekim 2017 Cumartesi 23:30
Diyanet’in sorumluluk alanının çok genişledi!
banner221

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, çeşitli programlar için bulunduğu Rize ve Ordu’da, bölgede görev yapan din görevlileriyle bir araya geldi.

Resmi temaslar ve çeşitli programlar için iki günlük Karadeniz programında Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Rize ve Ordu illerini ziyaret ederek, bölgede görev yapan din görevlileriyle bir araya geldi.

Sözlerine, Afganistan'ın başkenti Kabil ile Ghor şehirlerindeki patlamalar neticesinde hayatını kaybeden Müslümanlar için Allah’tan rahmet dileyerek başlayan Başkan Erbaş, "Dünyayı kaosa sokmak isteyen bir takım mihrakların planları devam ediyor. Müslümanların yaşadığı yerlerdeki haritalar kanamaya devam ediyor. Hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyorum" dedi.

Diyanet’in sorumluluk alanının çok geniş olduğunu hatırlatan Başkan Erbaş, din görevlilerine hitaben yaptığı konuşmada, "Balkanlardan Orta Asya'nın en uçlarına kadar Rusya Federasyonu'na bağlı onlarca Müslüman toplulukları bizim etrafımızda toplanıyorlar ve Türkiye’den beklentilerini dile getiriyorlar. İşimizin ne kadar ağır olduğunu, sadece camimizden, camimizin bulunduğu mahalleden, kasabadan, ilden değil, bütün dünyadan sorumlu olduğumuzu hiçbir zaman aklımızdan çıkarmayarak çalışmalarımıza devam etmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Diyanet’te görevli olan her bir personelin örnek olmaları gerekliliğine değinen Başkan Erbaş, şöyle konuştu;

“Diyanet olarak hayra çağıran, kötülüğü men eden bir topluluğuz…”

Diyanet İşleri Başkanlığımızın hizmetlisinden Başkanına kadar herkesin öncelikli olarak taşıdığı isim, ‘hayra çağıran bir topluluk'tur. İyiliği emreden, kötülükten men eden bir topluluk. Felaha bu şekilde ulaşacağız. Namaza çağıran bütün müezzinler, hayra çağırıyorlar. Bu sorumluluk bize Peygamberlerden emanettir. Eğer bunlara emanet gözüyle bakmazsak o zaman yaptığımız işi bir meslek olarak yaparız. Biz bunları birbirimize hatırlatıyoruz. Kur’an’ı Kerim’de “hatırlat, hatırlatmakta müminler için fayda var” buyrulur.

“İşimizi aşk, samimiyet, ihlas ve heyecan ile yapmalıyız…”

Bu önemli vazifeyi deruhte edecek insanların taşıması gereken çok önemli bazı vasıfları vardır. Muhatap kitlemizi çok iyi tanımalıyız. Muhatap kitlemiz içerisinde çok farklı kişiliklerden oluşan, çok farklı vasıflara sahip insanlar var. Onlara nasıl davranacağız, yaklaşacağız? Yaş ve tahsil farkı olanlar var, bunlara karşı nasıl davranacağız. Bütün bunları dikkate alarak kendimizi yetiştirmeliyiz. İşin başında aşk, samimiyet, ihlas, heyecan olması lazım. Eğer heyecan ve aşkımız yoksa bu vazifede başarılı olamayız. Bütün bunları yaparken aşkımızı ve heyecanımızı diri tutacağız ve o zaman başarının yolunu bulmuş olacağız.

“Güzel ahlakta önder ve rehber olacağız…”

Güzel ahlak bize çok yakışıyor. Onun için güzel ahlak konusunda önder, rehber olacağız. Göreve yeni başlayan hocalarımıza tecrübeli arkadaşlarımız rehberlik edecekler. Müftüsünden imamına, genel müdüründen hizmetlisine bütün din görevlilerimiz, kendine güvenen ve güvenilen olacak, şahsiyet ve onur sahibi örnek bir hayat sergileyecek.

“İnsanları hikmetle bu dine çağırmalıyız…”

Mutlaka okuma planlarımız olmalı, mesleki alanda Kur'an'a, tefsire, fıkha, hadise vukufiyetimiz çok iyi olmalı. Biz insanları hikmetle bu dine çağırmalıyız. Dolayısıyla sürekli hikmet arayışında olmalıyız. Vazife şuuru, aidiyet bilinci çok önemlidir. Bizim ait olduğumuz kurum Diyanet İşleri Başkanlığı’dır. Diyanet İşleri Başkanlığımızın bize verdiği vazifeleri aşkla, heyecanla yaptığımız müddetçe aidiyetimizi gerçekleştirmiş oluruz. Üslubumuz güler yüz ve tatlı dil olmalıdır. Eğer yüzümüzden tebessümü eksik edersek etkili olamayız. Namaz kıldırmak kadar önemli bir vazifemiz de muallim olmamızdır. Namaz kıldırdığımız cemaatimiz, onların çocukları, gençler bizim talebemizdir.

Başkan Erbaş’ın katıldığı din görevlileri buluşmasına, Ordu’da Kültür ve Turizm Bakanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Ordu Valisi Seddar Yavuz, Ordu İl Müftüsü Mürsel Öztürk, Rize’de ise İl Müftüsü İsmail Yalçın, Rize ve Ordu’da görev yapan çok sayıda din görevlisi katıldı.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner274

banner273