Görmez ve Bardakoğlu: 'Toplumu kuşatan İslami ilim müfredatı oluşturmamız lazım'

Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Bardakoğlu, "Bugün artık bizim ilahiyat bilimlerini yeni baştan düşünmemiz ve toplumu kuşatan, toplumun sorunlarını kuşatan bir İslami ilim müfredatı oluşturmamız lazım." dedi.

Görmez ve Bardakoğlu: 'Toplumu kuşatan İslami ilim müfredatı oluşturmamız lazım'

Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Bardakoğlu, "Bugün artık bizim ilahiyat bilimlerini yeni baştan düşünmemiz ve toplumu kuşatan, toplumun sorunlarını kuşatan bir İslami ilim müfredatı oluşturmamız lazım." dedi.

14 Nisan 2018 Cumartesi 10:53
Görmez ve Bardakoğlu: 'Toplumu kuşatan İslami ilim müfredatı oluşturmamız lazım'

Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, "Bugün artık bizim ilahiyat bilimlerini yeni baştan düşünmemiz ve toplumu kuşatan, toplumun sorunlarını kuşatan bir İslami ilim müfredatı oluşturmamız lazım." dedi.

Bardakoğlu, Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) ile Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve Diyanet İşleri Başkanlığınca, GAÜN Mavera Kongre ve Sanat Merkezi'nde düzenlenen "Günümüz Türkiye'sinde İslam ve Müslümanlık" konulu panelde konuştu.

Sahabenin, Kur'an-ı anlama ve aktarmada, Hazreti Peygamberi tanımlamada, sünneti anlatmakta hata etmediğini ve olduğu gibi bugüne aktardığını dile getiren Bardakoğlu, bu konuda küçük bir problem ortaya çıktığını belirtti. Bardakoğlu, şöyle devam etti:

"O da sahabe nesli, Kur'an-ı, Hazreti Peygamber'in sünnetini yaşayarak, tecrübe ederek, karşı karşıya kaldıkları olaylar akabinde gelen uyarıları dikkate alarak, bir eğitim sürecinde ve bir hitap gibi algılamışken, daha sonraki nesillere bu bir rivayet şeklinde, metin şeklinde geldi. İslam, yeni coğrafyalara yayıldıkça Müslümanlar, yeni şartlara göre yeni yorumlar yapmak, dini bilgi etrafında yeni bilgiler, yeni yorumlar geliştirmek zorundaydı. Böyle olunca dini bilgi ve dini bilgiye dair bilgiler, kendiliğinden ayrıldı. Dini bilgi denilince biz Kur'an-ı Kerim'i ve Peygamber Efendimizin sünnetini, o diyalektik ilişki içinde verdiği mesajı kastediyoruz.

Dini bilgiye dair bilgide de daha sonra İslam ümmetinin farklı coğrafyalarda, farklı zaman dilimlerinde ürettiği yeni bilgiyi, yorumu, kavli, zannı, görüşü kastediyoruz. İslamiyet'in metinleşmiş bu kaynakları, daha sonraki nesillere metin olarak aktarılan bu kaynaklar üzerinde Müslümanlar yorumladılar, bugünkü moda tabirle güncellediler, anlamaya çalıştılar, kendi dünyalarına getirdiler. Adeta Kur'an-ı Kerim, tekrar o metinle kendi dünyalarına yeniden izal oldu. Hazreti Peygamber kendi dünyalarında tekrar yaşatıldı."

"Yolun sonuna geldik ve duvara tosladık"

"Bugün artık bizim ilahiyat bilimlerini yeni baştan düşünmemiz ve toplumu kuşatan, toplumun sorunlarını kuşatan bir İslami ilim müfredatı oluşturmamız lazım." diyen Bardakoğlu, "Bugün artık dini ilimlerin, İslami ilimlerin içeriği, müfredatı bu dünyaya cevap vermekte hayli geri kalmış, adeta arkeoloji ile uğraşan, 'geçmiş dönemlerde biz şöyle bir medeniyet kurmuştuk.' diye geçmişe öykünmekle yetinen bir oyalama içinde. İslami bilimler bugün topluma bir şey verme kabiliyetini yavaş yavaş yitirmeye başlamıştır." ifadelerini kullandı.

Bardakoğlu, şunları kaydetti:

"Biz yavaş yavaş müfredatın ilgilendiği konuları, ilgilenme tarzını, yorum tarzını yeniden düşünmek zorundayız. Günümüz Müslümanlığını, 21. yüzyıl Müslümanlığını Kur'an ve sünnet ışığında yeniden gözden geçirip daha iyi Müslümanlık profili ortaya koymak istiyorsak o zaman bunu yapmak zorundayız. 50 küsur İslam ülkesiyiz. Yolun sonuna geldik ve duvara tosladık. Biz Allah'ın ve Resulü'nün razı olduğu bir ümmet olmak zorundayız. Allah'ın ve Resulü'nün gösterdiği çizgide bir ümmet, bir dindarlık, Müslümanlık oluşturmak zorundayız."

Prof. Dr. Mehmet Görmez

Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez de gençlerin dünyalarına giremediklerini, onların sorularına cevap veremediklerini söyledi.

"Diyanet nöbetinin" ardından pek çok gençle bir araya geldiğini dile getiren Görmez, "Gördüm ki biz hocalar sadra şifa olarak, onların sorularına cevap veremiyoruz. Hatta onların zihinlerini karıştırıyoruz." dedi.

Görmez, sorunlu din söylemlerinin, gençlerin dünyasında ciddi problemler doğurduğuna şahit olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Anlatılan dine baktığınız zaman insanla dini karşı karşıya getiren bir söylem kullanıyoruz. Halbuki din Allah'ın rahmeti, insan Allah'ın halifesi. İnsani olanla, İslami olanı karşı karşı karşıya getiren bir söylem kullanıyoruz. Bu doğru değil. Din, kaynağı itibariyle elbette ilahidir fakat uygulaması itibariyle insanidir. Allah, dini insana göndermiştir, insanı yüceltmek için göndermiştir. dinihaber.com İnsanı alçaltmak için göndermemiştir, insanı aşağılamak için göndermemiştir. dinihaber.com İnsanın fıtratı ile din arasında o kadar muhteşem bir ilişki var edilmiştir ki bize düşen sadece bu ilişkiyi doğru okumak ve doğru anlamak ama biz fıtrata aykırı bir din söylemi kullanıyoruz. İnsani olanla İslami olanı karşı karşıya getiriyoruz. Oysa Hazreti Peygamber, 'Kolaylaştırınız zorlaştırmayınız, müjdeleyiniz nefret ettirmeyiniz' buyuruyor."

Kaynak: AA

Son Güncelleme: 14.04.2018 17:49
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Safa 2018-04-14 12:10:32

tesbit mükemmel. daha açıkcası geleneksel din algısının duvara toslamasıdır geldiğimiz durum. geçmişi kutsamak yerine vahye göre gerçeklerle yüzleşmemiz gerekir. geçmişimize kalkıp sövelim demiyoruz bu doğruda değil. lakin doğrularına evet yanlışlarına hayır biz almayalım demeliyiz.

Avatar
pirifani 2018-04-14 13:05:41

yukarida bahsedilen geri kalmislik yeni birsey degil.ancak silah zoruyla ve askeri ustunlukle uzeri makyaj edilen ve halenda kafalarini pisligin icinden cikartmak istemeyenlerin inandiklari ve baskalrinin da inanmasini istedikleri aslinda hic bir zaman ideale azicik bile olsa yaklasamamis ecdad mirasinin iflasidir aslinda. bu oyle menem bir ortam ki ciddi ve samimi olarak birseyler yapmak isteyenleri cenderesinde ezip parcalamistir her zaman.meseleyi en ince teferruatlariyla dusunup en kotusunu secmek adet olmussa yapacak pek birsey yoktur. geleneksel din algisi islama son yuzlillarin attigi bir kazik degil ki.hz omer sonrasi hizla ve basariyla islamin yerini almisti bile.bundan sonraki gelismeler bunun sosu oldu.kucuk rotuslarla asil hedefe ulasilamaz. menkibe ve kissa literaturumuzde Allah konusturuluyorsa ve bu cinayetleri isleyenler buyuk alim buyuk Allah dostu denilerek dokunulmazlik veriliyorsa. geleneksel din anlayisiyla mucadele resullerin musrik ve kafirle mucadelesidir.

Avatar
ilkay 2018-04-14 15:15:42

kabile halinde yaşayan arapların boş ol demesiyle boşanmış saydığı fetvayı günümüze getirip saçmalamıyalım mesela

Avatar
Ali 2018-04-14 20:45:18

Peki bugüne kadar neredeydiniz makam gitti Sonra doğruyu gördünüz yazık vAllah bu ümmetin hali kimlere kalmış İslam ı kime emanet bıraknışlar

Avatar
dinlendir 2018-04-14 22:10:02

merak ettim bunları hala dinleyen varmı? başkan ken nedenkonuşmuyorlardı. o zaman yaptıkları Allah için değilmiydi? milli görüşçüleri ezdiler, fetöcüyü, ırkçı kafalıyı ve süleymancıyı yetkili makam sahibi yaptılar, anlarda altlarını oyarak onları alaşağı ettirdi. evnizide oturunda mulleti günaha sokmayın medyadanda uzak durun. bugün problem varsa dün siz doğruyu yapmadığınız içindir.

Avatar
Vatandaş 2018-04-14 22:34:34

Eğer şu dıyanet işleri bşklığı duzgun gorevını yapsa bunlar olmaz ne oldu yapılan sınavda sayın bşkn ne dedı ihl olsun yeterki camurdan olsun onemli değil 9000 kişi çğırıldı 4000 kişi muracaat ettı artı şu imam hatıp öğretmenlerınıde gozden geçırmek lzm şiaci selefı ve vehhabılerı temizlemek lzm bkn ne oldu imam hatıpte bırde deizim çıktı bakalım daha ne çıkacak