Hasan Kamil Yılmaz: cemaat ve tarikatlar denetlenmeli!

İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, Türkiye'de İslam adına faaliyet gösteren pek çok cemaat ve tarikatın, şeffaf ve denetlenebilir olmamasının, gerçekten ciddi bir problem olduğunu söyledi.

Hasan Kamil Yılmaz: cemaat ve tarikatlar denetlenmeli!

İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, Türkiye'de İslam adına faaliyet gösteren pek çok cemaat ve tarikatın, şeffaf ve denetlenebilir olmamasının, gerçekten ciddi bir problem olduğunu söyledi.

11 Ocak 2018 Perşembe 00:39
Hasan Kamil Yılmaz: cemaat ve tarikatlar denetlenmeli!
banner283

İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, Diyanet İşleri Başkanlığı'nda görev alan müftü ve vaizlerin yetiştirildiği Pendik Haseki Dini Yüksek İhtisas Merkezi'ndeki "Yol Ahlakı" konulu konferansta yaptığı konuşmada, cemaat ve tarikatların denetlenmesi gerektiğini kaydetti.

Haseki Yüksek İhtisas Merkezi'nin Diyanet Akademisi olarak adlandırılacağını belirten Yılmaz, "Burası, bizim din ve diyanet hizmetimizde çok önemli bir yere oturuyor. Çünkü 1975 yılında açılan bu müessese, Türkiye'deki geleneksel din eğitiminin farklı kaynaklarla irtibatını kurmak üzere kuruldu. Hamdolsun o günden bugüne çok önemli hizmetler ve fonksiyonlar icra etti." dedi.

"BU İŞ TAMAMLANACAK GİBİ DURUYOR"

Yüksek İhtisas Merkezi'nin arzu edilen hukuki statüye kavuşturulamadığını ancak bu yıl içinde konunun halledileceğini aktaran Yılmaz, "Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı olarak 6 yıl boyunca çok mücadele ettiğim konulardan birisiydi. Biraz daha kuvvetle inanıyorum, bu iş tamamlanacak gibi duruyor. Diyanet Akademisi olarak adı tescil edilecek. Bu gerçekleşirse, hem hocalarımız akademi unvanıyla adlandırılmış olacak hem onların sosyal haklarının ve burada kalmalarının önünü açacak, hem de kursiyerlerimizin ve personelimizin buraya daha rahat devam etmelerini sağlayacak." diye konuştu.

"BİZİ MAHCUP EDİYOR VE SIKINTIYA SOKUYOR"

Sayıları 10'u bulan yüksek ihtisas eğitim merkezleri olduğunu ve her birinin farklı fonksiyonları olacak şekilde tasnif edileceği şekilde hazırlık yapıldığını anlatan Yılmaz, şöyle devam etti:

"Diyanet İşleri Başkanlığı, sürekli yenilenen bir kurum. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak, doğruları cesaretle söyleyen ve topluma dini bilgileri en güzel şekilde ulaştırmaya çalışan bir konumdayız. Yenilenmeyi, gerçekten hayatın olmazsa olmazı gören bir kurumuz. Pek çok alanda yenilenme konusundaki eksikliklerimiz bizi zaman zaman mahcup ediyor ve sıkıntıya sokuyor. Zaten Diyanet'in yeteri kadar hasmı var. Bizim sözlerimizi çarpıtarak teşkilatımızla uğraşıyorlar."

"PANİĞE KAPILMAMAMIZ GEREKİYOR"

Dini Terimler Sözlüğü'ndeki "buluğ" kelimesinden yola çıkarak 9-12 yaşlar arasındaki küçük kız çocuklarıyla evlenilebileceği yorumları yapılarak Diyanet camiasına yönelik olumsuz haberler çıktığını hatırlatan Yılmaz, "Diyanet olarak çok paniğe kapılmamamız gerekiyor. 'Buluğun, namaz v.b. dini vecibeler için önem arz ettiğini söyleyip, dolayısıyla burada anlatılan budur' diyebilirdik. Neden böyle bir yorumda bulundunuz diye bir savunma geliştirilebilirdi. Onun için konuşan ama konuştuğunda da ses getiren ve yenilenen bir Diyanet olmak zorundayız. Model alan değil, model olan bir Diyanet olmak durumundayız.dinihaber.com" ifadelerini kullandı.

"TARİKATIN DENETLENEBİLİR OLMAMASI BİR PROBLEM"

Türkiye'de cemaat ve tarikatların denetlenmediğine dikkati çeken Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Denetlenebilir olmak Diyanet İşleri Başkanlığı’nın en büyük avantajıdır. Bugün Türkiye’de İslam adına faaliyet gösteren pek çok cemaat ve tarikatın şeffaf ve denetlenebilir olmaması gerçekten bir problemdir. Osmanlı döneminde devlet bu tip tarikat yapılarını denetlemeyi gündemine almıştır. Çünkü onlardan çok çekmiştir. 1402 yılında Ankara Savaşı'ndan sonra Şeyh Bedreddin vak'ası Osmanlı’nın başına 10-15 yıllık bir sıkıntı meydana getirmiştir. Şeyhliği, şahlığa çevirmek isteyen bu zat, Osmanlı’ya bir fetret dönemi yaşatmıştır. Osmanlı, bunun farkındadır. Bu yüzden Meşihat makamının içerisinde birimler kurarak, tarikatları kontrol etmek istemiştir. Diyanet’in algısı da budur."

"KURUM KURULMALI VE DENETLENMELİ"

"Diyanet şeffaf bir kurumdur; hedefleri, amaçları, imkanları bellidir." diyen Prof. Dr. Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

"O yüzden biz bu şeffaflık ve denetlenebilirlik özelliğimizi sürdürmeliyiz. Hatta cemaatlerin de bu konuma gelmesinde ısrarcı olmalıyız. Zaten şu anda arzu edilen ve beklenen durum budur. 15 Temmuz'dan sonra yaptığımız Din İşleri Yüksek Kurulu Olağanüstü Toplantısı'nda böyle bir karar alınmıştı. Türkiye'de bu yapıların denetlenmesi için Meclis-i Meşayih benzeri bir kurum kurulmalı ve bunları denetleyebilmeli. Neyi denetleyecek? Mensuplarını denetleyecek, kaç kişi bunlar? Ekonomik şeffaflığını denetleyecek. Hedefleri nelerdir bunların, onlara bakacak. Bu yapıların meçhul, gölgeli kalması problemdir."


 

Kaynak: AA

Son Güncelleme: 12.01.2018 00:05
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hak ve Hakikat 2018-01-11 07:05:39

Hoca efendide bir cemaatin çok saygın bir üyesi ama ilginç bir çıkış önce kendilerinden başlarlarsa çok isabet olacak...!

Avatar
Ağa 2018-01-11 07:26:14

Samimi isen önce sen bırak tarikatını. Sen hüdayinin vekili değilmisin. Sallamışsın. Hiç samimi değilsin.

Avatar
beklenen açıklama 2018-01-11 00:59:34

hasan kamil hocamdan beklenmeyen bir açıklama. gerçekten tebrik ederiz. işte diyanet ruhu. işte islam ruhu bu. mevcut diyanet işleri başkanı da makamında yusuf kaplanı kabul edip cahiller birliği ile anlaşma yapadursun

Avatar
Bir dost 2018-01-11 01:13:10

Samimiysen,O zaman ilk olarak Adapazarı Camili Yunus Emre Kuran Kursu denetlensin. Mesela fahri öğreticiler nasıl görev alıyor incelensin???

Avatar
Ismail 2018-01-11 04:12:06

Helal olsun hocama.Bu sözü ilk kim söyledi buda onemli.

Avatar
ali erbaş duysun 2018-01-11 01:00:49

hurafeci alimler birliği ile kafa kafaya verip kendine meşruiyyet kazandırmak isteyen ali erbaş bu açıklama karşısında istifa etmelidir

Avatar
İmam Hatip 2018-01-11 11:41:10

Malesef bizde doğrular makam yetki elden gittikten sonra söylenir insan höçtükten sonra dwğer verilir oldu buda doğrudur ama öbür koltuktayken söylense idi doğruydu şimdi doğrunun altında başka bi doğru aranır......

Avatar
abdullah 2018-01-11 07:29:27

demek öyle meclisi meşayihi he!?!?! peki Abdulhamit han hzlerini tahttan indirenler bunlar değil miydi tabi sizde haklısınız belki de bu konuşmanız sizin değil mensubu olduğunuz osman nuri topbaşa ait Allah sizlere bizlere hidayet versin

Misafir Avatar
Safa 2018-01-11 17:45:54 @abdullah

Abdullah kardeşim bu anlayış yanlış. Dedemin suçunu neden benden soruyorsun. Yanlışı babamda yapsa yanlıştır. Yanlışın arkasında durulmaz. Abdülhamidi indirenlerin yahudi rum ve ermeniler hariç herkes pişman oldu ama ne çare? Bu olay ibret alınmalı . Kendine rahatlık batanların bir kısmı gezideki ajanların peşine takıldılar. Sonradan onlarda meselenin ağaç olmadığını anladılar .merakım şu. İllada başımıza birşey gelmesimi lazım. Altı ay geçmeden de Feto aynı haltı yedi. Bunların peşinden gidenleri uyarıyorum aklınızı başınıza alın. Dış güçlerin maşası olmayın derim.

Beğenmedim! (0)