İmam Gündoğdu'ya verilen ceza sitemleri patlattı
DİNİHABERLER/ANALİZ

 Yasin Gündoğdu’ya verilen cezanın haberi sonrası yapılan yorumlara bakıldığında şöyle bir sonuç ortaya çıkıyor.

-Yasin Gündoğdu’nun fazla ileri gittiği,

-Yasin Gündoğdu’nun kendi çalıştığı Diyanet kurumuna meydan okuduğu,

-Her şeye rağmen Yasin Gündoğdu’ya tenzili rütbe ile sürgün cezasının hele de görev mahalli dışına sürülmesinin ağır bir ceza olduğu ve bunun Başkan Mehmet Görmez’ce durdurulabileceği,

-Yasin Gündoğdu’ya yapılanlara bakıp artık etliye sütlüye dokunmadan vaaz etmeyi düşünenlerin çıktığı,

-İslam düşmanlarının sevindirildiği,

-Müfettişlerin acımasız olduğu,

-Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in kendi din görevlisini korumada yetersiz kalarak siyasi baskılar karşısında boyun eğmekle bu güne kadar ki çizmiş olduğu müspet karizmanın bozulduğu,

-Diyanet’in üst kadrolarında hala FETÖ ve FETÖ ile işbirliği içinde Türk Diyanet Vakıf Sen üyelerinin varlığını devam ettirdiği,

-Diyanet Rehberlik ve Denetim Başkanlığı’nda Türk Diyanet Vakıf Sen kökenli denetmenlerin ağırlıkta olduğu ve bunların Müslümanların sorunlarıyla uzaktan yakından pek alakalı olmayan tipler olduğu ve acımasızlıkları,

-Diyanet İşleri Başkanlığı’nda üst birimlerle alt birimler arasında çatışma, görmezden gelme ve habersiz olma gibi iletişim sorunu olduğu,

-Cami ve Kur’an Kursu görevlilerinin dernek başkanları, muhtar ve cemaatten üç-beş kişinin şikayeti üzerine Müftülerce sahiplenilmeyerek argo tabirle bir anda satıldığı, bununda görev yapan personelin çalışma azmini kırdığı,

-Diyanet bünyesinde personelin nezaket kurallarınca değer görmediği aksine azarlanmak ve aşağılanmak şeklinde bir tavırla amirlerin aslarına muamele çektiği,

-Diyanet İşleri Başkanlığı’nda eski kadroların değiştirilmemesine bağlı olarak Başkan Mehmet Görmez’in şefkatli, gayretli, birleştirici üslubunun alt kademelere yayılamadığı,

-Sendikaların üye kaydı ile meşgul oldukları, üyelerinin sorunlarıyla ilgilenmedikleri, Diyanet’in daha etkin hale gelmesi için hiçbir proje ortaya koyamadıkları gibi bir yığın sorun imam Yasin Gündoğdu’nun aldığı ceza ile dile getirildi.

İmam Gündoğdu, ileri gitti mi gitmedi mi? şeklinde gelen soruya iki soru ile karşılık vermek en güzeli: Bir, Gezi Parkındaki hainlerin attığı slogan ile kamu ve özel sektörün malına verdiği zarar yanında Gündoğdu ne kadar ileri gitmiş olabilir?

İki, alışık olduğumuz ve suya sabuna dokunmayan Diyanet personelinin yanında Gündoğdu’nun konuşmasını kıyaslamak ne kadar akıl karı?

Gündoğdu gerek Geziciler ve gerekse FETÖ, PKK, KCK, Doğan Medya, Cumhuriyet Gazetesi gibi sol medyanın yaptığı hainlikler yanında yaptığı, deve de kulak bile değildir.

Gündoğdu’nun Diyanet’e patladığına gelince; bu Gündoğdu’nun değil tüm camianın dile getirdiği bir serzeniş. Gündoğdu, Diyanet camiasının Selahaddin Demirtaş-Murat Karayılan-Cemil Bayık kadar bile memleket meselelerine çözüm sunamamasına, hantallığına, suskunluğuna, İslam’ı beş vakit namaz ile camiye hapseden din görevlilerinin din anlayışına… isyan etmiş, bunların karşısında ciddi bir adım atmayıp aksine konuşanı, çare arayanı bastırmaya, susturmaya yeltenenlere patlamış bir nokta da görevinin şuurunda olan din görevlilerinin tercümanı olmuştur.

Genel algı, Diyanet’in Gündoğdu’ya haddini bildirme, susturma, daha da ileri gitmesini engelleme adına bu cezaları verdiği şeklindedir.

Cezalar bir yere kadar makul karşılanıyor lakin İstanbul’dan Denizli’ye sürgün eden Personel Daire Başkanlığı’nın merhametsizliği ve Başkan Mehmet Görmez’in buna nasıl seyirci kaldığı kıyasıya eleştiriliyor. Emin Çölaşan’a küfredip Atatürk’e hakaret eden Balgat camii imamı Elvan Bal Ankara içinde başka bir camiye alınırken, FETÖ ve sol sendikaya mensup imamların yaptığı siyasi paylaşımlar karşısında Diyanet’in suskunluğu ortada iken Gündoğdu’ya verilen sürgün cezasının makul hiçbir izahı olamayacağı kanaati hakim.

Gündoğdu’ya bakıp susması gerektiğini söyleyen din görevlilerine gelince; doğruyu söylemenin söylenen kelimeler kadar farklı metodu vardır. Yeter ki siz anlatmak isteyin. “Artık etliye sütlüye karışmam” diyenlerin zaten etli ve sütlüye karışmadığı su götürmez bir gerçek. Hele din görevlisinin “artık etliye sütlüye karışmayacağı” söylemi bir Müslümana yakışmadığı gibi Diyanet personeline hiç yakışmıyor. Anlatacağı olanlar asla pes etmezler. Gündoğdu’nun da pes etmeyeceğini düşünenler az değil. Gündoğdu’nun kendi kamerasıyla öğle ya da ikindi sohbetleri şeklinde 3-5 kişiye de olsa cami sohbetleri yapıp internetten yayınlaması gerektiğini düşünenler çoğunlukta…

Gündoğdu, Denizli’ye sürülmüş doğru ya da yanlış. Müslümanlar hicret eden peygamberler yanında bir sürgün cezası ile davalarından dönecek basitlikte olmadıkları bir gerçek.

Diyanet içinde birimler arası kopukluk olduğu iddiaları ise farklı pencerelerden bakan insanların aynı pencereden bakma imkanının olmamasından kaynaklanıyor. Yılların ezilmişliği, dışlanmışlığı ve sekülerleşen din adamlarının olduğu bir ortamda Diyanet’in üst kadrolarının bundan nasibini almaması imkansız. Her kurumda olduğu gibi konuşan ama hiçbir şey yapmayan personel Diyanet’te de yoğunlukta.

Bu durumda Başkan Mehmet Görmez’in mezun olduğu okula ve ilmine bakmaksızın; güncel vizyona sahip, gündemi yakinen takip eden, rüzgarın nereden gelip nereye gittiğine göre hareket kabiliyeti geliştiren, Türkiye ve dünyayı algılayabilen ve yorumlayan, içinde İslam heyecanını kaybetmemiş, Kur’an ve Sünneti gündeme başarıyla aktarabilen, teknolojiyi kullanabilen, teşkilatın her kademesinden haberdar, her hangi bir cemaate angaje olmamış personel atamalarını hiçbir çevreden çekinmeden, “kim, ne der” diye etrafına bakmadan yapması bekleniyor.

Sendikaların adam toplama veya mevcut koltuk sahiplerini üye yapma merkezli çalışmaları bir kenara bırakıp hüner sahibi personelin ardında durmasının zamanı gelmiştir. Hiçbir hüneri olmayan insanların sendika değiştirmekle hüner sahibi olacağı ya da niyetinin değiştiği inancı bir aldanmadır.

Tüm bu eleştirilere rağmen Diyanet Personeli nezaketinden ödün vermeyerek olaylara seyirci kalıyorsa da beklentileri, bu arzularının bir an önce yerine gelmesi.

Diyanet personelinin özlük hakları ile yakinen ilgilenen sendikaların artık özlük haklarını aşıp Diyanet ve personelinin daha etkin olup neler yapması gerektiği ile ilgili projeler yapması gerektiğidir. Bilgi ve beceriye sahip personeli yukarı taşıması gereken sendikaların maalesef şu an için çarkları kilitlenmiş durumda.

Sendikalardaki liyakatten ziyade iltimasa dayalı ayrı bir çarkın dönmesi, Diyanetteki hantallığı arttıran ana unsur.

Dinihaberler.com olarak “teşkilatın her bir tarafına tercüman olmaya çalışarak” tüm bu resme bakıldığında “siz ne iseniz öyle idare edilirsiniz” Sünnetullahınca Diyanet’in tamamı Gündoğdu kadar hakkı haykırmadıkça; gayretiyle takdir toplayan Başkan Mehmet Görmez, Diyanet İşleri Başkanı da olsa insanların layık olduğu şekliyle muamele göreceği gerçeği hatırdan çıkarılmamalıdır.

 

 

 

 

 

Kaynak: Dinihaberler.com

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Sibeveyh 8 ay önce

niçin bu diyanet kendi ayağına sıkar ki anlamıyorum. hoca efendiye teşvik vereceklerine tehdit ediyorlar. bu ülkede halen değişmemiş ve de değişemeyecek olan şeyler var ...

Avatar
İmam 8 ay önce

Yasin hocayı tanırım. Çok üzüldüm. Allah sabredenlerle beraberdir. Aynı olay benimde başıma geldi. Soruşturma geçirdim. Yalanın iftiranın hatam olduğunu söyleyen bizim kurumun müfettişi soruşturma esnasında Ankara'da tanıdığın varmı, kendi normal müfettiş olduğu halde şahsımı baskı altına almak için başmüfettiş olarak tanıtıyor. Ve ben karşı çıktığımdan dolayı beni para yemekle suçlayıp il dışına tayinimi yaptırdı. Allah bunların belasını versin nerden tutsan orası Ada'mın eline geliyor. Başta genel müdürüde dahil hepsinin görevden alınması lazım. Özellikle teftiş kurulu Başkan'ı onun hiç yatacak yeri yok. Ama merak etmesin on ayı kaldı ondan sonra yaptıklarıyla başbaşa kalacak. Onunla ahirette hesaplaşaz inşAllah

Avatar
Sebanih 8 ay önce

Burada diyanet konusunda yazılanları, 7 yıl imamlık yapmış sonra istemeyerek de olsa MEB e geçmiş biri olarak hepsini onayluyorun . GÖREV YAPMAK İSTEYEN İmamların başka kurumlara geçmesinin sebebi bu yazılan maddeler. Vesselam ...

Avatar
imam sadık 8 ay önce

hoşgeldin! yeni dinihaberler.com... sendikaların gerçek yüzünü herkese göstermeniz dileğiyle...

Misafir Avatar
densiz. 8 ay önce @imam sadık

lan ne alaka.konu yasin hoca sen kalkmış sendika reklamı yapıyorsun.yamyam.

Beğenmedim! (4)
Avatar
imam 8 ay önce

yazık diyanet bu tür hocaların önünü niye açmaz bu kararı alanlar bunun vebalinden kurtulamazlar diyanetteki zihniyet hiç değişmemiş hükümetin değişime uğratmadığı tek kurum diyanet yeter artık diyanette bir değişim başlatın

Avatar
selahaddin eyyubi 8 ay önce

bir kez daha gördük ki mehmet görmez hocanın kurumu dinamikleştirme, şeffaflaştırma, kaliteleştirme ... azim ve gayretleri zaman zaman sekteye uğrayabiliyor. rehberlik ve teftiş kurulu yasin hoca olayının altında kalır... diyanette her kademeye rotasyon acil ve elzemdir. genç, dinamik, donanımlı, azimli personele ihtiyaç çok aşikar hale gelmiştir...

Avatar
Murat 8 ay önce

Yasin hocama çok büyük haksızlık yaptılar bir kara daha diyanetten nefret ettim yazıklar olsun ki para mevki makam hırsı uğruna islâm dinini Muhammed Aleyhisselâm efendimizin davasını satanlara yazıklar olsun huzuru mahşerde bu haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır hadis-ince Hesabını elbette vereceksiniz korkaklar zavallılar bir timürtaş uçar Hocaefendi olamadınız ona rahmet okuyoruz sizlere yazıklar olsun diyoruz tekrar yasin hocama rabbim yar ve yardımcısı olsun inşaAllah

Avatar
Selcuk topaloğlu 8 ay önce

Tribünlere oynamanın hakkı budur yerinde bir ceza tribüne degil halka ve hakka hizmet esas olmalıydı şarlatan olmanın sonu