Mehmet Görmez: Sakın eşsiz cennet aramayın

Vuslat Platformu (Uluslararası Vuslat Derneği) tarafından hazırlanan “Aile, Toplum ve Devlet” sempozyumuna Katılan Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Mehmet Görmez bir konuşma yaptı.

Mehmet Görmez: Sakın eşsiz cennet aramayın

Vuslat Platformu (Uluslararası Vuslat Derneği) tarafından hazırlanan “Aile, Toplum ve Devlet” sempozyumuna Katılan Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Mehmet Görmez bir konuşma yaptı.

Ömer Yaylalıgüller
Ömer Yaylalıgüller
23 Ekim 2017 Pazartesi 08:21
Mehmet Görmez:  Sakın eşsiz cennet aramayın
banner221

Aile, Toplum ve Devlet” sempozyumu

Vuslat Platformu (Uluslararası Vuslat Derneği) tarafından hazırlanan “Aile, Toplum ve Devlet” sempozyumu Üsküdar Belediyesi’nin katkılarıyla Abant’ta gerçekleşti.

 

Vuslat Platformu tarafından hazırlanan ve üç gün süren “Aile, Toplum ve Devlet” Sempozyumu, Hukukçu Hasan Şahin, İşadamı Fuat Kulaçoğlu, Yargıtay Onursal Üyesi Kamil Acar ve Muhammed Sarı’dan oluşan Sempozyumun Divan Kurulunun yerlerini almasıyla başladı.

Dünya Kur’na-ı Kerim’i güzel okuma birincisi Selman  Okumuş’un Aşr-ı Şerif okumasının ardından bir "Vicdan Hareketi” olarak Vuslat Platformu’nun tanıtım filmi ile gösterildi.

Konuşmacı olarak kürsüye gelen Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Programın başlığında bir de “ümmet”in eklenmesi gerektiğini söyleyerek sözlerine başladı.

DEĞERLİ OKURLARIMIZ!  VİDEOLARI BAŞINDAN SONUNA KADAR İZLEMENİZİ ÖNERİYORUZ

Görmez, “Nikâh Kur’an’da “misâk” olarak geçer, “misâk’ın galizâa..” Büyük sözleşme.. Çünkü böylece hem bir ahdleşme- yeminleşme, hem bir ahd, ve hem de misâk gerçekleşiyor. Allah’u Tealâ ile ruhlarımız arasında Galûbelâ’da yapılan sözleşme de böyle bir ‘“misâk”dır. Ve “nikâh”, bütün dinlerde, sekülerbir “ahd” değil, manevî bir ahd’dir, mîsâk’dır. Sakın eşsiz cennet aramayın. Duramazsınız. Aile olmadan cennet kuramazsınız. Dünyada cenneti kuramayanlar ahirette de cenneti bulamazlar.”dedi. 

Aile kavramını ele almışsınız. Ben buraya ümmet kavramını ilave etmeye geldim. Hz. Adem’e Allah şöyle hitap etti: “Ey Adem! Sen ve eşin cenneti kendinize mesken edininiz.” 

Musa Carullah Bigiyev, Kazan’da dünyaya gelmiş, Buhara medreselerinde okumuş. Mısır’a gitmiş Muhammed Abduh gibi düşünürlerden ders almış. Mısır’ın eğitimini beğenmeyip Hindistan’a gitmiş. Rusya’da fikirlerinden dolayı hapis hayatı yaşamış. Sonra Türkiye’ye gelmiş ve fikir hayatına devam etmiş. 

Carullah’ın “Hatun” diye bir kitabını Türkçeye çevirdim. Hatun kitabı neşredildiğinde Son Osmanlı meşihatı kitabını yasaklamıştır. Onun için çok uzun hikayeler vardır. 
O kitab işte bu ayetle başlar. “Sen ve eşin cenneti kendinize mesken edininiz”

Bende gençlere zaman zaman şöyle seslenirim: “Sakın eş olmadan cennet hayal etmeyiniz. Aile olmadan cennet kuramazsınız. Dünyada cenneti kuramayanlar ahirette de cenneti bulamazsınız.”

Bu günlerde millet olarak nikah kelimesini çok tartışıyor ve konuşuyoruz.

Müftülük ve nikah üzerinde yoğun tartışmalar yaşanıyor. Nikah, Kur’an’da misak olarak geçer. Misak tabiri Kur’an’ın temel kavramlarındadır. 
Allah kulunu bir sözleşme ile yaratmış ve biz dünyaya gelmişiz. Allah misakı insanlarla yaptığı sözleşmede kullandığı  gibi nikahda da kullanıyor. Biz birbirimize misaklıyız.
Nikah hem ahittir, hem akittir hem misaktır.

Ahit olması itibariyle ahlaki ilişkileri, ahit olması itibariyle hukuki ilişkileri, misak olması yönüyle de Allah ile kul arasındaki ilişkiyi tanzim eder. 
Nikah akdinin dini manevi ve ruhi bağı ihmal edilmemiştir. 

Onun için tartışmalarda dikkat ederseniz nikahı kim kıyacak? Tartışmasında dini ve belediye nikahı ikilemine düşmemizin nedeni, bütün dinlerin ve medeniyetlerin kabul ettiği nikah akdindeki manevi boyutu ihmal etmemizden kaynaklanıyor. 

Belediye Başkanlarımızın kırmızı kırmızı cübbeleriyle “sizi karı koca ilan ettim” sözü ile biten bir akit değildir. 

O akdin şahidi Allah’tır.

O akdin şahidi aynı zamanda Allah’ın melekleridir. 

“Toplum” kelimesi Türkçemizde ve onun Arapça karşılığı olan müçtema’ kelimesi aslında İslam literatürünün doğurduğu kavramlar değildir. 

Aslında İslam literatürünün ihtiva ettiği kavramlar değildir. 

Esma’nın semadan indiğine inananlardanım. Kelimenin ruhu varsa sema’dan inmiştir. Ruhu yoksa o kelimeyi biz uydurmuşuzdur. 
Ademe öğrettiği her esmanın manası vardır, ruhu vardır, gayesi vardır. 

Oysa insan dediğimiz muhteşem varlığın bir araya gelmesinden oluşan topluluğun adı toplum olmaz. Sosyologlar toplum kavramı üzerinde bilimsel anlamda durmuşlardır. 
Ama sadece ictima’ ile bir araya gelmekle belirli bir mekanda belirli bir sayıda insanların bir araya gelmesinden oluşan topluluk bir araya gelen insanları toplum yapmaz.
Millet yapmaz. 

DEĞERLİ OKURLARIMIZ!  VİDEOLARI BAŞINDAN SONUNA KADAR İZLEMENİZİ ÖNERİYORUZ

Onun için ümmet kavramının, ümmet ve hilafet kavramları bizim dilimizde daha çok siyasi kavramlar olarak ele alınır. 

Oysa ben bu kelimelerin siyasetten öte ahlaki anlamları olduğuna inanırım. 

Ümmet daha çok biz milletiz. Biz Türk milleti, Azerilere Azeri milleti diyoruz, ya. Hani iki millet bir devlet…

Toplum ve ümmet kavramı arasındaki fark şudur: Toplumda ilişkiler daha çok hizmete ve karşılıklı birbirimizin ihtiyaçlarını görme ve gidermeye yönelik ilişkiler olan topluluğu ifade eder. 

İyilik ve takvada yardımlaşın, düşmanlıkta ve kötülükte yardımlaşmayın” ayeti de bunu ifade eder. 

“Tearuf ve muavene” ilişkisini ümmet kavramında görürüz.

Kur’an’da bir insan var ki tek ümmet olarak tarif edilmiştir. 

“İbrahim başlı başına bir ümmet idi.” 

“Onlardan hayra davet eden bir ümmet vardı.”

Demek ki ümmet kavramı sayılarla ifade edilen bir şey değildir. O halde ümmet kavramı ma’ruf ve marifet ilişkisini zorunlu kılan bir kavram. 

Biz ilişkilerimizi ma’ruf ve marifet ilişkisi içinde yapmak zorundayız.

“Siz insanlar için çıkarılmış hayırlı bir ümmetsiniz.” Neden? Çünkü, “Yeryüzünde iyiliği egemen kılarsınız. Kötülüğü men edersiniz.”

DEĞERLİ OKURLARIMIZ!  VİDEOLARI BAŞINDAN SONUNA KADAR İZLEMENİZİ ÖNERİYORUZ


 


 

Kaynak: Dinihaberler.com / Özel Haber

Son Güncelleme: 27.10.2017 00:56
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
manşet süper 2017-10-21 21:20:05

dinihaberler öyle bir resim kullanmışsınız ki adeta görmez, "erbaş, benden sonra sen diyanet işleri başkanlığı yapamazsın" der gibi olmuş. konuşma ve hitap mükemmel... türkiye böyle bir başkanı kaybetti. erdoğan gerçekten yanlış yaptı

Avatar
Cengiz 2017-10-21 21:19:28

dünyadaki bütün cübbelilere değişmem mehmet görmezi.. Allah razı olsun...

Avatar
cübbeli ahmet dinlesin 2017-10-21 21:23:53

görmezin ilmine bak cübbeli ahmetin bi rde sataşmasına. cübbeli ahmet, mehmet görmeze cevap yetiştirirken az iman ve ilmi olsa susar. cübbeli ahmet mehmet görmezin yanında mahallenin konuşmayı öğrenmiş ilkokul çocuğu gibi kalıyor

Avatar
Vaiz 2017-10-22 00:39:38

Hocamı ne kadar özlemişiz. Allah razı olsun. İşte hitabet işte ilim. Görmez hocam sahaları boş bırakmasın. Onun yol göstericiliğine ihtiyacımız var

Avatar
Mevlüt k 2017-10-21 21:33:46

Ulan siz ve sizin gibiler kırk fırın ekmek yiyeceksiniz yinede bir cübbelinin tırnağı olamazsınız anca bol keseden atarsınız

Avatar
Zafer 2017-10-22 19:21:32

Erdoğan Mehmet Görmez için yanlış yaptı diyen arkadaş Birde yakından tanımadan niye bu zamana kadar görevden almak için bekledi derdin. Hiçbir şey medya da gözüktüğü gibi değil malesef.

Avatar
M-K 2017-10-21 22:29:35

Ah eski başkanım ...rotasyona devam ettirecektin..yada 2014 hiç uygulatmı yacaktın....

Avatar
vaiz 2017-10-22 10:54:02

gönüllerin başkanı da olmuşsun haberimiz yok başkanım

banner274

banner273