Müftü Ahmet Mete'ye Verilen Hapis Cezasına Tepkiler!

Müftü Ahmet Mete:- "Verilen ceza ise bizim için bir şeref madalyasıdır. Ancak sonuç ne olursa olsun mücadelemize devam edeceğiz"

Müftü Ahmet Mete'ye Verilen Hapis Cezasına Tepkiler!

Müftü Ahmet Mete:- "Verilen ceza ise bizim için bir şeref madalyasıdır. Ancak sonuç ne olursa olsun mücadelemize devam edeceğiz"

Ömer Yaylalıgüller
Ömer Yaylalıgüller
15 Kasım 2017 Çarşamba 00:07
Müftü Ahmet Mete'ye Verilen Hapis Cezasına Tepkiler!
banner221

 Yunanistan’da, cenaze namazı kıldırdığı için hakkında “makamı gasbetme” suçlamasıyla açılan davada İskeçe seçilmiş müftüsü Ahmet Mete'nin 7 ay hapis cezasına çarptırılması tepkilere neden oldu.

İskeçe seçilmiş müftüsü Ahmet Mete, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Selanik Tek Hakimli Ceza Mahkemesinin hakkında verdiği cezanın, daha önce seçilmiş müftülere verilen cezalara oranla küçük sayılabileceğini ve bunun istinaf mahkemesinde daha da düşmesi ihtimali bulunduğuna dikkati çekti.

- "Mücadelemize devam edeceğiz"

Müftü Mete, Yunan devletinin, azınlığın müftülük sorunuyla ilgili haksız bir yol izlediğini ancak bir anda bundan vazgeçmesinin kolay olmadığını belirtti.

Müftü Ahmet Mete

Kendisine verilen cezanın siyasi olduğunu vurgulayan Mete, "Verilen ceza ise bizim için bir şeref madalyasıdır. Ancak sonuç ne olursa olsun, biz mücadelemize devam edeceğiz. Gerekirse üst mahkemelere de gideceğiz. Biz haklı olduğumuza inandığımız bu yolda devam edeceğiz." diye konuştu.

Türk azınlığın, müftülük sorunu konusundaki beklentilerin Lozan Antlaşmasında belirlenen hakların uygulanması yönünde olduğunu dile getiren Mete, Batı Trakya’da müftülerin, İstanbul’da Rum Ortodoks azınlığın dini liderlerine benzer şekilde belirlenmesi gerektiğini söyledi.

Mete, “Yunan devletinden, Lozan Antlaşması’nda belirlenen haklarımızı istiyoruz. Türkiye’de Ortodoks din adamlarının seçimi nasıl ise aynı şekilde biz de müftülerimizin Lozan Antlaşması’nın öngördüğü şekilde seçimini istiyoruz. Müftüler seçimle iş başına gelsin, Müslüman Türk Azınlık dini liderlerini kendisi belirlesin, devlet de azınlık da bu yükten kurtulsun.” diye konuştu.

Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve Gümülcine seçilmiş müftüsü İbrahim Şerif ise Mete hakkındaki mahkumiyet kararının, Yunan devletinin müftülük sorunuyla ilgili olumsuz tavrını sürdürdüğünü gösterdiğini söyledi.

Şerif, “Anlaşılan bu böyle devam edecek. Önümüzde muhtemelen, benim durumumda da olduğu gibi yine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine kadar varacak uzun bir dava süreci var.” dedi.

- "Bu bir insan hakkıdır"

Kendisi hakkında da Gümülcine savcılığı tarafından bir çok yeni soruşturma başlatıldığını anlatan Şerif, “Bunlar bir şekilde sona ermeli. Halk tayinli müftüleri istemediğini açıkça söylüyor. Biz bu konuda ilk başta ne söylemişsek yine onu söylüyoruz. Beklentimiz Müslüman Türk Azınlığın seçtiği dini liderlerinin, müftülerin Yunan devleti tarafından tanınmasıdır. Şimdi iki ülke mi anlaşır, yoksa Yunanistan bunu düşünür ve bir çözüm yoluna mı gider, bilemem. Bu bir insan hakkıdır. Devletin vatandaşlarına sahip çıkması ve taleplerine kulak vermesi gerekir.” ifadelerini kullandı.

- "Halkımız hiçbir zaman tayinli müftüleri kabul etmeyecek"

Dostluk Eşitlik Barış Partisi (DEB) Genel Başkanı Mustafa Aliçavuş da Yunan devletinin, Müslüman halkın istemediği kişileri müftü diye zorla kabul ettirme isteği bulunduğunu ifade ederek, Yunanistan’ın bu konuda boşuna enerji harcadığını ve zaman kaybettiğini söyledi.

Aliçavuş, “Bu, Yunanistan adına kötü bir şey. Halkımız hiçbir zaman tayinli müftüleri kabul etmeyecektir” dedi.

Yunanistan’ın, Müslüman Türk azınlığın iradesine saygı duyarak, azınlık toplumunun seçtiği dini liderleri tanımasının uluslararası antlaşma ve temel insan haklarının gereği olduğuna işaret eden Aliçavuş, “Yunan devletinin, azınlığın seçtiği müftüleri bir an önce tanıması gerekiyor. Bunda kazanan sadece azınlık olmayacak, aynı zamanda Yunanistan ve Yunan demokrasisi kazanacaktır. Yunan devletinin ve iktidarlarının Lozan’daki maddelerle ilgili bir çekincesi varsa, referandum yapılsın, bakalım azınlık ne istiyor, neyi istemiyor görelim. Bundan çıkacak sonucu hepimiz kabul ederiz.” diye konuştu.

- "Yunan devleti, azınlığın tercihlerine saygılı olmalı"

Demokratik Güç Birliği (DHSY) Partisi Rodop milletvekili ve avukat İlhan Ahmet de müftü Mete’ye verilen cezayı hukuka aykırı olarak değerlendirdi.

İslam dininde ruhban sınıfı bulunmadığından dolayı Müslüman bir din görevlisinin cenaze namazı kıldırmasının önemli bir ihlal niteliği taşımadığını ifade eden Ahmet, “Mete’nin hangi suçtan ceza yediğini anlayabilmiş değilim. İstinafta düzeleceğini umuyorum. Yunan devleti müzminleşmiş müftülük sorunu konusunda azınlığın tercihlerine saygılı olmalı” dedi.

Kaynak: AA

Son Güncelleme: 17.11.2017 18:07
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner274

banner273