Özlenen bir imamın temel vasıfları
Bir önceki yazımızda özenilen ya da özlenen bir imamda bulunması gereken şu özelliklerin ne anlama geldiğini açıklamaya çalışmıştık:

Niyet ve gaye, heyecan ve aşk, Resulüllah'ın makamında bulunduğu bilincinde olma, bilgi ve tefekkür sahibi olma, namazı dosdoğru kıldırma, yüce ahlak sahibi olma…

Bunlara aşağıdakileri de eklersek karşımızda Resulüllah'ın temsilcisi, önder bir imamın somut halini hayal edebiliriz.

Kınayanların kınamasından korkmama

Bu sadece imamın değil bütün İslam davetçilerinin temel özelliğidir. Bu özelliğin oluşabilmesi bildiğini sağlam bilmeyi, cesareti, şecaati ve İslam'ı anlatma gibi bir hedef ve heyecanın bulunmasını gerektirir. Bunlardan biri eksikse eğitilip geliştirilebilir. Bazı imam arkadaşlarımıza, secdede ve rükûda okuyacaklarımızı hiç olmazsa en kısa şekliyle ve düşünerek söyleyecek kadar uzatsanız dediğimizde, o zaman cemaat gelmiyor diyebiliyorlar. Bu durum Allah'ın memnuniyetinden çok cemaatin memnuniyetini düşünme anlamına gelmez mi? Kıraatte teganni yapma da öyle. Cemaat bundan hoşlanıyor diyebilenler oluyor.


Cömertlik, tok gönüllü ve veren el olma

Bu özellik kadar insanı kendi içinde izzetli ve onurlu kılan bir başka özellik bilmiyorum. Veren olma psikolojisi ile verilme beklentisinde olma psikolojisi kişiliği çok farklı etkiler. Biri insanı yüceltir, diğeri tabasbusa zorlar, süklüm püklüm eder. İmam herkesten daha çok aziz ve onurlu olma makamındadır. Bendeniz “veren el alan elden hayırlıdır” diye çevrilen hadisi şerifi böyle anlarım. Hadisi şerifteki ifade 'veren el, alan el' değil, 'üstteki el, alttaki el' şeklindedir. Veren el üstte, alan el altta olduğu için öyle tercüme edilmiştir. Ama hadisi şerifin aslında sanki veren el üstündür, galiptir, alan el ise alttadır, eziktir, mağluptur gibi bir anlam da vardır. Şafiilerin fıtır sadakasını fakirlerin de vermesi gerektiğini söylemelerinde de böyle ince bir mana olmalıdır. Ta ki herkes verme hasletini, psikolojisini bir nebze yaşayabilsin. Beklenti içinde olmadığımızda hiç kimseye karşı bir eziklik duymayacağımızı ve yapmamız gerekeni onurla yapabileceğimizi görürüz. Bunun yolu cömertliktir. Her birimizin verebilecek bir şeyi vardır. 'Kurtulacak olanlar, nefsinin cimriliğinden korunabilenlerdir” (Teğabun 64/16). “Bir yarım hurma ile dahi olsa verin ve ateşten korunun” (Tirmizi).

Kılık kıyafet

Resulüllah'ın (sa) yabancı ülkelere gönderdiği elçilerin kıyafetlerini kontrol ettiğini, sarıklarını bizzat elleriyle düzelttiğini biliyoruz. Onun şöyle buyurduğunu da: 'Kardeşlerinizin huzuruna çıkıyorsunuz, elbiseleriniz düzgün olsun ki, insanlar arasında beyaz tepecikler gibi olasınız' (Ebu Davud, Hâkim). Allah (cc) Hz. İbrahim'e, “Seni insanlara imam/önder yapacağım” dedikten sonra oğlu İsmail'le beraber ona, “Beytullah'ı, orada ibadet edecekler için tertemiz tutun” (Bakara 2/124/125) buyurmuştu. Demek ki, mescidini tertemiz tutmak da imam olabilmenin özelliklerindenmiş.

Olmaz ya, bir imamın daracık kot pantolonla geçip namaz kıldırdığını düşünün. O namazdan ne kadar huzur alırsınız? Kendi kanaatimi arz edeyim, sakal bıyık metruş bir imamın hiç de hoş bir iş yapmadığı kanaatindeyim. Kendimizi hesaba çekelim, önemli bir sünnet olan sakalı herkesten önce imam arkadaşımızın bırakmamasının sebebi hangi duygu olabilir? Bu sorunun cevabını düşünmeliyiz. Bir de bunun yerine hiçbir zorunluluk yokken yumruk gibi kravatla mihraba geçmek, en azından benim gibileri ürkütüyor. Kıyafet aynı zamanda aidiyeti anlatır. Sarığın aidiyeti başka, kravatınki başkadır.

Ders halkası kurma, her fırsatta cemaati bilgilendirme

Resulüllah Efendimiz'in safların düzgün olmasına verdiği önemi biliyoruz. Aslında imam bu duyuruyu mekanik bir hareket olmaktan çıkarıp her fırsatta cemaatinin hatalarına ya da eksiklerine dikkat çekme vesilesi kılması, her hangi bir namazdan sonra bir iki ayet ya da hadisi şerif hatırlatması ne kadar güzel olur. Hatta çeşitlilik olsun, alışkanlıklar kırılsın diye zaman zaman etrafında ilmi ve takvasıyla tanınan insanları çağırıp onlara da bir şeyler söyletmesi, namazları ve ibadetleri mekanik ritüeller olmaktan çıkarıp ibadete dönüştürmeyi sağlar.

İmam arkadaşlarımızın bir de on on beş kişilik özel ders halkasının olması elzemdir. Bu halkada bölgedeki bütün din hizmeti gönüllüleri, öğretmenler, okumuş insanlar bulunabilir. Bu ders tercihen Kur'an-ı Kerim dersi olur. Her hafta Kur'an-ı Kerim'den bir sayfa tefsirler yardımıyla hazırlanıp orada sunulur. Konu etrafında hep beraber güncel olaylar değerlendirilebilir.


 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
imam11 2 ay önce

ya hu imamlık yapmayanlar ne anlar imamlıktan sen git üniversitende hocalık yap

Misafir Avatar
ismail 2 ay önce @imam11

çok doğru söyledin hocam

Beğenmedim! (0)
Avatar
SU 2 ay önce

Fi tarihte Zamanında bir müftü efendiye gitmişler müftü efendiye demişler ki bize hz ömer gibi bir imam ver bizim bu hocayıbeğenmiyoruz demişler müftü efendide demişki siz hz ömer efendimizin cemaati gibi cemaat olun ben size öyle bir imam verecem demiş. Kıssadan hisse.

Misafir Avatar
imam11 2 ay önce @SU

işte cevap

Beğenmedim! (0)
Avatar
İbrahim UNVER 2 ay önce

Faruk bey birde özlenen cemaati yazsanız
Sahabe cemaati ile şimdiki cemaati

Avatar
imam 2 ay önce

Masa başında oturup yazmak tavsiye etmek o kadar kolay ki
Bu gibi alimlerimiz hep bu şekilde akıl vermeyi çok iyi yapıyorlar.
Bir de gerçek manada yaşarken kendilerini görsek...Faruk hoca ya saygımız sonsuz elbette

Avatar
Genç imam 2 ay önce

Dışardan konuşması deģil gir diyanetin icine yukardaki kodamanlara birsey de sıkıyorsa

Avatar
uzun 2 ay önce

Peki o zaman kendi neden imam olmamis.

Avatar
takipçi 2 ay önce

hep imamlara müezzinlere k. kursu hocalarına yüklenenler, din görevlilerini eğiten profları üniversitelerdeki hocaları eleştiren neden yok. yoksa ucu birilerine dokanıyor. ekranlarda unutulan imama müezzine yüklenip prim derdinde. insaf be biraz özeleştiri yapın. herbirimiz kendi konumumuzda muhasebe yapsak sıkıntılar biter ama suç hep başkasındadır ve hocalardadır ya anlatmamışızdır vesselam

Avatar
hoca 2 ay önce

Balik baştan kokar hocam artik imam lar toplantilarda namaz kildirdigi cubbeyle sarikla katilsin muftu efendi de herzaman disarda sarikli cubbeli olsun ki muftu oldugu belli olsun kravatla takimelbiseyle kimse tanimiyor

Misafir Avatar
imam 2 ay önce @hoca

ne alaka çok istiyorsan sen dolaş sarık cübbeyle

Beğenmedim! (0)