Taziye Yemekleri Kaldırılmalıdır!

Son yıllarda taziye yemeğinin kültürel bir etkinlik haline gelmesi dar gelirli aileleri sıkıntıya sokmaya başladı. Geleneğin karşısında tek başına direnemeyen aileler Diyanet'ten bu konuya çözüm bulmasını istiyor

Taziye Yemekleri Kaldırılmalıdır!

Son yıllarda taziye yemeğinin kültürel bir etkinlik haline gelmesi dar gelirli aileleri sıkıntıya sokmaya başladı. Geleneğin karşısında tek başına direnemeyen aileler Diyanet'ten bu konuya çözüm bulmasını istiyor

02 Şubat 2017 Perşembe 01:00
Taziye Yemekleri Kaldırılmalıdır!
banner221

Biz toplum olarak sanki önem vermemiz gerekenleri önemsemiyoruz, önemsemememiz gerekenleri çok fazla önemsiyoruz gibi. Bunu dini konularda daha fazla yapıyoruz bence. Mesela Hac kurasında ismimiz çıkınca o kutsal topraklara kendimizi manevi olarak hazırlamak için çaba sarf edeceğimize, döndüğümde bizi ziyarete gelene ne hediye vereceğiz diye kafa yorup günlerce çarşı pazar geziyoruz. Bir başka örnek olarak, bir yakınımız vefat ettiğinde onun için oturup dua etmek ve ölümün varlığını düşünmek yerine taziyeye gelenlere ne yedirip içirmeliyiz diye beyin patlatıyoruz. Hatta üçüncü gün yemeği diye adlandırılan günde yapacağımız harcamalar için bankalardan faizli kredi çekiyoruz. İnanın bunu yapan çok tanıdığım var. Özellikle Malatya’da bu taziye kültürü çok önemseniyor. Elbette önemsenmeli ama birinci plana yeme içme alınmamalı.

Vuslat TV’de hafta içi her gün hazırlayıp sunduğum Güne Dair programına konuk olan Malatya İl Müftüsü Ümit Çimen’e bu konuyu sordum. Sayın müftümüz sanki bir dokun bin ah işit misali başladı konuşmaya. Müftü Çimen’in konuyla ilgili söylemlerini sizlerle paylaşmak isterim.

"Din Kuran’da yazan ve Hz. Peygamber’in hayatında yaşanandır. Özellikle ülkemizin doğu illerinde olan bir taziye kültürü var. Bu konu bize vatandaşlar tarafından da çok fazla soruluyor. 'Hocam bu üçüncü gün taziye yemeği konusunu neden konuşmuyorsunuz' derler bize hep, ama ben her zaman söylüyorum yine söyleyeceğim. Taziye demek paylaşmak, sabır dilemek, acıya ortak olmak demektir. Üç gün sürer genelde taziyeler, Peygamberimizde bu konuyu sürekli tutmayın diye tavsiye etmiştir. Üç gün boyunca taziyelerinizi iletin, yardımlaşın, acınızı paylaşın ama daha sonrasında hayatınızı etkileyen bir konu olmasın demiştir efendimiz. Peygamberimizin sünnetinde uygun olan; taziyesi olan bir kardeşimize destek olmaktır. Sünnet olan evinden ölü çıkana yemek götürmektir. Aslında ilk gün ölüsü olan ailenin yemek vermesi mekruhtur, dine uygun değildir. Bunun yanı sıra cenaze sahiplerinin üçüncü gün diye bütün ahaliyi toplayıp, mevlit tertip edip birde onlara yemek vermesi kesinlikle dinimize uygun olmayan bir adettir. Bu bir külfettir, yıkımdır. İnanın ben müftü olarak üçüncü gün taziye yemeklerine gitmek istemem, hocalarımızın da bu konuda biraz tavırlı olmalarını tavsiye ediyorum. Maddi durumu iyi olan ve ille de yemek vermek isteyene de yok diyemeyiz. Ama tavsiyem başka biz zaman versin, hatta o yemeğe harcayacağı parayı hayır işlerinde kullanıp ölen yakınına sevabını göndersin."

Sayın müftümüzün de dile getirdiği gibi bu üçüncü gün taziye yemekleri konusunda birilerinin öncülük yapması lazım. Malatya genelinde aslında bu konu rahatsız ediyor ancak bir önceki yemek verdiği için kendisini de yemek vermekte zorunlu hissediyor. Peki, kim yapacak bu öncülüğü?

Gümrük ve Ticaret Bakanımız Sayın Bülent Tüfenkci’nin annesi 84 yaşındaki Ayşe Tüfenkci geçtiğimiz gün tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Sayın bakan taziyeleri kabul etmeye başladı. Bakan Tüfenkci, üçüncü gün taziye yemeği vermese ne olur? Belki yadırganır ki olacaktır, ama yeni bir sürecinde başlangıcı olabilir. İşte asıl sıkıntı da bu ya, ayıplanmak. Parası olan var olmayan var, ama ayıplanmamak için gücünü aşan taziye yemeği veren çok kişi var. Bence bu konunun ayıbı olmaz, olmamalı da. Sayın bakanımız bir açıklama yaparak Malatya’da üçüncü gün taziye yemeklerinin kaldırılmasına öncülük yapabilir, zira kamuoyu da böyle bir beklenti içerisinde. Durumu iyi olan ve vermek isteyende Müftü Çimen’in tavsiyesini uygulayabilir.

Bu sadece şahsi olarak benim düşüncemdir, bilinmesini isterim…

Kaynak: Ökkeş Cerit / vuslathaber.com

Son Güncelleme: 02.02.2017 01:05
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
AHMET YAHYA 2017-02-02 06:43:49

hocam teşekkürler. bu yemek meselesini dile getirmeniz isabetli olmuş.diğer müftülerimizin de meseleyi ele almalarını bekleriz

Avatar
Abdullah Baba 2017-02-02 08:01:54

S.a. Bu konuda Diyanet özel bir Hutbe hazırlayıp okutturmalı ve vaazlarda da devam ettirilmelidir, Nadılki kısa zamda yerleşmediyse, öyle kısa zamanda kalkmaz,mücadeleye her cenazede vurgu yapılarak devam,inşaAllah kesin sonuç alınır, En azından yemek vetmeyen kınaaz hale gelinip yemek verenlerin kınanacak hale gelmesi gerekir.

Avatar
Mele 2017-02-02 09:53:59

Kaldiramazsiniz ne yaparsak yapalim kaldiramayiz. Adam fakir biliyorum yanina gidiyorum kardes yapma bak durumun musait degil gel su taziye