Vaiz, imam ve müezzinlerin dikkatine!
Din Görevlilerine Ortak Sağduyu Çağrısı

Diyanet Camiası Birliğin Adı Olacak

Fitne ve kaos ortamına musait olan fakat, güzel ve refah günlerin hiçte uzağımızda olmadıgı şu zor günlerde Diyanet Teşkilatına duyulan ihtiyaç, her geçen gün artmaya başladı.  Zira, sıkılan yumrukları ve kınından çıkacak öfkeleri kontrol etmede, insanları teskin etmede din görevlileri,  tarihi bir vazifeyi ifa ediyorlar. Halkı birleştirici ve bütünleştiri olma husunda kilit rolu üstlenen Din görevlileri, attığı her adımı,  sarf ettiği her cümleyi, hedefe giden yolda dogru ve bilinçli atmak zorundadır.

Birileri, tarihsel, partisel, cemaatsel farklı reçetelerle bu fitneyi atlatma önerileri sunabilir. Hepsinin nihayetinde gaybi bilgiye sahip olmayan, dar çerçeveden bakan beşeri öneri olduğu bilinciyle bu fitneyi aşmanın yolunun Kur'an ve Sünnet çerçevesinde Peygamberi tavır, davranış ve konuşmakla ancak atlatılabileceğini hepimizin şuur etmesi gerekiyor.

Şeytan ve taraftarları tabiatları gereği ateşi  alevlendirmek,  ortalığı kızıştırmak için gayret göstereceklerdir. 

Şeytan ve dostlarına karşı Allah ve dostlarının yapacağı öncelikli önlem harareti düşürmek, ateşi söndürmek, fitneye alet olmamaktır. Tıpkı öfke anında abdest almayı öğütleyen Peygamberimizin tavsiyesinde olduğu gibi...


Öfke anında yükselen hararetle mantıksız düşünmeye başlayan kimseye Allah Resulünun, abdest almasını tavsiye etmesinin bir çok hikmeti bulunuyor. En büyük hikmeti ise abdestte kullanılan su ile vücut ısısı düşürülürken insanda abdest almada geçen süre için dahi olsa olaydan uzakta kalıp sağlıklı düşünmenin yolu açılmaktadır. Toplumlarda aynı insan bünyesinde olduğu gibi hararetlenebilir. 

Müslümana düşen yangına körükle gitmek değil ateşi söndürmektir.

Zorlu bir dönemden geçildiği bu günlerde Diyanet İşleri Başkanlığı tüm hassasiyetini kullanarak itidalli hareket etmeye devam ediyor.

İçimizdeki hainleri temizlemede adalet ve merhamet duyguları ile hareket eden Diyanet’in pirincin içindeki beyaz taşları ayıklaması elbette kolay olmuyor.

Gün dinimize, devletimize, özgürlüğümüze, bağımsızlığımıza ve sembolü bayrağımıza sahip çıkma günüdür. 


Şu ana kadar aziz şehitlerimizi okuttuğu Kur’an ve dualarla yâd eden Diyanet, aynı güzel tavrı; cuma namazında dillerde yankılanacak olan ortak salavat ve dualarla yayacak sinerjisini...

Diyanet'in halkın duygularına tercüman olarak adaleti tecelli ettirme adına yaptığı gayretlerin yanında taşra teşkilatının da Diyanet'e olduğu kadar devlete ve içinde yaşadığımız vatana olan minnet duygusuyla hareket ederek elinden gelen çalışmayı yapması zarurettir. 

Başarısızlıkla sonlanan darbenin ardından arzu edilen iç savaş  olmadı  çok şükür,  kaos çıkarmayı planlayan hainlere karşı İmam, Müezzin ve vaizlerin  el birliği ile halkı kutuplaştırmaktan uzak tutacak, birliğe davet edecek konuşma yapmaları bu kirli oyunu bozmanın tek reçetesi olcaktır.

Özellikle din görevlilerinin darbe girişimi ve alınan tedbirlerle ilgili doğru-yanlış her tür bilgi bombardımanının yaşandığı bu günlerde; olayın iç yüzüne vakıf olan hükümetimize, güvenlik birimlerimize güvenmeleri, devletin alacağı tedbirlere saygı duyarak sonucu sabırla beklemeleri, gerektiğinde devletimizin kurumlarına yardımcı olmaları, kendi başlarına harekete etmekle kaş yapayım derken göz çıkarabileceklerini halka telkin etmeleri yapılacak en doğru iştir.

Son yaşadığımız olaylar bizlere göstermiştir ki bu topraklarda yaşayan bizlerin rehavete gevşemeye hakkı yoktur. Sürekli uyanık olmamız gerekiyor. Aynı düşman sınırlarını bekleyen asker gibi her daim teyakkuzda bulunmak gerekiyor.


Milletimizin selameti ve birliğini çekemeyenler en alçakça yöntemlere başvurdular. Bizi, bizden bildiklerimizle kahpece vurmaya kalkıştılar.

Bu son darbe girişimi bizlere büyük bir ders olmalı. Bu topraklarda yaşayan her fert, ister Alevi-Sünni, ister Türk-Kürt, ister Müslüman veya gayri Müslim kısacası mezhebi, meşrebi, milliyeti, dini, ırkı fark etmeden bu vatanı seven herkesin yeni bir hesaplaşma ortamı bırakmaması esastır.

Din görevlisi; gönül adamıdır...

Toplum olarak duygularımızın eyleme dönüşmemesi için sinirlerimize hakim olmanın yanısıra hoşumuza gitmese de karşıt fikirlere olabildiğince tahammülle iletişim ortamını muhafaza etmenin yoluna bakıp "taşlama ve sıkılı yumruklardan ziyade iletişim toplumunu" oluşturmanın derdinde olmalıyız. 

Refah ve huzur içinde yaşarken oldukça gevşedik. Makam, mevki ve mal peşinde koşarken birileri boş durmayıp arkadan bu milleti çevirme, vurma hesapları yaptığı net olarak ortaya çıktı.

“Allah korusun, komşularımızdaki savaş bize de sıçrarsa kimse kılını bile kıpırdatamaz” derken birileri, ordu ile milleti, ordu ile orduyu birbirine kırdırmak ve karşı karşıya getirmekle Suriye’ye çevirmek için harekete geçmişti bile.

Millet birliğine, dirliğine, özgürlüğüne kastedenleri son anda durdurdu. Hem de düşman pirincin içinde bir beyaz taş gibi en zor ayırt edileninden olduğu halde.

Hangi kesimden olursa olsun lütfen tahriklere kapılmayalım!

Tankların önüne çıktığımız zamanki soğukkanlılığımızı bundan sonrası için de kullanalım. Meydanlara sağcı, solcu, Alevi, Sünni ayrımı yapmadan hep birlikte çıkalım ve çıkmayanları teşvik edelim.


Aldanan, aldatılan kardeşlerimizi tatlı dille sabırla uyaralım. Allah Resulü'nün tebliğ metodunca hareket edelim. Bir konuşma ile hiç kimseyi yolundan döndüremeyeceğimizi hatırdan çıkarmayalım. Unutmayın ki Hz.Ebu Bekirler duyduğu anda gerçeğe koşarken Ebu Süfyanların gerçeği görmesi 21 yılı bulabilmişti. 

Meydanlara çıkalım ki bu toprağın bağrında yetişenlerin ne kadar güçlü bağlarla birbirlerine bağlı olduklarını tüm dünyaya gösterelim. Gökkuşağının tek renkle değil çeşitli renklerle güzel olduğunun bilincinde olduğumuzu haykıralım onlara.

 Meydanlardaki kardeşlerimizi de ayrımcılığa pirim verici işlerden uzak durmalarını tatlı bir dille ifade edelim. Meydanlarda bir partiye veya gruba mal olmuş müzikler çalmaktan, sloganlar atmaktan uzak durulması esastır. 

Her kim bu millete oyun oynarsa onun oyunları bozulacaktır. 

Alçaklar, bu milletin kardeşliğini bozamayacaklar.

Gün birlik olma günüdür. 


Allah birliğimizi ebeden daim etsin.

"Mü'minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin ve Allah'tan korkup sakının. Umulur ki esirgenirsiniz" (el-Hucurat 49/10)


 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Anahtar Kelimeler:
ImamVaizMüezzinler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İmam Hatip adayı 5 ay önce

Cenab-ı Hak bizi dahili fitnelere karşı muhafaza etsin. Kutuplaşma ve nefreti doğuracak soylemlerden cekinmeliyiz. Ayrıca Admin bu imam hatip atamalari ne oldu. Bir arastirsaniz. İnşaAllah Alemi islam bu fitnelere karşı birlik ve vakur ile tavır koyacak

Avatar
Dini haberlere gelsin 5 ay önce

Ey dini haberler senin ne olduğun bellisiz adam akıllı haber yap. Bir ara cübbeli ile uğraştın bak senin haberlerin dini açıdan sıkıntılı. Delil olmadan yapma. Biz reis için can atarken sen herkesi birbirine düşürüyor sun

Avatar
adamın birisi 5 ay önce

şeytan ve taraftarları tabiatları gereği ateşi alevlendirmek, ortalığı kızıştırmak için gayret göstereceklerdir. bence bu sizsiniz.

Avatar
Rumeysa nur 5 ay önce

Peki birlik olma gunu ya bu terorist imamlar ne olacak.Eline mikrofonu kaptigi gibi teror orgutu propagandasi yapan cumhurbaskanimiz icin demedigini birakmayan paralelciler temizlensin onlara da el atilsin.Su an selayi bile baskalarina verdirenler var kendi vermeyip bunlar ne olacak.Cums gunu sehitlerimize yakarisi da yapmazlarsa onlari da ihbar edelim