Yaz Kur'an Kursları 6 Haftaya mı Düşüyor?
DiNiHABERLER.COM / öZEL iÇERiK

Yaz Kur’an Kurslarında Öğrenci Tutmak Çok mu Zor?

Yaz Kur’an Kurslarının yasal zemini 1980’de çıkarılan bir kanunla atıldı. O günden bu güne milyonlarca çocuğa sevgiyle Kur'an eğitimi verildi.

Bu gün yurdun en ücra köşesinde bile donanımlı öğretici kadrosuyla hizmet sunan Diyanet İşleri, gelinen bu noktaya hiç kuşkusuz uzun süren meşakkatli bir yolculuğun neticesinde kavuştu.

Kur'an öğreticiliğinin haklı gururunu taşıyan Diyanet İşleri Başkanlığı, her geçen yıl hizmet kalitesini bir adım daha ileri götürerek din eğitiminde başarılı hizmetlere imza atmayı bildi.

Vatandaştan da beklediği ilgiyi fazlası ile alan Diyanet İşleri Başkanlığı, yaygın din eğitiminde alanında marka oldu.
Elbette Diyanet bu günlere kolay gelmedi. Diyanet’in bu saygınlığı her hangi bir ücret beklentisi olmaksızın tamamen din görevlilerinin yüklendiği fedakârlıkla mümkün olabildi.

 Eskinin fedakârlıkla yapageldiği bu kutsal görev, değişen devlet ve din anlayışıyla birlikte ek ders ücreti ile taltif edilmeye başladı.

Üzücü olan şu ki 28 Şubatta kapatılan İmam Hatip ve Kur’an Kurslarının yaşadığı o zorlu günler çok çabuk unutuldu. Ücret bir tarafa memleketin geleceği adına gizli gizli Kur’an talebesi bulup ders vermek için meslekten atılmayı dahi göze alan fedakar din görevlilerinin yerini keyfinden ödün vermeyen din görevlileri aldı.

Dava bilincini kaybetmiş, inancının gereğini yerine getirmekten uzak, şuursal erezyona uğramış bazı din görevlilerinin Yaz Kurslarında “öğrenci azlığı ve öğretim süresinin uzunluğu” bahanelerinin ardına sığınarak Kurs açmaktan imtina ettikleri; oluşturmayı düşündükleri kamuoyu ile Diyanet’i etkilemeyi düşündüklerine şahit oluyoruz.

Devlet memuru değil dava adamı olan bir din görevlisinden beklenen, sürenin uzunluğundan dolayı kurs süresinin kısaltılmasını istemekten öte “öğrenciyi, kursa daha iyi nasıl bağlayabilirim?” endişesiyle hareket edip projeler geliştirmesidir.

Gündelik Müslümanların ibadet yapma yerine kaçmak için bahane aradıkları kervana maalesef din görevlilerinin de katıldığını görmek gerçekten acı. Şuurlu bir din görevlisinden beklenen görevden kaçmak değil yapmak için bahaneler bulmasıdır.

Kur’an öğretmek herkese nasip olmayan hem dünya hem ahiret merkezli kutsal bir vazifedir. Görev bilincini taşıyan her öğretici bu mükâfatı alabilme adına bu kutsal görevin sancısını taşır.

Eğer % 99'u müslüman olan bir ülkede derslikler dolmuyorsa burada bir öğretici önce durup düşünmeli, kendini yoklamalı değil midir?

Her şeye rağmen öğrenci sıkıntısı yaşanılıyorsa bunu dert edinen bir din görevlisi, durumu bağlı bulunduğu il ya da ilçe müftülüğüne bildirmeli değil midir?

Yaz Kur’an Kurslarından keyfi bahanelerle şikayetçi olan öğreticilere bu işi yıllarca sabırla yapan din görevlilerinden de yoğun tepkiler geliyor. Birilerinin bahanelerle öğrenci okumaktan imtina ettiği kurslarda gayretli diğer öğreticiler gözü gibi baktıkları camilerin kapılarını sonuna kadar çocuklara “az ya da çok, sıcak veya soğuk” demeden sevgiyle açıp Kur'an öğrettiler.

Bu gün hemen her kursta klima, projeksiyon ve her türlü eğitim materyallerinin esirgenmediği modern dersliklerde öğrencileri tutabilmek bu kadar da zor olmasa gerek...

Bayram tatili ve akraba ziyaretleri gibi nedenlerle memleketlerine giden çocukları ise ebeveynler gittikleri bölgelerde hazır bulunan Kur’an Kurslarına yazdırmayı da ihmal etmiyorlar.

Eksilmelerin yerleri de bu şekilde misafir öğrencilerle takviye olan Yaz Kur’an Kursları, boşlukta heder olan, madde bağımlısı ve teknoloji bağımlısı haline gelen gençlerimizi, manevi destek verme ve ufukları açma konusunda yol gösterici birer pusula olma konusunda büyük bir önem arz ediyor.

Hal böyle olunca Yaz Kur’an Kurslarında görev alan öğreticilerin, bahanelere sarılmak lüksü olmamalı.

Diyanet İşleri Başkanlığı, sağlıklı bir eğitim vermek için Yaz Kurslarını üçer dönemlik periyotlarla 9 haftalık sürede tamamlamayı planladı.

Kendisi kursta durmak istemeyen bazı öğreticilerin çocuğu kursta tutmasının imkânsızlığı ortada iken öğrenci okutmak istemeyen bu öğreticilere tavsiyemiz; görevini yapmak için sabırsızlıkla bekleyen öğreticilerin azmini kırmamalarıdır.

 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ahmet 5 ay önce

Bu yazıyı yazan herkim ise saçma sapan bir yazı. Bu imamlar da herhalde insan bu ogrenciler de insan. Yok ama sizler din gönüllüleri diye diye imamları kole yerine koydunuz. Bu imamların da bir ailesi, bir özel yaşamı var. Biz eğitim vermeyelim demiyoruz ama dogru eğitim verelim.Günde 3 saat ders vereceğimize gunde 5 veya 6 saat verelim ama kurs ay sürecegine 1 ay sürsün bizler de birazcık da olsa sosyal hayatımızı yaşayalım

Avatar
Hacer Aktaş 5 ay önce

Sıkıntı aslında yoğun kış öğretiminden çıkan öğreticinin farklı bir muhatap kitlesiyle dinlenmeden yüzyüze gelmesidir. Evet 9 hafta uzun bir süre. Yaz ayları eğitim öğretime müsait olsa okullar açık olurdu. Eğitim öğretime müsait olmayan zaman diliminde okuldan yorulan, sıkılan öğrenciye ne kadar ne verebilirsiniz? Doğal olarak kursun sonuna doğru öğrenci azalmakta bunun sorumlusu öğretici değil. Yaz kış çalışan öğretici ne zaman dinlenecek, ne zaman yenilenecek?

Misafir Avatar
numan 5 ay önce @Hacer Aktaş

cok yerinde tesbit.. tebrik ederim. bu tesbitin daha yüksek bir sesle dillendirilmesi lazım. lütfen diyanete de yazın

Beğenmedim! (0)
Avatar
evet 5 ay önce

6 hafta ideal. zaten çocuklar kaç ay okulda birde bizler sıkıyoruz çocukları. eğer 6 hafta olursa herkese cazip gelir bence daha çok verim alırız. zaten bu eğitimide okullarda vermek lazım asıl. ders sayısını arttırıp. yazın laylaylom çoğu vakit.

Avatar
sahada calisan 5 ay önce

Bu yaziyi yazan kardeşimizi sahada yanı sadece şehir merkezleri değil köy kent kasaba da görev yapmasını tavsiye ediyorum. Bundan sonra tekrar yazmali ayrıca burada ki asıl mesele görevliye (sahada ki görevliye masa başında kine değil ) her halükarda sahip çıkıp yanlışlarıni eksikliklerini düzeltmede ne kadar samimi rehberlik yapılıyor bunda yazmak araştırmak gerek ..... Vs vs vs

Avatar
Faruk 5 ay önce

Oyle bi anlatmissinizki okuyan da gercekten cok guzel egitim veriliuomus gibi balikesir erdek te karsiyaka mah. 150 talebe var muftu elinde ogretici olmasina ragmen 50 ser kisiyle ders yapiliyor sen muthis hizmetten bahsediyonuz masAllah yani size dunyadan haberiniz yok

Avatar
Muezzin 5 ay önce

Eger bu yapilan hizmetten rahatsiz olan varsa bu meslegi birakmali bence hamd olsun 24 ogrencim var ve bunlarin yarisindan fazlasi cirak ustalari izin veriyo ve 1.30 saat ders. Verip yolluyorum cok sukur su ana kadar zorsunma olmadi insaAllah olmazda

Avatar
Mert 5 ay önce

Ben sahsen 9 haftayi az goruyorm ayrca ogrenci okutmayan bir imam bence gorevi birakmali o bu kutsal emaneti tasiyamaz

Avatar
Efe 5 ay önce

Rabbim ogrencilerimizin sayisini artirsin. Camilerimizin gulleri çocuklardır. Keske daha uzun süre olsa, keske hafta sonlari ve yarıyıl tatilinde de bu imkanlar verilse. Tek bir çocuk dahi olsa hangi saatte gelirse gelsin okutmaya ogretmeye raziyiz. Geleceğimiz onlara emanet çünkü...

Misafir Avatar
müezzin 5 ay önce @Efe

keşke gelsede okutsak dostum

Beğenmedim! (2)