Yurt Dışı Din Görevlileri ve Sorunları

Büyük umutlar ve beklentilerle anavatanından uzaklara giden ve hizmet aşkı ile yanıp tutuşan din görevlileri gurbette devasa problemlerle mücadele etmek zorunda kalmaktadır. Türkiye’deki görevlerini bırakıp yurt dışında Din Hizmeti, Rehberlik ve Dini eğitim faaliyetlerinin yürütülebilmesi için gönüllü olan kalifiye din görevlileri yurt dışına gitmeden önce ciddi sınavlardan geçirilerek seçilmekte. Bu durum görevden önce düzenlenen oryantasyon kursunda “Sizler bu kurumun en seçkinlerisiniz” ifadesi ile amirleri tarafından teyit edilmekte. Fakat bu kadar ciddi sınavlarla seçilen ve gittikleri yerlerde hizmet aşkı ile yanıp tutuşan Din Gönüllüleri, büyük sorunlarla uğraşmaktalar. Yurt dışında özellikle Avrupa ülkelerinde Dini Eğitim alanında, yetişmiş kalifiye elemana ihtiyaç duyulmakta. Avrupa’ya gelen İlk iki nesil tamamen maddi kaygıların peşinde koşuştururken yeni nesil yani 3. Nesil tamamen örften adetten özellikle de Din’den bihaber bir şekilde yetişmekteler. Tabi olarak Diyanet İşleri Başkanlığının seçerek gönderdiği Din Gönüllülerinin öncelikli görevinin bu büyük sorunun çözümü olması gerekirken maalesef “biz ne imamlar gönderdik” zihniyetinde olan dernekler ve Cami cemaatiyle uğraşmak zorunda kalmaktadırlar. Bu durumu Diyanet İşleri Başkanlığının Avrupa’daki temsilcisi olan Ditib, Atib, Hdv, Din Hizmetleri Müşavirlikleri ve Ataşeliklerin Personeline sahip çıkmaması daha da içinden çıkılmaz hale getirmektedir. Tabi olarak Avrupa’da hizmete gönüllü olan personel psikolojik olarak yıpranmaktadır. Bu yıpranmanın sonucunda maalesef daha geçen ay Almanya’da bir din görevlisi vefat etti. Onlarcası ya psikolojik sebeplerle veya kendileri ile uğraşılmasına dayanamamaları sebebi ile görevini bırakarak Türkiye’ye dönmenin yoluna bakmaktadır. Özellikle Ataşelerin dernekleri karşılarına alamamaları, aralarının açılmasından çekinmeleri, şayet derneklerle ters düşerlerse işlerini yürütemeyecekleri gibi sebeplerle Din gönüllülerini maalesef dernekler karşısında ezmekte ve cezalandırmaktadırlar. Avrupa’daki yurttaşların Dini ve Ahlaki Eğitim gibi daha önemli ihtiyaçları varken Din gönüllülerinin bazen Şuyuu Vukuundan daha kötü olan dedikodu iftira, hemşericilik vb. sorunlarla uğraşması Avrupa’daki din hizmetlerini verimsiz bir hale getirmekte ve görevlileri sadece görev süresini sorunsuz bir şekilde doldurup taş üstüne taş koymadan geri gelmelerine sebep olmaktadır. Bu sorunun çözümünde birinci derecede Ataşeliklere büyük görev düşmektedir. Ataşelerin dernekler ve din görevlileri arasında seçicilikten vaz geçerek bütün derneklere ve personele eşit davranmaları, ve personeli korku ve endişelerle idare yolunu seçmemeleri, Din Hizmeti veren Din Gönüllülerinin daha verimli çalışmalarını sağlayacaktır.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol