DİB VE DİB PERSONELİ YAZA HAZIR MI?

Her yaz başı aynı reklamlar, billboardlar gözlerimizi yorar. Başımızı ne yana çevirsek bir başka slogana çarpar gözümüz. Cemaat olamamış modern toplum insanı sloganlarla yönetilip, kanalize edilmeye alışmıştır çünkü. Kendini bedeni üzerinden ifade eden çağ insanı için, “nasıl göründüğü” önemlidir. Yaz ay’ı ise görünmenin en perdesiz/ fütursuz zamanlarına kapı açmaktadır. Bu sebeple hâkim kültür, sömüreceği muhatabına “ yaza hazır mısın?” der. Kilolu ise nasıl kilo vereceğini, güneşten nasıl korunacağını, hangi tatil yörelerinin bu yaz gözde olduğunun tek tek altını çizer. Bunu her yaz başı yeniden yapar çünkü zamanını kutsala göre bölemeyen insan için bu bölünmüşlük şarttır. Oysa zamanı rabbine kullukla bölen için zaman daha farklı akar.

         Şimdi aynı soruyu, zamanın ve mekânın rabbine iman eden ve dahi onun dinine hizmet etmekle dünyasını mamur eden din görevlilerine/ diyanet personeline sormak istiyorum:Yaza hazır mıyız?

         Hepimiz yoğun ve yorucu bir kış dönemini ardımız sıra bırakıp yaza heyecanla giriyoruz. Pek çoğumuz kış döneminde uzun zamandır örgün eğitim almamış yetişkinlerin eğitimi ile meşgul oluyoruz ve yaz döneminde cıvıl cıvıl çocuklarla beraber olmak hepimizin yüreğini kanatlandırmaya yetecektir elbette. Peki, heyecanıyız heyecanlı olmasına ama bu yeterli midir?

         Hatırlarsınız yaş sınırlamasının kaldırılması hasebiyle geçen yaza hem veliler, hem de bu eğitimi veren öğreticiler olarak büyük sevinçle girmiştik. Bu duruma en çok da yaş sınırına takılan çocuklar sevinmişti. Artık hiçbir öğrenciyi yaşı sebebiyle geri çevirmeyecektik, çevirmedik de. Fakat tecrübe ettik ki yaz başında küçücük çocukları sevinçle, azimle kayıt yapan öğreticilerin okuma yazma bilmeyen, sınıf düzenine alışkın olmayan bu küçüklere karşı gücü takati yaz sıcağına, ramazan ayının rehaveti de eklenince çabucak gitti. Haklıydılar; çünkü bu çocuklarla ilgilenmek, hele ki onlara eğitim vermek zannedildiği gibi kolay değildi.  Geçen yaz geldi geçti peki bu yaz nasıl olacak?

         Geçtiğimiz kış dönemi kendi gayretleri ile Kuran Kursları’nda ana sınıfları açan müftülüklerin çalışmalarında olduğu gibi el yordamı ile mi devam edeceğiz çalışmalarımıza? Bu müftülüklerimizden bazıları ile bizzat görüştüm, çabalarını takdir ediyorum. Fakat görüştüğüm hocalarımın da bana söylediği şey bu konunun gündemde tutulması ve bu konudaki eksiklerin dile getirilmesi şeklinde idi.

         Son yazım üzerine bazı eleştiriler aldım. Elbette normaldir bu, konuşmak, tartışmak, tartışırken birbirimize bir şeyler katmak için yazıyoruz. Hakaret içermeyen her eleştiriyi samimi bir niyetle dinleyip kulak vermeye de hazırım çünkü niyetim bağcıları dövmek değil üzüm yemek. Teşbihte hata olmaz derler ya, herkesin kendisinden korktuğu Hz. Ömer bile“ Beni kılıcımla düzeltin.” Derken eleştiriye karşı bu kadar tahammülsüz oluşumuzu anlamakta zorluk çekiyorum.

         Tüm bunlara rağmen yine de sormak istiyorum “ Biz yaza ne kadar hazırız?” Slâytlar,kamu spotları çok güzel“ Gel bu yaz, Kuran’ı gönlüne yaz!” diyoruz.Peki, biz bunu nasıl yapacağımızı biliyor muyuz? Karşımızda çocuk yüreğinin tüm masumiyeti ile bize koşan minikler olacak. Gerçekçi olmamız ve kabul etmemiz gerekiyor diyanetin hitap ettiği kitlenin çehresi hızla değişiyor. Peki, Diyanet kurum olarak bu hıza ayak uydurabiliyor mu?

       Okul öncesi eğitim vermek için heyecanlanan öğreticilerimizden kaçı 5 yaşında bir çocuğun tuvalet ihtiyacı için ona yardım edebilir? Yahut kaçımız rahatsızlanmış bir çocuğun burnunu ondan bir sure dinlerkenki halimiz kadar rahat silebiliriz? Çocukla beraber olmak böyle bir şeydir. Siz yüzünüzü ekşittiğiniz andan itibaren tüm teorik anlatımlarınızı bir kenara iter çocuk, çünkü çocuk kâl ilminden ziyade hâl ilmine bakar. Medyada, sosyal paylaşım ağlarında diyanetin okul öncesi projesinden bahsediyor herkes, peki yaz kursu için seminer veren formatörlerimiz işin bu yönünü de anlatıyor mu? Daha doğrusu bu eğitmenlerimize bunlardan bahsediliyor mu?

         Geçen yaz ve kış dönemlerini bir şekilde geçirdik, bu yaz için başkanlığımız ne hazırladı bizlere? Kur esasına göre hazırlanmış mevcut yaz kitaplarımız bile 7-8 yaşındaki çocuklara hitap etmezken 7 yaş altı çocuklara nasıl hitap edecek, onlarla hangi etkinlikleri yapacak, bir çırpıda söylediğimiz “eğlenirken öğrenmeyi” nasıl becereceğiz?Duyduğuma göre başkanlığımız bizler için bir cd hazırlamış. Peki kaç kursumuzda bilgisayar, projeksiyon imkanı var? Merkezde, imkânları geniş kurslarda görev yapan arkadaşlar bu cdden faydalanırken kasabada, köyde görev yapan personel ne yapacak?

         Soruyorum çünkü merak ediyorum, soruyorum çünkü bunca imkâna, personele, güce sahip Diyanet İşleri Başkanlığı’nda bazı şeylerin amatörce, el yordamı ile yapılmasına herkes gibi benim de gönlüm razı olmuyor. Ruhumuz amatör olsun, heyecanımızı hiç yitirmeyelim inşallah fakat profesyonelce çalışalım istiyorum. Bu konuda vakıflara, derneklere, cemaatlere örnek olması beklenen, heyecanla herkesin kendisine baktığı diyanetin boşa geçirecek vakti yok biliyoruz.

         Sahil şehirlerinde insanlar çocuklarının eğitimleri için Anadolu insanına göre kat kat fazla emek vermek zorunda kalıyor, daha çok sıkıntı ile muhatap oluyorlar ve boşa geçirdiğimiz her gün nasıl bizim aleyhimize işliyorsa, bu yaz bizim ellerimize teslim edilecek her çocuk da amel hanemize öylece işlenecek.

         Şimdi bir kez daha sormak istiyorum: Diyanet İşleri Başkanlığı ve Diyanet personeli bu yaza hazır mı?

 

Dinihaberler.com

Bu yazının tüm hakları Dinihaberler.com'a aittir. "www.dinihaberler.com" biçiminde aktif bağlantı kurulabilir, açık kaynak gösterilmek kaydıyla içerik kullanılabilir. Açık kaynak göstermeden yapılan alıntılar için yasal takip yapılacaktır.

Biz dinihaberler.com olarak ülkemizde ve dünyada gerçeğin sesi olmaya, ileri demokrasiyi, meritokrasiyi, insan haklarını, özgürlükleri ve hukukun üstünlüğünü savunmaya sonuna kadar devam edeceğiz.

Biz hiçbir kurum ve kuruluşa bağlı olmayan, gücünü tamamen özgürlüğünden alan, sivil, bağımsız, tarafsız ve özerk bir siteyiz. Bize bu teveccühü gösterek kısa zamanda internet haberciliğinde ilk sıralara yerleşmemizi sağlayan siz değerli takipçilerimize de en derin selam, saygı ve hürmetlerimizi arz ediyoruz.

Teşekkürler... dinihaberler.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.