11. Dönem Kıraat Bölümü Mezunlarına İcazet Merasimi
Diyanet İşleri Başkanı Görmez, “Kur’an-ı Kerim öyle mukaddes bir kitap ki, eline alıp dokunmak ibadet, sayfalarını açıp bakmak ibadet, okumak, dinlemek, anlamak, üzerinde tefekkür etmek ibadet. En önemlisi de yaşamak. Yaşamak en güzel ibadettir” dedi.

Görmez, Fatih Cami'nde yapılan Haseki Dini Yüksek İhtisas Merkezi, 11. Dönem Kıraat Bölümü Mezunları İcazet Merasiminde, Kur’an-ı Kerim’in nazil olduğu günden beri, farklı kıraatlerle bugüne taşındığını belirterek “Bütün büyük imamlara ve onların kıraatlerini sahih senetlerle bize ulaştıran ravilere, bu kıraatleri hıfz ederek neslimize kadar taşıyan ve kıyamete kadar taşıyacak bütün büyüklerimize cenabı hak rahmet eylesin” dedi.



20 kurranın 3 yıllık büyük bir emekten sonra Kur'ân-ı Azîmüşşân'ın 7 kıraatına ilaveten, 3 kıratını da ekleyerek icazetlerini alacaklarını vurgulayan Görmez, ecdadın tarih boyunca Kur’an-ı Kerim’in ezberlenmesine ve Kur’an ilimlerinin öğrenilmesine değer verdiğini söyledi.

Kur’an’ı güzel okumanın bir ibadet olduğunu ancak bunun yanında manasının da öğrenilmesi gerektiğini vurgulayan Görmez, şöyle konuştu: “ Rabbim Kur’an’a hizmet eden bütün Müslümanlara rahmet eylesin. Bu yüzyılın başında çeşitli sebeplerle sekteye uğramış, 70’li yıllardan itibaren tarihimiz boyunca var olan bu gelenek yeniden ihya olmuştur. Diyanet İşleri Başkanlığımız bu geleneği İstanbul’da tesis ettiği Haseki Eğitim Merkezi’nde, bugün adına Dini Yüksek İhtisas Merkezi dediğimiz merkezlerde yeniden ihya ederek bundan sonra hiçbir sekteye uğratman, İnşallah kıyamete kadar bu geleneği devam ettirecektir”

Dinihaberler.com / Diyanethaberler.com


Görmez Kur’an-ı Kerim’in sıradan bir kitap olmadığını vurgulayarak konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kitabımız Rabbimizle ilişkilerimizi tanzim eden yüce bir kitaptır. Bizim ailemizle, toplumla ve bütün canlılarla ilişkilerimizi ahlak ve adaletle tesis eden bir kitap. İbadet olduğu için, abdestsiz ele almıyoruz. Öyle bir kitap ki eline alıp dokunmak ibadet, sayfalarını açıp bakmak başka bir ibadet. Okumak da ibadet. Dinlemek ibadet. Anlamak ibadet, üzerinde tefekkür etmek ibadet. En önemlisi de yaşamak. Yaşamak en güzel ibadet. Üzülerek belirtmeliyim ki milyonlarca insan bu kitaba iman ettiği halde eline alabilmiş değil” dedi.

Bugün İslam Alemi’nin zor bir süreçten geçtiğini vurgulayan Görmez, “Bu çektiğimiz sıkıntılar kitabımıza verdiğimiz değerden azalmasından kaynaklanmıştır. Ecdadımız bu kitapla yüceldiler” dedi.

Dinihaberler.com / Diyanethaberler.com

“20 kişi, bir tek Kuran’dan hafızlık yapıyordu”

Katılımcılarla bir anısını paylaşan Görmez, “Yurtdışında ziyaret için gittiğimiz bir beldede konakladığımız evinin önünde, uzun sıralar oluşturmuş insanları gördüm. Neden bu uzun sıraların oluştuğunu sorduğumda ‘Sizin bana bir Kur’an getirdiğinizi duymuşlar. Hayatları boyunca iman ettikleri kitabı bir defa görebilmek, dokunabilmek ve öpebilmek için evimin önünde kuyruklar oluştu’ dedi. Hala dünyada kitabımızdan böyle mahrum yerler var” ifadesinin kullandı.

Dinihaberler.com / Diyanethaberler.com

Bir başka İslam beldesinde 20 kişinin bir tek Kur’an-ı Kerim ile hafızlık yaptığına şahit olduğunu da anlatan Görmez, “Sırayla sayfalarını çevirip ezberlerini yapıyorlardı. Şimdi Elhamdülillah oralarda Kur’an’ı basan bir matbaa kurmayı Cenab-ı Hakk nasip etti” diye konuştu.

Görmez, konuşmasında Hafızül Kurra’lara seslenerek, “3 yıl emek vererek omuzlarınıza büyük bir yük aldınız. Hayatınız boyunca verdiğiniz bu emek zayi olmadan, hiçbir kıratın bir kelimesini unutmadan, bunu muhafaza etmelisiniz. İkinci konu ise okuduğunuzu anlayacaksınız. Her ayetin nasıl ki 10 kıraatini kalbinizde taşımaya başladınız ise hangi müfessir ayeti nasıl tefsir etmiş, hayatla irtibatını nasıl kurmuş bunları öğrenmelisiniz, lütfen bundan kendinizi mahrum eylemeyin” dedi.

Dinihaberler.com / Diyanethaberler.com

“ Hazreti Mevlana’nın “Herkes Kuran’a verdiği hizmet kadar anlar.” sözünü aktaran Görmez, “Kur’an’ı anlamak için kilit vurulmamış kalplere ihtiyaç var. Kur’an’ı anladığımız gibi, hayatımızda yaşamak, üzerimize aldığımız görevin en büyük hakkıdır. Bu konuda bizlere rehber olmanızı istiyorum. Bu ezelden gelen ilmi bizlere taşıdığınız ve bizden sonraki nesillere taşıyacağınız için Allah sizlerden razı olsun” dedi.


İcazet merasimini, Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Başkanı Hafız Osman Şahin, Din Hizmetleri Genel Müdürü Ali Erbaş, İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran, Pendik Belediye Başkanı Kenan Şahin ve çok sayıda cami cemaati ilgiyle izledi.

Dinihaberler.com / Diyanethaberler.com 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mehmet şahiner 2 yıl önce

ALLAH mübarek etsin arkadaşım cemal dede ve diğerleri

Avatar
imam85 2 yıl önce

Diyanet haber sitesine 1000 defa yazdim her hafizin hakkidir masdiridir bunu haber yapip ilahiyat sartini kaldırsınlar her hafiz okusun. Malesef bi yapmadu gitti ozellikle herkes olsa ne ala ama en azindan kuran dalinda hersene derece yapan arkadaslarin hakkidir.bunu habrr yapsaniz neyi kaybedersiniz yetkililerle konussaniz ne kaybedersiniz.grcen seneden beri bir suru hafiz arkadas adina yaziyorum ins haber olur cozum bulur bize hu site malesef.ins 3 gun icinde bi haber hayirli haber duyariz ins ins ins

Avatar
kaak 2 yıl önce

Kendi imkanlarıyla okuyanlara da Aşere takrib belgesi verseler ne iyi olurdu. Bu ilmi Mısır tariki okuduk ama okutamıyoruz. Resmi belge almak için de Komisyonların iki dudağı arasında sonuçlanacak bir sınav açıyorlar.Hafızlık Tesbit Sınavı yapıyorlar. Eğitim Merkezlerine alınamadık veya giremedik. Şuanda okuduğumuz bu ilmi okutamadığımız için unutmaya başladık.Eğitim Merkezlerinden mezun olanların okutabilecek seviyede olmayanlarını da biliyoruz 4 sene kendi imkanlarımızla bu ilmi okuduk. Bizim okuduğumuz pek makbul görülmüyor. Bizim de bu belgeyi hakkettiğimizi düşünüyorum. Şuanda Kuran Kurslarında görev aldık ve ayrıca bu belgeyi de alırsak ki 'sınavsız' verilmesini istiyoruz.

Avatar
mehmet reşit gölcük 2 yıl önce

allah hayırlı ugurlu etsin inşallah darısı bizim gibi hafızların başına olur inşallah allah vatana ve millete hayırlı evlat lar yetiştirmeyi nasip etsin inşallah

Avatar
imam85 2 yıl önce

dinihaberler lütfen su aserei takrip işine bir el atın. buda kadro değil ya. bari bunda bir rol oynayın hafızların hepsinin hayalidir ama herkes teslim olmuş susuyor.hazır nöyle bir konu açılmışken bi haber yapınız yetkililerle.

Avatar
mmuezzn 2 yıl önce

Keşke hafiz lik veysel lisans mezunlugu şartı getirmeseleriz.ben çok işitiyorum okumayı.bu işi yapmak isteyen ve bu işten anlayanlar için sadece mülakat yapip alsalar güzel olurdu..bunu da iletin lütfen diyanete

Avatar
mahmut çelik 2 yıl önce

bundan sonra imam hatip ve müezzin alırlarken hafızlık şartını koymaları lazım hafız olmasına rağmen inşaatlarda çalışmak zorunda olan arkadaşlar var birde yabancı dil tazminat sınavı gibi her beş yılda hafızları kontrol etmeliler yararlı olacağına dair bir çok arkadaşında bu doğrultuda görüşü olduğunu bildiririm