Birleşmiş Milletler, Bosna Savaşı'nda itibarını kaybetmiştir

 
Aliya İzzetbegoviç’in kabrini ziyaretinin ardından önemli açıklamalarda bulunan Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Srebrenitsa katliamını bir soykırım olarak niteleyerek, “Srebrenitsa katliamı, yüreklerin dayanabileceği bir katliam değil gerçekten. 20. Yüzyılın en büyük trajedilerindendir. Burada çok büyük değerler kaybedildi ama 20 yıl geçmesine rağmen hala ders alınmamışa benziyor. Yüce rabbimizden niyazımız insanlık bir daha böyle acılar yaşamasın” dedi.
 
İnsanlığın içine girdiği en büyük yanlışlardan bir tanesinin, acılar, zulümler ve kötülükler arasında ayrım yapmaya başlaması olduğunu vurgulayan Başkan Görmez, şöyle konuştu;
 
“İnsanlık bir daha böyle acılar yaşamasın…”
 
Aliya İzzetbegoviç’in, Bosna halkının Müslüman kimliğini korumasında ve hiç kimseye köle olmadan buradaki varlığını sürdürmesinde büyük emeği vardır. Bir heyet olarak Srebrenitsa soykırımının 20. Yılı münasebetiyle buradayız. Bizim için zor bir andı. Bosna Reisül Uleması Hocamız, namazı kıldırmamı istirham etti. Gerçekten çok zor kıldırdım. Yüreklerin dayanabileceği bir katliam değil gerçekten. 20. Yüzyılın en büyük trajedilerinden bir tanesi. Burada çok büyük değerler kaybedildi ama 20 yıl geçmesine rağmen hala ders alınmamışa benziyor. Yüce rabbimizden niyazımız insanlık bir daha böyle acılar yaşamasın.
 
“İnsanlığın içine girdiği en büyük yanlışlardan bir tanesi, acılar, zulümler ve kötülükler arasında ayrım yapmasıdır…”
 
İnsanlığın içine girdiği en büyük yanlışlardan bir tanesi de acılar, zulümler ve kötülükler arasında ayrım yapmaya başlaması. Öldürülenler sizin olduğu zaman farklı bir bakış acısı, kendinizden olduğunda farklı bir bakış acısına sahip olmak, insanlığın yaşadığı bir ayıptır. Dünyanın hiçbir uluslararası kuruluşu tarafından kabul edilmediği halde tarihen sabit olmadığı halde, iftira olarak, bir takım acıları soykırım olarak değerlendirmek ve onları bizatihi ayinlerin içerisinde telaffuz ederken doğrusu Sayın Papa’nın Bosna’ya geldiğinde dünyanın pek çok uluslararası kuruluşu tarafından soykırım olarak adlandırıldığı halde, tarihe böyle geçtiği halde, bir din adamı olarak burada bu kelimeyi kullanmamasından büyük bir üzüntü duyuyorum. Hangi dinden, hangi ırktan hangi dilden olursa olsun eğer insanlığa karşı bir suç, bir soykırım işlenmişse, insanlık onuru ayaklar altına alınmışsa, biz insanoğluna düşen vazife, tamamına aynı tepkiyi göstermektir. İnanıyorum ki ileriki zamanlarda bu çok daha iyi anlaşılacak ve gerekli açıklamalar yapılacaktır.
 
“Bosna savaşı çok açık bir hak-batıl mücadelesidir…”
 
Bosna savaşı çok açık bir hak ve batıl mücadelesi oldu. Bosna savaşının en önemli özelliği, Avrupa’nın içerisinde bir avuç Müslüman’ın kendi varlığını ve kimliğini koruyarak yoluna devam etmesine izin verilip verilmemesi için bu savaş yapıldı. Dolayısıyla Çanakkale savaşına katılan İngiliz generallerin anılarını eğer okursanız, orada ifade edilen hususların aynısı Bosna Savaşı’nda Sırplar tarafından ifade edilmiştir. Onun için birbirine çok benzer savaşlardır. Ben Bosna’da şehit düşen ki, şuan şehitlikteyiz, burası Cennet’ül Baki’nin bir parçasıdır. Hepsine Allah rahmet eylesin.
 
“Boşnak kardeşlerimiz bu savaşta asla mağlup olmadılar, onurlu bir zafer tattılar…”
 
Boşnak kardeşlerimiz bu savaşta asla mağlup olmadılar. Çok zaiyat verildi, çok insan katledildi ama asla mağlup olmadılar. Çünkü savaşın ahlakına ve hukukuna riayet ederek mazlum olarak kalan topluluk mağlup olmaz. Aliya İzzetbegoviç öyle diyor, ‘Onursuz  bir zafer sahibi olacağıma onurlu bir yenilgiyi tercih ederim’ demiştir. Boşnak halkı, onurlu bir zafer tatmıştır. Cenabı-ı hak ebediyen tarih sahnesinde onlara süreklilik kazandırsın.
 
“Birleşmiş Milletler, Bosna Savaşı’nda, bütün insanlık alemi önünde itibarını kaybetmiştir…”
 
Srebrenitsa’ya giderken kalbime giran gelen en ağır şey, yolda bu katliamı veto ettiği için Rusya Devlet Başkanı Putin’in fotoğraflarının asılmış olmasıdır. Hala bazılarının bu topraklarda ders almadığını gösteriyor. Bundan dolayı son derece büyük üzüntü duydum. Bütün dünya literatüründe bu böyledir. Birleşmiş Milletlerin bütün insanlık alemi önünde itibarını kaybettiği savaş, Bosna savaşı olmuştur. Srebrenitsa’da yaşayan insanlar, BM’nin, Hollandalıların himayesindeydi. Himayesinde olmalarına rağmen katledildiler ve bir şey yapılamadı. 20 sene sonra hala bu konuda tereddüt göstermiş olmaları, vetolarla bunları geçiştirmeleri gerçekten son derece üzüntü verici.


 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
AH-BE USTADIM 1 yıl önce

BİZİM MEMLEKET KURAN DAN İMANDAN AHLAKDAN UZAKLAŞIRKEN NEĞİLE UĞRAŞIYORSUNUZ...BİZİM ŞEHİRLERİMİZ RAMAZAN AYINDA AVRUPA ŞEHİRLERİNDEN FARKI YOK...ORUÇSUZ KURANSIZ AHLAKSIZ BU TEHLİKELİ GİDİŞATIN SORUMLUSU ELBETTE DİYANETTİR... OYSA DİYANET MERKEZİ PERSONELİN MORALI SIFIRLATAN KURAN HİZMETİNDE HEZİMETE GÖTÜREN UNSURLARDAN BAŞKA YAĞTIĞI YARARLI İŞ YOK...HERNEYSE ŞEFFAF HESAP HESAP GÜNÜNDE GÖRÜLECEKTİR....

Avatar
adalet 1 yıl önce

Sayın başkanım, dünya üzerinde mazlumların yanında onlar adına en azından duygularınızı açıklamanız beni derinden sevindiriyor,mutlu ediyor.HEP BÖYLE KALIN.Fakat kurumumuzdaki yapılan haksızlıklara da bir dur deseniz daha isabetli olmazmı?Nasıl ki dünya üzerindeki mazlumlar zalimleri affetmiyorlarsa ,mazlum görevlilerimiz de zulum yapanları affetmiyorlar.2015 HAC mülakatı bunun en açık delilidir.Bu mülakatı bir inceleyin ne göreceksiniz.Keyfilik var.Diğer sınavlarda da aynı uygulamlar var.Bunların vebali kıyamette ağır olur, unutmayın, benden duyurması.