'Cemevlerinin statüsünün belirlendiği bir paket geliyor, Diyanet de devrede'

Yeni Şafak gazetesi Ankara Temsilcisi Abdulkadir Selvi, hükümetin alevilere yönelik hazırladığı açılım paketine ilişkin olarak, "Cemevlerinin statüsünün de belirlendiği bir paket geliyor. Ancak bu bir Alevi paketi olarak değil, demokratikleşme paketi olarak sunulacak" dedi. Selvi'ye göre, cemevlerinin belediyelerle ilişkilendirilmesi seçeneği ön planda.

Selvi'nin Yeni Şafak'ta "Alevi paketi ne zaman geliyor" başlığıyla yayımlanan yazısının ilgili bölümleri şöyle:

Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti grubundaki konuşmasında Dersim’i ziyareti sırasında Alevi gençlerle sohbetinin bir bölümünü anlattı. Bir de anlatılmayan kısım var.

Alevi gençler Başbakan’la görüşmek istiyorlar. Davutoğlu, gençlerin arasına oturup onları dinliyor.

“Bizi dışlamayın, bizi dışarıya itmeyin. Siz dışladıkça örgütler bizi yanlarına çekmek istiyorlar. Biz örgütlere yem olmak istemiyoruz. Bize sahip çıkın”

Başbakan daha sonra yakın çevresine bu konuşmadan ne kadar çok etkilendiğini anlatıyor.

Başbakan sadece etkilenmekle kalmıyor. Davutoğlu bir süredir Alevi açılımı üzerinde ciddi bir çalışma yürütüyor. Bu konuda gelinen noktayı paylaşmadan önce bir noktaya dikkat çekmek istiyorum.

Alevi gençlerin söylediklerinin bir arka planı var. Gezi sürecinde de çok net olarak görüldü ki, bu tür ortamlar terör örgütlerinin hasat mevsimine dönüyor. Gezi Parkı'na gittiğimde de bunu gözlerimle görmüştüm. TV kameraları ya da yabancı heyetler geldiğinde, genç kızlar, genç erkekler bunların karşısına çıkarılıyor. Birilerinin X kuşağı Y kuşağı diye kutsamaya çalıştığı gençler vitrinde yer alıp mesajlarını verdikten sonra asıl tezgahın başındaki eski tüfek örgüt militanları boy gösteriyordu.

Örgütler gerginlikler, dışlanmışlıklar üzerinden eleman devşiriyorlardı. Onlar için Berkin Elvan’ın, Ethem Sarısülük’ün, Ali İsmail Korkmaz’ın ölümü demek onlarca, yüzlerce yeni Alevi gencin saflarına katılması demekti.

Alevi gençlerin taleplerinin başka bir arka planı daha var.

Aleviler, Demokrat Parti’ye çok güçlü bir şekilde destek verdiler. 27 Mayıs’tan sonra ise bu tablo değişmeye başladı. 27 Mayıs darbesi ve idamlarla birlikte, belki tarihi korkularının da etkisiyle aynı şekilde AP’yi desteklemediler. Ama 12 Eylül’e kadar Hacı Bektaş-ı Veli postnişinlerinden Ulusoylar, AP’den milletvekili oldular.

Ancak Alevi gençliği sol hareketlerden etkilenmeye başladı. Bunda bazı sol örgüt liderlerinin Alevi olmasının da payı olduğunu düşünüyorum. Ancak asıl büyük kopuş, sağ-sol çatışması ile başladı. Okulların, mahallelerin işgal edildiği, kurtarılmış bölgelerin kurulduğu dönemlerdi. Ülkücülerin hedef aldığı Alevi gençler, sol örgütler ve sol siyaset içinde kendilerine sığınacak bir alan buldular.

Dersim katliamının müsebbibi, Hacı Bektaş-ı Veli türbesini kapatıp, Alevi cemini yasaklayan, zorla Alevi dedelerinin sakalını kestiren CHP’ye nasıl oy veriyor diye soruyoruz ya, 27 Mayıs 1960’tan sonraki süreç öğrenilmeden bunun izahı mümkün değil, Öyle Stockholm sendromuna filan gitmeye gerek yok.

1- 27 Mayıs darbesinde DP ile kırılan bir bağ var. 27 Mayıs’tan sonra Kürtleri Sivas kampına toplayan, Alevileri ise sola savuran darbecilerin, sosyal dokuyu nasıl tahrip ettiklerini.

2-60’lı, 70’li yılların sağ-sol çatışması nedeniyle güvenli liman olarak gördükleri sola kayan bir kitle söz konusu.

Bu tespitlerden sonra Alevi sorununun çözümü için hükümet tarafından yürütülen çalışmalara değinmek istiyorum.

Cemevlerinin statüsünün de belirlendiği bir paket geliyor. Ancak bu bir Alevi paketi olarak değil, demokratikleşme paketi olarak sunulacak. Çünkü içinde sadece Alevilerle ilgili sorunların çözümleri yer almayacak.

Nelerin yapılacağı konusunda kafalar büyük ölçüde netleşmiş gözüküyor. Daha önce de ifade ettiğim gibi Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Alevi sorununun çözümünde kolaylaştırıcı bir misyon üstlendi. Oysa daha önce Diyanet bu konuda bir direnç içindeydi.

Görmez, Aleviliğin tanımının Alevilere bırakılması gerektiğine inanıyor. Çözüme, cemevleri ve dedelik müessesesi yani ibadetler zemininde yaklaşılmasından yana. Diyanet bünyesindeki bir çözüm konusunda ısrarlı da değil karşı da çıkmıyor. Alevilerin bu konudaki tercihlerine kulak verilmesini istiyor. Hükümette ise bu iş zamanlamaya kalmış durumda. Çözüm konusunda sağlam bir irade mevcut. Hükümet önümüzdeki günlerde Alevi ileri gelenleriyle bir araya gelip, onların görüşlerini alacak.

Edindiğim izlenim Şubat ayı içerisinde ağırlığını Alevi sorununun çözümüne ilişkin atılacak adımların oluşturacağı bir ”Demokratikleşme paketi” çıkarılacak.

Cemevlerinin statüsüne ilişkin düzenlemenin de bu paketin içinde yer alması bekleniyor.

Buna göre cemevlerinin statüsü için;

1-Belediyeler

2-Diyanet

3-Vakıflar

4-Tekke ve Zaviyeler Yasası

kapsamında bir çözüm düşünülüyor. Daha önce Kültür Bakanlığı bünyesinde ya da özerk bir kurum halindeki yapılanma da seçenekler arasındaydı. Belediyeler seçeneği onların yerini almış gözüküyor.

Türkiye bir süredir çok kadim sorunlarıyla yüzleşiyor. Kürt sorununun çözümü ve Alevilik meselesi gibi. Kimi yüz yıllık kimi 500 yıllık geçmişi olan sorunların bir paketle çözülmesini beklemiyorum. Önemli olan samimi bir şekilde çözümü arzu etmek.

“Niyet hayır akıbet hayır”
Anahtar Kelimeler:
DiyanetCemevleri

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
imam 2 yıl önce

inşallah bu Müslümanlar arasında bir ikilemeye yol açmaz

Avatar
... 2 yıl önce

bir imam olarak camileride kültür evlerine dönüşmesi lazım.zaten din diyanet dinlemiyor kimse yan i baba dini...bunu radikal bir anlayışla söylemedim düşünen ve sorgulayan bir topluma ihtiyacımız var. allah akletmiyorsunuz derken kime hitap ediyor...alimler dahi bunu düşünüp ellerinin arasına başını alsınlar ve öküzün boynuzun dünya nasıl durur diye akletmeye çalışsınlar. sizin için bunda ayetler vardır deyip demegoji yapmayı bırakıp bu ayetleri arge çalışması yaparak dünyayı sallasınlar, dünya buna muhtaç sakal bırakıp sarık cübbeyle lafın altında kalmayayım diye laf söylemekle olmaz.. artık ezherler islamabat marmara ilahiyatlarla olmaz bu işler...gerekirse aziz mahmut hüdayi gibi ciğer satacaksın yani ilmi izzet gibi güzel hasletleri dahi unutacak pavyondaki genci dahi unutmayacaksın .papa gibi ayak öpmekte değil bu...ilim lafta değil gözde bil müşahede olacak...neyse 2020ler bizi beliyor...gül gülistan olur inşallah ve bizde deriz maşaallah la güvvete illa billah