Cumhurbaşkanımız'dan ve Diyanet'ten utanıyorum!
Zulmü meslek edinip, işkembelerine araç yapanlar, yazının başlığını kendilerine ve aldattıklarına karşı malzeme etmesinler diye uyarayım da benden sorumluluk gitsin.

Evet, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Diyanet İşleri Başkanımız Mehmet Görmez'den utanıyorum.

Utanma sebebim gayet net.

Milletimize, devletimize, bayrağımıza, vatanımıza ve dinimize, ikisinin binde biri kadar bile faydalı olamadığım için utanıyorum.

Rabbim her ikisini ve onlar gibi düşünen, çalışan, gayret eden bütün bir “İnanmış İnsan/Müslümanları” her türlü şerlerden, belalardan, musibetlerden korusun ve kollasın.

Her vakit söylüyorum, yine dile getireceğim.

Çok değil, bundan 15 yıl öncesine kadar böyle bir cumhurbaşkanına, TBMM başkanına, başbakana, bakanlara, milletvekillerine, diyanet işleri başkanına, genelkurmay başkanına sahip olacağımız söylenseydi hangimiz inanırdık?


Hepimiz biliyoruz ki, millet olarak ne cumhurbaşkanları ne başbakanlar ne meclis başkanları ne diyanet işleri başkanları ve nice genelkurmay başkanları gördük.

Bugüne kadar hangi kurum milletimizle barışmıştı? Hangi makam; “vatan, millet, devlet” adına bir ve beraber hareket etmişti? Üstelik her çeşit şeytani tuzaklara rağmen?

Tabi bütün bu birlik ve beraberliğin esas temelini elbet milletimiz oluşturmuştur. “Amentüsü sağlam halkımızın” dirayetli ve iradeli duruşu sayesinde gerçekleşmiştir.

Topraklarımızı sahiplenen “Namuslu İnsan/Müslümanlarımız” bilir ki, Türkiye 7 düvele karşı değil, içte ve dışta 72 fırkanın, 71’iyle mücadele etmektedir.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD gezisinde meydana gelen “gerçekler ve yalanlar”, 71 fırkaya karşı mücadelenin bir göstergesidir.

Allah Cumhurbaşkanımızdan ve Diyanet'tenden razı olsun ki, şeytana parmak ısırtan iftira ve yalan haberlerle protestolara aldırış etmeden işlerini yapmışlardır.


Velev ki hiçbir şey yapılmadan gelinseydi dahi sadece ABD’de açılan Amerika Diyanet Merkezi bile yeterdi.

İnsan/Müslümanlara soralım:

-“Allah aşkına! Müslüman olan veya olmayan dünyanın hangi ülkesinde, Müslüman bir ülkenin cumhurbaşkanıyla diyanet işleri başkanı yan yana oturup, cami açılışında cumhurbaşkanı Kur’an-ı Kerim okumuştur?”

Hele hele bu ülke bir de Türkiye ise. Şimdiye kadar hayali dahi kurulamayacak böyle bir muhteşemliği, dualarla hamdlerle karşılamalıyız.

Tüm İslam âlemi için Allah’ın bir lütfu olan bu merkez; öyle hatır, gönül işi ya da göstermelik değildir. İnsan/Müslümanlar olarak bu lütfa bir emanet gibi sahip çıkmalıyız.


Eşref Rumi Hz.leri der ki; “Mümin Allah’ın nuruyla bakar”.

İşte Amerika Diyanet Merkezi, bu bakışın bir numunesidir. Erdoğan ve Görmez bu kutlu bakışın birer temsilcileridir.

Vaziyet böyle iken aksi bakanların halini dile getirmek; güzeli çirkinleştirmek, temizliği kirletmektir.

Onların öfkesi zaten kullara değil, Allah’adır. Allah’a karşı mücadele edemedikleri için hırslarını insanlardan almaktadırlar.

Sözü özü: “Doğruları yalanlayanlardan daha zalim kim olabilir?
 
Kaynak: Yeni Akit Gazetesi

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
ibrahim ergül 9 ay önce

Allah selamet versin, yar ve yardımcıları olsun.

Avatar
Kuran Kursu hocası 9 ay önce

Hamdolsun

Avatar
ali teknen 8 ay önce

Allaha hamt olsun Allah her iki cihan da aziz eylesin zafer islamindir

Avatar
adalet 8 ay önce

bir yazarın bu kadar basiretsiz olduğunu tahmin edemezdim... ama bu süreç gözümüzde büyüttüğümüz birçok kişinin çapını ortaya koydu...