Diyanet Akademisi'nin Temeli Atıldı!
Türkiye'de, içinde Diyanet Akademisi'ni barındırmasından dolayı bir ilk olma özelliği taşıyan Bursa Din Eğitimi Külliyesinin temeli, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez'in katılımıyla atıldı.
 
Yoğun bir katılımla gerçekleşen temel atma töreninde konuşan Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Ramazan ayının milletimize, İslam’a ve bütün insanlığa huzur ve barış getirmesini dileyerek, “Acılar içerisinde kıvranan İslam coğrafyasına Bağdat'a, Şam'a, Musul'a, Kerkük'e, Arakan'a, Afrika'ya dünyanın muhtelif yerlerinde acılar içinde kıvranan İslam coğrafyasına huzur, barış, adalet getirmesini, insanların yüreklerine yeniden şefkat ve merhamet getirmesini Allah'tan niyaz ediyorum.” dedi.
 
Din eğitiminin önemine dikkat çeken Başkan Görmez, dinin vicdana hapsedilmeyecek kadar büyük olduğunu, imanın kalbe gömülmeyecek kadar geniş olduğunu, ibadetin camiye hapsedilmeyecek kadar büyük ve değerli olduğunu kaydetti.
 
Din eğitimi sorununu halledemeyen hiçbir Müslüman ülkenin ayakları üstünde durmasının mümkün olmadığını belirten Başkan Görmez’in konuşmasından bazı başlıklar şöyle;



 
“Din, insanların en derin aidiyetini, mensubiyetini, kimliğini ve kültürünü inşa eden değerler manzumesidir…”
 
İnsan hayatına, insanlık ve medeniyet tarihine baktığımızda din, vicdana hapsedilmeyecek kadar büyüktür. Din, insanların en derin aidiyetini mensubiyetini kimliğini inşa eden değerler manzumesidir. İman, kalbe gömülmeyecek kadar geniştir. Biz yolda insanlara eziyet veren bir taşı kaldırmayı imanın tanımı içine yerleştirmiş bir Peygamberin mensuplarıyız. İbadet, camiye, mescide, mabede hapsedilmeyecek kadar büyüktür, değerlidir. İnsanoğlunun akan gözyaşını dindirmeyi, yaralı kalbini sarmayı ibadet sayan bir dinin mensuplarıyız. Ancak bütün bunlar için önemli olan bir husus vardır. O da bilgidir, ilimdir.



 
“Bugün İslam coğrafyasında yaşanan sorunlar, dinin kendisinden değil, din konusundaki cehaletten kaynaklanıyor…”
 
Bilgi olmadan din olmaz, bilgi olmadan iman kalbe yerleşmez, sosyal hayata yansımaz, insan hayatını güzelliklerde inşa etmez. Bilgi olmadan ibadet te olmaz. Bugün İslam coğrafyasında yaşanan en büyük sorunlar dinin kendisinden değil, din konusundaki cehaletten kaynaklanıyor. Bugün İslam coğrafyasında yaşanan sorunlar mezheplerden değil, mezhepler konusundaki cehaletten kaynaklanıyor.
 
“Din eğitimi sorununu halledemeyen hiçbir Müslüman ülkenin ayakları üstünde durması mümkün değildir…”
 
Din eğitimi sorununu halledemeyen hiçbir Müslüman ülkenin ayakları üstünde durması mümkün değildir. Türkiye'de Diyanet İşleri Başkanlığının, ilahiyat fakültelerinin, az sonra temelini atacağımız din eğitimi müesseselerinin varlığı ülkemiz için son derece önemlidir. Diyanet İşleri Başkanlığı, İslam'ın tabiatını dikkate alarak, yüce dinimizin tarih boyunca milletimizin aidiyetini, mensubiyetini, kimliğini, kültürünü inşa eden değerler manzumesi olduğunu dikkate alarak görev tanımlarını değiştirmiştir. Artık camiyi sadece namaz kılma mekanı olarak tarif etmek, Hz. Peygamberin Medine'de inşa ettiği camiden itibaren mescitlere ve camilere yüklediği misyona aykırıdır. Din görevlisini, imam hatibin tanımını sadece namaz kıldırma görevlisi olarak tarif etmek, müftünün tanımını sadece din görevlilerini organize eden bir idareci olarak tarif etmek yapılacak en büyük yanlışlık olur.


 
“Bugün İslam dünyası hikmetini kaybetti…”
 
İslam literatüründe Bilgiyi tarif eden üç kavram vardır. İlim, Marifet ve Hikmet... İlmin sahibine âlim, marifetin sahibine arif, hikmetin sahibine hakim diyoruz. Bugün İslam dünyasında bilgi çok olabilir ama marifetimiz azaldı, marifetimiz olabilir ama hikmetimizi kaybettik. Biz Türkiye olarak, Diyanet İşleri Başkanlığı olarak, ilahiyat fakülteleri olarak ilmi, hikmeti, marifeti birleştirmek zorundayız. Diyanet İşleri Başkanlığı sadece Türkiye'de milletimizin dini ve manevi hayatına hizmet eden bir kurum değil, 100 ülkede 120 noktada hizmet yapan, buralara din eğitimi ve din hizmeti taşıyan bir müessese haline gelmiştir. Birlikte yaşama hukukunu, birlikte yaşama ahlakını inşa etmeyi dinin bir parçası haline getirmiş bu ülkede din eğitimi alarak ülkelerine dönecek pek çok gencimiz var. O yüzden bu müessese çok önemlidir. Bugün sıradan bir akademinin temelini atmak için toplanmadık. Bütün bu dünyalara hizmet götürecek nice gençlerimizin yetişmesine katkıda bulunacak bir müessesenin temelini atıyoruz.
 
“Bugün İslam dünyasında meydana gelen olayların sebebi din ve mezhep değil, cehalettir…”


 
Biz bütün dünyada mazlumların, mağdurların, mahkumların umudu olmuş bir milletin çocuklarıyız. İslam coğrafyasında olup bitenleri izliyoruz. Din doğru bilgiyle, ilimle, hikmetle, marifetle birleştiğinde su ve hava kadar tabidir. İnsanoğlunun dünyasını da ahiretini de mamur eder. Bilgisiz dindarlık, cehaletle birleşen din, insanoğlunun bütün potansiyellerini yok eder. Bugün bir Müslüman diğer Müslüman kardeşini 'Allahuekber' diyerek boğazlayabiliyor, boğazlanan insan da 'Lailaheillallah' diyerek can veriyor. İnsanlık tarihinde Müslümanlar böyle bir vahim tabloya şahit olmamıştır. Hiç kimse bunun sebebini din ve mezhepte aramasın. Bu bir cehalettir. Bu istibdadın, işgallerin, sömürgelerin gölgesinde yaralanmış bilinçlerin cehaletle birlikte kendi meşruiyetlerini dinde ve mezhepte cehaletle aramalarından başka sebebi yoktur bunun. Dünyada bütün mazlumların umudu haline gelmiş milletimizin zaten büyük oranda çözdüğü din eğitimi meselesini daha da yüksek seviyelere getirerek, Hikmet ve marifetle birleştirerek, bütün dünyaya barış ve Hikmet taşıyan bir ülke olmak zorundayız.
 
Yapımını Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfının ortaklaşa üstlendiği, Bursa Müftülüğü ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığının da destek vereceği, Bursa'nın Nilüfer İlçesi sınırlarında yer alan külliyede, Diyanet Akademisi, 500 kişilik Kur'an Kursu, İmam Hatip Lisesi, Öğrenci yurtları, Cami, kreş, Sosyal ve kültürel tesisler bulunuyor.
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Tuncay ozen 2 yıl önce

Bu haberde neden ilce muftusunun adı yok.muftununu ismini yazmak, muftu beyi onure etmek nefsinize agir mi geliyor.bu iş bu aşamaya kolay mı geldi sanıyorsunuz , ne belediye nede baska birileri, bu isin cilesini başta nilufer muftumuz olmak uzere ona her destegi veren nilufer muftuluk personeli ve imamlar neden zikredilmiyor, takdir etmesini bilelim beyler......

Avatar
dikkat.... 2 yıl önce

nilüfer ilçe müftüsü yapıyı bitirene kadar bir yere gitmemeli.

Avatar
takdir 2 yıl önce

Bursa'nın maneviyatına yakışır bu hizmetin, destekçisi olmak lazım.Müslüman haset etmez.Bu külliyede bizim evlatlarımız eğitim görecek inşaallah.Türkiye ' de bir ilk olacak bu külliye.Başta Nilüfer müftümüze, personeline ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Avatar
abdullah cengiz 2 yıl önce

nilüfer müftüsünün adının dahi zikredilmemesi manidar geldi bana... 3 yıldır mesai mefhumu gözetmeden uğraş verdi... haberi yapanların süreçten haberi yok galiba...