'Diyanet Cumhurbaşkanlığı'na bağlanmalı'
 
"DARBE gecesi CNN Türk'te Cumhurbaşkanı ile yayınımızdan hemen sonraydı. "DARBE gecesi CNN Türk'te Cumhurbaşkanı ile yayınımızdan hemen sonraydı. "

Telefonlarımız çalıyor, bakanlar yayına bağlanmak istiyordu. O sırada tanımadığım ‘505’li bir numara aradı. Kısa bir süre tereddüt ettikten sonra döndüm. “Ben Mehmet Görmez” diye söze başladı. Diyanet İşleri Başkanı’ydı ama farklı bir numaradan aramıştı. “Din görevlilerimize camilerden salalar okuyup, milleti meydanlarda toplanmaya çağırmaları için talimat gönderdik. Ama bunu bir kez de canlı yayında duyurmak istiyorum” dedi. Yayına bağlanmak istiyordu. Türkiye şimdiye kadar birçok darbeye tanıklık etti. Darbe dönemlerinde ezanların okunamadığını gördük. Ama ilk kez darbeye karşı camilerden salalar okundu, halkımız meydanlara, sokaklara çıkmaya çağrıldı. 

OĞLUM MİNAREYE ÇIK SALA OKU

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’e, “Salaların okutulması fikri nasıl aklınıza geldi?” diye sordum.“Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında 12 yaşındaydım. Büyüklerimiz bir radyonun etrafında toplanmış, barış harekâtına ilişkin haberleri dinliyorlardı. Gece 01.00 ajansıydı. Şehitler vardı. Hüzünlendiler. Babam din görevlisiydi. Bana, ‘Oğlum, minareye çık, sala oku’ dedi. Saladan sonra millet camiye davet edildi. Sabaha kadar Kuran okundu, harekâta katılan askerlerimize ve ordumuza dua edildi. Bu benim zihnime yer etmişti. Bu durum Kurtuluş Savaşı sırasında da yaşanmış. Kurtuluş Savaşı sırasında da salalar okunarak milletin maneviyatı yüksek tutulmaya çalışılmış.”15 Temmuz gecesinde yayınlara bağlanıp, camilerde salaların okunmasını isteyen, darbelere karşı çıkan, milleti hukukunu savunmaya çağıran, demokrasiye sahip çıkmak için milleti meydanlara çıkmaya davet eden bir Diyanet İşleri Başkanı vardı. Alışılmışın dışındaydı.

MİLLETİN DUASI ARKANIZDA

“Ben ilk açıklamamda ‘Diyanet’in görevi sadece namaz kıldırmak değil, milletin bütünlüğünü sağlamaktır’ dedim. Sala, rahmet ve barış demektir. Rahmet ve barış, zulmü yener.”Diyanet İşleri Başkanı’nın dediği gibi oldu. Rahmet, zulmete galip geldi. Devletin Diyanet’inden milletin diyanetine geçtik. “Ezanları susturan darbelerden, darbeleri durduran salalara” ulaştık. Diyanet İşleri Başkanı’nın, “Bu gece minarelerin ışığı yanacak, salalar verilerek milletimiz hukukuna sahip çıkmaya davet edilecektir” mesajı o gece 120 bin din görevlisine ulaştırılmış. Mehmet Görmez darbeyi öğrendikten sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Başbakan Binali Yıldırım ve Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’a ulaşmaya çalışmış. Ancak ısrarlı aramaları sonucunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ulaşabilmiş. Heyecanlı bir sesle, “Sayın Cumhurbaşkanım milletin duası arkanızda, mazlum ümmetin duası arkanızda. Hiç şüphe etmeyin, siz kazanacaksınız, darbeciler muvaffak olamayacak. Biz şimdi bütün camilerimizin minarelerinden ezanlar okutup, milleti hukukuna sahip çıkmaya, darbecilere karşı çıkmaya çağırıyoruz” diyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah razı olsun hocam” karşılığını veriyor. Ardından, “Camilerden salalar okunmaya devam etsin. Milleti hukukuna sahip çıkmaya davet edin. Milleti meydanlara toplayın” karşılığını veriyor.

FETULLAH GÜLEN, DİYANET’TEYDİ

Fetullahçı Terör Örgütü’yle mücadelenin en önemli ayaklarından birini de Diyanet oluşturuyor. Çünkü bu yapılanma sadece demokrasiye karşı darbe yapmıyor. Aynı zamanda İslam dininin esaslarıyla oynuyor. Fetullah Gülen, Diyanet İşleri Başkanlığı’nda yıllarca vaizlik yapmış, cami kürsülerinde verdiği vaazlarla bir cemaat oluşturmuş. O nedenle mücadelenin ayaklarından biri Diyanet’in üzerinde olmalı. Diyanet İşleri Başkanı, “Yeniden yapılanma kapsamında Genelkurmay Başkanlığı ve MİT Müsteşarlığı’nın Cumhurbaşkanlığı’na bağlanması sürecinde, Diyanet İşleri Başkanlığı da Cumhurbaşkanlığı’na bağlanmalı” görüşünde. Görmez, “Genelkurmay Başkanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı (3 Mart 1924 tarihli) aynı kanunla kurulmuştur. Genelkurmay, Cumhurbaşkanlığı’na bağlanırken yine aynı kararla Diyanet de Cumhurbaşkanlığı’na bağlanmalıdır” diyor.


Kaynak: Hürriyet
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
zaim 5 ay önce

diyanet direk cumhurbaşkanımıza bağlansın ve tüm dernek vakıf mülkleri-yetkileri de diyanete bağlansın... herkes kafasına göre talebe yetiştirmeye kalkmasın.

Avatar
Imam 5 ay önce

Esselamu aleyküm
Diyanet özerk olsun. ..
Hiçbirine bağlantısı olmasın. ..
Hepsinin üstünde Şeyhülislam makamı gibi. ..
Ama sadece aslı görevi en iyi şekilde yapsın.

Avatar
imam adayi 5 ay önce

5 bin sozleşmeli imam alımı mülakatlari. Ne zaman devam edecek bunuda bi aciklayin beklemekten darlandık. ..

Avatar
Yns 5 ay önce

Baglansin da yarin a.n.sezer gibi biri gelirse diyanetin hali ne olur

Avatar
Efe 5 ay önce

diyanet siyaset üstü bir kurumdur. hükümette kim olursa olsun neticede bir siyasi partidir. bu nedenle siyaset üstü olan kurumumuz da siyaset üstü olan cumhurun reisine bağlanmalıdır...

Avatar
Hüseyin Yazıcı 5 ay önce

Diyanet tabiki Cımhurreisliğne bağlansın ki, diyanet gerçek değerine ulaşsın, şu an diyanet diğer kurumlar içinde hep üvey evlat müamelesinden kurtulur, diyanetin ülke bütünlüğü için ne kadar önemliği olduğu bir kere daha kanıtlamıştır,

Avatar
Zühre 5 ay önce

Düne kadar paralel çetenin diyanete Girmesini pardon at oynatmasını sağlayan ve göstermelik olarak fetö ayıklaması yapan görmez değil mi? Şimdi de Cumhurbaşkanlığına bağlanmak istiyor.. Makam hırsı görmezin gözünü kör etti