Diyanet fikri nereden doğdu?
Süreli Yayınlar ve Kütüphaneler Daire Başkanı Dr. Faruk Görgülü; "Diyanet İşleri Başkanlığının kuruluş yıllarına gidecek olursak, “Diyanet” fikri nereden doğdu. Bize kısaca Başkanlığın kuruluş sürecinden bahseder misiniz?" Sorsuna Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Emin Özafşar şu şekilde cevap verdi.

3 Mart 1924 yılında kurulmuş olan Başkanlığımızın 90 yılını geride bıraktık. Diyanet İşleri Başkanlığı Cumhuriyet’in en büyük, en önemli, en dikkat çeken kurumlarından birisidir. Bilindiği gibi müesseseler, kurumlar bir anda ortaya çıkmaz. Önce birtakım tarihî ve sosyal şartlar ortaya çıkar, müessese fikri doğar, arkasından fikirler bir projeye dönüşür ve yapı tamamlanınca da kurumlar şekillenir.

"Osmanlı medreselerinde yetişmiş olan o zamanın siyasetçileri, askerleri, devlet adamları buradaki ince farkı dikkate alarak daha çok vicdanı, akideyi, manevi alanı ifade eden “Diyanet” kelimesini “din” kelimesine tercih etmişlerdir. Bu süreçte pozitif hukuku ilgilendiren konuları hukukun uhdesine tevdi etmişlerdir. Siyaseti ilgilendiren konular, yani yasama düzeni ile ilgili konular meclisin uhdesine tevdi edilmiştir. İtikat, ibadet ve ahlaka taalluk eden konuların tanzimi/düzenlenmesi Diyanet İşleri Başkanlığının uhdesine verilmiştir" dedi.
 
Cumhuriyet öncesinden başlayan her alandaki kurumsal yenilenme fikrinin 19. yüzyıla uzanan, takriben yüz yıl geriye sarkan bir tarihçesi vardır. Yani 19. yüzyılda Osmanlı’da başlayan tecdit teşebbüsleriyle Türkiye’nin içine girdiği süreç, yenileşme sürecidir. Bu yenileşme sadece siyaset alanında olmamıştır. Hemen hemen hayatın tüm katmanlarını içine alan bir yenilenme süreci olmuştur ve geleneksel müesseselerin hepsi tartışmaya açılmıştır. Eğitimde, iktisatta, siyasette ve askeriyede böyledir. Mamafih bu yenileşme süreci ilk önce askeri alanda başlamıştır. Osmanlının ilişki içerisinde olduğu dünya 16. yüzyıldan itibaren çok derin iç krizler yaşamış ve neticesinde Reform ve Rönesansın ardından yeni bir dünyayı kendi zaviyelerinde realize etmişlerdir. Bu yenilenmenin, bilhassa teknik ve sanayi alanındaki yenilenmenin avantajıyla da, Osmanlı medeniyeti başta olmak üzere kadim dünyaya karşı bir avantaj kazanmıştır. Bunun neticesinde Osmanlı gibi ülkelerde reform sürecine girmiştir. Onun için II. Mahmut dönemindeki iyileşmeler, yenileşmeler, 1839 Tanzimat Fermanı, 1856 Islahat Fermanı gibi çabalar toplumun çok yönlü olarak yeni yüzyıla, yeni dünyaya intibakı yönünde atılmış adımlardır.
 
Eş zamanlı olarak yüksek öğrenimde de birtakım adımlar atılmıştır. Bilhassa din alanında Darülfünun İlahiyat Fakültesi gündeme gelmiştir. Hukuk alanında adımlar atılmıştır. Bütün bu tartışmalar neticesinde I. Dünya Savaşının ardından kurulan Genç Türkiye Cumhuriyeti, bütün müesseselerini yenilemiştir. Diyanet İşleri Başkanlığı da yeni rejimin konseptine uygun bir şekilde hayatiyet kazanmıştır.
 
Şimdi şöyle düşünün; bundan 100 sene önce 1914’te Osmanlının meşihat bağlamında, dindevlet- toplum ilişkileri bağlamında en yoğun tartıştığı konu, medreselerin ıslahı meselesiydi. 1914’te yanlış hatırlamıyorsam Islah-ı Medaris Nizamnamesi yayınlandı ve o tarihten itibaren de yüksek din öğretimi ve din alanındaki istihdam konusu çok tartışılan bir konu oldu. Burada din-siyaset ilişkisi, din-eğitim ilişkisi, dinyargı ilişkisi, din toplum ilişkisi çok farklı boyutlarda ele alınmıştır. Cumhuriyet’in kuruluşunu müteakip de yeni rejimin şartlarına uygun riyaset kanunu çıkarılmıştır. Bu arada Diyanet’in ismi tartışılmıştır.
 
Bu tartışmalar meclis zabıtlarına yansımıştır. Osmanlı medreselerinde yetişmiş olan o zamanın siyasetçileri, askerleri, devlet adamları buradaki ince farkı dikkate alarak daha çok vicdanı, akideyi, manevi alanı ifade eden “Diyanet” kelimesini “din” kelimesine tercih etmişlerdir. Bu süreçte pozitif hukuku ilgilendiren konuları hukukun uhdesine tevdi etmişlerdir. Siyaseti ilgilendiren konular, yani yasama düzeni ile ilgili konular meclisin uhdesine tevdi edilmiştir. İtikat, ibadet ve ahlaka taalluk eden konuların tanzimi/düzenlenmesi Diyanet İşleri Başkanlığının uhdesine verilmiştir" dedi.
 
 

 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol