Diyanet ile uğraşanları tükürüğümüzle boğarız

Geçtiğimiz hafta kutladığımız Birinci Dünya Savaşındaki Kanal Cephesinde İngilizlere karşı kazandığımız çok önemli bir zaferdi. Kutladığımız diyorum ama sadece birkaç basın açıklaması dışında pek bir haber görmedik. Sağolsun Ahmet Doğan abimizin basın açıklaması sonucu yeniden hatırladık. Ders kitaplarımızda çok kısa bir paragrafla geçiştirilen ve hakkında hemen hemen hiçbir şeyi bilmediğimiz bir zaferdir Kut zaferi. Diğer adıyla Kutul Amare olarak bilinen savaştır. Evet çok kısa ve hiçbir şekilde kutlanmasına falan da izin verilmedi yıllarca. Aslında Çanakkale kadar olmasa bile İngilizler açısından çok büyük bir hezimettir.
 
Onun için de Cumhuriyet nesillerine hiç öğretilmedi bu zaferler. Çanakkale'yi de eğer Anzaklar ve orada ölen diğer ülkeler gelip anmak istemeselerdi maalesef hiç hatırlamayacaktık. Çünkü Cumhuriyetin ilk icraatı Çanakkale'de Osmanlı İmparatorluğu tarafından yaptırılan o muhteşem şehitlikleri yerle bir etmek oldu. Niçin çünkü üzerlerinde Osmanlıca kitabeler vardı. Bu kitabelerle birlikte şehitlikler de mahvedildi. Birer mezbelelik haline getirildi. Tel örgülerle çevrilip kimsenin girmesine izin verilmeyen askeri bölgeler haline getirildi. İşte son 10 yılda ne yapıldıysa yapıldı. Ondan önce Turgut Özal'ın bazı gayretleri oldu ve Çanakkaleyi ayağı kaldırmak istedi ama onu da yaşatmadılar.
 
Kut Zaferi'de unuttuğumuz bizlere bilerek unutturulan bir zaferdir. Cumhuriyeti kuran Lozan antlaşmasının en önemli özellikleri arasındadır. İngilizlere karşı kazandığımız ve İngilizlerin aşağılanmasına sebep olan bütün hafızamızı unutmamız istendi ve biz de paşa paşa unuttuk. Çocuklarımıza bu değerlerimizi öğretmedik, haberdar olmalarını sağlamadık. Aynen eğitim sistemimizi İngilizce üzerine kurduğumuz gibi. Evet bizim neslimizde dahil olmak üzere bütün Cumhuriyet nesilleri ilkokuldan, üniversiteye kadar İngilizce öğrenmeye çalışır ama bir türlü öğrenemez. Çünkü maksat öğretmek değildir boş yere meşguliyettir. İngilizlerden alınan sistemler, Cambridge, Oxford İngilizceleri kullanılır. Milyarlarca dolarlık paralar kazanır bundan İngiliz üniversiteleri. Ama ne hikmetse bizler tek kelime İngilizce öğrenemeyiz. İşte asıl sorgulamamız gereken bu mantıktır. Bazılarının hadi canım sende dedikleri bu mantığı sorgulamamız gerekiyor. Sistem öğretmek üzerine değil öğretmemek üzerine kuruludur. Bizler eğitim sistemimizin bu yönlerini daha hiç sorgulamadık biliyor musunuz. Aslında başlı başına araştırılması gereken konulardır bunlar. Niçin bizlere hep gerek tarihimizde gerekse diğer alanlarla hep öğretmeme üzerine sistem kurdular. İşte önümüzde en önemli delili, Kut Zaferimiz, yıllarca hiç bahsedilmeyen, sadece Birinci Dünya Savaşı konusunun içinde bir satırlık bir bilgi olarak geçip giden büyük zafer. En az Çanakkale kadar önemli bir zafer. Ama unutturulan, dile getirilmesine için verilmeyen bir zafer.
 
Buradan Diyanet İşleri Başkanlığı ile ilgili özellikle de Başkan Mehmet Görmez ile ilgili yapılan iftiralara ve saldırılara kısaca değinmek istiyorum. Bu saldırıların İsrail gazeteleri ile aynı döneme denk gelmesi acaba bir tesadüf müdür? Bu soruyu kendi kendime soruyorum. Yine hadi canım sende diyenler, kafalarını kiraya verenlere diyecek bir şeyim yok. Onlar ister bilerek ister bilmeyerek kafalarını gömdükleri kumdan dışarı çıkarmasınlar. Ama artık bu ülkede olan bitene görünen yüzünden değil de bir de görünmeyen yüzünden batan bir millet var. Geçtiğimiz aylarda Papa ziyarete gelmişti değil mi? Bir Reno arabaya binip kendince mütevazilik havası atmıştı. Biz de inanmıştık ya görüyor musunuz ne mütevazi din adamı diye. Ama gözümüzden kaçan bir nokta vardı. Aynı Papa'nın şahsına ait 7 tane jet uçağı vardı. Evet bu ayrıntıyı bilmezseniz bu yanlış kanaati devam ettirirsiniz. Sadece şahsıyla birlikte yüzlerce adam gelmiş Türkiye'ye hepsi de Papa'nın hizmetinde.
 
Ama maksat başka, Diyanetin rahat durmaması rahatsız ediyor onları. Sen mi Güney Amerika Alimler Zirvesi toplarsın. Sen mi Afrika Ülkeleri İslam Alimleri zirvesi yaparsın. Türk Cumhuriyetlerinde, Asya'da, Avrupa'da sen mi camiler açarsın. Evet İsrail yahudisinin iddiası bu. Diyanetin bu yurt dışı faaliyetlerine dikkat çekerek, Diyanet ne yapmak istiyor diye kendince soruyor. Geri zekalı sen Güney Kıbrıs'ta, sen Arjantin'de ne yapıyorsan  onu yapıyor. Üstelik senin gibi insanlık onurunu zedeleyici, yaralayıcı faaliyetler için de değil, insanlığa onuru ve şerefi yeniden getirmek için çabalıyor. Hadi onu anladık bizim içimizdeki yerli İsraillilere ne oluyor diyeceğim ama bu ülkenin işgal edilmediğini ancak kafaların işgal edildiğini ve sömürgeleştirildiğini çok iyi biliyorum. Bu sömürgeleşmiş beyinlerden çok bir şey beklememek gerekiyor. Diyanetin icraatını beğenmeyebilirsin, eleştirebilirsin. Kardeşim o zaman ben gelince şöyle yapacağım dersin vatandaş da yerse seni destekler. Yemezse de sana itibar etmez. Vatandaş itibar etmiyor diye de kimseye hakaret edemezsin. Evet bu ülkede hakareti, eleştiriyi kendisine hak karşısındakine hak görmeyen bir güruh türedi. Bunların sayıları az ama sesleri çok çıkıyor. Küçük bir uyarı, bu adamlar, sessiz çoğunluğun kafasını bozmasınlar icabında vatandaş tükürüğü ile boğar. Artık öyle rastgele at koşturdukları Türkiye yok karşılarında. Vesselam...

Kaynak: kayserigundem.com
Anahtar Kelimeler:
Diyanetşer Odakları
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
cam 2 yıl önce

Bir kurd olarak diyanetimi ve dinimi diyaneti kapatmaya çalışanlardan öğrenmiş değelim diyanetim baş tacımdır allah başımızdan eksik etmesin Diyanetten korkup telaşlayıp paniğe girip ve diyanete saldıranlara diyecek tek bir lafım var islamiyeti sözde değil özde kabullenmesı gerekir Firavun Hz Mûsâ dan korkup ve öldürmesını çalışırken başına gelenden ibret alınması gerekir

Avatar
müezzin 2 yıl önce

Admin kardes musiki cd si reklamı yapmıştımiz siparis vereceğim numarasini söyler misiniz

2 CD'nin Fiyatı: 15 TL.
PTT kargo alıcıya ait.

İrtibat İçin; Tel: 0 532 700 22 32

Avatar
IMAM 2 yıl önce

BU UTANMAZLAR DAGA GUVENIR BIZ RABBIMIZE BUNU IYI BIL DEMIRTAS

Avatar
tayyar 42 2 yıl önce

sn yazarım öncelikle böyle güzel bir yazı kaleme aldıgınız için teşekkür ederim. uyuyan insanları uyandırmak daha kim oldugumuzu ögretmek için güzel yazmanı bekliyoruz saygılar...