Diyanet'in ikamesi yoktur!
Süreli Yayınlar ve Kütüphaneler Daire Başkanı Dr. Faruk Görgülü, Başkan Yardımcısı Prof. Dr. M. Emin Özafşar'a "Diyanet İşleri Başkanlığının konumu üzerine özellikle son dönemlerde tartışmalar var. Bunlar Diyanet İşleri Başkanlığının kurumsal olarak tamamen kaldırılması, özerkleşmesi, mevcut yapının değişmesi şeklinde sunulan önerilerdir. Siz Diyanet İşleri Başkanlığı üzerindeki bu tartışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorsunu sordu. 

"Diyanet bu ülkenin olmazsa olmazıdir"

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. M. Emin Özafşar; "Türkiye demokratik bir ülke ve Türkiye’de yaşayan 76 milyon vatandaşımızın kendi zaviyesinden fikir beyan etme özgürlüğü var. DİB ile ilgili de, ilgili ilgisiz, yakından tanıyan veya tanımayan pek çok kimse her fırsatta görüş beyan ediyor. Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılsın, olmasın diyenler olduğu gibi Diyanet İşleri Başkanlığı daha da güçlendirilsin diyenler veyahut hizmet çerçevesi genişletilsin diyenler de var. Netice itibarıyla Diyanet’in varlığı sanal bir şey değil, Diyanet Türkiye’nin bir realitesidir. Ve 90 yıl önce bir ihtiyaçtan, bir tarihsel tecrübeden ve bir toplumsal talepten doğmuştur Diyanet. Toplumsal talepten ve tarihsel tecrübeden kaynaklanan bir kurumun kaldırılması meselesi veya kaldırılmasını istemek en azından bu talepleri, bu parametreleri görüp değerlendirmeyi gerektirir" dedi.

Türkiye Diyanet'e itibar ediyor diyen 
Prof. Dr. M. Emin Özafşar;
 
"Bu toplumun %90’ı Diyanet’e itibar ediyor. Bu ülkede yaşayan 100 kişiden 99’u ben Müslümanım diyor. Aidiyetini Müslümanlık üzerine kuruyor ve kendisini temel inanç değerleri üzerinden İslam içerisinde görüyor. Böyle olunca %99’u Müslüman olan bir ülkede bu toplumun dinî ihtiyaçlarını karşılayacak bir mekanizmanın olması gerekir. Toplum da zaten bunu istiyor ve onaylıyor. Diğer taraftan bu kurumun anayasada yeri ve hizmet çerçevesi belirlenmiş. Bundan sonra kaldırılsın diyenlerin tabii ki bunu öncelikle topluma kabul ettirmeleri veya tarihsel tecrübeyi değerlendirmeleri gerekir. Bu tecrübe yanlış bir tecrübedir, bugün artık geçerliliği yoktur diye ispatlamaları lazım. Veya Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırıldığında, yerine neyin ikame edileceğini göstermeleri gerekir. Dolayısıyla bu kabil görüşlerin öncelikle bir iddia ve öneri olmaktan öte rasyonel bir zemine oturduğunun gösterilmesi lazım" geldiğini dile getirdi.
 
M. Emin Özafşar konuşmasında, "Diyanet öyle bir kurumdur ki, hayati kıymeti ve değeri tam olarak ancak yokluğunda anlaşılabilir. Diyanet bu süre içerisinde hikmetle ve toplumun duyarlılığını dikkate alarak hizmetlerini sağduyuya dayanan bir usul ve yöntemle yürütmeyi tercih etmiştir.
 
Politika ile arasına mesafe koymuştur. Siyasallaşmamaya özen göstermiştir. Siyasetin talepleri toplumun her kesimine uzanır ve siyasetin talebi çoğu zaman çok agresiftir, tabiatı icabı böyledir. Toplumun talepleri de bazen böyle olabilir. Diyanet bu iniş çıkışlarda sağduyulu, dengeli ve anayasanın kendisine verdiği yerde durmayı tercih etmiştir. Tamamen kendisine çizilen çerçeve içerisinde hizmet yürütmeye gayret etmiştir" dedi.
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Neden 3 yıl önce

Sebep