Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof.Dr.H.Kamil YILMAZ Antalya'da

Arif_Emre / dinihaberler.com / Antalya
Diyanet İşleri Başkanlığınca yürütülen çalışmalar kapsamında, Din Görevlilerinin hizmet kalitesini artırmak, yeni doğan ihtiyaçlara cevap verecek nitelikte personelinin bilgilerini yenilemek ve Eğitim verme becerilerini geliştirmek amacıyla Antalya Manavgat İlçesinde düzenlenen ve Türkiye’nin bütün illerinden Kur’an Kursu Öğreticileri ile EHYS semineri için katılan memur ve şeflerin katıldığı programda konuşan Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Kamil YILMAZ şunları kaydetti.

“Bu şerefli onurlu ve aziz hizmeti hem ülkemizde hem İslam ülkelerinin muhtelif yerlerinde etmekte olan ehli din kardeşlerimize hocalarımıza selam ederiz dualar ederiz dualarını bekleriz. Çok değerli mesai arkadaşlarım, hepinizi Allah’ın selamı ile selamlıyorum Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi, mağfireti, feyzi, atıfeti hepinizin ve hepimizin üzerine olsun. Din hizmetinde ve Diyanet camiasında bulunmak Allah’ın nimetlere gark etiği nimetler bahşettiği kullarından olma yolunda atılmış ilk adımdır. İlk adım buna karar vermektir çünkü yaratan, Allah’a ve resulüne itaat edenleri nebiler Sıddıklar şehitler ve Salihlerle birlikte kılacağını ve onlarla birlikte olma şerefi ile şereflendireceğini haber veriyor. dolayısıyla din hizmeti başından beri bir nebevi hizmet olarak bu ayetin şümulüne dâhil olmaya aday bir hizmettir. Peki amacı ve görevi salah, şehitlik velayet ve nübüvvete talip olmak onlara varis olmaya çalışmak olan kişilerde ne tür değerler olmalıdır. Bunlardan birincisi uhuvvettir. Muhakkak ki Müslümanlar kardeştir ayeti ışığında aramızda fark olmadan bir birimizi ümmetin kardeşliği ile sevmek ve saymaktır. En önemli değerimiz Uhuvvettir, çünkü kardeşlikte ilişkiler sevgi zeminine oturur merhamet zemini üzerine oturur.

İkinci değerimiz merhamettir. Merhamet cenab-ı hakkın rahmet isminin muktezası olarak tecelli eden ve yaratılmış bütün varlıklara karşı bir şefkat duygusu ifade eden ve sonucu itibariyle muhabbetin, meveddetin de temeli olan bir duygudur. Gerçek manada imanda kemali yakalamanın yolu Allaha karşı haşyet duygusu ile ondan korkmaktır çünkü Allah Muhakkak ki gerçek hakkı tanıyanların ondan haşyet korkusu ile sakınanlar olduğunu söyler. Dolayısıyla bütün yaratılmışlara karşı merhamet sahibi olmak bu erdemlerden diğeridir. Bunun daha da güzeli oluşan bu muhabbeti meveddet ile beslemektir. Merhametin en üst seviyesi olan meveddet karşılıklı ilişkilerde dostluğa ve sevgiye dayalı bir yol izlemektir. Muhabbet kelimesi habbe kökünden geliyor bu da hububat ile aynı manadadır. Dane manasındadır nasıl ki dane toprağa düştüğü zaman orada rutubet ve ısı varsa dane yarılıp meyve veriyor aynı şekilde muhabbet dediğimiz şeyde gönle düşüyor orada bir ısı ve muhabbet buluyorsa ve rutubet bir gözyaşı ile karşılaşıyorsa o da orada neşv-ü nemâ buluyor gelişiyor meyve veriyor.

Dördüncü değerimiz ise rıfk tır. Yumuşaklıktır hilmdir yoldaş olmak candan olmak ve samimi olmaktır. Mevlana diyor ki “hilm kılıcı öfke kılıcından daha keskindir” siz yumuşaklıkla davrandığınız vakit her zaman başarılı olursunuz. Bu dört değerimiz din hizmetinde temel değerlerimizdir.

Değerli arkadaşlar, bir de ortak vasıflarımız vardır, ilk ortak vasfımız sıdktır sadakattir. Sıdk aynı zamanda peygamber sıfatıdır Eles bezminde verilen söze de sadık kalmanın bir gereğidir. Samimiyettir sadakat eğer siz beşeri münasebetlerde riyaya girmeden ve abartmadan samimi davrandığınız zaman güven verip güven kazanır sevgi verip saygı kazanırsınız. Bizi biz olarak tanıtan bizim etkimiz ortaya koyan şey sadakat samimiyet sıfatımızdır. İkincisi Ülfettir, Müminde bulunması gereken en güzel sıfattır. Peygamberlerdeki fetanet gibi herkesi anlayacak ve kavrayacak bir pozisyonda olmaktır. Empati yapmaktır. İncinmeyen ve incitmeyen bir anlayışa sahip olmak incitmemek kolaydır. Dilinize ve elinize sahip olursunuz yeter ama ham tavırlarından dolayı da incinmemek de ülfetin bir gereğidir. Bir diğer değerimiz tevazudur. Tevazu bizim Müslüman oluşumuzun olmazsa olmazıdır. Şair “Neşv ü nemâ bulamaz düşmeyecek hâke nebât Mütevâzı olanı rahmet-i Rahmân büyütür. “demiştir. Yani Bir tohum, toprağa düşmeyince asla büyüyüp gelişme gösteremez. Eğer mütevazı olup başını yere indirirse işte o zaman mütevazi olanı Allah rahmetiyle büyütür. İnsanın değerini artırması için tevazu lazımdır, yücelmenin yükselmenin yolu tevazudur. Tevazu ve cömertlik insanları balın etrafına toplanan arılar gibi kendine çekerler. Sonuncu değerimiz ise itkân, ihsan yani Allah’ı görürcesine işini yapmaktır. İtkan bir işe hakkını vererek yapmak demektir. Hz. Peygamber ciğerparesi İbrahim i defnederken mezarda bir boşluk kalıyor ve Peygamberimiz oradaki eğriliği düzeltin, “Allah iş yaptığı zaman itkân ile yapanı sever. diyor Yani Peygamber (s.a.v) mezarda bile yapılan işi dosdoğru ve hakkıyla yapmamızı istiyor. Din hizmeti veren insanın vasıflarından biri de bu itkân duygusudur. Allah hepimizi yukarıda zikrettiğim vasıfları taşıyan, taşımaya çalışan ve ihsan üzerine hareket edenlerden eylesin
” 


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
RASİM 2 yıl önce

ADALETİ NEDEN UNUTTUN SAYIN HOCAM. HALBUKİ O OLMAYINCA MÜLK ÇÖKER