Diyanet İşleri Başkanı Görmez'in Arafat Vakfe Duası
ARAFAT VAKFE DUASI

أَلْحَمْدُ لِلَّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ وَالصَّلٰاةُ وَالسَّلٰامُ عَلٰى رَسُولِـنَا مُحَمَّدٍ وَأٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ٓ أَجْمَع۪ينَ. لا إله إلا الله وحده لا شريك له. له الملك و له الحمد و هو علي كل شيئ قدير.

Ey bizleri ve bütün mevcudatı yoktan var eden, varlığından, birliğinden, rahmetinden haberdar eden Yüce Rabbimiz!

Ey kalplerimize hükmeden hakimler hakimi, ey aşkıyla, muhabbetiyle ruhlarımıza can veren kerimler kerimi, ey rahmetiyle, şefkatiyle kainatı kuşatan mermametlilerin en merhametlisi Ulu Allah’ım!

Ey hac farizasını yerine getirebilmemiz için bizleri huzuruna kabul eden, beytinde ağırlayan ikram ve ihsan sahibi Mevlamız!

Ey bu mübarek arefe gününde, bu mübarek Arafat meydanında milyonlarca mümin yürekleri biraraya getiren, vakfesinde buluşturan lütufkâr Rabbimiz!


Bu büyük ikramına, bu eşsiz ihsanına sonsuz şükürler ediyoruz. Bizler hor, hakir, zayıf, kullarınız. Tövbemizi, şükrümüzü, hamdimizi, övgümüzü, duamızı, niyazımızı ve bizleri kabul eyle Ya Rabbi.

Kainatın efendisi, âlemlere rahmet, şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdiğin, güzel ahlakıyla bütün insanlığa önder ve örnek kıldığın, baş tacımız, gönül siracımız, Fahr-i Kainat Efendimiz Muhammed Mustafa (sas) başta olmak üzere bütün Peygamberan-ı İzam Hazeratına, özellikle Âdem, İbrahim ve İsmail aleyhisselamlara sayısız salat ve selam ediyoruz. Muazzez ruhlarını bizlerden haberdar eyle Allah’ım!

Ya Ekrame’l-Ekramîn ve yâ Erhame’r-Râhimin,

Bizler, rahmetini umarak, gazabından sakınarak, (وَلِلّٰهِ عَلَى النَّاسِ حِجُّ الْبَيْتِ مَنِ اسْتَطَاعَ اِلَيْهِ سَب۪يلاًۜ) “Gücü yetenlerin haccetmesi Allah’ın insanlar üzerindeki hakkıdır.” âyetinin hakkını vermeye geldik. Resullerin İbrahim, İsmail ve Muhammed Mustafa’nın davetine icabet ederek, Senin lütuf, inayet ve ihsanınla bu diyarlara haccetmeye geldik. Niyetimizi, emeğimizi, haccımızı, umremizi, ibadet ve taatlerimizi Sen kabul eyle Allah’ım.

Ya Rabbi,

Bugün haccın hakikatini bizlere bildir. Hz. İbrahim’in sadakatini, Hz. İsmail’in teslimiyetini, Hz. Hacer validemizin safiyetini bize de ihsan eyle Allah’ım. En güzel kulun, en sevgili Elçin Muhammed Mustafa’nın dünyaya geldiği, nefeslerinin değdiği, ayaklarının bastığı, sözlerinin yankılandığı şehirlerin anası Mekke’deyiz. Bizleri İbrahim’in milletinden, Muhammed Mustafa’nın ümmetinden bir lahza olsun ayırma Allah’ım.

Ya İlahe’l-âlemîn,

Evimizden, yurdumuzdan çıktığımız andan itibaren “lebbeyk” nidalarıyla Sana iltica ettik. Şimdi Vakfe’de bir kez daha birlikte söylüyoruz:
“Lebbeyk Allahümme lebbeyk. Lebbeyk lâ şerike leke lebbeyk. İnnel hamde ven nimete leke vel mülk. La şerike lek”

“Buyur Allah’ım buyur, emrine amadeyiz, buyur. Senin eşin ve ortağın yoktur. Emrine amadeyiz. Hamd Senin. Nimet Senin. Mülk Senindir. Senin eşin ve ortağın yoktur.” diyoruz. Telbiyelerimizi Sen karşılıksız bırakma Allah’ım.

Yâ Rabbe’l-âlemîn,

Mikat mahallinde imanımızı, ahdimizi, misakımızı yeniledik. Var oluş gayemizi, yaratılış hikmetimizi yeniden idrak ettik. Ecel gününde son nefesimizi verinceye kadar ahdimize, sözümüze, misakımıza, imanımıza bağlı kalmayı bizlere nasip eyle Allah’ım.


Ya Rabbi,

İhramlarımızla bize yokluğumuzu, yoksulluğumuzu, acizliğimizi yeniden hissettirdin. Varlığın, mülkün, melekutun yegane sahibi ve maliki olduğunu bir daha ikrar ettirdin. Biz yoksuluz, sen ganisin, biz güçsüzüz sen Kâdirsin, biz mahcubuz sen Rahimsin. Yokluğumuzu varlığınla anlamlandır. Güçsüzlüğümüzü kuvvet ve kudretinle bertaraf eyle. Her türlü suçtan, günahtan, nefsin esaretinden bizleri azad eyle Allah’ım.

İhramı kuşanarak börtü böceğe dahi dokunmayacağımızı, karıncayı dahi ezmeyeceğimizi öğrendik. Bütün kâinata, bütün canlılara karşı hep şefkatli ve merhametli olmayı bizlere lütfeyle Allah’ım.

Ya Rabbi,

“Bismillah Allahü ekber” diyerek Hacerül Esved’e selam verdik. “Allahümme imânen bike…” diyerek imanımızı tazeledik. Mümin kullarının arasına katılarak dünyanın dört bucağından gelmiş nice güzel insanla tavaf etme şerefine nail olduk. Bizi hayatımız boyunca iyilerden, doğrulardan, salihlerden, sadıklardan, sıddıklerden ayırma Allah’ım.

Ya İlahi,

Kâbe’de, Mescid-i Haram’da, Makam-ı İbrahim’de namazlar kıldık, Kur’an’lar okuduk, tesbihler çektik, zikirlere büründük, tehliller getirdik. Zemzemini kana kana yudumlarken Senden faydalı ilim, helal ve bol rızık ve her türlü derde deva istedik. Bizlere kâmil iman, nasuh tevbe, helal rızık, faydalı ilim nasip eyle Allah’ım.
İlahi,

Hacer Validemizin izini sürerek Safa ve Merve arasında sa’y ettik. Evlatlarımız ve bütün İsmaillerimiz için ab-ı hayat aradık. Sa’yimizi meşkur, zenbimizi mağfur, amelimizi makbul eyle, İsmaillerimizi ab-ı hayatsız bırakma Allah’ım.

Ya Rabbe’l-Âlemin,

Yalın ayak, başı açık, göğsündeki imandan başka hiçbir sermayesi olmayan biz Müslüman kulların işte Arafat’tayız. Mahkeme-i kübrada bekleşir gibi huzurunda ayaktayız. Rahmetinle tecelli eyle Allah’ım.
İ
Vakfemizi, dualarımızı kabul eyle Allah’ım. Pişmanlığın fayda vermeyeceği mahşer gününden önce mahşer şuuruna ermeyi bizlere nasip eyle Allah’ım. O büyük mahşer gününde bizleri mahcup eyleme Allah’ım.
 
Allah’ım,

Habib-i Edibin, “Hac cihaddır” buyurdu. Nefsimizle cihada çıktığımız bu yolculukta muzaffer olmayı bizlere lütfeyle Allahım.
Resul-i Ekrem Efendimiz “Hac Arafattır” buyurdu. Aklımızı akl-ı selim, idrakimizi açık ve bizleri irfaniyetle mücehhez eyle Ya Rabbi. Arif-i billah olma, marifet-i ilahiye erme makamında bizleri mahrum-i didar eyleme Allahım. “Makbul bir haccın karşılığı ancak cennettir.” buyuran Sevgili Peygamberimizin hürmetine haccımızı mebrur eyle Allah’ım.

Ya ilahe’l-âlemîn,

Şu Arafat meydanında Senin Peygamberlerin, Senin evliya kulların, Senin has kulların, Senin salih kulların Senden neler istedilerse, bizler de onları Senden istiyoruz. Bizlere ihsan eyle ya Rabbi. Şu Arafat meydanında Peygamber Efendimiz Sana ne dua ettiyse, Senden neler istediyse, Senin sevdiğin ve razı olduğun hangi niyazlarda bulunduysa biz de onları Senden istiyoruz. Bizlere kereminle, lütfunla ihsan eyle ya Rabbi. Nelerden sana sığındıysa biz de o cürüm ve kötülüklerden sana sığınıyoruz. Bizleri muhafaza eyle Allah’ım.

Ya Rabbe’l-âlemîn,

Sen, yüce kitabında,

 (وَاِذَا سَاَلَكَ عِبَاد۪ي عَنّ۪ي فَاِنّ۪ي قَر۪يبٌۜ اُج۪يبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ اِذَا دَعَانِۙ فَلْيَسْتَج۪يبُوا ل۪ي وَلْيُؤْمِنُوا ب۪ي لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ) “Kullarım sana beni sorarlarsa, ben onlara çok yakınım, dua edenin duasına anında icabet ederim.” buyuruyorsun. Arafat meydanında tüm samimiyetimizle Sana yalvarıyoruz. Bu mazlum ve mahcup kullarının duasına icabetini esirgeme Allah’ım.

Sen, Kur’an-ı azimüşşanında  (قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذ۪ينَ اَسْرَفُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللّٰهِۜ)

“Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin!” buyuruyorsun. Bizlere rahmetinle muamele eyle Allah’ım. Belimizi büken günahlarımızla geldik, başımızı eğen hatalarımızla geldik. Azgınlığımıza, hadsizliğimize rağmen bir ümitle kapına geldik. Sen bizden merhametini esirgeme Allah’ım.

Bizleri Arafat’ta, Arefe gününde bağışlamazsan biz sana kendimizi bir daha nerde nasıl affettirebiliriz Allah’ım? Bizi kapından mahrum ve mahzun çevirme, affeyle ya Rab! Bir daha günaha dönmemek üzere hidayete eriştir, doğru yoluna ulaştır ve o yoldan hiç ayırma ya Rabbi!


Bizleri Arafat’a erdir, bizlere Arafat’ın hikmetlerini bildir, bizleri Arafat’la sevindir Allah’ım!

Ya Rabbe’l-Âlemîn,

Biz Müslümanlar iman beldelerinde emanı, İslâm beldelerinde selâmı kaybettik. İslâm coğrafyasında huzuru, barışı, kardeşliği heba ettik. Bugün, cennetini kaybetmiş Hz. Âdem ve Hz. Havva’nın duasıyla yalvarıyoruz sana.
رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنفُسَنَا وَإِن لَّمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِين

Rabbimiz,

Nefislerimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen biz, mutlaka hüsrana uğrarız. Bizi kendine ve başkalarına zulmedip hüsrana uğrayanlardan eyleme Allah’ım!

Allah’ım,

Fitne, fesat, cehalet, tefrika tufanlarında boğuluyoruz. Bugün, insanlığı tufanlardan kurtaran Hz. Nuh’un yakarışıyla yalvarıyoruz sana:
رَبِّ اَنْزِلْن۪ي مُنْزَلاً مُبَارَكاً وَاَنْتَ خَيْرُ الْمُنْزِل۪ينَ
Rabbimiz,
Bizi hayırlı menzillere kavuştur, bereketli yerlere konuk eyle Allah’ım. Sen konuk edenlerin en hayırlısısın. Bizleri tufan misali ihanetlerden, fitnelerden, fesatlardan sen muhafaza eyle Allah’ım!

Rabbimiz,

Bizler, ailemizin, eşimizin, evladımızın, komşularımızın, akrabalarımızın hayır dualarıyla huzuruna geldik.

Bugün, Kur’an’ın Rahmanın gerçek kullarına izafe ettiği, peygamberlerin atası, Hanif dinin önderi Kâbetullah’ın banisi Hz. İbrahim’in duasıyla yalvarıyoruz sana.
رَبَّـنَا هَبْ لَنَا مِنْ اَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ اَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّق۪ينَ اِمَاماً

Rabbimiz,

Ömrümüzün yoldaşı fedakâr eşlerimizi ve hanemizin bereketi masum yavrularımızı bize göz aydınlığı kıl! Onları hem bu dünyada hem de ahirette saadet vesilesi eyle! Bizi Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önderler eyle Allah’ım. Yeryüzünün bütün mazlum ve mağdurlarına, Halep’in yetimlerine, Şam’ın mahzunlarına, Gazze’nin öksüzlerine, Afrika’nın aç ve susuzlarına, Arakan’ın yavrusuz kalmış anne ve babalarına, uçsuz bucaksız yeryüzünde yurtsuz kalmış mültecilere, bir aile şefkatiyle el uzatacak güç ve merhameti bize ihsan eyle Allah’ım.


İlahi Ya Rabbi,

Bizler türlü dertlerle imtihan oluyoruz, maddi-manevi sıkıntıları sabr-ı cemil ile karşılamaya gayret ediyoruz.  Bugün, Senden şifa bekleyen hastalarımız adına sabır timsali Hz. Eyyüb’ün duasıyla yalvarıyoruz sana:

أَنِّي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَأَنتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ

Bizlere, her türlü kötülükten, her türlü zarardan, her türlü şerden, her türlü hastalıktan Eyyüp peygamber gibi güzel bir kurtuluş nasip eyle Allah’ım.

Rabbimiz,

Bizler İslam ümmetinin her köşesinde ağlayan, sızlayan, inleyen kardeşlerimizin acısıyla geldik huzuruna. Bugün, Yusuf’unun hasretinden gözlerini kaybeden Hz. Yakup’un dualarıyla niyaz ediyoruz sana.
إِنَّمَا أَشْكُو بَثِّي وَحُزْنِي إِلَى اللّهِ وَأَعْلَمُ مِنَ اللّهِ مَا لاَ تَعْلَمُونَ

Allah’ım,

Müminlerin sıkıntılarını, keder ve hüznünü, garip ve mahzun halini sadece Sana arz ediyoruz. Bizleri sıkıntılarımızdan, keder ve hüzünlerimizden Sen kurtar Allah’ım.
Allah’ım,

Bizler yaşarken de ölürken de Sana yakın olmayı ve Senin rızandan bir an bile ayrı kalmamayı diliyoruz. Bugün, iffet ve adalet timsali Hz. Yusuf’un yakarışlarıyla yalvarıyoruz sana;

تَوَفَّنِي مُسْلِمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ

Müslüman olarak ruhumuzu teslim etmeyi bizlere lütfeyle Allahım. Bizleri salih kullarının zümresine ilhak eyle Allah’ım.

Rabbimiz,

Bizler millet olarak işgal ve ihanet teşebbüsüne, milletimize karşı işlenmiş en ağır cürüm ve zulme şahit olmuş olarak huzuruna geldik.
Bugün, haksızlık karşısında zor durumda kalan Hz. Musa’nın duasıyla yalvarıyoruz sana:

رَبِّ بِمَٓا اَنْعَمْتَ عَلَيَّ فَلَنْ اَكُونَ ظَه۪يراً لِلْمُجْرِم۪ينَ

Rabbimiz,

Bizlere öyle nimet ver ki, bu nimet sayesinde hiçbir zaman mücrimlere arka çıkmayalım, onlarla aynı safta yer almayalım Allah’ım. Bizleri zalimlere zağarlık yapan zelil kimselerden eyleme Allah’ım.

İlahi Ya Rabbi,

Bizler Senin sınırsız ikramın karşısında şükretmekten aciz kalmış, verdiğin nimeti, güç ve kuvveti nerede kullanacağını şaşırmış kullarız.
Gücünü barış için kullanan, karıncayı bile ezmeyen Hz. Süleyman’ın dualarıyla yalvarıyoruz sana:
رَبِّ أَوْزِعْنِي أَنْ أَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتِي أَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلَى وَالِدَيَّ وَأَنْ أَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضَاهُ وَأَدْخِلْنِي بِرَحْمَتِكَ فِي عِبَادِكَ الصَّالِحِينَ

Rabbimiz,

Bizleri, verdiğin nimetlere hakkıyla şükreden kullarından eyle. Bizlere Senin razı olacağın salih ameller işlemeyi ihsan eyle. Bizleri rahmetinle salih kulların arasına ilhak eyle Allah’ım. Bizlere bahşettiğin imkânları merhamet için kullanacak şuur ver bize Allah’ım. Lütfettiğin mevkii ve makamı, bahşettiğin servet ve yetkiyi, adaletle kullanacak, adalet için kullanacak iman ver bize Allah’ım. Mülkle şımaranlardan eyleme Allah’ım. İmkânla azanlardan eyleme Allah’ım. Yükseldikçe alçakgönüllü olmayı, büyüdükçe mütevazı olmayı, çoğalttıkça şükretmeyi nasip eyle Allah’ım.

Rabbimiz,

Bizler kendimize haksızlık ettik, ömürlerimize yazık ettik. Hatalarımızın karanlığında yolumuzu kaybettik.

Bugün, Hz. Yunus’un karanlıklardan aydınlığa çıkışına vesile olan duasıyla yalvarıyoruz sana:

لّا إِلَهَ إِلَّا أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ

Senden başka ilah yoktur, sen yücesin ey Rabbimiz. Gerçekten bizler kendimize zulmettik. Bizleri affeyle Allah’ım.

Karanlık yüzlü muktedirlerin zifiri hesaplarına mağlup ettirme bizi Allah’ım. Zulme bulaşmış, sömürerek büyümüş, kan dökerek hayatta kalmış güçlerin boğucu dalgaları arasında boğdurma bizi Allah’ım. Nefsimizin eline bırakma bizi Allah’ım. Kıskançlık ve hasedin, kin ve nefretin, ırkçılık ve ayrımcılığın rüzgârına kaptırma bizi Allah’ım.


Rabbimiz,

Bizler Senden gelecek her türlü maddi manevi rızka öyle muhtacız ki…

Bugün, Meryem oğlu Hz. İsa gibi yalvarıyoruz sana:

اللَّهُمَّ رَبَّنَا أَنزِلْ عَلَيْنَا مَآئِدَةً مِّنَ السَّمَاء تَكُونُ لَنَا عِيداً لِّأَوَّلِنَا وَآخِرِنَا وَآيَةً مِّنكَ وَارْزُقْنَا وَأَنتَ خَيْرُ الرَّازِقِينَ

Allah’ım,
Bize yüce katın
dan nimetler ihsan eyle. Dünyamızı da ahiretimizi de bayrama dönüştür. Bizlere helal, bol, temiz rızıklar ikram eyle Allah’ım. 

Rabbimiz,

Bugün, âlemlere rahmet olarak gönderdiğin Habib-i Edibin, Resûl-i Ekrem Efendimiz Muhammed Mustafa’nın miraçtan hediye olarak getirdiği dualarla yalvarıyoruz sana:
رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَٓا اِنْ نَس۪ينَٓا اَوْ اَخْطَأْنَاۚ
“Rabbimiz! Eğer unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma.
رَبَّنَا وَلا تَحْمِلْ عَلَيْنَٓا اِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِنَا
Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yükler yükleme.
 رَبَّنَا وَلا تُحَمِّلْنَا مَا لا طَاقَةَ لَنَا بِه۪
Rabbimiz! Bize taşıyamayacağımız şeyleri de yükleme.
وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا اَنْتَ مَوْلٰينَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ين
Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâ’mızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım eyle Allah’ım.”


Rabbimiz!

Kâinatın gözbebeği Resul-i Ekrem Efendimiz “Öyle günahlar var ki, onları ancak Arafat’ta vakfeye durmak affettirebilir!” buyuruyor. Yanık gönüllerimizle, yaşlı gözlerimizle, mahcup yüzlerimizle Sana ellerimizi açtık. Sesimiz titreyerek, gözyaşlarımızı tövbelerimize yoldaş ederek, bu müjdenin verdiği heyecanla Sana yalvarıyoruz:
Arafat meydanından ayrılmadan önce affedilmedik hiç bir günahımızı, setredilmedik hiç bir ayıbımızı, giderilmedik hiç bir sıkıntımızı, karşılanmadık hiç bir ihtiyacımızı, ödenmeyecek hiç bir borcumuzu, şifâ bulmayacak hiç bir hastalığımızı, deva bulmayacak hiç bir derdimizi bırakma Allah’ım!

Ya Rabbe’l-âlemîn,

On dört asır önce bu meydanda ashabına hitap ederken “Kimin üzerinde bir emanet varsa onu sahibine versin” buyurmuştu Habib-i Edibin. Bizler bugün türlü emanetlerle yüklü geldik huzuruna. Üzerimizde nice kimselerin hakkı var, dilimizle nice kimselerin kalbini kırdık, ellerimizle nice kimseleri incittik.
Şimdi hepsini itiraf etmeye geldik Allah’ım. Bütün yüklerimizden arındır bizi Allah’ım. Bütün günah ve hatalarımızı affeyle Allah’ım.

Ya Rabbe’l-âlemîn,

Hacerü’l-Esved’i istilâm için kalkan ellerimiz bir daha asla şiddete ve kötülüğe kalkmasın. Kâbe’yi tavaf eden, Safa ve Merve arasında say eden ayaklarımız daima hayra, doğruya ve iyiye adım atsın. “Lebbeyk” diyen dillerimiz artık haktan başkasını söylemesin. Dualar, zikirler ve Kur’an tilaveti ile çınlayan kulaklarımız günah ve çirkin sözlere tamamen kapansın. Ravza’yı gören gözlerimiz artık harama bakmasın. Fıtratımızı korumayı, Müslüman olarak kalmayı, Müslüman’ca yaşamayı ve Müslüman olarak ölmeyi bizlere ve nesillerimize nasip eyle Allah’ım.

Ya Rabbi,

Bizleri sözümüzde sabitkadem eyle. Senin rızan uğrunda varlığımızı feda edelim, senin yolunda hayatlarımızı sürdürelim, senin muradına uygun bir dünya inşa edelim. Bizleri sözünde durmayan, emanete ihanet eden, onurunu yitiren, münafık kullarından uzak eyle Allah’ım. Bizleri Allah ile aldatan ve aldananlardan eyleme Allah’ım.

Ey âlemlerin Rabbi olan Allah’ım,

“Belki bir daha haccedemem” diyen Sevgili Peygamberimizin ve onun veda haccında bulunan, onunla bu topraklarda vedalaşan ashabın gözyaşı döktüğü topraklarda sana yalvarıyoruz. Onun “Şahit ol ya Râb” deyişini sanki bugün bir kere daha işitiyoruz. O anlara şahadet eden bu mübarek topraklarda, sadece kendimiz, sevdiklerimiz, milletimiz ve İslam âlemi için değil bütün insanlık ailesi için dua ediyoruz. Bu yakarışımıza dergah-ı izzetinde rahmet ile mukabelede bulun Allah’ım!

Allah’ım,

Merhameti unutan yeryüzü halklarını sen ıslah eyle! İnsanlığın kendi elleriyle sebep olduğu musibetler,  sıkıntılar, savaşlar ve afetler hepimiz için acı bir son hazırlarken tek umudumuz sensin. Sen bize ve tüm insanlığa akıl, fikir, iman, izan, feraset, basiret nasip eyle Ya Rabbi.

Ey Kâbe’nin Sahibi!

Davetinle onurlandık. “Lebbeyk” dediğimizde yeryüzünün her bir tarafında, sağında ve solunda taş, ağaç, toprak ne varsa hepsinin bizimle birlikte lebbeyk dediğini Sevgili Peygamberimizden öğrendik. Canların Kâbe’ye akışını, kâinatın Kâbe’de düğümlenişini izledik. Irkı, rengi, dili, mezhebi farklı ne çok din kardeşimiz olduğunu gördük.
Adını bilmediğimiz, yüzünü görmediğimiz ama kan ağladığından haberdar olduğumuz mümin kardeşlerimiz için Sana yalvarıyoruz Allah’ım.

İslam âleminin hali içler acısı Allah’ım. Müslüman ülkelerinden barut kokusu, silah sesleri, kan ve gözyaşı hiç eksik olmuyor Allah’ım. Sınırımızın öbür tarafında nice masum insan, nice kadın, çocuk, yaşlı hayatta kalabilmek için kıvranıyor Allah’ım. Sen onlara yardım eyle Allah’ım.

Ya Rabbi!

Sırf Müslüman oldukları için din kardeşlerimizin evlerine ateş düşüyor, ocaklar sönüyor, anaların elleri böğründe kalıyor, babalar çaresizlik girdabında kayboluyor. Çocuklar bayramlık yerine kefen giyiyor. İnsanlığın vicdanı bebek cesetleriyle kıyılarımıza vuruyor.

Dünyanın her neresinde olursa olsun ezilen, üzülen, horlanan, işkence gören, açlık, kıtlık ve sefalet çeken mazlumlara, biçarelere imdat eyle; inayetini, nusretini, yardımını üzerlerinden esirgeme Allah’ım! Masumların dökülen kanlarını, anaların gözyaşlarını, babaların dualarını Sana havale ediyoruz. Sen mazlumun ahını zalimde bırakma Ya Rabbi!

Ya Rabbe’l-âlemin,

Arafat’ta sana açılan eller hürmetine âlem-i İslâm’ı çepeçevre saran tüm karanlıklardan Sen kurtar Allah’ım. Âlem-i İslâm’ı içine düştüğü fitnelerden, tefrikadan, cehaletten, fakirlikten, kan ve gözyaşından Sen kurtar Allah’ım!

Yeryüzünü yangınlarla kasıp kavuranlardan, zayıfların üzerine basarak yükselenlerden, iktidar ve kuvvetiyle, silah ve teknolojisiyle kan ve gözyaşı akıtanlardan âlem-i İslâm’ı ve tüm insanlığı Sen muhafaza eyle Allah’ım.

Dünyayı kana bulayan ve ateşe atan ırkçılık ve ayrımcılıktan, insanlığı aç ve yoksul bırakan sömürgecilikten, azgınlaşan ve şımaran iradelerden, hak-hukuk tanımayan zulüm ve haksızlıklardan âlem-i İslâm’ı ve tüm insanlığı Sen muhafaza eyle Allah’ım.

Allah’ım,

Bizlere kardeşlik bilincine ermeyi, kardeşlerimizin derdiyle hemhal olmayı, bize olan lütfunu Senin rızandan başka hiçbir karşılık beklemeksizin kardeşlerimizle paylaşmayı nasip eyle Allah’ım!

Ey Merhametlilerin En Merhametlisi,

Arafat ikliminde Senden milletimiz için, yurdumuz için hayırlar, huzurlar niyaz ediyoruz. Ülkemizi her türlü felâket ve tehlikelerden emin ve muhafaza eyle Allah’ım. Rahmet, bereket ve inayetini vatanımızdan bir an olsun eksik etme Allah’ım!



Ey Celal ve İkram Sahibi,

Müstevlilerin emelleri uğruna, yıllar yılı elleri kalem tutması gereken çocuklarımızı, gençlerimizi kandırıp dağlara kaçırarak onları katiller güruhuna dönüştüren cinayet şebekelerinin şerlerinden milletimizi bir an evvel halas eyle Allah’ım.
 
Ya Rabbe’l-Âlemîn,

Bugün Arafat meydanında 15 Temmuz şehitlerimizin yakınlarıyla geldik Sana. Bugün, aziz şehitlerimizin kalplerinde taşıdığı iman ve aşkla, vatan ve millet sevgisiyle, hürriyet ve istiklal sevdasıyla geldik Arafat’a. Şehitlerimizin ruhuna hediye ettiğimiz binlerce hatm-i şerifin sevabıyla geldik huzuruna. Ellerimizi boş çevirme Allah’ım.
Ya Rabbi,

Yüce kitabında;

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ هَمَّ قَوْمٌ اَنْ يَبْسُطُٓوا اِلَيْكُمْ اَيْدِيَهُمْ فَكَفَّ اَيْدِيَهُمْ عَنْكُمْۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ
“Ey iman edenler! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size el uzatmaya (tecavüze) kalkışmıştı da Allah (buna engel olmuş) onların ellerini sizden çekmişti.” buyuruyorsun.
O gece güç ve kudretinle bu nimeti milletimize bahşettiğin için sonsuz kereler sana hamd ediyoruz Allah’ım. Bizler millet olarak tamamen Senin lütuf ve inayetinle bu ihanet ve işgal teşebbüsünü berteraf ettik, büyük fitnelerden kurtulduk Allah’ım. Daha büyük fitneler kıtalarda kol geziyor Allah’ım. Bizleri kuşatmak isteyen yeni fitnelerden muhafaza eyle Allah’ım.

Allah’ım.

O gece dillerinde tekbirler, kulaklarında sala sesleriyle tankların önüne yatan, silahlara meydan okuyan, bedenlerini bu vatan için siper eden, canlarını din ü devlet, mülk ü millet, istiklal ve istikbalimiz için feda eden ve şehadet mertebesine ulaşan aziz şehitlerimizin her birini sonsuz rahmetine gark eyle Allah’ım!

Güvenliğimiz için hayatlarını feda eden, terör belasıyla mücadele ederken şehadet şerbetini içen, bilhassa 15 Temmuz’da ihanet ve işgal girişimine kalkan olup şehit düşen kardeşlerimizi rahmetle ve minnetle anıyoruz. Sen onları cennetinle ve cemalinle müşerref eyle Allah’ım!

Kederli ailelerine ve büyük bir badireden kurtulan aziz milletimize bol ecir, sabır ve metanet ihsan eyle Allah’ım.

Gazilerimize sıhhat ve afiyet lutfeyle Allah’ım!

Ya Rabbi,

Zalimin önünde eğilmeyen, zulme fırsat vermeyen bu kahraman millet, tarihine yakışanı yaptı. Korkmadı, yılmadı, bölünmedi, parçalanmadı. Sen milletimizi iki cihanda aziz eyle Allah’ım.

Kimliklerini gizleyerek cürüm işleyenleri, masum halkımızın üzerine silahla yürüyenleri, aziz milletimize bu zulmü reva görenleri Sana havale ediyoruz. Sen onlara hak ettikleriyle muamele eyle Allah’ım.

Suret-i haktan görünerek milletimizi kandıranlara, hırs ve tamahlarına ulaşmak için Sevgili Peygamberimizin adını, hayatını, kutlu sözlerini istismar edenlere, Müslüman milletimizin Muhammed aşkını kullanarak kötü emellerine alet edenlere fırsat verme Allah’ım.

Milletimize bu ölüm oyunu karşısında cesaretli, metanetli ve iradeli olmayı nasip ettin. Beraberlik ruhumuzu dağıtmaya, ferasetimizi dumura uğratmaya, soğukkanlı duruşumuzu bozmaya kalkışanlara asla fırsat verme Allah’ım.   

Ya Rabbi,

Milletimizin geleceğini geçmişinden aydınlık ve müreffeh eyle. Eman ve emniyeti, selam ve selameti, huzur ve bereketi bu topraklarda ebediyen payidar eyle. Milletimize ve devletimize zeval verme Allah’ım.

Elimizden bayrağı, yüreğimizden iman ve vatan sevgisini bir an bile eksik etme Allah’ım.

Birbirine sahip çıkan, birlikte vatan için iyi işler yapan, hayırlı nesiller yetiştiren, gerçek kardeşler olmayı bize nasip eyle Allah’ım.

Sen fedakârca mültecilere kucak açan, muhacire ensar olan milletimizden razı ol Allah’ım! İslam’ın, İnsanlığın hayrına olan bütün işlerimizde devlet ve milletçe bizleri muvaffak eyle Allah’ım!

Ey Merhametlilerin En Merhametlisi Allah’ım

Bugün Arafat meydanında dünyanın çamuru bulaşmamış, yüreklerine dünyanın gamı değmemiş, kin ve nefretle tanışmamış, garez ve taraftarlığa bulaşmamış, hiç günah işlememiş, masum, sabi çocuklarımızla Sana geldik. Yürekleri bahar çiçekleri gibi tertemiz olan bu çocuklarımızın hatırına bizleri affeyle Allah’ım. Kirlerimizden arındır, günahlarımızdan temizle bizleri Allah’ım.

Rabbimiz,

İçimizdeki çocukların masum yakarışlarını arz ediyoruz rahmet dergâhına… Çocuklarımızın korkusuz ve kaygısız uyuduğu bir dünya lütfeyle ya Rabbi!

Açgözlüler yüzünden, çocuklarımızın aç kalmadığı, açlıktan ölmediği bir dünya ihsan eyle ya Rabbi. Çocuklarımızın yetim ve öksüz kalmadığı bir yeryüzü lütfeyle Allah’ım.
Çocuklarımızı hayırlı evlatlar eyle Allah’ım! Onları dinine bağlı, milletine vefalı, İslam ümmetine duyarlı, imanlı, erdemli, hakikatli kullar eyle Allah’ım. Yavrularımızı maddi ve manevi her türlü zarardan, kazadan, beladan muhafaza eyle. Neslimizi Senin ve sevdiklerinin yolundan ayırma Allah’ım!

Ya Rabbe’l-âlemîn,

Bugün Arafat meydanında hayatının baharını yaşayan gençlerimizle Sana geldik. Gençlerimizi günü birlik heveslere boğanlara fırsat verme Allah’ım. Kızlarımızı ve oğullarımızı insafsız, iz’ansız, ölçüsüz, dengesiz ve faydasız tutkuların ağına düşürme Allah’ım.

Gençlerimizi koru Allah’ım! Gencecik yürekleri sana asi olmaktan, senden uzaklaşmaktan, her türlü bağımlılık ve kötü alışkanlıktan, zehirli ideolojilerden,
akran ve düşman şerrinden sen muhafaza eyle Allah’ım! Gençlerimizi huzuru ve neşeyi Sana kullukta arayan ve bulanlardan eyle Allah’ım!

Ya Rabbe’l-âlemîn,

Bugün Arafat meydanında beli bükülmüş, rükua varmış, pir-i fani olmuş büyüklerimizle huzuruna geldik. Aralarında bulunan hasta kullarının ah u eninleriyle yalvarıyoruz sana. Onların hatırına bizleri affeyle Allah’ım.

Hırstan arınmış, haset ve kinden temizlenmiş, dünya kaygılarını unutmuş yaşlılarımızın kesik nefesleri, sancılı yakarışları, sessiz sabırları hatırına bağışla bizi ey Rabbimiz.
Ya Rabbe’l-âlemîn,

Bugün Arafat meydanında rahmetinin yeryüzüne yağmur yağmur inişini kalplerine emanet almış kadınlarımızla geldik Sana.

Rahman isminin tecelligâhı, Rahim sırrının şahitleri kadınlarımızla geldik Sana. Bastığı yeri cennetleştiren, baktığı yere sevinçler bulaştıran “anne”lik unvanıyla şereflendirdiğin annelerimizin hatırına bağışla bizi ey Rabbimiz.

İnsanlığın kurtuluşu adına gizli gizli İsâ sancısı çekmiş Hz. Meryem aşkına, takat getirilmez Firavun zulmüne direnmiş Hz. Asiye aşkına, İsmail’inin kurtuluşu için çırpınan Hz. Hacer aşkına, Hira dönüşü kanadı kırık kuşlar gibi titreyen Resûl-i Ekrem Efendimizin telaşını kucağında sakinleştiren Hz. Hatice aşkına, merhamet yağmuruna suskunca ve sabırla refakat eden can parçası, şüheda anası Hz. Fatımatü’z-Zehra aşkına, bağışla bizi ey Rabbimiz.

Ey bağışlaması bol Rabbimiz!

Sevgili Peygamberimizin ümmeti için yaptığı;
 اللهم اغفرالحاج ، ولمن استغفر له الحاج
“Allah’ım! Haccedenleri bağışla! Onların bağışlanmasını istediği kişileri de bağışla!” duasının bereket ve hürmetine; sen bizleri, anamızı-babamızı, eşimizi ve evlatlarımızı bağışla!

Anne babamıza merhamet eyle Allah’ım! Onlar bize küçüklüğümüzde nasıl kol kanat gerdiyse, yemeyip yedirdi, giymeyip giydirdiyse sen de onları öylece himaye eyle. Akıbetlerini hayreyle, vefat etmiş olanların makamlarını cennet eyle Allah’ım.

Eşimize rahmet ve mağfiretinle muamelede bulun Allah’ım! Hayatın yükünü birlikte omuzladığımız eşlerimize merhamet eyle Allah’ım. Hayat imtihanında desteğini, sevgisini, ilgisini, emeğini bizden esirgemeyen can yoldaşımızı hesapsız ödüllendir Allah’ım! 

Hocalarımızı, üzerimizde emeği ve hakkı olan büyüklerimizi burada tek tek anıyoruz. Sen onları bağışla Allah’ım!

Dostlarımıza, arkadaşlarımıza, komşularımıza bizden hayır dua umanlara, buralara bizimle selâm gönderenlere mağfiret eyle Allah’ım!

Hepsinden hoşnut ve razı ol, hepsini sevgine ve muhabbetine mazhar eyle Allah’ım!
 
Ey âlemlerin Rabbi olan Allah’ım,


Bizlere bu mübarek topraklara gelmeyi lütfettiğin gibi çoluk çocuğumuza ve isteyip dileyen bütün müminlere de gelme imkânı nasip eyle Allah’ım! Bu manevi ziyafetten onları da hissedar eyle Allah’ım. Dünyada Zemzem suyundan kana kana içme imkânı verdiğin gibi, âhirette de Kevser Havzı’ndan içmeyi, beratımızı sağ elimize alarak Sıratı kolayca geçmeyi, sevdiklerimizle birlikte cennetine girmeyi bizlere nasip ve müyesser eyle Allah’ım.

Rabbimiz,

Seni anmak için dili hazır, sana gelmek için kalbi hazır olanları daha fazla bekletmeden Kâbe’ne kabul eyle Allah’ım.

Gelemeyen kardeşlerimizin yüreği Arafat meydanında Allah’ım. Gelemeyen kardeşlerimizin aklı Arafat meydanında Allah’ım. “Ya Rabbi. Bizi de çağır, bizi de davet ettiklerinin arasına al” diye niyaz ediyorlar. Niyazlarını kabul eyle Allah’ım.

Ya Rabbi,

Şu anda biz dua ederken evlerinin bir köşesinde gözü yaşlı duaya duran kardeşlerimize en kısa zamanda mebrur bir hac nasip eyle Allah’ım.
Evlerinde ettikleri duaları bugün Arafat meydanında bulunan Müslümanların dualarıyla birlikte kabul eyle Allah’ım.

Allahım!

Hac yolculuğu boyunca karşılaştığımız sıkıntıları, çektiğimiz zahmet ve meşakkatleri günahlarımızın affına, hatalarımızın bağışlanmasına vesile eyle!
Hatır yıkıp gönül incitmiş isek, bundan dolayı şu anda birbirimizle helalleşiyor, haklarımızı birbirimize helâl ediyoruz; Şahit ol ve kabul eyle Allah’ım! Şahit ol ve kabul eyle Allah’ım! Şahit ol ve kabul eyle Allah’ım!

Ya Rabbe’l-Âlemîn,

Bu mübarek yerlerde kılınan namazları, tutulan oruçları, verilen sadakaları, okunan Kur’an-ı Kerimleri, hatm-i şerifleri ve kelime-i tevhitleri; yapılan tavafları, zikirleri, tesbihatı, dua ve niyazları, va’z-u nasihatleri ve getirilen salât-ü selâmları yüce katında en güzel şekliyle kabul eyle Allah’ım!
Hâsıl olan ecir ve sevâbı;

Öncelikle Sevgili Peygamberimiz, Muhammed Mustafa’nın aziz, latif rûhuna hediye eyledik, vâsıl eyle Allah’ım!

Diğer bütün peygamberlerin, ehli beytin, ezvâc-ı tâhirâtın, ashâb-ı kiramın, tabiinin, tebe-i tâbiinin, alimlerin, salihlerin, şehitlerin, ahirete göç eden gaziler ile bütün ehl-i imanın ruhlarına hediye eyledik. Kendilerini haberdar eyle Allah’ım!

Şu anda mübarek Arafat meydanında bu duaya “amin” “amin” diyen bütün huccac-ı kiramın cümle geçmişlerinin ruhlarına da hediye ediyoruz, onları da hissedar eyle Allah’ım!
 Allah’ım!

Hac farizasını ifa etmek üzere yola çıkan, ancak Arafat’a ulaşamadan vefat eden kardeşlerimize de rahmetinle muamele eyle! Sen onların haclarını da yapılmış kabul eyle
Allah’ım!

Bizlere de haccımızın kalan menasikini, kazasız belâsız, elemsiz kedersiz tamamlayarak yurdumuza, yuvamıza salimen ve gânimen kavuşmayı nasip eyle Allah’ım!
Hac ibadetinde görev alan bütün kardeşlerimizin işlerini âsân eyle Allah’ım! Rızası yolunda hizmet edebilmeyi kendilerine nasip eyle Allah’ım!

Ya Rabbi,

Bugünümüzü ömrümüze milat kılabilmeyi nasip eyle Allah’ım. Haccımızın hakkını ömrümüz boyunca verebilmeyi bizlere nasip eyle Allah’ım. Haccımızı mebrur eyle, sayimizi meşkur eyle Allah’ım.

Sevgili Peygamberimizin müjdesine nail olabilmeyi ve bugün bütün günahlarımızdan arınmayı nasip eyle Allah’ım. Annemizden doğduğumuz gün gibi evlerimize, yurdumuza tertemiz, arınmış bir şekilde dönmeyi cümlemize nasip eyle Allah’ım.

Rabbimiz,

Evimize döndükten sonra da; hata ve günahlarımızı tekrarlamadan, haramlara düşmeden, haksızlıklara arka çıkmadan, tefrikaya düşmeden, kimsenin hakkına hukukuna tecavüz etmeden, hatır gönül yıkmadan, şeytana, nefisimize, heva ve hevesimize uymadan, rızana ve dinine uygun bir şekilde yeni bir aşk, ihlas ve samimiyetle hayatımızı sürdürebilmeyi bizlere nasip ve müyesser eyle Allah’ım!

Allah’ım!

Arafat’ta arınan yüreklerimizi tertemiz tutabilmeyi bizlere ihsan eyle Allah’ım!

Bizlere hacı olmayı nasip ettiğin gibi ömür boyu hacı olarak kalmayı da nasip ve müyesser eyle

Allah’ım!

Adı güzel kendi güzel peygamberin, Muhammed Mustafa (sav) “Allah tarafından kabul edilmiş haccın karşılığı ancak cennettir.” buyurmuştu. Haccımızı kabul eyle, haccımızı makbul eyle, haccımızı mebrur eyle Allah’ım.  

Allah’ım, Arafat bizim beratımız olsun, bu vakitler miracımız olsun, hayırlar fetholsun, şerler def olsun. Haccımız, mübarek olsun!

Allahümme’calnâ minel müttakin. Allahümme’c alnâ mine’t tevvabin. Allahümme’c alnâ mine’l mütetahhirin. Allâhümme’c alnâ min ibadike’s-salihin. Allahümme’c alne minellezine la havfun aleyhim ve la hüm yahzenun.

Ve selamün ale’l-mürselin, velhamdülillahi rabbil alemin el-fatiha.




 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Cevher 3 ay önce

Öncelikle bu mübarek zaman diliminde Arafat Duasıyla birlikte bütün dualarımızın makbuliyetini Yüce Mevla'dan niyaz ederim.

Küçük bir temenni olarak aşağıdaki notu belirtmek istedim. Yerine ulaşması ve samimi bir hatırlatma olduğunun bilinmesi temennisiyle bütün hacılarımızın haccı, bütün mü'minlerin kurbanı makbul ve mübarek olsun.

Sayın Başkan'ın dua ifadelerinin sonunda kullandığı "ALLAHIM" formunun yerine "YA RABBİ" kullanması duaya ÂMİN diyenler açısından daha uygun olacaktır. Vakfe duasında her ne kadar ikisini de kullanmış olsa da muhtelif vesilelerle yaptığı dua cümlelerini genellikle "ALLAHIM" diye bitirmeyi tercih etmektedir. Kanaatim odur ki, "YA RABBİ" ile biten ifadeler, "ALLAHIM" ile biten ifadelere göre hem daha etkili hem de duaya iştirak edenlerin "AMİN" karşılığına çok daha uygun bir yakarış tarzıdır.

Avatar
عبدالله 3 ay önce

اللهم آمين
اللهم آمين
اللهم آمين