Diyanet Kalmalı mı, Kalkmalı mı?
Görmez'in açıklamalarından satır başları:
 
Seçim süreçlerinde, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın en çok konuşulduğu, tartışıldığı hem  tarihi yapısıyla hem yaptıkları, zaman zaman Diyanet İşleri Başkanı şahsı üzerinden çok yoğun bir tartışma yaşandığını izliyoruz. Biz de büyük bir dikkatle takip ediyoruz. 
 
"KİLİSE DEĞİLİZ, RUHBAN SINIFI DEĞİLİZ"
 
Tabii ki demokratik ülkelerde bu yadırganacak bir durum değildir. Siyasi partilerin, gerek seçim öncesi gerekse her zaman hem din ile ilgili politikaları, Diyanet İşleri Başkanlığı ile ilgili vizyonları, hatta  kaldırmak gibi bir düşüncesi varsa bunları toplumla açık şekilde paylaşması gayet normaldir. Kilise değiliz, biz de ruhban sınıfı değiliz, tartışılmaz değiliz. Bizim bütün yaptılarımız insanlar tarafından değerlendirilir, eleştirilir.  
 
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI KALMALI MI, KALKMALI MI?
 
Doğrusu bizim kabul etmeyeceğimiz, toplumun yadırgadığı, toplumun mahşeri vicdanı yaralayan  bu tartışmaların bir boyutu var. Diyanet İşleri teşkilatında çalışan mihrap görevlesi, din gönüllüsü, minber görevlisi insanların, cemaatleriyle birlikte size yapacağım bu açıklamaları, toplumdan gelen, kendi teşkilatımızdan gelen baskılar üzerine yaptığımızı açıkça ifade ediyorum. 
 
"DİYANET MİLLET KURUMUDUR"
 
Bu tartışmalarda işin siyasi boyutuna elbette karışmayız ama kurumumuzla ilgili bir itibarımıza gölge düşüren hepimizi üzen, bazen insanların kendi ideolojilerini, öfkelerini hatta bazen asla doğru olmayan haberler üzerinden eğer Diyanet bir polemik konusu haline getiriliyorsa, bu mahşeri vicdanı yaraladığı için bu açıklamayı yapıyorum. Bu açıklamalarda yadırgadımız birkaç önemli husus var. Birinci Diyanet İşleri Başkanlığı sıradan bir kamu kurumu değildir, aynı zamanda millet kurumudur. 
 
Kurumun toplumsal meşruiyeti, yasal meşruiyetinin önündedir. Bu toplumun birliğinin çimentosudur, daima millet bu kuruma farklı bakmıştır. Eleştirilerimizi yapabiliriz ama eleştirileri yaparken sıradan bir kamu kurumu gibi 'gelirim kapatırım, yok ederim' vs düşüncelerle bu doğru değil. 
 
"BU HİZMETİ, YOL, SU VE ELEKTRİK GİBİ BİR HİZMET OLARAK GÖRÜRSENİZ..."
 
Eğer siz bu hizmeti yol,su, elektrik gibi bir hizmet olarak tanımlar ve öyle görürseniz o zaman Diyanet İşleri Başkanlığı'nın varlığını ve yokluğunu vergi politikaları üzerinden tarif etmeye başlarsınız. Bu milletin manevi hayatının inşasında bu kurumun emeği var.

 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
berkant gizemli 2 yıl önce

bu şekli ile diyanet kalırsa,hantal yapı devam eder.şu anda köy camileri genelde hiç cemaat olmadan açılıp kapanıyor. mezra camileri sadece beş ay açık bulunuyor.d Dgrubu kurslar istihdam yerleri haline geldi.

Avatar
ali 2 yıl önce

Aslinda diyanet kalkmalimi devameden bir kurum olmalimi diye anket düzenlenmeli ama tarafsiz bir yayin organinda halk ne istiyor ne dusunuyor bilinmeli bana gore diyanetin işleyişi milli eğitom müdürlügunden bile kotu hiç olmazsa onlarda ögrenci sıkıntısı bari yok atamaların nasil olacagi belli ücretli çalisanlarin öncelikleri belli diyanette ise sadece torpil fahri çalisirsin torpil atama olur mulakata girersin torpil adam kayirmacilik haksiz kadrolasma cumalarin hutbeleri belli zaten böyle bir kurum niye devam etsinki

Avatar
imam 2 yıl önce

diyanet kapanımalı köy ve mahalle müdürlükleri kurulmalı. imamhatip liseleri kapatılıp bütün okullara imam hatip müfradtı konulmalı