Öne Çıkanlar diyanet Mehmet Görmez dinihaberler yavuz sultan selim

Diyanet, Sava Paşa’nın İslam hukuku kitabını yayınladı
Fıkıh alanında bir Hristiyan tarafından kaleme alınmış en mükemmel eser olarak kabul edilen “İslam Hukuku Nazariyatı Hakkında Bir Etüd”ün yazarı Rum âlim Sava Paşa’nın hayatı hâlâ tam olarak bilinmiyor

Diyanet, Yanyalı bir Rum olan ve 1832 ile 1904 arasında yaşamış tıp doktoru, hukukçu ve Galatasaray Lisesi’nin müdürü Sava Paşa’nın 1892’de Paris’te Fransızca olarak çıkarttığı İslam hukuku kitabını tekrar yayınladı. Son şeyhülislâmlardan Mustafa Sabri Efendi, “İslam Hukuku Nazariyatı Hakkında Bir Etüd” isimli eser hakkında, “Bu konuları birkaç Hanefî Türk âlimi dışında Sava Paşa kadar ne yazık ki kimse incelemedi” demişti.

Diyanet İşleri Başkanlığı, Osmanlı İmparatorluğu zamanında önemli görevlerde bulunmuş bir Rum paşanın aslı Fransızca olan ve ilk Türkçe baskısı bundan 51 sene önce az sayıda yapılan İslam hukuku konusundaki kitabını geçtiğimiz günlerde tekrar yayınladı.

Bugün bu eserden bahsetmemin sebebi kitabın, yazarının ve müterciminin önemi ve bir şeyhülislâmın bile Hristiyan âlimin bu yayınını yere-göğe koyamamış olması...

TIP DOKTORU HUKUKÇU

Bir “İslâm hukuku” kitabı düşünün: Eseri asıl mesleği doktorluk olan Rum bir Osmanlı paşası kaleme alsın, kitap konusundaki en önemli kaynaklardan biri kabul edilsin, Türkçe’ye Mustafa Kemal’e karşı düzenlendiği iddia edilen suikast girişiminin meşhur savcısı çevirsin ve bir Osmanlı şeyhülislâmı da “Biz maalesef böyle bir eser veremedik” desin...

Osmanlı İmparatorluğu’nda okul idareciliği, valilik ve bakanlık yapan, asıl mesleği doktorluk olan Sava Paşa’nın “İslam Hukuku Nazariyatı Hakkında Bir Etüd” isimli eseri, işte böyle bir kitap...


Sava Paşa’nın kitabı.



 

1832’de Yanya’da doğan Sava Efendi, İstanbul’da Mekteb-i Tıbbiye’yi, yani o zamanın Tıp Fakültesi’ni bitirdi ama doktorluk yapmadı ve idarî görevler aldı. Önce imparatorluğun değişik bölgelerine mutasarrıf olarak gönderildi, 1874’te ismi o senelerde “Mekteb-i Sultanî” olan Galatasaray’ın müdürlüğüne getirildi, yeni açılan hukuk ve mülkiye mekteplerinin programlarını hazırladı, sonra Cezayir Valisi oldu, Bayındırlık ve Dışişleri Bakanlığı yaptı, vali olarak yeniden vilâyetlere gitti, 1890’dan sonra da İstanbul’dan ayrılıp Paris’e yerleşti ve 1904’te Paris’te öldü.

Sava Paşa’nın asıl önemi, idareciliğinden ve hocalığından ziyade verdiği eserleri, özellikle de İslam hukuku üzerine yazdıkları idi... 

20. yüzyılın ilk yıllarının Kahire’sinde müezzin. Sağ tarafta uzakta Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın yaptırdığı cami görünüyor.


ÖĞRENCİ GİBİ DERS ALDI

Hristiyan olmasına rağmen Hukuk Mektebi’nde “Mecelle” hocası Rauf Efendi’den ders almış, İslam hukukunun temel eserleri üzerinde çalışmış, başında bulunduğu bu okulda açtırdığı kurslara öğrenci olarak en başta o katılmış, zamanının önde gelen Nakşibendî şeyhlerinin derslerine devam etmiş; Fransızca yazdığı eserlerini, özellikle ve asıl adı “Etude sur la Théorie du Droit Musulman” olan “İslam Hukuku Nazariyatı Hakkında Bir Etüd”ü bütün bu eğitimlerden geçtikten sonra kaleme almıştı.


Sava Paşa




Baha Arıkan



 

KÜTÜPHANESİ KAYBOLDU

Sava Paşa hiç evlenmedi, hayatını kitapları arasında geçirdi ama son derece zengin olan kütüphanesi ölümünün ardından kayboldu. Kitaplarını bir iddiaya göre son senelerini geçirdiği Fransa’ya götürmüş, bir iddiaya göre de kütüphanesini ölümünden sonra Almanlar satın almışlardı.

Paşa’nın İslam hukuku üzerine yazıp 1892’de Paris’te çıkarttığı meşhur “Etüd”ü, yayınlanmasının hemen ardından bu konudaki en önemli kaynaklardan biri olarak kabul edildi. Eserin temelini, İslam hukukunun Roma hukuku üzerine inşa edildiği şeklinde Batı’da yaygın olan görüşün reddi teşkil ediyordu. Fransızca bilip kitabı okuyan Osmanlı uleması, Sava Paşa’nın eserini yere-göe koyamadı ama “Etüd”ün Türkçe’ye tercümesi için tam 58 sene geçmesi gerekti! 

SUİKAST DÂVÂSININ SAVCISI

Tercümeyi, Atatürk döneminde CHP Genel Sekreterliği ve Millî Eğitim Bakanlığı yapan Saffet Arıkan’ın kardeşi hukukçu Baha Arıkan yaptı. Baha Arıkan, Mustafa Kemal’e karşı 1920’de plânlandığı iddia edilen ama gündeme 1936’da getirilip Ankara’da mahkemeye taşınan suikast teşebbüsü dâvâsının da savcısı idi. Suçlananlar arasında dokunulmazlıkları kaldırılarak tutuklanan bazı milletvekilleri de vardı ama sanıkların tamamı mahkemede beraat ettiler.

Baha Arıkan, Sava Paşa’nın kitabını tercüme ettiğinde Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin başkanı idi ve eseri Diyanet’e 1955’te binbir güçlükle yayınlatabilmişti... 

HEMEN EMEKLİ EDİLDİ

Arıkan’ın meslek hayatı, bir sene sonra tuhaf bir şekilde noktalandı: Başbakan Adnan Menderes’in “mutlaka mahkûm edilmelerini” istediği üç gazeteci, Hüseyin Cahid Yalçın, Metin Toker ve Cüneyt Arcayürek hakkında verilen mahkûmiyet kararları Yargıtay’da başında Baha Arıkan’ın bulunduğu ceza dairesi tarafından bozulunca, Adalet Bakanı Hüseyin Avni Göktürk 1956 Mayıs’ında o sırada henüz 49 yaşında olan Arıkan’ı re’sen emekliye sevketti...

Sava Paşa’nın 61 sene boyunca “nâdir eser” olan ve geçtiğimiz günlerde ikinci baskısı yapılan eserinin ve eser ile alâkalı kişilerin öyküleri işte böyle... İslam hukuku tarihinde başka bir benzeri olmayan bu Rum fıkıh âlimi hakkında daha geniş malûmatı

İslam Ansiklopedisi’ndeki “Sava Paşa” maddesinde bulabilir, eserin sabık bir şeyhülislâmı bile nasıl hayretlere düşürdüğünü de aşağıdaki kutuda okuyabilirsiniz. 

ŞEYHÜLİSLÂM, SAVA PAŞA’NIN ESERİNİ ÖVERKEN YERE GÖĞE KOYAMAMIŞTI

Osmanlı İmparatorluğu’nun son şeyhülislâmlarından olan Mustafa Sabri Efendi, siyasetin de içerisinde bulunmuş ama üstüste hatalar yapmıştı.

Meselâ, tehcir sırasında Ermeniler’e kötü muamele etmekle haksız yere suçlanan Boğazlayan Kaymakamı Kemal Bey’in idamı için istenen fetvayı hemen vermiş, Millî Mücadele’ye daha başından karşı çıkıp Mustafa Kemal ve arkadaşları hakkındaki idam fetvasının metnini de yazmış, daha başka yanlış işler de yapmış ve 150’likler listesinde olduğu için sürgüne gitmişti.

Sava Paşa’nın kitabının Fransızca aslı, Avrupa’da hâlâ yayınlanıyor.

 

KAHİRE’DE YAYINLANDI

Mustafa Sabri Efendi, 1954’teki ölümüne kadar devam eden sürgün senelerini Yunanistan’da ve Mısır’da geçirdi...

Dinî ve siyasî konularda çok sayıda eser veren Mustafa Sabri Efendi’nin Kahire’de 1950’de Arapça olarak yayınladığı dört cildlik “Mevkufü’l- Akl ve’l-İlm ve’l-Âlem”i, en önemli eseri olarak kabul edilir.

Sabık şeyhülislâm, kitabında Sava Paşa’nın eserini şöyle medhediyor:

ROMA’DAN GELMİYOR

“İkinci Abdülhamid zamanının devlet adamlarından ve Rum milletinden Sava Paşa, ‘Hukukçu geçinen bazı çağdaşların öteden beri ağızlarında geveledikleri gibi, ben de İslâm fıkhının muamelâta dair kısmının Roma hukukundan alındığını zannederdim. Fakat sonra İslâm fıkhının kaynakları üzerinde uzun müddet yaptığım ilmî ve derin incelemeler neticesinde gördüm ki, bu muazzam fıkhın Roma hukukundan geçtiği düşüncesi çok zayıf bir esasa dayanmaktadır ve hakikat olmaktan ziyade hayaldir. ... ...İmam-ı Âzam’ın fıkhı Allah’ın kitabı ile Peygamber’in sünnetine dayanmaktadır, bu sebeple İslam hukukunda şuna-buna dayandırılan ve geçersiz olan tek bir hüküm bile asla görülemez’ diyor”.

 

Şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi.



KALEM GÜZELİ ÂLİM


Mustafa Sabri Efendi, Sava Paşa’nın eserine olan hayranlığını daha sonra “Bizde düşünce kahramanlığına ve kalem güzelliğine sahip birkaç Hanefî Türk âlimi dışında İslâm şeriatini ve İslâm hukukunu Sava Paşa kadar ne yazık ki kimse incelememiştir” sözleri ile ifade ediyor... 


Kaynak: Murat BARDAKÇI / GAZETE HABERTÜRK

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner205