Diyanet, Türkiye'den selefiilik çıkmaz

Başkan Görmez konuşmasında; 

TÜRKİYE’DEN SELEFİLİK ÇIKMAZ


Bu son görüşmede Hamaney bana bir metin göstererek bir şey sordu. Dedi ki “Bunu arkadaşlar Farsçaya çevirip bana getirdiler. Muharrem ayında sizin bütün camilerde okuttuğunuz bir hutbe imiş, merak ettim kaç camide okundu, hiç reaksiyon gelmedi mi diye” dedi.

“Evet, o hutbeyi ben yazdım” dedim. “Türkiye’de 90 bin camimiz var, hepsinde okundu ve hiçbir reaksiyon da gelmedi, gelmez. Demek ki size Türkiye’deki Anadolu’da yaşanan İslam’la ilgili size eksik bilgiler gelmiş dedim. Bizim Anadolu’da birlikte inşa ettiğimiz İslamiyet’e ehlisünnet deniyor. Evet, ana yolumuz ehlisünnet. Fakat bu ehlisünnetin üç önemli özelliği var dedim. Birincisi Ehlibeyt sevgisine içkindir. Yani bir Şii’de var olan ehlibeyt sevgisini ifrattan ve tefritten arındırırsanız tamamı bizim ehlibeyt geleneğimizde var. Onun için Anadolu’da biz hiçbir zaman Şiiliği İslam’ın dışına itmek gibi bir şey olmamıştır.  Ben Antepliyim. Çocukluğumdan itibaren bilirim ki Antep’te Cuma geceleri sala verilir ve sala arasında “şehidi Kerbala’sın ya Hüseyin” denir. Muharrem, Kerbela, Aşura bunlar bizim ortak değerlerimiz.

İkinci özelliğimiz, biz irfan geleneğini, tasavvuf geleneğini takip ederiz. Bizden selefilik çıkmaz. Ertuğrul tekkesinde konuşuyoruz. Zikir musiki ve kahveden aynı anda söz ediyoruz. Bir körfez ülkesindeki İslam anlayışında bu muhabbeti yapamazsınız. Bizde irfan geleneği, ehlisünnet geleneği içine yerleşmiştir.
Üçüncü özelliğimiz de, akıl ve hikmet geleneğidir. Bizde nasıl ve niçin soruları sorulmadan inancımızın esaslarını belirlemeyiz.

Dolayısıyla bizim Diyanet olarak yapacağımız ve yapmak istediğimiz şey, bu ortak değerleri nasıl ayakta tutarız. Bu olduğu zaman ortak dil ortak zemin oluşur, o zaman birbirimizle daha rahat konuşur anlaşırız diye düşünüyoruz.   
Hamaneyin gösterdiği hutbe: muharrem ayında Kerbela’yı Aşura’yı anlatan bir hutbe okuyoruz birkaç yıldır. Daha önce Muharrem’i Kerbela’yı aşurayı anlatırken mümkün olduğu kadar doğrudan Kerbela demeden, hz. Nuh’un gemisinin kurtulduğu gün, Hz. Adem’in tekrar affedildiği gün… diye anlatılırdı. Halbuki birlikte yaşadığımız vatandaşlarımızın da, Şii dünyada yaşayan Şii kardeşlerimizin de bu konudaki düşüncelerini de dikkate alıyoruz artık. Kerbela bizim ortak hüznümüz, ortak acımız, ehli beyt muhabbeti bizim ortak muhabbetimiz, teması üzerinde duruyoruz. Hamaney’in sorduğu hutbenin içerdiği de buydu" değerlendirmesinde bulundu.
Anahtar Kelimeler:
DiyanetSelefiilikHamaney

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Vatandas 11 ay önce

Sayin başkanım ne yazikki imamlarda bu selefililik denilen hastalığa mubtela olmuşlar derhal bu işe çözüm bulunması lazım saygilarimla

Avatar
imam 11 ay önce

bildiğim bir camide selefi gruplar dernek adı altında yapılanmış ve faaliyetlerini etkin bir şekilde sürdürüyorlar ve ordaki imam arkadaşta bunlara destek oluyor..

Avatar
imam 11 ay önce

Arkadas cok dogru soyluyor imamlarimizin bir kismi selefilige kaymis maalsef onlemini almak lazim din gorevlileri toplumun tuzu durumunda tuz bozulursa islahi olmaz