Diyanet Tv Türk Televizyon Tarihinde Bir İlki Gerçekleştirecek
TRT Diyanet TV, Anadolu insanının İsveç'e göçünün 50. yıl dönümünde, adını dahi telaffuz edemedikleri, haritadaki yerini bilmedikleri İsveç'e göçenlerin ibretlik hayat hikayelerini, “Stockholm Treni" isimli belgeselle ekrana aktarıyor.
“Asimile olmadan entegre olmayı başarabilen, Türkiye ile milli-manevi bağlarını koparmadan var olma mücadelesini sürdüren” kuşağın hikayesini anlatan “Stockhom Treni” belgeseli ilk bölümüyle TRT Diyanet ekranında izleyicisiyle buluştu. 26 bölümden oluşan “Stockholm Treni” her cumartesi saat 23.00’da ekrana gelecek.
 
İlk uzun metrajlı belgesini sunan TRT Diyanet, yeni belgeseller için de hazırlıklarını sürdürüyor. 
 
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Emin Özafşar, belgeselle ilgili yaptığı değerlendirmede Anadolu insanının yirminci asırda iktisadi, ticari ve toplumsal sebeplerle Avrupa'ya göçtüğünü hatırlatarak "Bu insanlar sadece giderken maddi özne olarak gitmemişler, gittikleri yerde manevi özneye dönüşmüşlerdir. Kendi inançlarıyla, kültürleriyle oraya gitmişlerdir. Gittikleri yerlerde medeniyet mukayesesi, kültür karşılaştırmaları yapmışlardır. Kültür şokları yaşamışlardır. Hem maddi hem manevi büyük acılar, dramlar yaşamışlardır. Büyük mücadeleler vermişlerdir. Oradan Anadolu insanının manevi kimliği açığa çıkmıştır" diye konuştu.
 
“Türk televizyonlarında ilk olacak”
 
Stockholm Treni Belgeseli’nin, şahısları merkeze alan çalışma olmadığını, aktaran Başkan Yardımcısı Özafşar, "Bu, 26 ana konu çerçevesinde tematik olarak hazırlanan bir belgesel. Dolayısıyla hayatın bütün katmanlarını dikkate alan, eğitimi, engellileri, kadınların sorunlarını, çalışma şartlarını, ibadet hayatını, dini özgürlükleri, bütün bu konuları ele alan ve konu konu takip eden belgeseldir. O bakımdan Türk televizyonlarında da ilk defa tematik hazırlanmış belgesel olarak yerini alacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
 
Başkan Yardımcısı Özafşar, şöyle devam etti:
 
 “İşçi göçünü zorunlu kılan sebepler, o tarihlerde Anadolu'nun içinden geçtiği süreçler, oraya giden ilk neslin vatan hasretleri, özlemleri, mektuplaşmalar çok etkileyicidir. Bu belgeselin her aşamasında onu görüyoruz. Anadolu insanına ayakta kalma, yaşama sevincini veren dini, manevi dinamiklerin hayatın her safhasında onları yönlendirdiği ve kılavuzluk ettiği realitesini görüyoruz. O bakımdan ben hiçbir bölümü diğerinden ayıramıyorum"
 
“Anadolu insanının sadece kendisi için değil, inandığı değerler için nasıl ayakta kaldıklarını görmek isteyen herkes mutlaka bu belgeseli izlemeli”
 
"Sadece Müslüman olanlar değil, Anadolu'dan göçmüş farklı inanç kesimleri var. Bu insanların yaşadıklarını yakından görmek ve onlarla empati kurmak isteyen herkes mutlaka bu belgeseli izlemeli. Anadolu'nun güzelliklerini nasıl taşıdıklarını, Anadolu insanının çilekeş, özverili, fedakar ve cesur şekilde nasıl bütün dünyada ve gittikleri yerde ayakta kaldıklarını görmek isteyen herkes, mutlaka bu belgeseli izlemeli. Anadolu insanının sadece kendisi için değil, inandığı değerler için nasıl ayakta kaldıklarını ve manevi özneye dönüştüklerini görmek isteyen herkes mutlaka bu belgeseli izlemeli."
 
TRT Diyanet'in ilk uzun metrajlı belgeseli
 
TRT Diyanet’in ilk defa uzun metrajlı belgeselle toplumun huzuruna çıktığına işaret eden Başkan Yardımcısı Özafşar, "Konuya ilgi duyanların eleştirisine açık olduğumuzu ve izleyicinin pek çok meziyetleri olan belgeselle karşı karşıya bulunduğunu ifade etmek istiyorum. Bu anlamda ilk örneklerimizden bir tanesi. Bunun arkasından farklı belgeseller de önümüzdeki yayın sürecinde inşallah toplumumuzun huzuruna getirilecek" şeklinde konuştu. 
 
Özafşar, TRT Diyanet'te yayınlanacak belgeselin, TRT'nin diğer kanallarında da yayınlanmasını ümit ettiklerini belirterek, belgeselin İsveç televizyonlarında da yayınlanmasının düşünüldüğünü açıkladı. 
 
TRT Diyanet'ten Nüvvap Belgeseli
 
Belgeseli değerlendiren Diyanet İşleri Başkanlığı Dini Yayınlar Genel Müdürü Dr. Yüksel Salman da TRT Diyanet'in sadece dini konularda değil, toplumun tamamını ve yurtdışındaki millet varlığını ilgilendiren konularda da yayınlar yaptığını söyledi.  Genel Müdür Salman bu belgeselin yurt dışında yaşayan kardeşlerimize yönelik ilk belgesel olduğunu kaydederek sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Stockholm Treni Belgeseli'nin en önemli özelliği, yurtdışında yaşayan kardeşlerimize yönelik hazırladığımız ilk belgesel olmasıdır. Bizim için iyi bir başlangıç olmuştur. Bu belgeselle Diyanet İşleri Başkanlığımız, yurtdışındaki kardeşlerimizi, millet varlığımızı unutmadığını, onlarla gönül bağını, iletişimini devam ettirdiğini belirtmiş, bunların da ötesinde vefa borcunu yerine getirmiştir"
 
Diyanet İşleri Başkanlığının yeni belgeseller hazırlamaya başladığını açıklayan Salman, Balkanlara yönelik belgeselin hazırlanma aşamasında olduğunu dile getirdi. "Nüvvap Belgeseli" hazırladıklarını aktaran Salman, "Bulgaristan'da kadı yetiştiren bir üniversite' diyebiliriz. Şu anda onun hazırlığı içindeyiz. Balkanlar ve Avrupa'nın değişik ülkelerindeki kardeşlerimiz için onların yaşadıklarına dair yeni belgeseller Diyanet televizyonumuzun gündeminde" dedi.
 
"Gelecek kuşaklar için hazine değeri taşıyacak"
 
Belgeselin yapımcılığı ve yönetmenliğini üstlenen Ahmet Üstündağ da Stockholm Treni'nin, Türk-İsveç dostluğunu güçlendirmek, tarihten gelen dostluğu gelecekte de pekiştirmek amacıyla yola çıkılan ve bu anlamda iki ülke halkının yöneticilerinin destek verdiği, gelecek kuşaklara miras kalacak çok önemli belgesel olduğunu söyledi.
 
Belgeselin konu anlatımlı olması dolayısıyla Türk televizyonculuk tarihinde ilk olduğunu ifade eden Üstündağ, belgeselde bir kişinin hayatından yola çıkarak belgesel yapmadıklarını, sağlık, Anadolu kadını, gençlik gibi pek çok konunun işlendiğini söyledi. 
 
Stockholm Treni Belgeseli
 
"Asimile olmadan entegre olmayı başarabilen, Türkiye ile milli-manevi bağlarını koparmadan var olma mücadelesini sürdüren" kuşağın hikayesini anlatan "Stockholm Treni" belgeselinin senaryo yazarlığı ve danışmanlığını Diyanet İşleri Başkanlığı Başkanlık Müşaviri, eski İsveç Din Hizmetleri Müşaviri Prof. Dr. Adnan Bülent Baloğlu, yapımcılığını ve yönetmenliğini Ahmet Üstündağ, TRT Diyanet adına proje sorumluluğunu ise kanalın Dış Yapımlar Koordinatörü Salih Özderya üstlendi.
 
Belgeselin çekimleri yaklaşık 9 ay sürdü. Yurtdışı çekimleri Stockholm, Göteborg, Malmö, Linköping, Destross, Eskilstuna başta olmak üzere Türklerin yaşadığı bölgelerde yapıldı.
 
Türkiye’de ise Konya, Kulu, Kozanlı, Dinek, Cihanbeyli, Ürgüp, Karain, Bolu, Sakarya, Bursa, Ankara ve Mardin çekimleriyle tamamlandı. Ful HD çözünürlükte, 4 kamera ile 140 saatlik çekim yapılarak 8 terabaytlık görsel arşiv elde edildi. 
 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.