Diyanet umre ibadetine Kudüs'ü de ekliyor
ERDİ KARADENİZ / DİNİHABERLER.COM


Türk hacıları umre ziyaretinde Kudüs'ü de görmek istiyor

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından organize edilen ve Diyanet işleri Başkanlığınca hac ve umre ibadetini yerine getirmek isteyen Türk hacıları, umre ibadetini yapmadan önce veya umre ibadetlerini yaptıktan sonra 
Kudüs'ü ziyaret etmek istediklerini daha önceden yazılı ve sözlü olarak başkanlığa bildirmişlerdi.

Turlara ekleme yapılacak

Başkan Görmez'den flaş açıklama...

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ,
"Kudüs onların değil tüm müslümanların. Bundan böyle umre ibadetinin bir parçası da Kudüs'ü ziyaret olacak" dedi.

DİYANET GİRİŞİMLERE BAŞLADI

Diyanet İşleri Başkanlığı, en kutlu mescidleri de Mekke, Medine ve Kudüs'ü turlarına ekleyecek.

Diyanet İşleri Başkanlığı 2015 yılından itibaren veya hac ibadetinden sonra umre turlarına, Mekke, Medine ve Kudüs'ü ekleme yapacakalarını dile getirdiler.

Diyanet İşleri Başkanlığı yetkililerinden edindiğimiz resmi bilgilere göre;  Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan oluşan bir heyet önümüzdeki hafta Kudüs'e gidecek. Heyet, Kudüs ziyaretinin Ürdün üzerinden mi yoksa başla bir ülkeden mi olacağı konusunda sıkı bir çalışmaya yapacak. 

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI UMUTULAN BİR HADİS-İ ŞERİF-İ DAHA GÜN YÜZÜNE ÇIKARIYOR

-EN KUTLU MESCİDLER ZİYARET EDİLECEK-

MESCİD-İ HARAM

Alimlerin ittifakı ile Mescid-i Haram efdal-i mesacid (dünyadaki mescidlerin en faziletlisi) dir. Bunun da elbette sebepleri vardır. Önce ta başlangıçtan beri, "insanların bir olan Allah'a kulluk etmeleri için vaz edilmiş ilk ev olan Kâ'be" mescid-i haram'dadır. Kıbledir. Hac farizasının yerine getirilebilmesi için varlığı zarurî merkezdir. Ayrıca Hz. Peygamber'in, "şu benim mescidimde kılınacak bir namaz, Mescid-i haram müstesna, öbür mescidlerde kılınacak bin namazdan daha hayırlıdır" buyurmuş olması da Mescid-i Haram'ın en faziletli mescid olduğunun nassî delilidir.

Kâ'be ve onu çevreleyen Mescid-i Haram, zaman zaman tevhid dışı anlayışların istilasına uğramış da olsa, temeli tevhid'in merkezi olmak üzere atılmış ilk mukaddes ev'dir, beyt-i atîk'dir. Bunun için de ziyaret ve ibadet için yolculuk yapılabilecek mescidlerin başında gelmektedir.

MESCİD-İ NEBİ

Medine İslâm toplumunda Mescid-i Nebî'nin yerini düşünmek, onun müslümanlık ve müslümanlar açısından taşıdığı önem ve fazileti anlamak için yetecektir. Koca bir İslâm tarih ve medeniyetinin odak noktası ve "alemlere rahmet olarak gönderilmiş", örnek kul, "son Resûl"ün sayısız hatıralarını saklayan ve bir görüşe göre "takva üzere te'sis edilmiş mescid" (Tevbe Suresi, 108), Mescid-i Nebî'dir. O, İslâm ile özdeşleşmiştir.

Hz. Peygamberin gerek kendisini ziyaret gerekse Mescid-i Nebi'de kılınacak namaz hakkında varid olan hadisleri, bu mescid'in haiz olduğu önem ve faziletin delillerini oluşturmaktadır.

MESCİD-İ AKSA

Enbiya makarrı, mirac'ta Hz. Peygamber'in ilk durağı olan Mescid-i Aksa, yüzyıllar boyu inananların yöneldiği bir kıble olarak yaşamıştır. Başlangıçta müslümanların da kıblesi olan Mescid-i Aksa, üç büyük dinin ortaklaşa mukaddes bildiği bir merkezdir. Mescid-i Aksa çevresindeki tevhid mücadelesi de oldukça yoğun ve çetindir. Hz. Süleyman'dan itibaren dinî otorite ve yönetimlerin merkezi olan Mescid-i Aksa ve Kudüs, halen bu görevini sürdürebilecek tarihi nitelik ve potansiyele sahiptir.

Abdullah b. Ömer (r.a.) in rivayet ettiği bir hadisi şerifte belirtildiğine göre; Süleyman aleyhisselam Mescid'i Aksa (beyt-i makdis)nın inşaasını bitirince Allah Teâlâ'dan üç dilekte bulunmuştur:

a. Kendisinden sonra kimselere nasib olmayacak bir mülk ve saltanat

b. Allahın hükmüne uygun hüküm verme gücü ve kabiliyeti.

c. Yanızca namaz kılmak niyetiyle Mescid-i Aksa'ya gelenlerin bağışlanması.

Hadisin devamında Hz. Peygamber'in şu açıklaması yer almaktadır:

"Cenab-ı Hak, Süleyman'a bunlardan ilk ikisini vermiştir. Üçüncü dileğinin de kabul edilmiş olmasını umarım" (2).

Söylemeye gerek yoktur ki, bağışlanma (gufran) vesilesi olan her şey teşvike, her yer de ziyarete değer.

Bu "üç mescid" hadisinde de vesile-i gufran olan üç merkeze ziyaretin teşvik edildiğini, bunların dışında kalan mescidlerin birbirlerine müsavi olduklarını, bir takım uydurma gerekçelerle bazı yer ve yörelere üstünlük ve fazilet izafe edip oraların ziyaretini teşvik etmenin doğru ve uygun olmayacağının pek açık bir şekilde belirlenmiş olduğunu görmekteyiz. Hatta ulema, bu üç mescid dışında herhangi bir mescidde ibadet etmeyi adamış olan bir kimsenin bu nezrini yerine getirmek için o mescide gitmesine gerek olmadığını, bulunduğu yerdeki mescidde bu adağını yerine getirebileceğini, bu "üç mescid" hadisinden çıkarmışlardır.


Anahtar Kelimeler:
Diyanet UmreKudüs

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
isnaul ozdwmir 2 yıl önce

Suupper dusunce..ALLAH RAZI OLSUN.

Avatar
idris bitlisli 2 yıl önce

Türk Hava Yolları, umre ve hac yolculuğu dolayısıyla tekel olarak hakim durumunu kötüye kullanıyor çok yüksek fiyat çekiyor. Bu hazır müşteri ile merkep bile köşe olur. Kefereler bile 15 günlük yeme içme dahil mavi yolculuğu az bir paraya yapabiliyorlarken, diyanet olarak neden yüksek ücret almak zorundasınız?

Avatar
Cemalettin 2 yıl önce

Şirketlerin bazıları bu turu umrecilerine yaptırıyor da DİYANET niçin bunu yapmasın.

Avatar
fatime 2 yıl önce

Kocapinar fiyatı nasıl acaba