Diyanet Vakfı'nın temelinde ihlas ve samimiyet var

Ankara'da 40 yıl önce dört gayretli, hamiyetperver ve geniş ufuklu insanın, 13 Mart 1975'te imkansızlıklar içerisinde küçük bir odada kurduğu Türkiye Diyanet Vakfı (TDV), bugün 102 ülkede faaliyet gösteren iyilik hareketine dönüştü.

Diyanet Vakfı'nın temelinde ihlas ve samimiyet var

Ankara'da 40 yıl önce dört gayretli, hamiyetperver ve geniş ufuklu insanın, 13 Mart 1975'te imkansızlıklar içerisinde küçük bir odada kurduğu Türkiye Diyanet Vakfı (TDV), bugün 102 ülkede faaliyet gösteren iyilik hareketine dönüştü.

15 Mart 2015 Pazar 19:50
Diyanet Vakfı'nın temelinde ihlas ve samimiyet var
banner221
Vakfın kurucuları Lütfü Doğan, Tayyar Altıkulaç, Yakup Üstün ve Ahmet Uzunoğlu, AA muhabirine TDV'nin kuruluş süreci ve bugün gelinen noktayı anlattı.

TDV'nin kurucuları arasında yer alan ve dönemin Diyanet İşleri Başkanlığını yürüten Lütfi Doğan, vakfı, her türlü hayrın yanı sıra zekat, fitre gibi mali ibadetlerde, alan ile veren el arasında köprü olmak için kurduklarını söyledi.
Doğan, ilk adımı nasıl attıklarını şöyle anlattı:
 
"Kocatepe Camii bitmeden bütün İslam ülkelerine adı-şanı gitmişti. Bazı İslam ülkeleri temsilcileri merakla projeyle ilgileniyorlardı. Nitekim bazı katkıları da oluyordu. Türkiye'de de vatandaşlarımız merakla Ankara'nın ortasında bu azametli camiyi görmek ve orada ibadet etmek istiyordu. Çok yoksul bölgelerimizde cami, Kur'an kursu ihtiyaçlarını dini yapılarda halk ne kadar yardım etse de Diyanet İşleri Başkanlığımızın desteğine ihtiyaçları vardı. İmam hatip okulları yavaş yavaş mezunlarını vermeye başlamıştı. Onlara, hizmet içi eğitimler gerekliydi. Diyanet İşleri Başkanlığının bütçe imkanları ancak görevlilerin maaşına yetiyordu. Yeni kaynaklara ihtiyacımız vardı. İşte Türkiye Diyanet Vakfı bu ihtiyaçlardan doğdu ve kuruldu."
 
"Vakfın temelinde ihlas ve samimiyet var"
 
TDV'nin kuruluş sürecinde Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Tayyar Altıkulaç da vakıf kurulması fikrinin ortaya çıkmasında, Diyanet teşkilatının dini hizmetleri ulaştırmada yaşadığı mali sıkıntıların etkili olduğunu dile getirdi.
 
"Vakfın kuruluşunda iyi niyet, samimiyet ve ihlas vardır" diyen Altıkulaç, "TDV, çok sayıda projeyi birer birer uygulama koymuştur. Yurtdışında Bulgaristan'da, Azerbaycan'da açılan okullarda öğrenciler yetiştirerek ülkelerine hizmet etmesini sağlamıştır. Oralarda imam hatip lisesi programları uygulayan liseler açtık" ifadelerini kullandı.
 
Altıkulaç, vakfın kuruluş amaçları arasında insan yetiştirmek, eğitime ve öğretime destek vermek olduğunu vurgulayarak, bağışlarla öğrencilerin yurtiçinde ve yurtdışında desteklendiğini aktardı.
 
Vakfın, ilim adamı ve akademisyenlere yönelik de çok önemli hizmetler yaptığını ifade ederek, "Bugün ABD'de, İngiltere'de ve Almanya'da vakfımızın desteğiyle yetişmiş insanlar var. Şu an vakfımızın eğitim ve öğretim dünyasına kazandırdığı rektörler, dekanlar var. Milletimizi yurtdışında temsil eden büyükelçilerimiz var. İslam Araştırmalar Merkezi (İSAM) vakfın nadide kuruluşlarındandır. Vakfımız İSAM aracılığıyla İslam Ansiklopedisi'ni milletimizin hizmetine kazandırmıştır" şeklinde konuştu.
 
"Vakfın en güzel hediyesi Kutlu Doğum Haftası"
 
Vakfın kurulduğu dönemde Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Yakup Üstün de 40. yılına ulaşan TDV'nin Türkiye'ye en güzel hediyesinin 1989 yılında başlattığı Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri olduğuna dikkati çekti.
Kutlu Doğum Haftası etkinliklerinin TDV ile başladığına işaret eden Üstün, şöyle devam etti:
 
"O zaman bir gece süren etkinlikleri cami dışına çıkarmak istedik. Peygamberimizin doğumu öyle bir yayıldı ki Türkiye'de ve Avrupa'da binlerce hizmetler yapıldı. Bunu görmek çok büyük mutluluk. Okullarda, üniversitelerde, konferanslarla, panellerle farklı etkinliklerle Türkiye'nin her yerine bu kutlu hafta yayıldı. İçerisinde benim imzam olan, en çok mutlu olduğum, sevindiğim bir faaliyet haline dönüştü. Rabbime hamd ve şükrediyorum. Vakfı biz olmasak da başkaları kuracaktı. Rabbim bize nasip etti. İnsanların ömrü belli bir noktada bitiyor. Biz de bir gün bu dünyadan çekip gideceğiz. Ama bu müesseselerdeki hizmetler devam edecek."
 
Üstün, vakfın kuruluşunda yurtdışı hizmetlerine ağırlık verdiklerini belirterek, "Bugün memnuniyetle görüyoruz ki vakfın hizmet alanları genişlemiş, Amerika'dan Avrupa'ya, Arnavutluk'tan Balkanlara, Kırım'dan Moğolistan, Orta Asya'ya, Güney Asya'ya oradan Afrika'ya kadar çok geniş coğrafyalara yayılmış bulunuyor. Bu yönüyle vakfın hizmetleri, evrensel bir boyut kazanmış bulunmaktadır" değerlendirmesinde bulundu.
 
-"Vakıf, büyük çapta amacına ulaşmıştır"
 
TDV kurucu üyesi ve 1975'te Diyanet İşleri Başkanlığı merkez teşkilatında Özlük İşleri Müdürü olan Ahmet Uzunoğlu ise İslam Ansiklopedisi'nin neşri, Kocatepe Camii inşaatının tamamlanması ve yeni kurulan Türk Cumhuriyetlerine verilen hizmetlerin, vakfın kurulmasıyla gerçekleştirilen çok önemli çalışmalar olduğunu söyledi.
 
Yapılan hizmet ve çalışmaların, TDV'nin, Başkanlık hizmetleri için vazgeçilmez bir sivil toplum kuruluşu olduğunu ve bu sahada bir boşluğu doldurduğunu gösterdiğine dikkati çeken Uzunoğlu, böylece vakfın büyük çapta amacına ulaştığını söyleyebileceklerini kaydetti.
 
Diyanet İşleri Başkanlığının, kendi hizmetlerini desteklemek için TDV'yi kurmakla diğer kamu kurum ve kuruluşlarına da öncülük ettiğini bildiren Uzunoğlu, "TDV'nin, güzel yurdumuzda dini ve sosyal birçok faydalı hizmetler göreceğine inanıyor, bu vakfı hayırsever Türk halkına ve din görevlilerine emanet ediyoruz" dedi.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Son Güncelleme: 16.09.2016 02:06
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
MUDDEİ 2015-03-15 13:45:18

MUDDEİ DAVASINI BARIZ ZAHİR VE KATİ DELLİLEE İSBATLA MÜKELLEFTİR..

Avatar
adem cura 2015-03-15 16:38:04

ne o ihlas metreyle mi ölçtün

Avatar
hakkı 2015-03-15 20:48:51

Anadolu'nun bir çok yerinde basiretsiz, dirayetsiz, çapsız ve eyyamcı müftüler sebebiyle vakıf faaliyetleri derneklere kaptırılmış durumdadır.Dernekler o kadar şımarmıştır ki müftüyü mahkemeye verip geriye dönük kira parası tahsil edebilmektedirler. Bazı cami dernekleri kabadayılıkla(müftülük binasının kendilerine ait olduğunu ispatlayarak) binayı tahliye edebilme cür'etini gösterebilmektedirler. Maalesef bunların bir çoğu(nedendir bilinmez) bir çok müftünün Devletimiz'i sahiplenmemelerinden kaynaklanıyor. Oysa bilmiyor ki devletin gücü onun arkasında olmasa hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Bu tür müftüler bunu bir gün anlayacaklar ama korkarım iş işten geçmiş olur. Gayretli insanların çabaları sonucu vakfa kazandırılan kaynaklar diyanet mensuplarının da adil bir şekilde yararlanabileceği formülden uzaktır.

banner220