Diyanet yeniden yapılandırılmalıdır

Ülkemizin önemli alimlerinden İslam Tarihçisi Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma ile Fetö’nün Müslümanlara yaptığı kötülükleri ve Fetö tipi sapkın yapılara karşı Müslümanların nasıl davranması gerektiğini ve Diyanet'in yarı özerk bir yapıya kavuşması gerektiği masaya yatırıldı

Diyanet yeniden yapılandırılmalıdır

Ülkemizin önemli alimlerinden İslam Tarihçisi Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma ile Fetö’nün Müslümanlara yaptığı kötülükleri ve Fetö tipi sapkın yapılara karşı Müslümanların nasıl davranması gerektiğini ve Diyanet'in yarı özerk bir yapıya kavuşması gerektiği masaya yatırıldı

İsmet DEMİR
İsmet DEMİR
07 Kasım 2016 Pazartesi 08:55
Diyanet yeniden yapılandırılmalıdır
banner221

* İslam tarihinde FETÖ tipi yapılanmalar var mıydı? Bu yapılanmaların Müslümanlara ne gibi zararları oldu?

- Tarih boyunca böyle olumsuz tipler daima çıkmıştır. Onun için Allah-u Teala peygamberleri göndermiş. İnsanoğlu kendi başına ibadet edemiyor, kulluk yapamıyor. Allah-u Teala bizi uyarmak üzere peygamberler gönderiyor. Fakat zaman içerisinde bazı tipler kendi nefislerine uyarak sapık faaliyetlerde bulunabiliyorlar. Genellikle mehdi adıyla veya hıristiyanlıkta mesih adıyla çıkıyorlar. Acizane ben şuna bağlıyorum. Allah nasip ederse bu konuda bir kitap da hazırlıyorum. Müslümanlardaki bu olaylar yanlış din anlayışından kaynaklanıyor. Müslümanlarda yanlış din anlayışı olunca bu gibi sahtekarlar ortaya çıkabiliyor. Hatta 90’lı yıllarda ben bu konuyu bir gazetede yazdım ve Fetullah Gülen’i eleştirdim. Dedim ki bu adamın zihniyeti sakat. Ama o zamanki gazete benim yazılarıma son verdi. Fakat gördük ki bir felaket büyüye büyüye geldi. Yani insanımız ancak felaketleri gördükten sonra inanıyor. 

Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma
“DİNİ KUR’AN’DAN VE SÜNNETTEN ÖĞRENMELİ VE ÖĞRETMELİYİZ”

* Bu sahtekarlara kanmamak için insanlar ne yapmalı?

- Bu tür yollara kapılmamanın bir tek yolu var! ‘’Dini doğru anlamak’’ Dini, İslamı, Peygamber Aleyhisselam’ın tebliğ ettiği bu dini Kur’an’dan ve sünnetten, üzerinde durarak söylüyorum Kur’an’dan ve sünnetten öğrenmeli ve öğretmeliyiz. Çünkü biliyorsunuz yeni akımlar var. Kur’an’dan biz alırız her şeyi sünnete gerek yok diyorlar. Böyle bir şey olmaz. Yalnız sünnet, o da olmaz zaten. Mümkün değil. Dolayısıyla sahih sünnetle Kur’an-ı Kerim’e dayanarak biz bu dini öğrenebilirsek ve öğretebilirsek böyle şeyler olmaz. 

* Fetö tecrübesinden sonra Türkiye’deki dini yapılar nasıl bir öz eleştiri sürecine girmeli?

 - Özeleştiriden ziyade diyorum ki Müslümanlar Kur’an’a ve sünnete yönelmeli. Din öyle bir şeydir ki Allah-u Teala bunu vahiyle göndermiş. Rüyalar veya kerametler, o rüyayı gören ve kerameti göstereni bağlar. Başkasını bağlamaz. Dolayısı ile rüya ve keramete dayalı bir din olamaz. Kur’an-ı Kerim ve Peygamber Efendimiz’in sünnetini biz iyi öğrenirsek, yanlış din barınamaz. Ben bir rüya mı gördüm ha baktım bu rüyam Kur’an’a ters o zaman bunu bana şeytan gösterdi. Öyle demek lazım. Ben bir hoca olarak eğer yanlış bir şey gösteriyorsam, bir öğrenci demeli ki hoca şöyle dedi ama bu şu ayete aykırı. O zaman benim görüşlerime karşı çıkmalı. Bunun bir tek yolu var o Kur’an’ı ve sünneti iyi öğrenmek, başka da yolu yok. 

“BEN LAİKLİĞE İNANMIYORUM”

* Peki niye bu hale geldik? 


- Özellikle günümüzde benim kanaatime göre  bunun tek sebebi laikliktir. Şimdi Türkiye kağıt üzerinde laiklik uyguluyor. Ben laikliğe inanmıyorum ve laikliğin dünyada uygulandığına da inanmıyorum. Yani o Yunan da çıkan laikos hiç bir zaman uygulanmadı. Türkiye’yi ele alalım. Laiklik ne diyor devlet dine din devlete karışmayacak. Evet dindarlar, Müslümanlar karışmıyor ama devlet bal gibi karışıyor. Böyle yapacaksın böyle yapmayacaksın diye. Benim istediğim kadar Müslüman olacaksın diyor. Böyle olunca gizli yerlerde farklı şeyler oluyor. O halde Diyanet’in bağımsız olması lazım. Bağımsız ama devlet de onu destekleyecek. Fakat öyle bir kişi değil, eskiden olduğu gibi bir heyet olabilir, bu heyet ayda bir toplanır, bu memlekette veya İslam aleminde çıkmış olan kitapların, faaliyetlerin İslama ne kadar aykırı olup olmadığını inceleyecek ve deklare edecek. Hatta gerekirse yanlışları yasaklayacak. 

Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma
“Sağlam Müslümanları sahte görmeye başladılar”

* Bu Fetö darbesinden sonra Türkiye’de sizce ne değişti?

- Henüz görünürde bir şey değişmedi. 

Ama şöyle bakabiliriz. Birçok insanı görüyorum. Aman bunlar da hep sahtekarmış diyorlar. Fetö buna sebep oldu. Yani insanlar bunların yüzünden sağlam Müslümanları sahte görmeye başladılar. Ama şöyle bir müspet tarafı oldu, bundan sonra her önüne çıkan rüyalarıyla, bilmem kerametleriyle insanları kandıramayacak. İnsanlar Kur’an’a ve sünnete dönecekler diye ümit ediyorum. İnşallah böyle olur. Ama Diyanet’in biraz cesur olması lazım bu konuda. Doğrusunu isterseniz devletin de yardım etmesi lazım. Devlet müdahale etmemeli! Devlet dine müdahale ettikçe hem kendi laikliğini bozuyor, hem Müslüman dini yaşayamaz hale getiriyor. Diyanet İşleri Başkanlığı eğer hür olursa bu gibi şeyler ortaya çıkmaz diye düşünüyorum.

FETÖ HAREKETİNİN SEBEBİ DİYANET’TİR

* Diyanet bozuk yapılara, sapık dini söylemlere karşı nasıl bir misyon üstlenmeli?


- Ben din şurasında dedim ki bu Fetö hareketinin sebebi Diyanet’tir ve benim gibi hocalardır. Çünkü onlar islama aykırı, dine aykırı birçok faaliyette bulununca Diyanet buna müdahale etmedi. Getirip peygamberi kamyona bindirdiler. Olimpiyatlar da dansözleri seyrettirdiler. Kimse müdahale etmedi. Hiç bir hoca da müdahale etmedi. Böyle olunca da büyüdüler. Diyanet’in bundan ders alarak yeniden bir yapılanmaya girmesi lazım bu gibi cereyanlarla ilmi olarak uğraşması lazım.  

TEK ÖLÇÜ KUR’AN VE SÜNNET

* Ümmetin paramparça hali ne zaman düzelir sizce? 

- Müslümanların birleşmesi çok kolay. Müslümanlar birleşmek istiyorlarsa önce samimi olacaklar. Samimi olabilmek için de tek ölçü Kuran ve Sünneti alacaklar. Müslümanların bana göre en büyük problemi milliyetçilik. Ben bütün İslam dünyasını gezdim. Bütün Müslümanlar milliyetçi olmuşlar. Avrupa bundan öyle istifade ediyor ki. Amerika’da bunun içinde. O halde Müslümanların yapacağı tek bir şey var bu kana dayalı değerlendirmeyi atsınlar. İslama göre biz hepimiz kardeşiz.  19. yüzyıla bakın. Orada hiç böyle bir milliyetçilik yok. Sonra Fransızlar devrimlerini yapınca 1789’da milliyetçiliği dünyaya verdiler. Bu bir virüs. Müslümanlar da kaptılar. Pantürkist oldular. Panarabist oldular. Şimdi pankürdistler çıktı. Bunun önüne geçmek için İslamı kriter almalı, başka bir şey değil. 

“PARÇALANMAK ÜZERE OLAN BİR DEVLETİ AYAĞA KALDIRDI”

* Abdulhamid Han’ın İslam birliği siyaseti nasıldı?


- O, bunu anladı. Bunu anladığı için tek çare bütün dünya Müslümanlarını birleştirme faaliyetini başlattı. O parçalanmak üzere olan bir devleti ayağa kaldırdı. O bakımdan sultan Abdulhamid’i iyi bilmek lazım. Batıda, bundan 1950’den önceki zihniyet de bunu bildiği için Abdulhamid’e Kızıl Sultan dediler. 

* Biz de hep Kızıl Sultan olarak öğrendik. Tarihimizi öğrenmek yasaktı, insan kendi tarihine böyle bir yasak koyar mı? 

- Elhamdulillah şimdi yavaş yavaş Abdulhamid’den söz edilebiliniyor. Bir millet kendi tarihine düşman olur mu? Bu memlekette harfleri bile değiştirdiler. Tarihimizden koptuk. Tarih cahili olduk. Hiç kimse 100 sene öncesini bilmiyor. Bizim çocuklarımız dedelerinin yazdıklarını okuyamıyor. Tarihle bağları koparmak için büyük darbeler vuruldu. İstanbul işgal edildikten sonra adamlar ellerini kollarını sallaya sallaya gittiler. Bunun karşılığında ne verildi iyi araştırmak lazım. Biz neden batıya hesap veriyoruz? Eğer biz kendimizi kabul etmesek başkası bizi kabul etmez.

* Türkiye genç nüfusu çok olan bir ülke, gençlerin dini öğrenmeleri için ne gibi çalışmalar yapılmalı?

- Dini öğretmekten önce okumayı sevdirmek lazım. Bizim milletimiz okumuyor. Geçenlerde Avrupa’nın bir ülkesinden öğrenciler gelmişler gezmeye. Beni de davet ettiler. Hocam bunlara bir sohbet yapar mısın diye. Ben gittim ama kızdım onlara orda. Dedim ki bakın beni dinliyorsunuz. Hiç duymadığınız belki hiç duymayacağınız şeyleri. Elinizde ne kağıt var ne kalem. Hiç not tutmuyorsunuz. Üniversitelerimizde de durum hep böyle. Kimse not tutmuyor.


Kaynak: www.yeniakit.com.tr/

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
dost 2016-11-08 01:45:10

insanimiz dilinden ,tarihinden ve dininden kopartildigi icin biz bugun bu haldeyiz.neyi ne kadar bilmemiz isteniyorsa o kadarini biliyoruz,bildiklerimizinde dogrulugu tartisilir.devletin en yetkili agizlari bile mehdi- mesih meselesinin gerceklerini daha yeni yeni ama cok ciliz seslerle ifade etmeye basladi.Allah'dan baska kimseden cekinmeyen ,donanimli,din ve devlet adamlarimiz yetistirilmedikten sonra eski gucumuze kavusamayiz.dogru tektir ,oyle egerek bukerek ortama ve zamanin sartlarina gore , aman ha mevcut kadrolarinizi kaybetmeyelim diyerek meselelerin izahinda esneklik gosterirseniz birgun Allah'in tokadini yersiniz.insan omru cok kisa ; o kisacik omurlerine kisir cekismeleri,dunya menfaatlerini ve ihtiraslari koyanlar yarin ah -vah edecekler ama giden zaman geri gelmiyecek.devlet olarak toplumumuza okuma aliskanligini kazandirmak, insanlar arasinda digergamlik duygularini yesertmek, hakiki musluman olmanin suurunu vermek lazim; yoksa atanmislarin hesabi cok cetin olacak.